Back To Top
Medya

Medya

 - Son Güncelleme: 24.01.2019 Perşembe 08:34
- A +

Bir medya sorunumuz var; bilmem iktidar ne kadar ilgileniyor konuyla. 2002’den, hatta 28 Şubat’lı yıllardan bu yana gelen süreçte birliktelikler ayrılışlar ve bugün gelinen nokta açısından, iktidar kendi yapısıyla bir alaka kuruyor mu?

Rahmetli Erbakan “Üç meselemiz var, derdi, müspet siyaset, müspet ekonomi, müspet medya...”

Medyanın, kılıcının her yanı ile kestiği dönemdi ve medyanın genel misyonu, muhafazakâr siyaset damarını bloke etme üzerine kurulmuştu.

28 Şubat’lı günlerde karşı cenahta bir insaflı ses çıktığında muhafazakâr dünyada büyük sevinç oluşurdu.

Bir ara Yeni Şafak, liberal çerçeve içinden diyelim başörtüsü özgürlüğünü savunduğu için öteki cenahtan atılanlara sığınak olmuştu.

Ak Parti de, o sürecin sonunda bizlerle birlikte liberal yazarların da önünde göğüs gerdiği bir siyasi çıkış hüviyetinde devreye girdi.

Sonra işler değişti, birliktelikler dağıla dağıla bugünlere gelindi.

Taha Akyol yıllarca yazdığı Hürriyet’ten ayrıldı. Şimdi Karar’da.

Ben yazdığım gazeteden ayrıldım, şimdi Karar’dayım.

Yıldıray Oğur uzunca bir süre yazamadı, Karar’a geldi.

Cezaevinde yazarlar var, davaları ağırlaştırılmış müebbetten on yıllar arasında gidip geliyor. Muhafazakâr cenahın kimi Merve Kavakçı olayından kimi Ergenekon davalarındaki duruşlarından tanıdığı isimler. Kimisi yılların “İslamcı yazar” hüviyetinden tanınıyor. Ne oldu, FETÖ oldu, şu bu oldu ve iktidarla aralarına mesafeler girdi. Yazar iseniz iktidarla aranıza mesafe girer mi girer, çünkü medya, demokrasilerde halk adına bir denetim müessesesidir.

***

Şimdi baktığımızda acaba Erbakan Hoca’nın sözlerine yansıyan “Müspet medya” hedefi gerçekleşti mi?

Medyanın artık muhafazakâr bir iktidarı bloke etme mecalinin olmadığı açık. Geçmişte bu işi yapan merkez medya bile artık yazılısı-görseli ile muhafazakâr iktidara “yardımcı” konuma gelmiş bulunuyor.

O zaman sorun bitti!

Pazartesi günü Yeni Şafak okuyanlar, “Müsadenizle...” diye bir başlıkla karşılaştılar. Aydın Ünal’ın yazısının başlığı idi bu. Ve tahmin edileceği gibi bir veda yazısı idi.

Aydın Ünal, uzun süre Tayyip Erdoğan’ın konuşma metinlerini yazan insandı. Son yazısında anlattığı gibi 15 Temmuz gecesi, dört parti adına yayınlanan bildiriyi de o yazmıştı.

Yani bir anlamda bir sürecin ruhunu bilen insandı.

Ama işte tıkanmıştı. “Kaçıyor muyuz?” diye soruyor “Evet kaçıyoruz” diye cevap veriyordu. “Kaçmadık, kaçmadık” diyebileceği birçok olay vardı. “....dün hocaefendisinin dizinin dibindeyken, bugün herkesten çok bağırıp bizi bile FETÖ’cü ilan eden densizlerin ithamı....” gibi durumlarda bile direnmeye çalışmıştı.

Ama işte tıkanmıştı. O tıkanmanın yazısına yansıyan cümleleri şunlardı:

“Lakin kaçışımız çürümeden, seviyenin düşmesinden, tahammülsüzlükten kaçıştır. Kaçışımız düşmandan değil, “dost” görünenden kaçıştır. Kaçışımız korkudan değil, pervasızlıktan; tehditten değil, aldırmazlıktan, gözü dönmüşlükten, hırstan kaçıştır. Kaçışımız, masumane kaygılarla dostça uyarılarımızı sınırsız iştihalarının ve kifayetsiz ihtiraslarının önünde mania olarak görenlerin iftiralarından, ithamlarından kaçıştır.” (Yeni Şafak, 21 ocak 2019)

Yazarın, gazete sahipliğine ve yayın yönetimine teşekkürden başka söylediği yok.

Ama işte bugün öyle bir iklim var ki, muhafazakâr, iktidara yakın bir gazetede, muhafazakâr ve iktidara yakın bir yazarı bile “dost görününden, gözü dönmüşlükten, iftiralardan, ithamlardan kaçma” noktasına, bir tür boğulma raddesine getirebiliyor.

Karar’ın kurucu kadrosu, yıllarca medya alanında muhafazakâr camianın bayrağı hüviyetinde olan Yeni Şafak’ta çalıştı, yazdı. Star’ı çıkardılar yıllarca. Sonra da başından beri ambargolara maruz kalan Karar’ı çıkardılar.

Medya iyi mi gidiyor?

Sami Selçuk, t24’teki yazısında “Kahraman yargıçların arandığı toplumu” hukuk açısından sorunlu bir toplum olarak niteliyor. (18 ocak 2019)

Alın bu sözü medyaya uyarlayın. Bir çürümeyi dile getirmenin “cesaret meselesi” haline geldiği, işten çıkarılmak ya da kenara çekilmekle sonuçlandığı ortam, düşünce özgürlüğünün olduğu bir ortam değildir.

Bir medya sorunumuz var. 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 25 Ocak 2019 09:42
Bence bu yazının başlığı cumhurbaşkanı na mektup olmalıydı
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 23:24
Bir medya sorunumuz var ama sorunun kaynagi medya degil.
kararlı okuyucu 24 Ocak 2019 21:54
ülkenin bu duruma gelmesinde hiç katkınız oldumu?
Mazlum 24 Ocak 2019 21:09
Resmî kurumlardaki bu denli çürümüşlüğü medya g ormuyor maalesef görülmek istemiyor. Bu hayra alamet değil. 2006 yılınd a acılan dava hala hukuk sistemimiz sonuclandiramiyor. En üst perdeden sittin defa Türkiye bir hukuk devletidir nakaratı mazlum için bir kıymeti harbiyesi yoktur.
ÖTÜKENLİKURT 24 Ocak 2019 20:06
ASLA KORKMAYINIZ! Cesur kişi bir defa, korkak ise bin defa ölür! Ülkemizin medya sorunu yok, yönetim sorunu var, demokrasi sorunu var, bağımsız ve tarafsız yargı sorunu var, fikir ve ifade hürriyeti sorunu var! Bu sorunların sebebi ise ülkeyi yönetenler! Sizleri yazdığınız medya organlarından medya patronları atmadı, onlara size hayatı zindan ederim diyen güç atılmanızı sağladı! Bugün birçok konuda Uganda ile Tanzanya ile aynı sıralarda yer alıyoruz! Bu dinciler gelmeden önce ortalardaydık, dibe çöktük! Yalan mı?
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 18:28
Sayın hocam 30 yıldır sizi takip eden bir muallim olarak meslektaşlarınızın sıkıntısını ilk defa gündeme taşıdığınız gibi işinden olmuş binlerce memur öğretmenlerle ilgili zulümleride yazarsanız memnun oluruz bir batasıca banka ve devlet tarafından aidatı ödenen sendika üyeliğinden yüzbinlerce insan mahkemelerde ve hapislerde sürünüyor sizin gibi ehli insaf ve vicdan sahiplerini rahatsız eden budurumada arasıra değinirseniz memnun oluruz karar camaisinin duruşu altın harflerle yazılıyordur mazlum ve mağdurun yanında olmak hani bizim davamızın şi
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 20:58
0
Haksızlığa maruz kalmış öğretmen, memur ve çalışanlar vardır, olabilir. Ama hâlâ fetöcülükten vaz geçmemiş ve fetöcüleri masum ve mazlum gösteren, onları haksızlığa uğramış gibi gösteren paylaşımlardan kaçınmak gerekir. veya fetöcüleri kastetmediğinizi vurgulamanız gerekir.
E.K 24 Ocak 2019 18:22
Bir yorumcu Kurtler ozgur olmadan medyanin ozgur olamayacagini soylemis. Ozgurluk butun insanlar icindir. Herkes icindir. Oksijen ve gunes gibi. Ancak, ozgurluk adi altinda baskalarinin zararina yapilan faaliyetlerin adina da ozgurluk denmez. Eger herkes adina ise ozgurluk olur. Bir kesimi kucaklayip, otekileri otekilestirmek ozgurluk degildir. Ozgurluk denen olgunun tabiatina aykiridir. Ozgurluk semsiyesine siginip terorun diliyle konusmanin ozgurlukle ilgisi yoktur. Karar gazetesinin okuyucularina sundugu yorum yazabilme imtiyazini baska emellere alet etmeyin lutfen.
Akın 24 Ocak 2019 18:00
Son derece yerinde tespitlerinizden dolayı sizi tebrik ederim. 28 Şubat döneminde şehir şehir gezip mücadele verdiğiniz günlerden tanırım ben sizi. Sizin de bahsettiğiniz özgürlükçü fakat muhafazakar cenahtan olmayan, yazarların hakkını da teslim etmek lazım. Günümüzde ise muhafazakar medyada boy gösteren türedi tipler ise bana pek güven vermiyorlar. Tabii insanların samimiyetini ölçecek bir turnusol kağıdım da yok şahsen. Ama bazı köşe tutmuş yazarların insanlara "tezek" benzetmesi yapmaları az çok samimiyetlerini, zihin yapılarını göz önüne sere
zeynel 24 Ocak 2019 16:23
BİR MEDYA SORUNUMUZ OLDUĞUNU YAZMANIZI ÇOK TAKDİR EDENLERDENİM...KARAR A KONULAN AMBARGO YÖNETENLERİN PEK HOŞUNA GİTMİYEN ELEŞTİLERİ OLDUĞU HEPİMİZİN MALUMU..Kİ ELEŞTİRİLERIN PEK SERT OLMAMASINA RAĞMEN HATTA ÖNERİLERİLERİNDE ÇOK YAPICI OLDUĞUNU DÜŞÜNENLERDENİM.......EVET SİZİN CENAH DA ÖZGÜR LÜĞÜN ÖNEMİNİ TABİKİ İYİ BİLMEKTE....PEKİ BİZ YÖNETİLENLER YÖNETENLERİN HATALARINI NASIL VE HANGİ YOLDAN ÖĞRENECEĞİZ ??????
ufuk akdag 24 Ocak 2019 16:12
islam ahlakı iş başında! yıllarca iktidar olsunlar diye uğraştık. müslümanlara hep inandık. sonuç hüsran...
Denizci Alperen 24 Ocak 2019 15:03
Ahmet abi Muaviye dönemine atfen söylenen bir söz var diye anlatırlar " Muaviyenin dünyasını düzelteceğiz diyerek kendi ahiretimizi mahvettik " bu söz dünya tarihi boyunca yaşanmış ve tekrarlanmış bir hakikattir , nihayetinde soğan ekmekle de geçirilebilecek bir dünya hayatı için merde de namerde de mihnet gerekmez ." Rabbim bana yeter O'ndan başka ibadet edilecek yoktur ben ancak ona güvendim ve dayandım O yüce arşın sahibidir Hasbiyallah la ilahe illallah aleyhü tevekkeltü ve hüve Rabbil arşil aziym " Tevbe 129
Okur 24 Ocak 2019 13:43
Kurdler ôzgûr olmadan medyaya ôzgûr denmez, saddamin,esadin,humeyninin medyasi neydiyse turkiyenin medyasida aynisi,
Taraf 24 Ocak 2019 14:47
7
Dogru, kûrdler ôzgûr olmadan hiç bir sey ôzgûr olamaz,
Dr. 24 Ocak 2019 14:50
7
Medya özgürlüğü ile Kürt meselesinin ne alakası var. İtici olmayın. Biz her milletin adam gibi adamlarını bağrımıza basarız. Hem kürt kardeşimiz özgür zaten. Sanki birileri seni bağlamış işkence ediyormuş ajitasyonu yapma komik oluyorsun. Burası ağlama duvarı değil.
karar okuru 24 Ocak 2019 16:12
5
önce insan ve adam olmayı ve bu bağlamda özgürlükleri savunmaya çalışmak şart... bölücü bölücüdür ... ABD/İsrail kiralık kaatillerinin milliyeti türkü kürtü arabı olmaz!
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 17:43
2
Okur kişisi ile taraf kişisi aynı kişi. Kendini onaylamakla puan topluyor. Kürtler senin gibi değildir. Burası bölücülük artistlik yeri değil.
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 23:22
1
Kurtlerin insan haklari sorunu var bu ulkede. insan haklarini her savunduklarinda Irkcilar cikip "boluculuk yapmayin" diye susturmaya calisiyorlar. Bu taktik artik gecerli degil.
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 13:40
Eskiden serçemiz vardı, doğan, şahin ve broadway'imiz vardı, kirada ya da küçük evlerde, Keçiören'de otururduk. Asrı saadetten, tevazudan, infaktan bahseder, israf lüks ve gösterişten kaçardık;hız yapmaya ne gerek var, bu araba bana yetiyor derdik. Sonra audimiz, volswagenimiz oldu, geniş ölçülerde evimiz oldu, saraylar yaptık... Müslümanın böyle malı mülkü olmasın MI diye sorduk, bu arabaya binip de hız yapmamak olmaz, temsil de israf olmaz... demeye başladık. Kadıköy, Beşiktaş'ta oturanlara kızmaya başladık, onları ordan çıkarsak biz oturacaktık...
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 13:35
“Bir medya sorunumuz var; bilmem iktidar ne kadar ilgileniyor konuyla.” İktidar medya ile zaten ilgili :-)
Abdullah Koç 24 Ocak 2019 18:34
0
Kendine batan herşeyle ilgili olduğu kadar ilgili !!
Muhtefi. .. 24 Ocak 2019 13:14
Medya.! Dunyanin her tarafinda ayni hikaye,,Dünyada büyük Finanscilarin algı operasyonlarin tertiplendigi yerlerdir. (İstisna kaideyi bozmaz) ...Ülkemizde bundan etkileniyor. Venezuela tam bir Tiyatro. !..adam Başbakan ben seni beğenmiyorum diyor birileri,,yerine şunu atadım. :))))..Medya'da arkasında büyük oranda. Şimdi algı operasyonlarida yaparlar $$ çalmış, şunu yapmış, bunu yapmış...Cooook uyanık olmak lazım.! Körfez savaşında petrol bataklıgindaki kuşla (gosterip) Irak'ı mahvettiler. !.
Takipci 24 Ocak 2019 12:35
Degerli Hocam, bir tarihte Yeni Safak'tan ayrilmak zorunda kalmistiniz, Bu ayrilisin perde arkasini yazabilirseniz, bazi konular daha net anlaşılabilir. Bugun sikayet ettiğiniz seyler, o tarihte olanlarin birikimidir...
Karar Okuru 24 Ocak 2019 14:28
0
İslamî camiada yaşanan olumsuzluklar neden gizli tutulur? İstifa eden (ettirilen) Belediye başkanları, gazeteciler, genel müdürler v.s neden konuşmaz ki?
Emekli bir vatandaş 24 Ocak 2019 15:22
0
BIRAZ ZOR YAZAR
Savci 24 Ocak 2019 12:22
Sayın yazar medya organları özgür özel kurumlardır. Müşterisi varsa devam eder. Yenisafak yoksa başka bir medya organı vardır. O da yoksa internette bir özel sayfa açmak vardır. Siz Kararda özgür yazabiliyor musunuz? Yaziyorsaniz problem ne? Bunun suçlusu da mı hükümet? Hükümet ve mensuplarına hakaret küfür eden yüzlerce yayın organı var. Demek bu da gösteriyor ki, yazmak isteyen Kanunlara uyarak istediğini yazabiliyor. Sahi sizce açık ve net olarak bu gösterdiğiniz örnekde sorun ne? Çözüm ne? Saygilarma.
Abdullah Koç 24 Ocak 2019 18:43
0
Savci sen nerede yaşiyorsun Allah aşkina veya yaşiyormusun aslinda !!! Medya ya reklamla yada iktidara yanaşik olmakla yaşar. Karar ekibi " bize reklam verenler tehdit veya baski aliyor " diye yaziyorlar. Bu gün iktidari hakli olarak eleştirenlerin koltuklarini kaybettiklerini görmüyormusun. Yargiya bile başvuramiyorlar korkudan . Örnekmi Rtük üyesi !! Sayiştay üyesi !! Bunlari tabiki sadece ahaber veya Trt baktiğin için duymazsin görmezsin !!
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 12:18
Yazıda bahsi geçen insanları itham etmek istemiyorum ama son dönem eleştirileri ve kaçışlarını görünce düşünmeden edemiyorum. Acaba, hassas konjonktür dedektörü olanlar aldıkları sinyallare göre ara pozisyon mu alıyorlar. Eğer kaçışlar bundansa, hiç saygıdeğer bulmuyorum.
OKUR 24 Ocak 2019 11:09
Niye ya ne güzel bankalardan çektiğimiz kredilerle ihaleler alıp jeep lerle dolaşıyorduk.(Faizi mi??? Zaruri, ihtiyaç o ihtiyaç.) Her işimizi torpille, adamla gayet güzel hallediyorduk.Yeri gelince başımızı örtüp yeri gelince açıyorduk. Cuma günleri toplu halde(gazeteciler) camiye gidiyorduk, bu kaçış niye ki:((((
musto 24 Ocak 2019 10:53
Hocam ne uğraşıyorsun akit gibi bir gün söv bir gün döv.
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 10:48
Bizim mahallede ahlaki duruş kayboldu maalesef .Adil ve Tutarlı olmak varken ,menfaat tek geçerli akçe olmuş ,sanki hesap günü yok gibi davranılıyor Gazetelerimizin .,TV ‘lerimizin hali perişan çoğu gücün borazanı olmuş hiç kutsalları yok varsa yoksa iktidarın nimetlerinden yararlanmak.Sonra Ağzı bozuk ,Terbiye yoksunu tipler Gazeteci ,Televizyoncu diye CUMHURBAŞKANININ uçağına binebiliyor ,yazık geldiğimiz seviye bumu ,ülkemize yakışıyormu bunları kim seçiyor ,haketmedikleri, mevkilere çıkartılıyor ,ayıp yazık ,yazık
karar okuru 24 Ocak 2019 13:02
5
Sizin Mahalle hangisi kardeş
KaRaR oKURu 24 Ocak 2019 14:50
0
Şu sizin mahalle bir de koltuklarıni bırakabilse. Millet pis kokudan kurtulsa rahat etse biraz.
karar okuyucusu 24 Ocak 2019 10:37
Dünün medyası ile bugünün medyası arasında hiçbir fark yok bence.Medya neyi göstermek isterse kadraja onu alıyor. Bakıyorsunuz yazısını "selam ve dua" ile bitiren yazar her duyduğunu yazıyor."Kişinin her duyduğunu söylemesi, ona günah olarak yeter" hadisi ne o zaman.. sonuçta; güce yaslanıp kendine zarar gelmesin refleksi pek yaygın...
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 10:00
Nereye varacak bu işin sonu bu kadar çıkarcı bir zümre varken dürüst insanların işi çok zor
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 09:48
Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Sizin gibi ferasetli insanların bunları önceden görüp dile getirmesini beklerdik. Biraz geç kalındı maalesef.
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 10:38
7
abdüllatif şener gibi, durumu erkenden görenler türlü türlü iftiralara maruz kaldılar. belki o zamanlar siz bile şener hakkında kötü düşünüyordunuz.
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 12:41
17
Şener kim ya :) komedi adam
Araştırmacı 24 Ocak 2019 15:39
1
Ya hu bu adam bunları yazdığı için afaroz edildi.Yağdanlık yapmadı ilkesini korudu.Böyle güzel adamları kollamak lazım.
Bir gün iktidar olacaktık. Bütün basın özgür olacaktı. Adalet ve hürriyet gelecekti.... Ve gerçeği gördük ki "Yok aslında birbirimizden farkımız ama biz Osmanlı bankasıyız".
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 09:25
Güç ele geçirildiği vakit dava adamı olmak önemli hani derler ya dağdaki şeyhlik mi yoksa şehirdemi dağda kolaydır günahtan uzak durmak ya şehirde kolaymıdır muhalefet iken kolaydır mazlum olmak ya güç eldeyken kolay mı ?
HACI MURAT 24 Ocak 2019 09:21
Kaçmak iyi bir şey değil bence.Kaçmak marifetse sade bir seçmen olarak ben de kaçarım.Hatta en tepedeki insanın da kaçma hakkı var; "Ben de gidiyorum, buyurun ne haliniz varsa görün"diyerek. Mecbur mu bir gün Rusya'ya,bir gün Afrika'ya gitmeye;günde 18-20 saat çalışmaya?Mecbur mu bu kadar ağır bir yükü taşımaya?Aydın Ünal'ın "kaçma" gerekçesini de abartılı buluyorum. Kimmiş kendisini bu denli rahatsız edenler?Kaçmak için hayali birileri suçlanıyor gibi geliyor bana.En azından abartı var gerekçesinde.
HACI MURAT 24 Ocak 2019 10:55
11
Eleştirinin faydasına,lüzumuna hatta hayatî oluşuna inanırım.Eleştirinin pohpohlamaktan çok daha iyi olduğunu düşünürüm.Ama insafı elden bırakmamak lazım.Türkiye'nin zorluklarını görmek lazım.Atlattığımız badireleri dikkate almak lazım.Yargıyı felç ettikleri halde bu gün adalet türküsü,özgürlük şarkısı tutturanların kervanına katılmamaya özen göstermek lazım.Öyle mi yapılıyor, öyle mi yapılmak isteniyor?Hayır. Velakin o kervana katılmakla katılmamak arasında çok ince bir çizgi kalıyor şu seçim ortamında.
ismail duman 24 Ocak 2019 10:59
6
Siz bu diyarlar da yaşamıyorsunuz galiba olanı biteni görmüyorsunuz.Bu sizin sorununuz. Fuatların,Cemlerin,Cemillerin,Kekeçlerin iftira ve goygoyları ortamında yazmak.Yazarın dediği gibi çürümüşlük her alanda almış başını gitmiş.İktidar güç zehirlenmesi içinde..Kaçacak tabi insanlar..
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 11:47
3
Bu kaçmak değil yapılan onca haksız ve yanlış uygulamaya vicdanla bağnazlık arasındaki mücadelede vicdanın galip gelmesi düşüncenin en saf haliyle
karar okuru 24 Ocak 2019 09:17
medya, yargı, siyaset, sanat vs.... toplumun kaymak tabakasından değil kesitlerinden oluşur. Toplumu oluşturan insanlar neyse halimizdeki her sıkıntının yansımasını bu alanlarda görüyoruz. "Biz halimizi değiştirmedikçe, aynı şeyleri tekrarladıkça sıkıntının düzelmeyeceği" tartışmasız.önce gerçeklerle "torpilsiz!" yüzleşmek ve arınmak şart, bu yazıyı bunun ilk adımlarından biri olarak değerlendiriyorum .
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 09:14
Sizler enazından üçbeş kelamla ahvalinizi ifade etmeye muktedirsiniz şu köşede. Ya tek kelam etmeye fırsat bulamayan milyonlar! Bahsetmiş olduğunuz ortamın oluştuğu şu zemine bir iki senede ulaşılmadı,16 senede ulaşıldı.Sorgusuz sualsiz biat anlayışıyla en başından beri hareket edilmeseydi bugün bu semereyi elde etmeyecektik.Medya sorunu denilen sorun aslında sizsiniz!Bırakın bir gazete köşesinde fikirlerinizi ifade etmeyi, bırakın bir fikre taraftar olmayı, yumuşak zeminde birkaç kişilik ortamda hakmıdır revamıdır diye sorgulamaya kalktığınızda hai
HACI MURAT 24 Ocak 2019 09:13
Şu satırlar S.E.Çakırgil'in 14.01.19 tarihli yazısından:"..Bu gibiler müsaid bir zemin bulduklarında hemen,çok mâsum niyetli gibi bir havada söze girerler.. ‘Ben bu kez, oy vermiyeceğim.. Başkasına da hayır.. Gerçi lideri seviyorum.. Ama, etrafındakiler onun gibi değil!..Biz 40 yıl öncelerde ne güzel idealler taşıyorduk.. Keşke iktidara gelmeseydik!’ derler.Halbuki, bu gibiler avanak avcılığına çıkmış kurnaz açıkgözler durumundadırlar. Çünkü, öyle bir yaklaşım, tam karşıdakine destek vermek demektir."
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 10:37
3
ee yani? karşıdakine destek vermek suç mu? unutmayın akparti 2002 yılında, daha bir yıllık parti iken, karşıdakine destek verenler tarafından iktidara taşındı. 2002 de makbul olan, 2019 da suç mu?
KaRaR oKURu 24 Ocak 2019 14:56
4
Yemezler bu dubayı. Dava mava kalmadı geriye tez zamanda ganimettten çok pay koparma kavgası kaldı. Telaş bu yüzden. Doksan yıllık yeni reklam arası başlayacak sayenizde.
kararlı 24 Ocak 2019 09:08
Elinize sağlık sn.yazar....medyanın, muktedir güçler arasında birincilik mücadelesi yapan bir yakın tarihimiz var. Gerek vesayetçiler ve yerli medya lobileri/elemanları, gerekse "önce medya ile döv sonra karton fabrikası teşvikini al!" "gazete/galeşnikov-TV/teleşnikov" şeklinde sembolik veciz ifadelere konu olan medyanın samimi özeleştirisini yapmadan tarafsız olması, haklı dahi olsa kamu hizmetine katkısı, eleştirilerinin değerli bulunması, hayırlara vesile olması çok zor... sadece medya değil, medyayı "bizdense tarafsız, değilse yandaş" olarak gören zihn
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 09:06
Keşke karar gazetesine hdp fikrini ifade edecek bir yazarı aranıza davet etseniz.
Yüksel dinçer 24 Ocak 2019 08:18
iyi niyetinizde şüphem yok ama dindar olmanın bazı gerçekleri ve gelecek ile ilgili tespit karar verme yetisini engellediğini görüyorum sizle bu gidişatı çok önceden fark etmeliydiniz biraz geç kalmadınızmı
ati 24 Ocak 2019 09:19
1
itham ettiğiniz yazar, bugün karar'da bu yüzden yazmıyor mu? başından beri en eleştirel çizgide olan yazarlardan biri değil mi, diğer karar yazarları gibi...?
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 07:33
İktidara tetikçilik yapan yazarlar ,gazeteler TV sorunu var . Nereye gidersen hangi çay ocağına gidersen birileri konuşuyor . Allah aşkına şu karar gazetesini okuyoruz ,bu gazetenin özgür ,haksızlıklara sesini çıkarmasını istiyoruz..
evin 24 Ocak 2019 05:57
bütün medya siyasal islamcı pravdalarla dolu...gazetecilik mesleğinin utançla anılacak bir dönemindeyiz...
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 10:05
3
bana gurur duyabileceğimiz bir dönemi olduysa, onu da söyleyin lütfen!
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 10:33
2
10:05 doğrusun, medya geçmişte de par ü pak değildi ama en azından griydi, şimdi simsiyah.
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 04:13
Aydin Bey'in yaptigini vicdan sahibi tum yazarlarin, siyasetcilerin yapmasi lazim. Elini sikmak isterdim.
Adıyamanlı 24 Ocak 2019 02:59
Evet hocam çok önemli bir konuya değindiğiniz. Bir ülkede özgür medya yoksa demokrasi de yokur. Malesef mevcut medya artık toplum adına yazmıyor, toplumun sorunlarını ile ilgilenmiyor. Mevcut iktidar gücünün propaganda aracı olmuştur. Erbakan hocanın deyimi ile hortuma bagandı...veya Nasrettin hocamın deyimi ile parayı veren düdü calar...çok üzüçü
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 02:33
Günaydın Ahmet abi, Bir gün birisi çıkıp “Kıral çıplak” diyecek mi diye bekliyoruz. Ama o birgün bunu herkes birden söyleyecek.Tabii vakit saat gelince!
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 01:33
SAYIN YAZAR BİR ACIMIZA PARMAK BASMIŞ. MAALESEF MUHAZAKAR MEDYA KALMADI. Reiscilik cinneti özeleştiriyi yoketti. Eleştiriyi HAKLI olduğuna dair inanca darbe telakki ettiler. Keşke ADALET PARTİSİ İLE ANAPIN çöküşünden ders alsalar. Halbuki yüce KUR'AN biz İKBAL GÜNLERİNİ sizlerle onlar arasında değiştirir dururuz diyor. Hemde bunu sevgili resulü nün ashabına gevşedikleri için söylüyor.
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 01:25
Demokrasilerde medyanin gorevi iktidari elestirel olarak denetlemektir. Turkiye' de ise iktidar medyayi denetliyor, kontrol ediyor. Medya iktidarin propaganda araci. Karar' in haberlestirdigi bir arastirmaya gore dunya yalan habercilik sampiyonu. Iktidar medyasi BBCnin urettigi bilginin yuzde birini (1%) bile uretemiyor. Seviye bu!
Kasım Özdemir 24 Ocak 2019 00:48
Bir iyi tarafımız olsa da oradan nefeslensek ülke olarak
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 03:20
3
Aynen:(( Spordan tutun da ekonomi, adalet, eğitim, aklınıza gelebilecek her alanda bir çürümüşlük, kalitesizlik söz konusu.
karar okuru 24 Ocak 2019 09:21
1
Bu ülkeden şikayet edenler, yaşanmaz oldu diyenler; bu ülkeyi yaşanmaz kılanlar, sorumluluğu olanlardır...der Üstad Cemil Meriç... yorumlara bakıyorum da nasıl da kendisini çok seviyor insanlar ve kusursuz buluyor, sorunları kendileri dışında arıyor... İĞNEYİ KENDİNE BATIRMA VE AYNAYA BAKMA KAMPANYASI YAPMAK ŞART!
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 00:26
Ahmet Abi, hem de çok çok büyük bir medya sorunumuz var. Maalesef bu ülkede özgür, bağımsız ve tarafsız bir şekilde millete gerçek haber nakleden ve farklı ses ve görüşlere yer veren medya çok az. Sanki Türkiyede kim milletten her şeyi en iyi saklarsa ve en iyi tek sesli medya haline gelmeyi becerirse en başarılı medya kuruluşu o olacakmış gibi yayınlar yapılıyor.
KARAR OKURU 24 Ocak 2019 00:22
Şimdi o gün muhafazkarlara sahip çıkanlara vicdanlı diyen muhafazkarlar muhaliflere sahip çıkanları aşağılıyor.bugün en ufak bir serzenişinizde duyarcı ezik vs diye damgalanıyorsunuz. Hele bir dönem liberal tezlerle hak hukuk savunanları utanmadan bugüm hak ve özgürlüklerin mükemmelen var olduğunu söylüyor. Bu kendini bilmezlik tepeden bakmak biz yaptık biz sahibiz biz biliriz dili büyük bir azgınlık. Bile bile hak hukuk tanımamak ve inkar etmek carpıtmak yoluyla tepkileri sindirmeye çalışmak.Tüm bunlar Fetonun bir dönem yaptığı gibi.Sonra ne oldu? B
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN