Back To Top
Bir rüyaya uyanmak

Bir rüyaya uyanmak

 - Son Güncelleme: 26.01.2020 Pazar 09:28
- A +

Bugün silinmiş görünenin, üzeri küllenmiş gibi görünenin endişesi bir yanıyla dramatik ve ağır gelen bir gerçektir kuşkusuz. Ancak yine de çok acıtmasın kalbinizi. Çünkü bir gün insanlar ‘modern’ uykularından uyanmak istediklerinde dönüp bakmak zorunda kalacakları ve yeniden parlatmak isteyecekleri ilk şey, sahip oldukları topraklarının tarihi anlamı olacaktır.

“Uyanmak istediklerinde” ifadesini özellikle kullandım. Ya istemezlerse, o insanları toprağın tarihi anlamını anlayanlar uyandıramaz mı? Nasıl uyanır insan? Ve diyelim ki uyanamadı, toprağın onu kabul ederken cömertliği üzerinde olur mu?

Uyanmak uyanmamak meselesi tamamen nasiptir. İnsanın dünyada başına gelebilecek her şey nasiptir esasen. Nasip olmayan tek şey, belki ahlak. Ahlak, nasip edilenden ziyade, tercih edilen bir şeydir. Ama şunu da söylemeliyim, yolun bir yerinde, bir aşamasında tercihimizle, nasibimizin farklı şeyler olmadığını da görebiliriz, kim bilir...

* * *

Şimdi atlayıp uçağa, Viyana’ya gidiyoruz. Viyana’da yaşayan şair bir arkadaşım var. Yirmi yıldır orada, solcu. Trabzon’dan gitti gâvurların arasına. Sevmedi Türkiye’yi, sevemedi. Türkiye de bizim şairi. Tam içselleştiremediler birbirlerini. Almanca şiir kitapları var bizimkinin. Esaslı şiirler. Bir gün bir Enstitü’den arayıp ödüllü bir şiir gecesine davet ediyorlar. Ve ‘muhabbet’ başlıyor. “Ne tür şiirler yazıyorsunuz?” diye soruyorlar. “Kadın, aşk, gökyüzü” gibi bir cevap veriyor bizim eleman. “Türkiye’deki etnik sorunlar üzerine çalışmak istemez misiniz?” diye soruyorlar akabinde. “Yok, onlar benim ilgimi çekmiyor” diyor Trabzonlu şair dostum. Pat diye kapanıyor telefon. İlk şoku bu mesela arkadaşın. Türkiye aleyhine bir çalışmanın içinde yer alırsan ödül veriliyor, burs veriliyormuş çünkü. “Küfre yaklaştıkça inancım arttı, bu olay vesilesiyle Türklüğümü hatırladım; milliyetçi oldum, geldim” diyor. Ona, doyduğu değil, doğduğu toprağa yönelmek nasip oldu. Gâvur gibi bakamadı Trabzon toprağına.

* * *

Uyanmaya dönelim. İnsanın başkasını uyandırabilmesi için önce kendisinin uyanması lazım. Hakiki manada uyanmış olan, hakikatin kıymetini bilir. Kendi toprağının anlamını, yaratıldığı, yani gönderildiği yeri bilir. Bu bir kişi bile olsa, Allah’ın ‘baktığı yerden’ baktığı için, -tabir caizse- ‘Allah’ın durduğu yerde’ durduğu için dünyayı da değiştirir; uyanır, uyandırır.

Taze imanın verdiği bir aşk var zaten. Hakikatle teması canlıdır, umutsuz olması mümkün değil.

Yüreklerinde hakikattan ve umuttan başka bir şey taşımayanlar, her şey aleyhlerinde görünse bile umutludurlar.

İnanan insanın önünde hiçbir şey duramaz.

İman, kalbe düşen hassasiyet. Başka türlü ifadesi zor. İman öyle bir şey ki, aynı zamanda insanın şuuraltını düzenleyebilen bir kuvvet. Şuuraltı dediğimiz hadise şuurun etkilerinden hariç olarak insan davranışlarını yönlendirir. İman şuuraltını da düzenler, şuuraltını da etki altına alır. Yani, yeterince inanmış bir adamın şuuraltı, inandığının aksi istikamete insanı yönlendiremez. Bu, tabii fevkalade ince bir mevzu. Hakikat dışında bir şey düşünemez o insan. Rüyaya uyanmış, hakikate açmıştır gönlünü. Uyanan hakikate uyanır.

Bugünlük bu kadar. Mutlu pazarlar, mutlu uyanışlar.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 26 Ocak 2020 23:26
Ne olacak bu insanlığın hali acaba. Sorsanız herkes Adem ve Havva’dan söz eder. Topraktan geldik toprağa gideceğiz der. Geldiği günden gidene kadar birbirini yer.
KARAR OKURU 26 Ocak 2020 20:06
İman kalbe düşen hassasiyet ne güzel bir ifade.
KARAR OKURU 26 Ocak 2020 16:46
Ben 45 senedir yurtdisinda yasiyorum ve hic pisman degilim. Kendi ulkemde bulamadigim ozgurlugu burada buldum. Hem ozgurluk hemde demokrasiyi burada yasiyorum. Siz gavur diye yaziyorsunuz ama unutmayin ben ve benim gibi niceleri gavurlarin dogruluguna inaniyor. Burada en buyuk sahtekarlarin bereden geldigini soylememe gerek yok. Hele hele milliyetciyim deyip irkcilik yapanlar in nerede olduklari hergece tv lerde cikan sozde Prof ve cahil dekanlar zaten anlatmama gerek yoktur. Sizin yazilariniz zaten irkcilik kokuyor.
Muhtefî. 26 Ocak 2020 15:34
Bizler Imanimizin gereği, Allah Indinde ISLAM tek Dindir. ispatimiz Butun Peygamberlerimizi yine Iman sarti olarak kabul ve tasdik ederiz.Bu niyet,gayretle yaşarız. Bunu kabul etmeyip Zulüm, talan,somuru,vahşet vb amelde olana.elbette GAVURLAR deriz.diyecegiz.!..Kilisesinde,Manastirinda,Havrasinda vb olana Gavur demeyiz.Ehl i Kitap deriz..Elan G.Amerika,Afrika, Asya,Ortadogu.vd zulum,vahset,somuru Elebaşı,yardımcısı, yaltakcisi,alkislayan,destekleyen hepsi Gavurdur..ve oyledir.
KARAR OKURU 26 Ocak 2020 21:14
1
Siz once bu ulkedeki zulum, yolsuzluk, hirsizliklara bakin. Gazetecileri, insan haklari savunucularini hapse atan zalimlere bakin. Onlara sesiniz cikabiliyor mu korkaklar? Islam'in ne oldugunu bilmeyen vardiysa su son 10 yilda onlar da ogrendi. ONCE AYNAYA BAKIN.
Muhtefi. 26 Ocak 2020 23:05
0
22:14 Demogojiye gerek yok.Dünya Servetinin %60-70'i 3 bin civari.kiside.kimde oldugu belli.!.300 yildir..Uyuduk, uyuştuk, tembellestik vs .simdi Gavurlarda hâkimiyet. ve hertaraf Vahset,zulum..piyonlar çıkarıyorlar. Isid,elkaide vs falan ,filan sömürüler artsin diye..ic siyaset umurumda degil.Bizler Hakka inananlariz.Adalet,Ahlak öncüleriyiz .gerisi masal.!
KARAR OKURU 27 Ocak 2020 05:42
0
Muhtefi rumuzlu tuhaf insan. Her yorumunda oldugu gibi vatandasi oldugun ulkede olup bitenlere gozlerini kapamissin. Dunya servetinin buyuk kismi kucuk bir azinligin elindedir evet. Bu tarih boyunca boyle olmustur, yeni birsey degil. Kapitalizm zaten bu demektir. Turkiye'de oyle degil mi? Bu ulkenin servetinin buyuk kismi da kucuk bir azinligin elinde degil mi? Bastakiler bu buyuk servetleri nasil elde ettiler? Hic olmazsa Bati Avrupa ulkelerinde HUKUKUN USTUNLUGU diye birsey var. Devleti elestirenleri hapse atmiyorlar. Tekrar ediyorum: ONCE AYNAYA BAK.
KARAR OKURU 27 Ocak 2020 21:58
0
Muhtefi Hakka inaniyormus...Hakka inanan biri yasadigi ulkede hergun gordugu, duydugu adaletsizlige, haksizliga, yolsuzluga sessiz kalmaz. HAKSIZLIK KARSISINDA SUSAN DiLSiZ SEYTANDIR. Sen burnunun dibinde olup biten rezillikleri umursama, Irkci kufur kullanarak baska ulkelere, milletlere nefret kus. Geri kalmislik budur iste.
KARAR OKURU 26 Ocak 2020 01:34
EDiTORUN DiKKATiNE: Daha once de bu konuda sikayet etmistim bu sayfada. Bekir Bey buna ragmen inadina birkac kez "gavur" kufurunu kullanmis bu makalesinde. Utanmadan bu Irkci/dinci kufuru tekrar tekrar kullanarak musluman Turk olmayanlara hakaret ediyor. KARAR gazetesinin yayin isleri mudurune soruyorum: Sizce Irkcilik ahlaksizlik degil midir?
KARAR OKURU 26 Ocak 2020 20:10
2
Bu yazının neresinde ırkçılık var asıl gavura gavur dememek ayıp
KARAR OKURU 26 Ocak 2020 22:07
2
Gavur IRKCI/DiNCi bir kufurdur. Bu ulkede gayrimuslum vatandaslara karsi kullanilmis ve kullanilmaktadir. Nefret soylemidir. Birak kendi vatandasini, Avrupalilara gavur diye kufur etmek de ilkelliktir. Gavurlardan nefret ediyorsunuz ama kullanmadiginiz gavur icadi da yok, masallah. Milyonlarca Turk, musluman gavur ulkelerinde yasiyor, milyonlarcasi o ulkelerde yasamak icin can atiyor. Bu ne pehriz ne lahana tursusu.
Karar Okuru 26 Ocak 2020 00:51
Boş bir hikaye oralarda yaşayıp buraları unutan çok. Uyum sağlayamayan dönüyor, ya da buranın kültürü ile orada avunuyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN