Back To Top
Astana’ya bağlılık sözleri abartılmadı mı?

Astana’ya bağlılık sözleri abartılmadı mı?

 - Son Güncelleme: 06.02.2020 Perşembe 07:51
- A +

İktidar; İdlib saldırısı yüzünden ipleri koparmayacağı, Astana masasından kalkmayacağı, Rusya'yla işbirliğini bozmayacağı ve yönünü Batı'ya çevirmeyeceğine dair teminat üstüne teminat veriyor.

En son, MYK toplantısı sonrası AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de Soçi ve Astana'ya baglılığımızı teyiden bildirdi.

Moskova'nın içini bu kadar rahat tutmak, Ankara'nın müzakere gücünü kırmaz mı, elini zayıflatmaz mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hususta zaten Astana ortağını temin etmişti. Ukrayna'dan dönüş yolunda, masadan öfkeyle kalkmanın zararla oturmaya yol açacağını, ticari çıkar gerekçeleriyle açıklamıştı.

Ve fakat...

ABD ile AB'nin 'al birini vur ötekine' kadar aynı şey, tek millet olduğu vurgusuyla; yüzümüzü Rusya'dan o tarafa dönme seçeneğini tüm zamanlar için toptan elemek şart mıydı?

Astana masasından, anlamını kaybettiği için kalkmaya niyetlenmemizle geri oturmamız bir olmuşken; Ruslara ilave güvence vermeye ne gerek vardı cidden!

Rusya'yla ters düşmeyeceğimize muhatabı en üst düzeyde temin ettikten sonra, yeni bağlılık bildirimlerinde bulunmak sadece bana mı fazla kaçmış görünüyor?

ABD ile araya YPG'nin girmesi ilişkileri zehirlemiş, NATO müttefikiyle bu bozuşma Rusya'ya yakınlaşmayla sonuçlanmıştı.

Şimdi araya Esad'ın saldırısı girdi ya, ola ki masanın dağılabileceği, Türkiye'nin arkadan hançerlenmiş ve ihanete uğramış hissetmesiyle sürecin terse dönebileceği akıllarına gelir diye...'Sakın endişeleri olmasın, akıllarına böyle şey getirmesinler, Türkiye'nin ortaklığa bağlılığından yana içlerini ferah tutsunlar' mesajları yağdırmaktan, Moskova'yı fazla rahatlatmaktan umdukları fayda ne olabilir, çözemiyorum.

Bırakın; biraz da alternatifsiz olmadıklarını, gidecek yeriniz olduğunu düşünsün, sizi kaybetmekten çekinsinler. İlişkide elinizi güçlendirmez mi bu?

Ya, sizden yana rahat olmaları, kuşku duymamaları için söylediklerinizi; gidecek yeriniz yokmuş da mecburmuşsunuz gibi yanlış anlarlarsa! Kötüye kullanmayacaklarının garantisi ne? Ya şımarıp tepenize çıkmaya kalkarlarsa!...

Cumhurbaşkanı, Esad'ın saldırısına Moskova'nın göz yumduğunu söylemişti üstelik.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu; Astana ortağımızın yüze gülerken arkada Esad'a yol vererek ikili oynadığını ima etmiş, Esad'a söz geçiremedikleri gibi mazeretleri gerçekçi ve inandırıcı bulmadığını saklamamıştı.

Rusya'nın saldırıdaki rolünü ve sorumluluğunu inkar etmeyip yüzlerine vurmayı sürdürmek, tekrarlarını önlemek için daha doğru bir yol değil miydi?

Türkiye'yi rahatlatmazlarsa ortaklarını ABD'ye kaybedebilecekleri şüphesi taşımaları, çok daha lehimize olmaz mıydı?

Astana'dan ve ortaklıktan, ne olursa olsun Ankara'nın vazgeçmeyeceğinden emin olmanın rahatlığı var şimdi üstlerinde.

Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, bir yere gitmeyeceğini bilmenin özgüveniyle üste çıkıp Ankara'yı suçluyor bakın.

İdlib'de, teröristlerle diğerlerini ayrıştırma ve silahsızlandırılmış koridor oluşturma taahütlerini yerine getirmedi diye, mutabakatı ihlal sorumluluğunu Ankara'ya atıyorlar.

Geçen hafta Rusya'yı, Soçi ve Astana'ya sadakatini ispata çağıran Ankara'ydı.

Roller değişti bile...

Şimdi Moskova, Ankara'yı Soçi ve Astana'da verdiği sözleri tutmaya, anlaşmaya bağlılığını lafta bırakmayıp fiilen göstermeye davet ediyor.

Beklentiye girme, alacaklı ve talepkar olma hakkını, kendi taraflarına geçmiş görüyorlar.

Neden dersiniz?

20-02/05/ekran-resmi-2020-02-05-234905.png

Tebessüm ettiren sorularda dün

Öncekileri dikkatinize şöyle getirmiştim:

“Refakatçi gazeteciler, Afrika dönüşü uçakta yine Cumhurbaşkanı’yla bir soru-cevap imkanı yakalamış ve bu fırsatı en mükemmel değerlendirmenin gayreti içine girmişler. Mübalağasız, dün okuduklarım yeni bir zirveye işaret ediyor. Büyük bir sıçrama bu.”

Haftası dolmadı, Ukrayna dönüşü uçakta o rekor da kırıldı, bilesiniz.

‘Tebessüm ettiren’den kastım; cevabı içinde, üstüne diyecek laf bırakmayan sorular.

Şunu kafadan eliyoruz dolayısıyla: “Coronavirüs salgınıyla ilgili tedbirler neler olacak? Sizin virüslere karşı özel bir önleminiz var mı?”

Cevabı tatlı bir tebessüme yol açmakla birlikte, kendisi gayet rormal.

Cumhurbaşkanı, bilhassa Erzurum’dan dut pekmezi ve kendine güvenmeyi salık vermişti.

Zaten Hürriyet’in konuşturduğu uzmanlar da ‘pekmez güç verir, direnci kuvvetlendirir, vücudun sobasıdır’ diyerek bu tavsiyeyi doğrulayıp yandan katılmıştı.

Geçiyoruz yani bunu.

“Siz bir açıklama yaptınız ama başka yerlere çekildi, deprem vergileriyle ilgili” şeklindeki deneme de iyiydi ama dereceye girmez.

Uzun versiyonu da soruldu. Ancak o da evvelce tüketildiğinen eskimişti.

“Elazığ’da kurtarma harekatı yapılırken bile CHP buradan siyaset devşirme gayretine girdi...Siz sadece orada can kurtarmaya odaklandığınız için bu tür siyasi değerlendirmelere girmediniz. Bu tür anlarda bile siyaset devşirilmesine ne söylersiniz” sorusu artık sıradan kalıyor, listeden düşünüz.

Fakat işte şu yaman soru, yeni bir rekordur:

“İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Genel Sekreter Yardımcısı Meltem Şişli’nin İSMEK’teki kadın çalışanlara yönelik sözleri infial yarattı. Beş gündür Türkiye bunu konuştu. Bekar çalışan kadınları itfaiyecilerle tanıştırmak gibi bir teklifte bulundu. Başörtülü çalışan kadınların da ter koktuğu şeklinde ifadeleri oldu. Ekrem İmamoğlu’ndan bir açıklama yoktu. Kendisinin bir inceleme başlattığı duyuruldu ama ‘şunu yaptım bunu yaptım’ diye bir değerlendirmesi olmadı. Siz ne diyorsunuz bu konuda?”

Soru sorulduğunda, İmamoğlu çoktan diyeceğini demiş, yapacağını yapmıştı.

Boş bulunup gösterilen hedefe bindirebilirdi Cumhurbaşkanı. Belki de yanıltıcılığını fark ettiğinden; ‘dengim değil, belediye başkanına cevap vererek muhataplık derecemi düşüremem, beni söyletmeyin en güzelini siz söyleyin’ mealinde bir mukabeleyle yetindi.

Soran arkadaş da fırsatı ziyan etmedi, ‘ben yazımda cevabını verdim’ diyerek burca dikti bayrağını.

Soruların sahipleri bu kez saklanmadı gerçi. Yine de kişiselleşmesin, ismi lazım değil, biz sorulanlara bakalım. En rekabetçi soruda birincilik, sonuncu örneğe gidiyor. Açık ara şampiyondur.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 06 Şubat 2020 17:45
Hayal dunyasinda yasayanlar,gercekleri bir turlu idrak edemezler.Sonuc tabiiki husran.
KARAR OKURU 06 Şubat 2020 15:31
Konu kalmadı, muhattab kalmadı. Merkel falan vardı arada geliyordu, bi foto cektirirlerdi bizim reis mutlu oluyordu. Neyse şimdi kimseyi bulamazsa, tanzanya baskbakanıyla saraya da bir dostlar alısveriste görsün şovu yapılır. Tanzanya hukumetiyle cok onemli anlasmalara imza attık diyebilir belki . Burdan gidecek baska kapı yok. Rusyadan da koptun , ne olacak, aptal diyen, trumpa mı döneceksin. Reis in dıs politikadan anladıgı bu işte. napıcan
KARAR OKURU 06 Şubat 2020 14:06
“Sükse”nin alıcısı çok... Gösteriş, fiyaka, çalım, gibi sözcükler abartıyla akraba, komşu sayılır...
Rusya, Türkiye'yi ahtapot gibi sarmış; Erdoğan'ın bakmayın cılız sitemlerine. Zaten ancak o kadar söyleyebilir. Türkiye'nin turizm lokomitifi Rus turistler, hani valinin çiçekle beklediği..Doğalgazı kestim dese Rusya, Türkiye'de al bir kriz veya santral yapımını durdursa elin kolun bağlı. Tarım zaten bitik ama olan üç beş ürünün büyük alıcısı tabiki Rusya. Türk müteahhitlerin dış yatırımının çoğu Rusya'da. Siyasi olarak ABD seni iplemiyor ee sığınacağın liman Rusya. Daha ne olsun, anahtar teslim ülke işte. İnşallah Ruslar Suriye'de daha fazla zayiat verdirmezler çünkü olayın çok farkındalar.
KARAR OKURU 06 Şubat 2020 11:43
28 şubatı mumla arattınız... gelen gideni aratır demişler..
ÖTÜKENLİKURT 06 Şubat 2020 10:32
Sayın yazar, çok iyiniyetlisiniz sizi kutlarım! mahallenizdeki gofret satan amcadan ince diplomasi bekliyorunuz ya, lütfen benim de aya 4 şeritli yol yapımını beklediğimi unutmayınız! Amca hala gofretçi sanıyor kendini ve DOSTUM PUTİN, DOSTUM TRUMP derken büyüdüğünü sanıyor! Ayıpladığınız kişiler gazeteci değil, iktidarın beslemeleri! Yani hizmetçileri! Bunu sadece ben demiyorum, TRUMP denen manyak ne dedi hanım gazeteci!?ye, SİZ GAZETECİ OLDUĞUNUZA EMİN MİSİNİZ? Bunları gazeteci diye ciddiye almanıza inanamıyorum! Alayı yalakalıkta sınır tanımayan hiçmetçiler! Ülkenin hali vahim dostum..
KARAR OKURU 06 Şubat 2020 10:26
Ukrayna ve Kırım hamlesine bakın ne yaşandı anlayın! Bu aklı kim verdi asıl siz ona bakın! Libya da niye karşı taraflara düştüler ona bakın! Bakmakla bitmez! Asyacılar iyi çalışıyor! Daha çok çorap örerler bu kafayla gidilirse...
aslında ne oluyor? 06 Şubat 2020 10:03
iktidarın küçük ortağı( sadece görüntüde) kadrolaşmasını tamamlıyor. bu ortağın önemli isimleri, kendi içinden çıkan diğer parti ileri gelenleri ile ankara nın sisli sabahlarında neler konuşuyor ve kimler nelerden çok rahatsız? bunlar içeride olurken, sınırlarımız dışında hangi parti etkisini sürdürüyor ve önemli rus isimler hangi gazeteye yazıyor? çok büyük bir Türk şirketi, Rusyadaki söz sahipliğini devam ettiriyor. avrasyacılar, büyük sermayeciler ve Kemalistler hızı artırıyor. bunu sn. beki mutlaka görüyor olmalı..
KARAR OKURU 06 Şubat 2020 09:35
Dış politikada "monşer" olmayınca böyle olur işte. Dil bilmeyenler kiminle nasıl anlaşsın?
karar 06 Şubat 2020 15:01
5
dişli'den,makaracıdan sonra çağlayan ve valilik,bakanlık yapmış kişininde sırası ne zaman gelecek diye bekler olduk.
okur 06 Şubat 2020 08:37
ortadoğuya lider olma hayalinin sonucu, milyonlarca evsiz ve ölü
KARAR OKURU 06 Şubat 2020 07:44
Sayın yazar adamlar ne yaptığını biliyor mu ki.zavallilar.ulke yonetilmiyo artık.yokus aşağı yuvarlaniyo.bi de içeriye bakın.her yer kepazelik.Cig için gidenler çiğ altında kaliyo.ucak kazasına gidenler kaza yapiyo.ya bunlar hep tesadüf mü.yoksa liyakatsizleri doldurdular her tarafa mi.ben AFAD yöneticilerinin nasıl seçildiğini biliyorum.hepsi tanıdık. Yazık bu ulkeye
KARAR OKURU 06 Şubat 2020 05:12
Sayın Beki, anladık ki herşey o boru da imiş. Ne sihirli boru ki Cumhurbaşkanı bile onu konuşuyor.
Has Parti 06 Şubat 2020 04:51
O uçağa yakıt koymasalar yalakalıkla uçar gibi geliyor sanki.
Orhun 06 Şubat 2020 01:45
Bunlar her tükurdugünü yalamaya alıştı sayin beki,rus olayida apaçik ortada,yani rusya ve idlib krizini akp nin yerine siz yönetseydiniz güzel bir diplomasi cikardı ortaya,ülkeninde çikarına olurdu,demekki bunlar bu ülkeyi yönetemiyorlar apaçik ortada,hele hele dışarda tam bir fiyasko ve rezalet,uluslararası alanda karizma yerlerde zaten.
KARAR OKURU 06 Şubat 2020 01:05
Rusya ile ilgili sert çıkışın hemen arkasında çark etmenin sebebi, üzerine gerçekten düşünmek gerekiyor. Zira bu çark ediş, CB nin alışılagelmiş bir tavrı değil. Özel ilişkiler mi var taraflar arasında? Ve bu ilişkilerin zarar görmemesi nedeniyle olabilirmi? Böyle bir şey yok ise, gün farkıyla bu çarkedişi birileri izah etsin bize?
Najaz 06 Şubat 2020 09:52
26
Edelim efendim.. Rus uçağı düşürüldükten sonra Rusya'nın kimleri Suriye'de petrol kaçakçılığı yapmakla suçladığını, Barış Pınarı harekatından sonra "dengim değil" denilen Mr. Pence ile kimin aynı masaya oturup ateşkeş açıklamak zorunda kaldığını hatırlayın. Ne yazık ki malvarlığı konusu ülkemiz için bir ulusal güvenlik sorunu haline gelmiştir. Dış politikada müzakere ve pazarlıklar söz konusu olduğunda sürekli masaya konuyorlar ve nelerin üstünün örtülmesi karşılığında hangi tavizlerin verildiğini bilemiyoruz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN