Back To Top
Demokratik kırıntılar kaldı mı?

Demokratik kırıntılar kaldı mı?

 - Son Güncelleme: 15.02.2020 Cumartesi 09:48
- A +

Demokratik düzenlerde iktidarları seçimler yoluyla değiştirmek, bu istikamette siyaset yapmak, girişimlerde bulunmak, iktidarı siyaset yoluyla yıpratmak, kamuoyuna yönelmek, tepki vermek, tepki istemek yasal ve meşrudur.

Aslında daha fazlası: Demokrasinin, demokrasilerde bireysel hak ve özgürlüklerin kullanılmasının olmazsa olmazlarından, tanımlayıcı koşullarından birisidir.

Demokraside seçimlere dair kriteri, onların sadece varlığı değil, aynı zamanda özgürlüğü oluşturur. Bu ise ancak geniş bir temel hak ve hürriyetler alanıyla, alternatif siyaset yapma ve önerme kanallarıyla,  tepki ve protesto imkanlarıyla anlam kazanır.

Bu tür çaba ve faaliyetlerin, parlamento dışı veya muhalif siyasetin suç nesnesi kılındığı ülkeler, tek kalemde, demokratik olmayan rejimler sınıfına konurlar. Siyaset yapmanın yeri, şekli ve içeriğinin iktidar tarafından belirlendiği denetlendiği ülkeler de öyle.

Son yıllarda Türkiye bu konuda açık bir örnek oluşturuyor.

Doğrudan doğruya siyaseti, ifadeyi, hatta düşünceyi hedef alarak açılan davalar, bu nedenle cezaevlerinde bulunan siyasetçiler, insan hakları temsilcileri, yazarlar ortada.

Önümüzdeki hafta, 18 Şubat günü Kavala davası görülecek ve muhtemelen hüküm açıklanacak. Savcı, Gezi olaylarının bir darbe girişimi, bunların  tertipleyicisinin Kavala ve arkadaşları olduğu sonucuna varmış, mütalaasını geçen celse açıklamıştı. “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçuyla sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet, müebbet, en az 10 yıla kadar hapis cezaları istedi.  Bunun için hemen hiçbir kanıta ihtiyaç duymadı. İddiaların, varsayılan ilişkilerin kurmaca bir romanı andırmasını önemsemedi.

Belli ki mevcut düzenin, siyasi düşünce ve siyasi eylem konusunda yeni tanımlara, onları doğrulayacak suçluya ve mahkumiyete ihtiyacı var.

Nitekim bu iddiaların arkasındaki mantık, Osman Kavala ve diğer sanıkları örnek nesneler kılacak biçimde, gösteri, miting, tepki, iktidar karşıtlığı, siyasi olarak ve siyasi yoldan iktidarın gitmesinin ve değişmesinin telaffuz etmeyi de suç haline dönüştürmek isteğiyle ilgili. Bu tür düşünce ve girişimlerin kendiliğinden şiddeti içerdikleri varsayıyor ve sondan başa giderek bir suç alanı inşa ediyor.

Umalım salı günü hükmü açıklaması beklenen heyet, bize “bu ülkede her şeye rağmen hakimler varmış” dedirtsin.

Gezi Davası’dan bir gün sonra, benzer başka bir kovuşturmanın, Büyükada Davası’nın da muhtemel son celsesi görülecek.

İki yıl önce Büyükada’da bir sivil toplum kuruluşu toplantısının, garip bir şekilde, keyfi bir ihbarla örgütsel toplantı diye basılması sonucu açıldı bu dava. 2 yıldır devam ediyor, diğerleriyle benzer nitelikler taşıyor.

Bu davanın iddianamesinin girişindeki, özellikle önem verilerek ‘boldlanmış’, polisiye roman tadında, yargılayanın niyet ve zihniyetine neşter atan şu cümleyi hatırlatmak isterim:

“İçeride bulunan şahısların cep telefonlarını polislerin alacağından, bu telefonların içerisinde bulunan bilgilerin nasıl saklanacağından, bu bilgilerin telefonlar yakalansa bile nasıl gizli tutulabileceğinden, bilgilerin polis veya başka şahıslar tarafından ele geçirilmesinin nasıl engellenebileceğinden, şifrelemelerden bahsettiklerini, içlerinden birinin dernekte bulunan bilgisayarının polisin eline geçmesi durumunda çoğu kişinin yanacağından bahsettiğini, içerideki kişilerin elektronik cihazlarının polisin eline geçmesinden çok endişe ettikleri…”

Peki, elde edilen telefonlarda ne var? Hiçbir şey.

Başka delil? O da yok.

Bir sanığın, Af Örgütü Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ın telefonunda “ByLock var” iddiası bulunuyor. Ama Af Örgütü ve emniyet bilirkişi raporları “telefonda ByLock yok” diyor.  Gelin görün ki, savcı mütalaayı bunları dikkate almadan vermiş durumda.

Arayış adeta, farklı siyasi mantık ve faaliyeti, hatta bir STK toplantısını, STK temsilcilerini suç nesnesi haline getirmek.

Bu dava da, Kavala davası kadar hayati bir dava.

Ülkede demokrasi kırıntılarının kalıp kalmadığına dair son hüküm yeri olacak.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 11:28
Bugün 23 Şubat. Kavalanın yargılanması konusunda herhangi bir demokrasi kırıntısı buldunuz mu sayın Bayramoğlu? Kendisi hem çalıp hem oynayanların yarattığı dramı izliyoruz artık. Yoksa komedi mi desem? Zira hepimiz bekliyorduk tekrar ve başka nedenle tutuklanmasını. Biliyor musunuz artık hiç şaşırmıyoruz.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 18:06
Sayın yazar, demokrasinin rafa kalkacağı onceden belli olan Başkanlık sisteminı gelirken hep birlikte alkış tutuyordunuz. Şimdi sitem etmeyin.
Karar Okuru 16 Şubat 2020 00:06
5
Aynen, bu liberal arkadaşlar iktidar gibi herkesi balık hafızalı sanıyor.
Hüseyin Şenel 15 Şubat 2020 17:30
Makalesini ilk 4 paragrafında Demokrasi anlayışını özetle tarif ediyor..Sonrada bu tarifi günümüz Ülke şartlarında özelleştiriyor.. Takip ettiğim kadarı ile, Sn.Yazar göre,büyüklük ,okuyucu izleyici sayısının fazlalığı,yerin göğün alkıştan inlemesi,düşüncenize ters gelmesi,kişisel çıkarları önemli değil, makalesinin kendi doğru kabul ettiği düşüncelerini belirterek işlev görmesi önemli. “..Yanlış yoldasınız”eleştirinizi bu tip Köşe Yazarların ve gazetelerin dikkate alacağını ve yaklaşımlarını değiştireceğini sanmıyorum.Bence hangi düşünceye kalıbına sahip olurlarsa olsunlar keşke çoğalsalar
Samimi eleştiri 15 Şubat 2020 16:01
Editör efendi şüphelerimi haklı çıkardın! Bak göreceksin bu gazetenin ve bu sayfanın okur sayısı çok düşecek. Yanlış yoldasınız...
musto 15 Şubat 2020 12:48
Narenciye karşılığı yaptırmış olduğumuz Yatağan,Kemerköy,Yeniköy ve Tunç bilek termik santrallarını yapan Polonya firmalarının Türkiye temsilcisi Kavala firmasının sahibi olarak tanımıştım.Baba kavala doğu bloku ülkelerinden yapılan ticaretin tek temsilcisi kırmızı halıyla karşılanır devlet başkanı protokolu uygulanan bir kişi.Oğul kavala beyefendi kişiliğiyle karıncayı incitmez,sosyal devlete inanmış baba servetini de bu yolda tüketmiş,sonunda annenin el koymasıyla bir kısmı kurtarılmış,şiddet harekatlarına katılacağını destekleyeceğini.pek zannetmiyorum.Ticari bir rekabet olabilirmi.
Karar Okuru 15 Şubat 2020 10:32
Nedense liberal geçinenler kendi yarattıkları canavarı eleştirdiklerinin hiç farkında değilmiş gibi hala yakınıyorlar. Kimisi kaçtı, kimisi kazdığı çukurda hapse girdi. Ve hala liyakatlerini sorgulama cesaretini gösteremiyorlar.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 09:17
"Demokrasi kirintilari" varsa hala, o kirintilari da ezip gecerler. iktidar donusu olmayan yoldadir. Bu yolda devam etmenin tek caresi ya hep ya hic zihniyetidir. Demokrasi, insan haklari, hukukun ustunlugu...bu iktidar icin korkulacak seyler bunlar.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 08:27
Kalan kırıntıları da börtü böcek yememiştir de dönüş yolu bulunabilir inşallah... Yoksa cangılda kaybolup gidecek koskoca bir ülke...
Ehl-i İrfan 15 Şubat 2020 08:21
"Bugün geriye dönüp baktığımda bu dosyalara zaman zaman tek boyutlu yaklaştığımı anlıyorum.Kimi açılardan haklı olduğumu,kimi konularda ise yanıldığımı düşüyorum.Yol açan siyasi irade ile yolu açılan savcı ve hakimlerin yeni adli refleksleri tespiti bir ölçüde hala geçerlidir.Bu süreçlerinin pek çoğunun hala öz olarak doğru olduğunu kanatimdeyim.Peki yanılgım neredeydi?Bu sürecin Gülen cemaati tarafından yönetildiğini,tasfiye ve güç oluşturma istikametinde kullanıldığını, başkalarınagörebelkierkenamaolmasıgerekenegöregeçgördüm."13/08/2015 Y.Şafak AB Yazar bir kez daha yanılma hk kullanıyor.
Karar okuru 15 Şubat 2020 12:01
6
Bizim yarım aydın takımı yanılmayı da iş zanneder. Oysa çok ve derin yanılanın ilgili işle ehliyeti iptal edilir sağlıklı toplumda. Bizim toplum “aya çift şeritli yol yapacağız desek inanırlar” düzeyinde olduğundan hala ortalardalar. İlgili yazıdaki başkalarına göre erken gördüm demesi ise komik ve kendi hayali bir çok kişi bu kumaşlardan hiç bir elbise çıkmayacağını en başından görüp, uyarmıştı. Konu basiretsizlik ve akıl tutulması esasen
Karar Okuru 15 Şubat 2020 12:15
3
Durum 2015 e göre ne kadar daha vahimleşmiş ise bu yazarın yanılgısının ve katkısının da o kadar daha vahim olduğunu gösterir. İndiği medya gemisinin şimdiki yeri ile yazarın gittiğini zannettiği yerin farkı da yanılgının büyüklüğüne ayrı bir kıyas olarak ortadadır. Bu kadar yanılgı tolore edilebilir bir yanılgı değildir.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 17:20
3
Sayın alt yorumcular, biraz yanılıyor olabilirsiniz gibime geliyor: Bu takım önce 'mangırrrrr' sesini takip etti, sonra bazıları 'şangııııır' sesini takip etmek zorunda hissetti.
Abuzer 15 Şubat 2020 07:24
"Savcı, Gezi olaylarının bir darbe girişimi, bunların tertipleyicisinin Kavala ve arkadaşları olduğu sonucuna varmış, mütalaasını geçen celse açıklamıştı." diyorsunuz.Kim bu savcı! Zihniyet Kimliği olarak ; Bir ideoliye kapaklanmış,HALİSÜNASYON KANILARINI,ithamlarını İDDANAME diye hukuku dünyasına sokulmuş,kasap gibi hak ve hukuku bududyor.Suçunuz şu; liberallik adına var olan düzene karşıtlıkla tavrınızı Recep beyi tepeye taşımak.Kişilik CVsine bakmadınız.Beslendiği kültürden olabileceği tip buydu.Nasıl görmediniz.Şu an yaptığınız,uzaktan eleştirmek ama sorun zihniyet ve cismani halidir.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 04:38
Demokrasi, adil yargılama, hakkaniyet, liyakat, vs hususlarında bir arpa boyu mesafe alacağımızı zannetmiyorum. Hak güçten yana. Kimse koltuğunu, makamını, yetkisini, gücünü kaybetmek istemiyor. Anayasada yazılanla, uygulananlar örtüşmüyor. Allah sonumuzu hayır etsin.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 04:10
CHP'li Kasım Gülek, Fetöyü Kontorollü İslam projesi için Amerikan ajanı yaptığında Tayyip Erdoğan henüz ilk okula gidoyordu. Ne Kasım Gülek ne Fetö kurdukları tuzağı yarım asır sonra bozacak bu çocuktan haberdar değildiler. Sayın Bayramoğlu boşa kendini yorma demokrasi masalları ile bu kahpeliği örtemezsin.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 09:23
32
Kabahati baskasinin ustune atarak kimseyi aldatamazsiniz. "Ne istediniz de vermedik. Allah bizi af etsin" diyen kimdi?
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 01:43
Caresizce baskiliyorlar..
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 01:15
yok.kalmadi.siz sanslisiniz.yurt disinda barinabiliyorsunuz.peki ya biz.ne yapacagiz.Allah sonumuzu hayir ehlesin. ben bu satten sonra ulkeyi satsalar karsi gelmem. sadece alkislar ve bekamizi savunurum.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 11:57
48
Zaten Katarlılar'a satmamış mıydık?
mutlu yücel 15 Şubat 2020 01:14
2) hakimlerin yer değiştirilmesi bir toplumun hukuka olan güvenini sarsmasından daha mı ciddi ceza? onların işi, doktorların yaptıkları işlerden daha mı az ciddi ki hakimler hipokrat yemini gibi bir yemin etmez veya etmiş gibi adil olmaz?oluyorlar da biz mi görmüyoruz?her ara sokağı,o sokaktaki sakinleri videoya yükleyip sürekli halkını izleyen çin düzeninden de daha fazla yazarımız hapisteyse, biz vatandaşlar mi, yoksa düzenimiz mi hepten pusulayı kaybetti?
mutlu yücel 15 Şubat 2020 01:11
hırant ın eşi rakel”bir bebekten bir katil yaratan karanlık düzen”demişti, haksız mı?haksız değilse, zifiri karanlıkta kırıntı aramak beyhude bir çaba değil mi?kavala çıktı ise kırıntı var mı diyeceğiz,ahmet altanı ı ne yapacağız,demirtaş ı,ve yüzlercesini.hükümet in emir ve yaptırımlarından korkup hukuksuz olarak karar veren hakimleri zavallılar diye aklayarak yapılan hukuksuzluğa kılıf bulup rahatlayacak mıyız?
mutlu yücel 15 Şubat 2020 17:58
7
perincekci kırk haraniler yine toplu baskın yapmış.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 21:46
1
'muylu yücel' KO 17:58, pek mutlu görünmüyorsunuz, ne yediniz de karın ağrısı çekiyorsunuz, acebaaa? Kırk haramiler çocuklara masallarda kaldı, yasalar var; herkese uygun. "perinçekçi" ler; onlar, başka planette yaşıyor gibiler, marrrrak etme sen, kapına uğramazlar; uğursuzlara saldırırlar!..
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 00:34
Valhala'da tüm "gerçekleri" öğrenmiş olacağız. Az kaldı. Peki ama, "gerçekler", bu gün "gerçek" olduğuna emin olduğumuz şeyler değilse ne olacak? Bereket versin ki, durumu kabullenmek için önümüzde "sonsuz" bir zaman olacak. S.Ç.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN