Back To Top
AYM’nin bir Bölüm’ünün verdiği kararı, AYM’nin Genel Kurul’u bozabilir mi?

AYM’nin bir Bölüm’ünün verdiği kararı, AYM’nin Genel Kurul’u bozabilir mi?

 - Son Güncelleme: 07.02.2020 Cuma 08:01
- A +

Ülkemizin saygın hukukçularından Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk “Kendini Tüketen Hukukun Dramı” kitabında şöyle bir anekdot aktarıyor:

“Merhum Prof. Dr. Sahir Erman, İtalya’da konuk öğretim üyesi olarak ders verdiği 1983 yılında, Roma Hukuk Fakültesinde Türk Yargıtay içtihatlarından örnekler sunarak 1889 İtalyan Ceza Yasası’nın ülkemizde nasıl uygulandığını anlatan bir konuşma yapar. Konuşma dinleyicileri öylesine şaşırtır ve sarsar ki İtalyan Anayasa Mahkemesi üyesi, daha sonraları Adalet Bakanlığı da yapan Prof. Giovanni Conso tepki göstererek şöyle der:

Sizin hukuk fakültelerinizde ceza hukukunun en basit esasları öğretilmiyor mu ki yargıçlarınız, Yargıtay’ınız böyle garip kararlar veriyor?

Oysa rahmetli Erman, İtalya’da kitapçık olarak da yayımlanan bu konuşmasında, Türk hukukçularınca başarılı sayılan yargısal görüşlerden örnekler seçmiş ve destek göreceğini ummuştur. Ne var ki sonuç, merhum Erman için tam bir düş kırıklığı olmuştur.” (Sh.48-49)

Bugün ise mahkemelerden çıkan çelişkili kararları tanımlamak için “garip” kavramı bile yetersiz.

Zira mahkemelerimizden artık “bir uçtan başka diğer bir uca savrulan kararlar” çıkıyor.

Düşünün ki ağır ceza mahkemelerimiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları veriyor, istinaflar ağır ceza mahkemelerinin verdiği kararları onaylıyor. Bu kararlar Yargıtay’dan, Anayasa Mahkemesi’nden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden “ortada suç yok, insan hakları ihlali var” denilerek geri çevriliyor…

Yahut, bir üst mahkeme, ağır ceza mahkemelerinin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını bozuyor, beraat kararı veriyor… Berat kararı veren hakimler bir gecede başka illere atanıyor…

Ancak hakkını teslim etmek gerekir ki böylesi bir ortamda Yargıtay 16. Ceza Dairesi ve Anayasa Mahkememiz evrensel hukuku yansıtan kararlar da veriyorlar. Bu da ümit veriyor elbette. Ancak onların da eleştirilecek kararlar verdiği oluyor.

* * *

Bugünlerde Anayasa Mahkemesi çok önemli bir karar vermek durumunda:

AYM’nin bir Bölüm’ünün verdiği bir kararı, AYM Genel Kurul’u denetleyerek bozabilir mi?

Bu konuda hem kanunî boşluk var hem de emsal bir içtihat yok.

Olay Mümtazer Türköne’nin bireysel başvurularıyla ortaya çıktı. Biliyorsunuz, Türköne hakkında AYM İkinci Bölüm’ü “ihlal yok” kararı verdi. Şahin Alpay ve Mehmet Altan konusunda ise AYM Genel Kurul’u “ihlal var” kararı vermişti.

Buradaki önemli bir ayrıntı Alpay ve Altan’ın başvurularına bakmakta olan AYM’deki ilgili bölüm, davaya bakmayarak dosyayı doğrudan AYM Genel Kurulu’na sevk etti. Türköne’nin davasına bakan bölüm AYM Genel Kurul’a sevk etmeyerek kendisi karar verdi.

Türköne şimdi iki karar arasındaki çelişkiyi gerekçe göstererek, kendisinin dosyasının da Genel Kurul tarafından denetlenerek karara bağlanmasını istiyor.

Bu durum siyasi davalarda ilk kez karşımıza çıkıyor. Bu açıdan AYM tarihinde de bir ilk olacak.

* * *

Peki bu neden böyle oldu?

AYM tarihinde ilk defa gündeme gelen bu hukuki problemi AYM eski başkanı Haşim Kılıç’a sordum.

Ortaya çıkan bu durumun “AYM kanunundaki bir boşluktan” kaynaklandığını söyleyen Sayın Kılıç’ın tespitleri önemliydi. Şunları söyledi:

“Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşu ve işleyişi ile ilgili yasanın 50. Maddesi, Bölümler arasında aynı konuda oluşan esasa ilişkin farklı kararların çözümü için AYM Genel Kurulu’na görev vermiştir. Ancak Genel Kurul kararları ile aynı konuda Bölüm kararları arasında oluşacak farklılıkların çözümü için yasada herhangi bir yol öngörülmemiş. Bu konuda AYM kuruluş yasasında bir “boşluk” var.

Oysa Yargıtay Kanunu’nda, Ceza Genel Kurulu ile bir Ceza Dairesi ya da Hukuk Genel Kurulu ile bir hukuk dairesi arasında ortaya çıkan içtihat farklıkları, kanunun 16. Maddesi gereğince Yargıtay Büyük Genel Kurulunca çözülmektedir.

AYM Kanunu’nda oluşan bu “boşluğun” ne şekilde giderileceği de açıktır. Ya Yargıtay Kanunu’nda olduğu gibi yasal bir düzenleme yapılacak ya da AYM kendi iç işleyişi ile ilgili verilen iç tüzük düzenleme yetkisini kullanarak bu boşluğu dolduracak. Ancak, Anayasa Mahkemesi Bölüm kararlarının kesin olduğu gerekçesi ile hiçbir karar da vermeyebilir. Çünkü kuruluş yasasında “Bölüm kararlarına” karşı sadece tavzih veya maddi hatanın düzeltilmesi için başvuruda bulunabilir, hükmü vardır.”

Sayın Kılıç’ın bu tespiti önemlidir, dikkate alınmalıdır. Ortada ciddi bir sorun olduğu görülüyor. Aynı dava, aynı dosya, AYM Genel Kurul ve AYM İkinci Bölüm’ün verdiği iki farklı karar var.

Bu karar farklılığı, ülkemizdeki temel hak ve hürriyetlerin daha iyi korunması noktasında önemli bir işleve sahip olan Bireysel Başvuru’da ortaya çıktı. Hukuk ihlallerini giderecek, temel hak ve özgürlük alanlarında oluşan mağduriyetleri telafi edecek adaletin son makamında çelişkili bir kararlar çıkmamalıdır.

Zira Anayasa Mahkemesi, adaletin tecelli ettiğinin görülebilmesini, devlete olan inancı ve adalet dağıtmakla görevli yargıya olan güveni pekiştirecek son makam. Bireysel Başvuru adı üstünde hak ve özgürlüklerin yeri. Oradan ötesi AİHM.

AYM tarihinde bir ilkle karşı karşıyayız. AYM, Mümtazer Türköne’nin “Benim başvurumu Genel Kurul denetlesin ve karar versin” başvurusu değerlendirirse, bir ilk olacak, öyle görünüyor.

Ve bu bundan sonrası için hem emsal olacak hem de içtihat olacak…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 14:47
Avrupa’da yaşıyorum, burada da birçok dava üst mahkemelere hatta AIHM’sine gidiyor ve gerekiyorsa gerekçe belirtilerek tekrar yargılanmak üzere mahkemeye iade ediliyor. Anlamadığım şey şu; Türkiye’de AYM neden bunu yapmayıp kendisi yargılayarak karar veriyor ?
KARAR OKURU 07 Şubat 2020 23:47
Mademki bölümlerinin arasında aynı konuda oluşan esasa ilişkin farklı kararların çözümü için AYM Genel Kurulu’na görev verilmiş, aynı konuda, bir bölümün davaya bakmayarak dosyayı doğrudan AYM Genel Kurulu’na sevk etmesine rağmen, diğer bölümün doğrudan kendisinin karar vermesi, aynı konuda oluşan esasa ilişkin bu iki farklı kararın AYM Genel Kurulu’nda görüşülmesini gerektirir.
KARAR OKURU 07 Şubat 2020 14:50
Sayın Çakır, Yazılarınız tarafsız ve mükemmel. Bu Rusya ya ne oluyor bugünlerde bizi suçlamaya başladı. Suriye de Türk tarafında teröristler varmış ve biz onları koruyormuşuz. ESAD be Onun Ordusundan daha büyük terör örgütü mü var? 4 milyon Suriyeli kaçıp Türkiye ye geldiler ve başka ülkelere kaçanları sayarsak on milyonları geçer gibi. Rusya asıl teröristi onlar destekliyorlar.
Türk oğlu ! 07 Şubat 2020 14:41
Kendimizi kandırmayı bırakalım.Tarihte az bir süre öyle gibi gözükse de haklının dediği değil hep güçlünün istediği oldu.Birileri birilerini hep ezmiştir.Bu gün güçsüz olan adalet ister.Aynı kişi yarın güçlenince kendinden öncekine rahmet okutur.Bütün dünyada muktedirlerin çizdi ölçüde özgürsündür.Onun dışına çıktın mı anarşist olursun.Bu manada bütün peygamberler anarşisttir.Ama aynı peygamber düzeni kurup öldükten sonra takipçileri yine başkaldırdıkları düzenin dümenine girip kaldıkları yerden devam ederler.Kısaca mal meselesi, mal/para senin mi benim mi olacak davası.
Karar okuru 07 Şubat 2020 11:45
Aşı sağlıkta önleyici hizmettir. Sağlıklı toplumu korur, enerji, para boşa gitmez. AYM genel kuruluda alt olay dosyaları için önleyici çalışma yapabilir.Yapıyordurda. İlk mahkemelerde önleyici, koruyucu hizmet verebilir.
okur 07 Şubat 2020 11:10
elif hanım menfaatçi değil menfaatçi olsa ikdarı onaylar
KARAR OKURU 07 Şubat 2020 10:33
Türkiyede adalet yok gerisi boş laf! Artık bu ülkeye inanmıyorum!
KARAR OKURU 07 Şubat 2020 19:07
2
Varmış gibi davran Pampa (yeni nesil gençlerin dizi dili...), varmış gibi; inanabilirmiş gibi de yap be Pampa! Haydi, kolay gele.
KARAR OKURU 08 Şubat 2020 14:27
0
Şimdi, şu kırmızıları görünce, yazalım dedim: METAŞ 2006 da 600 milyon $ a özelleştirildi. Bu şirketin % 20 si borsada halka açıktı. Eder mi 120 milyon $, eder. Peki bu paraya ne oldu? Bilen var mı? Kime özelleştirildiğini bilen var mı? Aslın da, var. Torunlar'ı duyan var mı? Var. Muhtemelen, duymayan kaldı mı? Kalmadı. Adalet nerede, bilen var mı? Var olsa da kırmızıcılar kulaklarının üstüne yatmaya devam ederler, gari...
Karar okuru 07 Şubat 2020 08:54
Elif Hanım, aniden gelen bir dalganın, kumlu sahile attığı deniz yıldızlarından bir tanesini suya atsan ne olur. Binlercesi kumlu sahil de kaldıktan sonra. Denize atılan açısından bakalım ve sevinelim ama biraz polyannacılık oynamak ve işin kolayına kaçmak olmaz mı? Öte yandan genel kurul karasını daire dinlemez ise ne olacak. AYM kararını dinlemeyen mahkemeler yok mu? Bu ülkede Adalet çok zor.
KARAR OKURU 07 Şubat 2020 02:57
Elif Hamım, elinize sağlık ama boşuna yazıyorsunuz. AYM dahil hangi mahkeme şu anda hukuk, kanun ve vicdanı dikkate alarak karar verebilir.
KARAR OKURU 07 Şubat 2020 00:20
Uygulanmadıktan sonra beş milyon sayfalık kanun olsa ne yazar. Faso fiso işlerle uğraşıyoruz. bu adamlar bu ülkeden sopayla kovulmadıkça bize adalet uğramayacak. onlara anladıkları dilden muamele etmeniz gerekir. Kaba davranana kibar davranmayacaksın.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN