Back To Top
İddia ederim, savunmam!

İddia ederim, savunmam!

 - Son Güncelleme: 21.01.2020 Salı 08:51
- A +

Pakistan’ı severiz. Bayrağıyla, hissiyatıyla bizdendir. 28 Şubatlı günlerde, Pakistan’dan bir edebiyat dostu, fakat asker kökenli, ziyaretimize gelmişti. Mesut Ahdar Şeyh, Türk edebiyatından bir hayli tercüme yapmış. Zamanın genelkurmay başkanı ile Harp Akademisi’nde berabermiş. Bu sıfatıyla Ankara Merkez Ordu evinde misafir edildi. Başörtülülerin, sakallıların subay ana babası bile olsa orduevlerine kapısından çevrildiği günlerdi. Sordum: “Ordu Evi’ne girişte sakalınız mesele teşkil etmiyor mu?”

Tebessüm etti. “Bana her defasında ‘yabancı mısınız?’ diye soruyorlar. ‘Hayır Pakistanlıyım’ diyorum!”

Pakistan Elçiliği’nin bülteni mahiyetinde bir basılı yayın geldi. Adı: Postası Pakistan!

Ne diyeceğimi bilemedim!

Bir tek mazeret buldum: Biz zaten dil konusuna ehemmiyet vermiyoruz ki, dostlarımızdan da bunu bekleyelim!

Türkçe kurallarını çiğnemek olağan işlerimizden. Benzer hataları bizim anlı şanlı kurumlarımız, hatta üniversitelerimiz dahi yapıyor. Dilcilerimiz de pek şikayetçi değiller bu durumdan.

Mesela “Pakistan Posta” veya “Posta Pakistan” deselerdi, şimdilerde yaygınlaşan bir temayüle işaret ederlerdi. İsim ve sıfat tamlamalarındaki ekleri kullanmamak da neyin nesi? Ciğerci dükkânının önünden geçiyorum: Arnavut ciğer! Berber (hayır, kuaför) fiyat indirmiş: Sakal tıraş, saç tıraş!

Sokak isimlerinde sayısız örnek var: Menekşe Sokak, Karanfil Sokak, Sümer Sokak. Bunlar Ankara’nın merkezinde, Kızılay’da yan yana sokaklar…

Dil yanlışlarından muztarip bir dostum dikkatimi çekti. Televizyon konuşmacılığını meslek edinmiş büyük unvanlı kişilerin “sağlamak” fiilini yanlış kullandıklarına takılmış. İşte örnekler:

“Grip salgını pek çok kişinin işlerinden uzak kalmasını sağladı.”

“Şoförün uykusuzluğu, kaza sonunda beş yolcunun ölümünü sağladı.”

“Bu tarım ilâcı, ağaçlarınızda yaprak sararmasını sağlayabilir. Sakın kullanmayınız.”

“Kongredeki bu kavga, ne yazık ki, partimizde oy azalmasını sağlayacaktır.”

Sağlamak, “elde etmek, temin etmek, sahip olmak” demektir, olumlu mânada kullanılır. “Bu gayreti yüksek mevkilere çıkmasını sağladı.” Veya “yatırımları zengin olmasını sağladı” gibi.

Bu cümlelerde “sağladı” yerine “sebep oldu”, “yol açtı”, “meydan verdi”… gibi ibareler kullanılabilir.

Çok kullanılan, bu arada bir hayli yanlış kullanılan bir fiil daha var: Savunmak.

“Trafik kazalarının uykusuzluk sonucu olduğunu savundu.”

“Belediye başkanı, asfaltların buzlanma sonucu bozulduğunu savundu.”

Bunlar “savunma” değil, “iddia”dır. Bu olumsuzlukların neyini savunacaksın kı? Başka birisi de trafik kazalarının cep telefonlarından kaynaklandığını iddia edebilir. Asfaltlardaki bozulmalara ağır vasıtalardan sebebiyet verdiğini iddia etmek de mümkündür.

İddia etmek, savunmak değildir!

Konuşurken, yazarken anlamı ıskalamak, tam mânasıyla dil perişanlığına yol açıyor. Ne demek istiyoruz? Bu soruya cevap vermek zorundayız. Yoksa kastettiğimizin tam tersini söyleriz, ki bu zamanımızda az rastlanır bir durum değil!

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
"Benim Karar yazarları ve yorumculardan ricam, çok zorunlu olmadıkça ölülerimizi rahat bırakalım. Onlar artık ahrette..." diyen kişi ecevitler bizim ölümüz değildi, kimin ölüleriyse onlar hayırla yad etsinler.
KARAR OKURUYUM 21 Ocak 2020 17:40
İktidar yalakaları, "Türkiye, negatif büyüdü." diyorlar. Bu ne kadar doğru bir kullanım?
Halil Kalesiz 24 Ocak 2020 14:03
0
"Türkiye, negatif büyüdü." diyorlarsa "büyümemiş" demektir. Yalakalık neresinde bunun? Sen kimin yalakasısın acaba cehaletin mi??
KARAR OKURU 21 Ocak 2020 15:08
Gazeteci iddia eder ama biraz da insanların acılı zamanını gözetir. Bir de iddialarla sürekli belirli grup veya kişiler hedef alınıyor ve benzerlerini misliyle yapanlar görmezden geliniyorsa objektif olunmadığı ve gerçeğin ortaya çıkarılmasından ziyade kötüleme kastıyla yapıldığı gibi bir durum ortaya çıkmaz mı?
Kamil 21 Ocak 2020 15:00
Bu dil bizim ve özenli kullanmamız lazım. Doğru noktalara değinmişsiniz, teşekkürler.
KARAR OKURUMürsel 21 Ocak 2020 13:52
Mehmedabi postai Pakistan,postası Pakistan olmuş.Yani şapkalı i si gibi düşünülmüş.Bu arada posta seslileri kalın olunca, postaı olmasını düşünürsek postası anlaşılabilir.Harcı/ hercai farkı gibi.
Hocam T.d.k'na telefonla ulaştım " çekinser " neden çekimser oldu ..dedim Halk öyle telaffuz ediyor ...dediler " keşki " neden keşke...diyorum İzah edecek uzman yok
Kukumav Kuşu 21 Ocak 2020 12:33
Son cümlede kullandığınız virgül de yanlış olmuş bence.
KARAR OKURU 21 Ocak 2020 09:44
Peki Mehmet Bey, siz “muztarip” yazmissiniz da bu kelimenin doğru yazilisi bu mu? TDK “muzdarip” diyor, bazi dilciler “mustarip”. Siz de ikisini birlestirip “muztarip” demissiniz.
Yusuf Bahri Kalecikli 24 Ocak 2020 14:08
0
Mim harfinin kuyruğunu nasıl istersiniz beyim? Telaffuzda hepsi doğrudur. Yazıda da bir mahzuru olduğunu sanmıyorum. Anlamayıp muzdarip olan varsa beri gelsin.
HACI MURAT 21 Ocak 2020 09:05
"Batılılaşma İhaneti" yazarının Batılılaşma konusunda bir yazı yazması vacip oldu gibi geliyor bana.Neden? "Keşke Batılılaşmayı daha erken keşfedebilseydik" başlıklı yazıların üstüne iyi gider de,ondan.
Krr 21 Ocak 2020 11:36
1
Batıyı sevmek beğenmek içimize almak zorunda değiliz. Ama doğunun üçkağıtçı, kolayci, entrkaci, çıkarcı kafasıyla bunu söylemek abes kaçıyor be hacım. Bazen insan aynaya yaklaşıp gözbebeklerine bakmalı. Oradaki şeytan ve varsa melekleri görmeli, kendini sorgulamalı. Denemek bedava...
Muhtefî. 21 Ocak 2020 09:01
Güzel bir yazı. Bu tur yazilar çok büyük fayda sağlar bu Milletin diline ve dolayisiyla Tefekkurrune..!..Konuşuyoruz fakat derinligi yok ve yerinde kullanmıyoruz kavramlari..Savunma ve ıddia çok farklı anlamlar. Sağlamak,Sebeb oldu o da öyle. Tebrikler sayin yazar..
HACI MURAT 21 Ocak 2020 08:59
Bazıları bu tür yazılara "Başka konu bulamadınız da bula bula bunu mu buldunuz?" tarzında yaklaşıyor.Esasen bu tipler iktidara vurmayan yazıyı yazıdan saymıyorlar.Bence sayın Doğan önemli bir konuya değinmiş.Sağlamak kelimesinin yanlış kullanıldığını şahsen ben de fark ediyordum.
Kaptan Kusto 21 Ocak 2020 07:16
Bir süredir köşenizi takip ediyorum; ilk defa benimseyerek okuduğum yazınız bu oldu. Olumlu bir yorum yazmaya karar verdim ki, birden karşıma şu cümle çıktı: "Asfaltlardaki bozulmalara ağır vasıtalardan sebebiyet verdiğini iddia etmek de mümkündür." "Vasıtaların" yazmanız gerekmez miydi?
KARAR OKURU 21 Ocak 2020 01:59
V. ... hiç biri bu kadar koltuğa yapışamayacak itişip kakışamayacaklar, ağızlarına geleni söyleyemeyecekler, vekalet veren milletten çekinecekler! Diğer kârları da isteyen sayabilir... Yazmıştım ama bu günkü İddia etmek ve savunmak fiillerinin televizyon kanallarının haberlerinde sürekli yanlış kullanılmasından cinnet geçirmek üzereyken bu köşe yazınız nedeniyle umudum yeniden arttı.
KARAR OKURU 21 Ocak 2020 01:58
IV. ... ayı ve yaşadığımız dünyayı daha çok seveceğiz. Gökyüzüne daha çok bakacak öğrenmeye çalışacağız, uçsuz bucaksız bu evrenin belki yaşayan tek canlılarıyız belki de değil. Ama bilinen bilinç sahibi tek canlısı olduğumuzu düşünüp biraz gururlanacak olsak da insan olduğumuzu ve sorumluluğumuzu hep aklımızda tutacağız. İşte o zaman bizi, ne politikacılar arka bahçe ve oy deposu olarak görecek ne de bizim vergilerimizle canlarının istediklerini yapabilecekler ki buna muhalefet partileri de dahil. Halka hizmet! için +++
KARAR OKURU 21 Ocak 2020 01:58
III. ... ulus bilinci.... konularında çevrelerinde bu bilgilerden yoksun olanlara bildiklerini vakit geçirmeden anlatmaya başlayacaklar. Böyle böyle farklılıklarımızın farkında olup birbirimizi normal bir insanoğlu gibi görüp anlayacağız. Size çiçek çocukları gibi gelebilir ama bu ondan farklı. Birbirimize sadece insan olduğu için saygı duymayı öğreneceğiz. Aynı zamanda çevremize hayvanlara, bitkilere de saygı duyucak hatta onlara hayran olacağız. Doğayı, biz dahil üzerindeki her şeyle birlikte korumak isteyeceğiz. Güneşi, +++
KARAR OKURU 21 Ocak 2020 01:57
II. ... okumuşken diğer yazarların yazdıklarını da okumak isteyecek ve bol bol sanal sayfa çevirecekler. Çok tıklanan web sayfası bol bol reklam alacak, gazete az da olsa para kazanacak, gazete giderlerinin ödenmesinde bu okuyucuların katkısı olacak. Bu birinci ve kısa vadeli kâr. Köşe yazılarını okudukları için ülkemizi ve insanlarını daha çok tanıyacak özellikle sizin yazılarınızı okuyunca rehaveti bırakıp artık ne biliyorlarsa bildikleri kadarıyla edebiyat, sanat, tarih, ekonomi, hukuk, vatandaşlık bilgisi ve +++
KARAR OKURU 21 Ocak 2020 01:57
I. Köşe yazılarınız, ara sıra ümit verici gördüğüm bir kaç tanesi hariç genel olarak beni umutsuzluğa sürüklemesine rağmen yine de olumlu yanları çok bu yazıların. Gelişmiş ülkelerin ve zeki insanların aydınlattıkları bir ışık türü var artık. Teknoloji! Yazılarınızı okuyanlar da benim gibi havsalasını kaybetmeye ramak kala iseler bir anda bir son bir çırpınış ya da Türk’ün aklı misali başkalarına da onlardan söz edecek, o başkaları da sizin bu provokatif yazılarınızı okuyacak, sonra onu +++
KARAR OKURU 21 Ocak 2020 00:50
Dünkü Ecevit iftiralarınız daha kurumadı. Özür yazısı beklerdik lakin sizde o vicdan yok. Keşke sarayin paralı köşelerinde yazsaydınız. Kusura bakmayın.
Nurettin 21 Ocak 2020 04:02
3
Hayatta olmayan insan hakkında konuşmak çok kolay.Nasılsa iddialara, eleştirilere cevap veremez.Etik ve doğru olmayan bir davranış biçimi.Sadece Sn. yazar için değil birçok yorumcu dün daha rahmetlinin haftasını beklemeden eleştirdiler. Halbuki rahmetli ülkemiz şartlarına göre uzun sayılacak bir yaşta vefat etti. Sağlığında eleştirecek zaman bulamadılar demek ki! Karar gazetesi yazar yorumlarında Sn.Erdoğan da eleştiriliyor. Genellikle parti lideri olarak.Ama bu eleştiriler hayatta olmayan bitini eleştirmekten daha riskli. Eleştiriler bir şekilde kendisine ulaşabilir hakaret boyutu varsa hukuk
KARAR OKURU 21 Ocak 2020 11:44
4
Hukuki işlem başlatılabilir. Ama rahmetli olmuş kişiyi eleştirmenin hiçbir riski yok.Eleştiriler bu nedenle mi bilemiyorum. Benim Karar yazarları ve yorumculardan ricam, çok zorunlu olmadıkça ölülerimizi rahat bırakalım. Onlar artık ahrette...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN