Back To Top
Bakan Selçuk’tan rötarlı düzeltme

Bakan Selçuk’tan rötarlı düzeltme

 - Son Güncelleme: 05.02.2020 Çarşamba 08:02
- A +

Hiç yoktan iyidir; Milli Egitim Bakanı Ziya Zelçuk, önceki gün bir TV programında beklenen açıklamayı yapmış nihayet. Rehber öğretmen kitabındaki fahiş hatayı kabul etmiş. Dünkü bir haberde gözüme ilişti. 

20-02/05/12.jpg

Şiddet ve istismar mağduru çocuklara, travmayı atlatmalarına nasıl yardımcı olunabileceğini anlatan kitapta ayrımcı görseller tepki çekmişti.

Doğru yaklaşan, çocuğa sevimli ve sempatik gelen karakterler başörtülü kadın olarak resmedilmişti. Yanlış yaklaşan, kendini sevdiremeyen, itici ve sevimsiz karakterlerse başı açık...

MEB bir açıklama yapmış, önce 150 görsel arasından dördü seçilerek algı çarpıtıldığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtip...Sonra da iddiaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığını tespit için inceleme başlatıldığını kamuoyuna saygıyla bildirmişti.

Neyse ki bu tutarsız savsaklama girişimi, Bakan Selçuk tarafından telafi edildi.

Okuduğum habere bakılırsa Bakan, ayrımcı görsellerin kesin hatalı olduğunu, temsili karakterlerin doğru resmedilmediğini, kendisini tanıyanların bunu onaylamayacağını bileceklerini ve sorumlularla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkça söylemiş.

Uyutmadan, geçiştirmeden, örtbasa kalkışmadan dürüstçe skandalın üstüne gitmek zor değilmiş. Bakan'ı kutluyorum.

On yıllarca, medyada başörtülülere yönelik önyargı ve ayrımcılığı besleyen çarpık örneklemelerden haklı olarak şikayet etti muhafazakarlar. Yeşilçam filmlerinde, kötü rolünün orantısız bir dağılımla hacı hocaya yakıştırılmasından hep rahatsız oldular.

Dindarların sahtekar, hokkabaz, gözleri velfecri okuyan üçkağıtçı tiplere temsil ettirilmesi, hatta özdeşleştirilmesinden yaka silkenler, tersinin yapılmasından memnun mu olacaktı?

Belli ki öyle düşünen bağnaz bir kafanın işi.

Belli ki başı açıkların antipatik gösterilip öcüleştirilmek istenmesi, eski mağdurların hoşuna gider zannedenlerin marifeti.

'Onlar bizi öcü göstermişti, şimdi biz de onları' rövanşizmine, ilkel ödeşme duygusuna oynadığını ve alkış alacağını sanmış olmalı.

Hasbelkader yolu o mücadelenin bayraktarı mecralardan, Mazlumder'den ve Kanal 7'den geçmiş biri olarak, en azından şu kadarına şahitlik ederim:

Başörtüsü ayrımcılığına karşı mücadele edenler kavga değil, düşmanlık değil, kin ve nefretle ötekine haksızlık değil herkes için hak, hukuk, özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve toplumsal barış arıyordu.

Adı Hıncal mı, Öcal mı bilemem. Ama başı açıklara ayrımcılığın arkasında her kim varsa çok fena yanıldığını, baltayı taşa vurduğunu anlaması muhakkak temin edilmeli.

Ankara Astana’ya geri döndü ama!

İdlib’de 8 şehit verdiğimiz saldırının ilk somut sonucu şu oldu; tam kalkmak üzereyken Astana masasına geri döndü Ankara.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Rusya’ya ültimatom gibi iki kritik mesaj vermişti.

Birinde, “Astana diye bir şey kalmadı” demişti.

Diğerinde ise “Suriye’de bizi çıkmaza sürükleyenler çok yanıldıklarını görecekler” ihtarı çekmişti.

Cumhurbaşkanı; Esad’ı dizginlemesi için Rusya’yı uyarıyor, rejimin eylemlerinden Moskova’yı sorumlu tutuyor, sözlerini tutmaya ve Astana’ya sadık olduğunu kanıtlamaya çağırıyordu ortağını.

Hemen akabinde İdlib saldırısı geldi. TSK gözlem gücü hedef alındı, Ankara’nın artık anlamını kaybeden Astana’yı terk teşebbüsüne cevap gibi...

Cumhurbaşkanı da Esad’ın azmettirdiği bu saldırıya Rusya’nın göz yumduğunu resmen ilan etti.

Moskova ise; Esad’a mukayyet olup Astana’yı ihlal etmemesi için kulak çekeceğine, mutabakatı yerle bir etmesine yol verdi.

Astana çatışmasızlık anlaşması ihanete uğramakla, bozulmakla filan kalmadı. Ateşkes gözlem gücü vurularak, Ankara’nın gözünde bir oyalamacaya, bir aldatmacaya ve bir paçavraya çevrildi.

Ne ki...Bahçeli’nin de haykırdığı üzere artık sembolik anlamını bile kaybetmişken Astana süreci, bir anda yeniden hayatiyet kazandı, bir hayat opücüğüyle tekrar canlanlandırılıverdi.  Putin’in değil Erdoğan’ın dokunuşuyla...

Cumhurbaşkanı, Kiev’deki açıklamasında Astana’ya dönmeyi şöyle teklif etti:

‘’Astana ve Soçi mutabakatları çerçevesinde herkes yükümlülüğünü bilsin ve bu çerçevede çalışmaları sürdürelim...’’

Moskova’dan da kabul mesajı gecikmedi. Hemen akşamında Reuters, Rus İnterfax ajansından aktardı ki Rusya ve Türkiye dışişleri bakanları “İdlib’deki durumun gözlemlenmesi” konusunda mutabakata varmış.

Masa, yıkıldığı yerde yeniden kurulmuş yani, kimin devirdiği tartışması uzatılmadan...

Fakat Cumhurbaşkanı’nın sürüklendiğimizi söylediği çıkmaz hala yerinde duruyor.

Adı, İdlib açmazı!

Esad, İdlib’e girip kontrolü devralmadan Suriye’nin toprak bütünlüğü, rejimin egemenliği ve siyasi birliği nasıl sağlanacak? Astana’da, ortakların mutabık kaldığı ve taahhüt ettiği bu söz, nasıl yerine getirilecek?

Rusya’nın, Türkiye’den domates ithalatı kotasını 150 binden 200 bin tona çıkarma tasarısı dışında bir çözüm önerisi, bir çıkış stratejisi, gerçekçi bir yedek plan duyan oldu mu? Hayır!

Çavuşoğlu dün; ‘Astana ortadan kalkmadı, sadece yara aldı’ derken Moskova’nın Esad’a söz geçiremedikleri şeklindeki mazeretlerini inandırıcı bulmadıklarını da ekliyordu.

“Astana’dan kalkmaya niyetlenirken masaya geri oturmuş olabiliriz ama fazla da umudumuz yok, inancımız kırıldı” anlamına gelmiyor mu bu?

‘Kaldığımız yerden tekrar bismillah’ deyip geri dönse de Ankara’ya ‘bir döndük pir döndük’ hissiyatı hakim değil.

Görünen köy kılavuz istemez. Perşembenin gelişi nasıl çarşambadan belliydiyse, perşembe de cumanın habercisi.

Sürdürülebilirliğine ikna edildiği için dönmüş değil Ankara. Testten geçemedi süreç. Astana’nın gelecek vaat etmediği, deneme yanılma metoduyla da görüldü.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Kabız kazım 05 Şubat 2020 23:35
BABACAN PARTİSİNİ NE ZAMAN KURUYOR.!!!
Eski ortadirek 05 Şubat 2020 14:57
Tamamen spekülatif bir haber olduğunu ıspat edebilirim.Söz konusu kitap elimin altında;kitapta,iki sayfa öncesinde,başı açık ve kısa şortlu bir bayan "iyi dokunuşla" çocuğa dokunmaktadır.Bir kaç resimden alıntı yaparak böyle bir yoruma gitmek hangi kafaya hizmet etmektir bilmiyorum.
KARAR OKURU 06 Şubat 2020 08:36
0
Akif beki'nin geçen haftaki yazısına yorum olarak yazmıştım. Çocuğuna banyo yaptıran şortlu bayan. Çocuk gayet neşeli, hiç korkmuşa benzemiyor. Lakin kimsenin dinlemeye niyeti yok. Kendisi konuşacak ve eleştirecek. Kafa150 yıldır aynı.
Mustafa 05 Şubat 2020 12:04
Benim yorumum yazarlara değil burayı mesken tutmuş bazı militarist yorumculara karar gazetesi yazarları hükümeti eleştiriyor lakin demokratik kazanımların kaybedildiğini, dolayısı ile bunlara sahip çıkılmadığı için yanlış politikaların bizi çıkmaza sürüklediğinin altı çiziliyor. Bende bu tür yazılanların yanlışlığını gördüğüm yerlerde eleştiriyorum. Bu sayfalardaki yorumculara gelince sadece eleştiri yaptığım için işi tehdit noktasına getirecek kadar basitleşmiş insanların bu sayfalarda işi ne? Fetöcü troller, fanatik kemalistler, pkk trolleri sizler ideolojilerinizin son kalıntılarısınız.
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 12:32
1
İktidar trollerini unutmuşsun!
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 20:39
0
Bir tek iktidar trollerini yazmamışsın! Ne garip değil mi!!!
KARAR OKURU levent oz 05 Şubat 2020 11:48
Türkiyede kaç devlet lisesi var ve kaçının müdürü imam hatip çıkışlı
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 10:08
Bu bakana teşekkür etmeden önce senin bin defa düşünmen gerekir! Özel okulu kurtarıp vakıf üniversitesini zap eden sistemin bakanının nesine teşekkür ediyorsun anlayacağımız şekilde açıkla da cahiliyetimiz gitsin!Sayende aydınlanalım!özel okul sahibi okul için aldığı paraları ne yapmış onu da açıkla ama! Kendinizi gazeteci sanıyorsunuz! Nerede size özel araştırmacı haberiniz!işimiz gücünüz şak şakcılık ya da düz muhalefet.laf kalabalığından başka bildiğiniz yok!!teşekkür ediyor muş muş! Suriyede insanımız ölüyor, sorsana kimi koruyormuşuz orada?neyin kafasını yaşıyorsunuz sayın köşe yazarı(!)
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 12:38
0
söylediğiniz batırma-kurtarma operasyonları cb. tasarrufları gibi görünüyor. siyasi.
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 09:58
Bu aralar milyon tane kötü örnek dururken bir tane normal bir tavır yakalayan hemen teşekkür ediyor!Geri kalan 999999 tane çarpık iş görmezden geliniyor! Milletin parasıyla özel okul ve parayı ne yaptığı belli olan sahibi kurtarılıyor ama vakıf üniversitesi zapt edilebiliyor. 50 milyon bulunamadığı için Katara stratejik bir fabrika satılıyor ama ukraynaya vermek için 200 milyon bulunabiliyor! Düne kadar Kırım duyulmazken birden bire en önemli oluyor ve aynı zamanda rusya suriye toprağında askerlerimizi öldürüyor.Buna rağmen hala astana,soçi aldatmacasına sığınılıyor! Neye teşekkür ediyorsunuz?
bir okur 05 Şubat 2020 09:20
Geçmişte başörtüsü Allah'ın emridir, insan hakkıdır diye mücadele ettiğini söyleyenler şimdi vergi kaçırmanın, kul hakkını yemenin savunuculuğunu yapıyor. Allah ıslah etsin...
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 09:08
Egitim gibi bir önceligimiz yok! Her seyi piyasanin ellerine terkettik. Parasi olan özel okula, olmayan ise devletin hiçbir yatirim yapmadigi devlet okullarina. Hakkini yemeyelim bolca imam hatip açiliyor, bunun için yerinden edilen okullar var. Nitelikli okul, niteliksiz okul vs ayrimlari. Zavalli çocuklar sinavzede, deneme tahtasi hayatlar! Durum yillardir fecaat, felaket. Ha bir de diyanet dururken ensar gibi kurumlarla niye isbirligi yapiliyor anlamak mümkün degil.. Elle tutulur yani yok, kanayan yara, egitim mevzumuz.
Orhun 05 Şubat 2020 02:45
80 li 90 lı yıllarda başını ortenlere engel çıkaranlara,üniversitede açtırmaya zorlayanlara o zamanlar bende karşı çiktim,yürüyüş vs.lere katıldım,ancak şu gelinen zamanda ve yukarda yazarin bahsettigi kitaptaki istismarda aynı kişiliksizliğı hatta ensarın 46 cocuga tecavüz olayinda,birkereden bişey olmaz diyen başortülü bakan bayanada sahitlik ettikten sonra,nefret ettim bunlardan,o yıllardaki emegim haram olsun,istismar diyorlardı doğruymus hepsi,benim annem ve eşiminde başı ortülü olmasına rağmen,particilik yapan ve basıni ortup kiçinı açip makyajlarla dolaşan tiplerden igreniyorum artik.
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 01:49
Amerika'dan tokat yedigimizde Rusya'ya ve Rusya'dan tokat yedigimizde Amerika'ya yanastigimiz bir politika strateji degil savrulmadir. Daha dun Trump ekonomizi tehdit etmedi mi? Cumhurbaskani'nin ve ailesinin mal varliginin arastirilmasini istemedi mi? Halk Bankasi'ni tazminatla tehdit etmedi mi? Bu adama nasil guvenirsiniz. Hep tokat yiyen biziz ama ne hikmetse hep oyun kuran ve kazanan bizmisiz gibi gosteriyorlar. Sn. Cumhurbaskani danismanlarini degistirmeli
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 07:08
1
Akif Beki de Sözcüydü....Danişman degistire degistire adam kalmadi... Bu iş zor konu...Olaylarin ilk patlak verdiginde Suriye Hükümeti ile veya degil 100 000 kisilik ordu ile Suriye topraklarinda güvenlugi saglamaliydik....Sonuctan okursak 3....4 milyon mülteci misafir ediyoruz..Gelenlerin topraklari ve mallarinin garanti altina alinmasi ancak orada hakuki anlamda güc bulundurularak alinabilir... Zor cok zor...hedeflerimiz ne ise tutturuz inş...
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 09:38
1
Gerçekleri söylediğinizde zaten bunlar her şeye karşı çıkıyorlar deniyor. Bir de eskiden de vardı diye savunma pozisyonuna geçiliyor. Sanki eskide bir yanlışlık varsa düzeltmek suçmuş gibi. Eğer muhalif ikazlar dinlense idi bugünkü sıkıntılarımızın hiç birini yaşamazdık.
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 01:38
bakanı çok tebrik ederiz çok da güzel yaptı eğitim sistemini. o fotoğraf zaten tek bir sorundu onu da düzeltti tertemiz oldu. tebrik edelim de bizi de hakperest bilsinler.
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 01:34
Çok yakında Ankara'ya sağlam kış!!! gelecek, biz de Saray'ın bahçesinde kar topu oynaycağız.
Tayyip ne yaparsa yapsın doğrudur diyen yalaka yandaşlarla, ne yaparsa yapsın yanlıştır diyen senin gibiler beş para etmezsiniz.
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 09:43
6
Peki ya her yaptığı doğru ise ya da her yaptığı yanlış ise ne olacak?
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 10:01
10
Sonu iyi olan 10 tane iş sayabilir misiniz bunların yaptığı?
KARAR OKURU 05 Şubat 2020 00:47
Ziya Selçuk bey yanındakilerle çalışmaktan memnun olmalı. Dört bir yanı kuşatılmış. O meymenetsiz ve liyakatsiz torpillilerden elediği kimse yok hala. Yani değişen hiçbirşey olmadı. Eğitim sistemi çökmüş, enkaza dönmüş. Bu seneki lise sınavı gelsin yerleşemeyen çocukların feryadı bakan beyi de götürecek. Tabi o zamana kadar koltuktan kaçmazsa. Tam bir hayal kırıklığı.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN