Back To Top
Vatan hasreti

Vatan hasreti

 - Son Güncelleme: 16.02.2020 Pazar 10:19
- A +

İnsan ilkleri hep çok sever. Fıtratına yerleştirilmiş ve değişmez bir ilahi yasa olarak ilklere bağlılığı önemlidir. İlklerdir insana en büyük vasıflarını veren; onu büyüten, değerlendiren ve şekillendiren.

Niçin dönüp dolaşıp “cennete gideceğiz” diyoruz? Çünkü ilk oradan geldik, oraya döneceğiz. Bu yolculukta ezeli ve ebedi olanı ve Allah’ın işaret ettiklerini tanırız, hatırlarız.

Anne bir ayettir, annenin sütü de bir ayettir. Baba bir ayettir. Ev bir ayettir. Sokak bir ayettir. Şehrimiz de bir ayettir. Onları göz ardı ederek Allah’ı tanımak nasıl mümkün olacak? Varoluşumuzun ve bulunduğumuz yerin anlamını kavramak nasıl mümkün olacak?

* * *

Dünyaya gözlerimi açtığım o ilk anda, ilk yeminime sadık kalabilecek miyim endişesiyle ağladım.  Vatanımdan ayrılmanın derin teessürü... Asli vatanımızdan.

Şimdi Türkiye’deyiz.

Ve fakat Türkiye’de doğmamızın bir hikmeti olmalı. Burada değil de Isfahan’da, Prag’da doğabilirdik. Yani demem o ki, bizi Türkiye’ye gönderen bir Allah var; bizi yaratan Allah bizi bizden daha iyi bildiğine göre Türkiye’ye gönderilmemizin de bir hikmeti var.

Hz. Adem yeryüzünde ilk nereye indirildiyse onun için orası çok önemliydi. Adem olarak benim indirildiğim yer Türkiye. Ben Ademim, Adem beni temsil etti çünkü.

Türkiye, gariplere sığınak olan ülkemiz...

Cennetten Türkiye’ye geldim.

İnsan memleketini severken, sevdiğini söylerken, ne sebebini düşünür, ne de başkalarının kınamasını.

Vatanımız güzeldir, özeldir, azizdir.

İlkler önemli hayatımızda. İnsan önce kendi memleketini, şehrini sever. Hz. Peygamber’in Mekke’den ayrılırken neler yaşadığını, ne kadar hüzünlendiğini çok iyi biliyoruz. Her insan bir ‘yere’ indirilmiş. Hz. Peygamber’e de Mekke takdir edildi.

Mekke’yi niçin sevdi bu kadar? Niye o şehri hep özledi?

Çünkü Mekke ana kucağıydı onun için; oraya doğdu. Hicret edinceye kadar geçen zamanda Mekke’den hiç ayrılmadı. Peygamberimiz Hicret’te ve öncesinde her ayrılmak zorunda kaldığında bir an önce geri dönme isteğiyle çıktı Mekke’den. Çünkü orada doğdu, orada büyüdü, Hz. Hatice Annemizle orada evlendi, çocuklarının altısı orada oldu, “hüzün yılı”nda sevdiklerini bir bir Mekke toprağına emanet etti.

Hicret dediğimiz çok büyük bir vakıanın beşiğidir Mekke. Peygamberimiz Medine’ye bir başka vesile ile gitmiş olsaydı, mesela ticaret için, biz buna hicret demeyecektik. Hicret, tevhid akidesini yerleştirmek ve âlemşümûl kılmak için yapılan, yapılması zorunlu olan bir eylemdi. Evet, bu bir yönü ama bir de, ayrı kaldığı vatanına duyduğu hasret vardı. İşte ‘hicret’, biraz da bu duygunun, ‘vatan özlemi’nin adıdır.

Buradaki vatanımızı güzelleştirelim ki asli vatanımız güzelleşsin.

* * *

Söze başlarken dünyaya gözlerimi açtığım o ilk anda, ilk yeminime sadık kalabilecek miyim endişesiyle ağladığımı söylemiştim ya... Bizim bir vatanımız var, o da asli vatanımız ahiret yurdudur, demiştim ya… İşte bu yüzden bir ‘vatan’ duygusuna sahibiz. Asli vatanımıza aynı safiyetle geri dönmeyi arzuluyoruz.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mustafa ALSANCAK 17 Şubat 2020 08:13
Muhterem Bekir FUAT bey! Vatan hasreti diye bir başlığı görünce insanın ilk aklına gelen şey haniAvrupa’nın çeşitli ülkelerine vatanından imkansızlıklar nedeni ile ayrılmış ve içleri vatan hasreti ile kaynayan ve yazın gelmesini dört gözle bekleyen Türk İnsanını işlediğinizi sanmıştım. Çocukluk periyoduyla başlayıp aralara sokuşturduğunuz Hazreti Peygamberimizden kesitlerle konuya mistik bir hava katmış olmanız da insanın içine bir rahatlık veriyor.İnsanların diyarı gurbetlerde yalnızlık anlarındaki o bitmeyen düşünce yoğunluğu eşine, dostuna ve vatanına duyduğu özlemdir ki kelimeler yetmez.
KARAR OKURUMürsel 16 Şubat 2020 15:11
Eyvallah dostum kalbine gönlüne sağlık. "Çocukluk insanın anavatanı daima oraya ulaşmak ister.Cennet'te insanın anavatanı daima orayı ister ora özlemiyle yanar tutuşur, onsuz hiçbir vatan O özlemi kesmez!"
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 13:26
Eyvallah
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 13:25
Peygamberin adını, hayatından örnekleri gören telaşa kapılıyor... Yazıdan ne sıkıntınız var? Konu din mi? İnanmayan söylenenleri yapsa bile yeter. İnanana da öğrenmek, bilmek farzdır. Irkçılık, mezhepçilik yapmamış. Camiye gitmeyen gidemeyenler için daha çok insana ulaşmak için yazmıştır... Ne güzel yazmış işte, herkes kapısının önünü temizlerse sokak temiz olur, kendinize, ailenize, topluma ve yaşadığınız yere saygı gösterin, sevin diyor...
HACI MURAT 16 Şubat 2020 13:01
Her ne kadar bazıları iktidara vurmayan yazıyı yazıdan saymasalar da bana göre güzel bir yazı olmuş.Eften püften şeylere değil,esaslı konulara değinen bir yazı olmuş.
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 03:50
Vatanseverlikle Irkcilik ayni sey degildir. Turk ya da Kurt, Ermeni, Cerkez, Arap, Ingiliz,vs olarak dogmanin bir ozelligi yoktur. Butun insanlar melezdir. Tarih boyunca kabileler, kavimler, soylar, milletler birbirine karismistir. Dine gelince: insanlarin buyuk cogunlugu ebeveynlerinin dinine inanir. Cocukken neye inandirilmissa genellikle o inanctan kurtulamaz omur boyu. Cunku dinde ozgur dusunceye yer yoktur.
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 02:41
bu ne şimdi? camide vaaz dinliyoruz zaten, aynı şeyi yazacaksanız gazete niye okuyalım?
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 09:25
0
Sana da bir şey beğendirmek çok zor ha...
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 09:59
1
İnsan
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN