Back To Top
Referanduma dair

Referanduma dair

 - Son Güncelleme: 25.02.2017 Cumartesi 04:34
- A +

AK Parti ve MHP’nin getirmeye çalıştığı cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıkan CHP’nin dediklerine hiç itibar etmiyorum.

HDP’nin bu yöndeki argümanları da umurumda değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a topyekûn ve kayıtsız şartsız muhalefeti marifet belleyen, “Seni başkan yaptırmayacağız” sığlığını yüksek siyaset zanneden kimselerin “Hayır”ında hikmet aramam.

Beri tarafta yeni sistem teklifine “Evet” veya “Hayır” demeyi vatana sadakat ile vatana ihanet arasında bir tercih gibi gören / gösteren kimi “Reisçi” çevrelerin propagandası da bana uymaz.

Bunların “Evet”çiliğini sevimsiz buluyorum.

Hele, siyasi mücadelede ahlâk tanımayan ve FETÖ’cülerin mücadele yöntemlerini (yalan, iftira, haysiyet cellatlığı) benimseyen kimselerin “Evet”çiliğini hepten sevimsiz buluyorum.

Erdoğan ve AK Parti’yi ne kategorik olarak reddeden ne de kayıtsız şartsız destekleyen, iktidarın şu veya bu uygulamasına destek olmayı da karşı çıkmayı da zül saymayan, doğru bildiklerine doğru ve yanlış bildiklerine yanlış diyen iyi niyetli kimselerin “Hayır”cılığı bana o FETÖ’vari kimselerin “Evet”çiliğinden daha sempatik geliyor.

Sadece sempatik değil, sıhhatli bir çoğulculuk bakımından faydalı da geliyor.

Peki benim tercihim ne?

“Evet” mi “Hayır” mı?

***

Bu devletin “anayasa”sından hazzetmiyorum.

Kelimeyi tırnak içine alışımdan da anlaşılacağı üzere, “anayasa”yı telaffuz etmek bile tuhaf geliyor bana.

Öteden beri söylediğim gibi, ideolojik dayatmaların yer almadığı kısa ve öz bir “devlet beyannamesi”ni tercih ederim.

‘İsmim Türkiye Cumhuriyeti, vatandaşlarımın cümlesine hizmet için varım, idare şeklim ana hatlarıyla şöyle şöyledir, gerisi milletin temsilcileri tarafından yapılacak kanuni düzenlemelere kalmış’ gibi bir şey…

Orasını burasına değiştireceğiz diye uğraşmayıp “anayasa”yı olduğu gibi çöpe atmalı, yerine “devlet beyannamesi”ni koymalıyız.

Tamam, yine “anayasa” denecekse de razıyım, yeter ki milleti CHP diktatörlüğü döneminden kalma paradigmadan tamamen kurtarsın.

Teklif edilen yeni sistem (ki milli iradenin ensesinde boza pişirsin diye 27 Mayıs Cuntacıları tarafından kurulan “Anayasa Mahkemesi”ni milli iradeye bağlamayı da öngörmekte) bu değişime halihazırdaki sistemden daha elverişli görünüyor.

‘Yeni sistemde Recep Tayyip Erdoğan veya başka bir cumhurbaşkanı buna er veya geç tevessül edecektir’ diye ümit ediyorum.

Nasipse 16 Nisan’daki referandumda oyumu her şeyden evvel bu ihtimale vereceğim: “Evet”.

Daha dolaysız bir demokrasi için de oyum “Evet”.

Hükümette çift başlılığın sona ermesi için de...

Siyasi istikrar için de…

***

Bunlar hukuk devletinin teminatı değil tabii.

Yönetimde adaletin teminatı da değil.

Referanduma sunulan “anayasa” değişikliği paketi, eski Türkiye’ye ait kötü alışkanlıkların tümüyle terk edileceğini, mesela siyasi iktidar eliyle devlette, iş hayatında, basın-yayında yeni oligarşilerin oluşturulmayacağını -veya çoktan oluşturulmuş olan yeni oligarşilerin yıkılacağını- müjdelemiyor.

Ama bu gibi konular, bence, sistemin değişip değişmemesiyle alâkalı değil, maşeri vicdanın o yahut bu sistemde kuvveden fiile çıkıp çıkmamasıyla alâkalı konulardır; halihazırdaki sistem tartışmasından bağımsız olarak ele alınmalı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Akşam oluyor. 03 Mart 2017 22:11
Cahil bir insanım ama güneşin doğuşu ile batışını ayırabiliyorum.Güneş batıyor arkadaşlar;yakında zifiri karanlığı göreceğiz.
Raşit 02 Mart 2017 19:50
Başkalarının kullanmasini istemediğim yetkileri kendimde kullanmak istemem.
KARAR OKURU 01 Mart 2017 12:27
Sizin kadar rahat değilim. Başkasının eline geçmesini istemediğim yetkileri kendim kullanmak istemem.
Raşit 01 Mart 2017 12:15
Milli Görüş çizgisinde yoğrulmuş biri olarak söylüyorum. Hayalim başkanlikti uzun yillar bunun hayallerini kurdum. Muhafazakar yapilarin ancak böyle iktidar olacağını düşünürdüm ama geçen iki seçim düşüncelerimi değiştirdi gördüğüm kadarıyla chp ile hdp seçmeninin % 40 kemik denecek oyu var. Bunun % 50 olması zor değil o sebeple başkasının elinde olmasini istemediğim yetkiyi kendimde kullanmak istemem. Ama yinede büyük milletimiz güçlü devletimiz için hayırlısı ne ise olsun.
Erdem 27 Şubat 2017 11:36
Sizin kadar rahat olabilseydim keşke. Bu yetkilerle diktatör dediğiniz parti başa gelirse ne olur düşünmek dahi istemiyorum? Bir kişi meclis dağılımını belirleyecek, üst düzey kamu görevlilerini atayacak, hakim-savcıları atayacak... Karşı tarafın argümanları göz ardı edebilecek cinsten değil. Bunun adı gerçekten tek adamlıktır. Başkanlık sistemi haydi haydi hukukun üstün olduğu, adaletin tesis edileceği bir düzende getirilebilirdi. Ama üst akıl bu yolu tercih etmedi. Elbetteki koalisyonu istemiyorum bu kesin. Tekrar başa dönersem mesela; baş örtüsüne karşı olan biri yönetime geldiğinde baş örtü yasaklarına geri dönmemek için net bir "hayır"... Hukukun üstünlüğü için "hayır"... şu an Hayır dediğimde başıma bir şey mi gelir korkusunu yaşıyorsam "hayır".
Hüseyin DUMAN 26 Şubat 2017 18:34
Seçim sonrası belirsizliğin,kaosun,krizin ortadan kalkacak olması bile evet demek için yeter de artar bile...Neticede idareciler(Devlet başkanları) seçimle iş başına gelecek ve zamanı sınırlı olmak kaydıyla seçimle iş başından ayrılacak olması istikrarın, güvenin umudun yeşermesi olacağından evet evet evet... H.D
KARAR OKURU 26 Şubat 2017 14:49
Hakan bey sizin düşüncelerinize saygı duyuyorum. Vicdanınızın sağlamlığından da hiç şüphem yoktur. Fakat; Adalet sağlanmadıkça, darbeyi planlayan ve yapan alçaklar ile günahsız insanlar aynı kefeye konarak FETO damgası vurularak işi aşı elinde alınarak yaşam hakkı hiçe sayıldıkça benim Evet dememin imkanı yoktur. FETO'nun elini eteğini öpen siyasetçilere dokunulmadıkça benim evet dememin imkanı yok. TV kanallarında insanların aklıyla vicdanıyla alay edercesine boy gösterenlere prim verildikçe benim evet dememin imkanı yok. Herkesin tercihine saygım var.
Erdem 27 Şubat 2017 11:39
0
çok doğru bir tespit.
KARAR OKURU 26 Şubat 2017 07:19
Basarisi Irak'ta, Suriye'de, Kazakistan'da, Turkmenistan'da, Azerbaycan'da kanitlanmis baskanlik sistemiyle Turkiye'yi UCURMAK icin EVET, EVET, EVET!!!
KARAR OKURU 26 Şubat 2017 12:25
0
İroni yapıyo gibi: Azerbaycan başkan yardımcısı... nolcek şimdi!
Negolen 26 Şubat 2017 03:14
Hakan bey kuvvetler ayrılığı olsaydı partili cumhurbaşkanlığına da razı gelinebilir.düşünsenize seçilecek Başkan'ın sadece %51in başkanı olduğunu ve denetimin nerdeyse olmadığını.peki istikrar için evt çıksa ve denetimsiz bir Başkan'ın farklılıklara tahammülü olmasa, %49 luk kesim aynı zamanda bir istikrarsızlık değilmidir.demokrasi kültürü bu sistemde nasıl vücut bulur...özetle senin dinin sana benim dinim bana şiarı işlemez. Saygılar
ahmet 26 Şubat 2017 02:11
kararsızdım şimdi evete basacağım
BAHADIR 26 Şubat 2017 00:20
AKP. iktidarından önce ülkemizin kalkınmasına hiçbir katkısı olmayan TAKOZ hayırsızlara ve TÜRKİYE'NİN GERÇEK BAĞIMSIZLIĞI için EVET Hakan kardeşim tespitlerin gayet doğru
ahmet ciftci 26 Şubat 2017 00:17
hayirdir insallah
KARAR OKURU 26 Şubat 2017 00:02
sandikta vicdaninizin sesini dinleyeceginize inaniyorum hakan bey. içinize sinmeyen bu maddelere evet demek ve evete yonlendirmek buyuk vebal.baska Turkiye yok.saygilar.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 23:54
Hakan bey; birçok itirazınızın olsbileceğini tahmin ediyorum.
sinan yaprak 25 Şubat 2017 22:24
Sanırım ileride keşke yazmasaydım diyeceğiniz bir yazı olmuş, sistemler kişilerden bağımsız ele alınmalı.
okur 25 Şubat 2017 22:02
Demokratik bir anayasa yapılması için hiç bir engel yoktu.Yazık...Çok yazık.
Sıradan bir okur. 25 Şubat 2017 21:41
Hakan Abi sen hayır da desen evet de desen yanındayız YÜCE ALLAH senin gibi adamların sayısını çoğaltsın .Ben Cumhurbaşkanımızdan sonra Ak partinin birarada tutacak bir insanın gelebileceğini düşünmüyorum demokrat çoğunluğu sürekli birarada tutacak bir sistem olduğu için evet diyorum.Yoksa Erdoğan sonrasında bölünme ve istikrarı kaybetme riski çok fazla.Selametle kalın sayın abim.
Osman 25 Şubat 2017 21:16
Millet gücü bir kişiye ya da bir gruba rızasıyla devredebilir ama istediği zaman kararından geri dönme şansı olmalı. Gücü devrettiği kişi veya kişilerin kendi rızalarıyla bu gücü onlara geri vermesi nadir görülen bir durum. Yani geri dönüşü olmayan bir yola girmeden önce çok iyi düşünmek gerek.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 23:58
1
Osman bey, birilerinin seviyesi ne yapacağına karar vermeye yetmeyip, bir başkasının kendi adına karar vermesine müsait olabilir ve onlar buna razı olabilir. Fakat hiçkimsenin, Allahın bana verdiği hakları, benim elimden alıp, kendilerinin kutsal gördüğü birilerine verme hakkı yok. Olay basit bir "onun görüşü" olayı değil.
Mehmed Doğan 25 Şubat 2017 19:04
"Doğrucu Davut" olarak sevdiğimiz Hakan kardeşim, Anayasa taslağı eski Türkiye'ye ait ve senin de mağduru olduğun kötü alışkanlıkların tümüyle terkedileceğini müjdelemiyor, hatta onların daha da tahkim edileceği riskini içinde taşıyorsa, bu mahzurlarından arındırılarak millete sunulmasının önünde bir engel mi vardı? Keşke oyunun rengini hiç açıklamayıp kendine saklasaydın, herhalde mahalle baskısına daha fazla dayanamadın!
Nınaroy ARYAH 25 Şubat 2017 16:15
REFERANDUMDA sandıktan kahir ekseriyette HAYIR çıkıyor, Cumhurbaşkanı istifa ediyor, hükümet erken seçime gidiyor, CHP tek başına iktidar oluyor, içerdekiler dışarı, dışardakiler içeri giriyor, Hocafendi avdet ediyor, hatta bütün bu güzellikleri tebcil için Peygamber Ankara'da holografik tecelli ediveriyor, bense vecd ve istiğrak içinde teşrik tekbirleri getiriyordum ki.. '' Davar geldi, ağıla sok, yemini ver eşşolusu '' bağırtısı refakatinde, mabadime denk gelen tekme ile uyandırıldım peder tarafından..
KARAR OKURU 26 Şubat 2017 14:54
0
Bırakın artık rüyalarda yaşamayı. Bırakın hacı ve hocalardan medet ummayı, bırakın din tacirlerinin eteğine yapışmayı. Evet veya hayır demenin neden gerekli olduğu üzerinde yorumunuz yapın. Körü körüne hacıya hocaya, lidere bağlı olmak vicdan gözümüzü kör eder, adalet duygumuzu yok sayar, akıl sağlığımız yitirmemize sebep olur. İnsan düşünen, hisseden olaylar arasında neden sonuç ilişkisi kuran bir varlıktır. İnsan olduğumuzu unutmamak dileğiyle.
Erdem 27 Şubat 2017 11:50
1
Rererandumda Evet çıkıyor. Ekonomideki kötü gidiş devam ediyor. Halk kızıp bir sonraki seçimde CHPyi başa getiriyor. Bir khk ile camiler kapatılıyor, baş örtüsü ve Kuran-ı Kerim yasaklanıyor. Herkes huzura(?) eriyor.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 14:14
Sayın yazar, şu paragraftaki 'Reisçi' kelimesindeki 'çi'nin fazlalık olduğuna defalarca şahit olmadık mı? Beri tarafta yeni sistem teklifine “Evet” veya “Hayır” demeyi vatana sadakat ile vatana ihanet arasında bir tercih gibi gören / gösteren kimi “Reisçi” çevrelerin propagandası da bana uymaz.
Köroğlu 25 Şubat 2017 13:41
Uzaktan izleyebildiğim kadarı ile, Recep Tayyip Erdoğan iyi bir insan, iyi bir baba, iyi bir eş. Mazlumun ve altta kalanın yanında, onlara hak ettikleri değerin verilmesini istiyor. Dünyanın herkes için daha adil bir yer olmasını istiyor. Milletin hızla kalkınmasını istiyor. Çok çalışkan. Akıllı. Cesur, gerektiğinde risk almasını biliyor. Kararlı. Hedeflerini gerçekleştirmek için kafasında bir yol haritası, plan ve projeler var. Bu yol haritasını hızla uygulamak istiyor. Pek zamanı kalmadı. Önüne engel çıksın istemiyor. Ben de iyi bir insanım, iyi bir baba, iyi bir eşim. Mazlumun ve altta kalanın yanındayım, onlara hak ettikleri değerin verilmesini istiyorum, eşitliğe inanıyorum. Dünyanın herkes için daha adil bir yer olmasını istiyorum. Genelde tüm insanlığın, özelde içinde yaşadığım toplumun hızla kalkınmasını istiyorum. Çok çalışkanım. Akıllıyım. Cesurum, gerektiğinde risk almasını bilirim. Kararlıyım. Uygulama imkanım olsaydı, hedeflerimin gerçekleşmesi için kafamda bir yol haritası, plan ve projeler var. Bu yol haritasının Tayyip Erdoğan'ın kafasındaki ile alakası yok. Ben doğru düşündüğüme eminim. Tayyip Erdoğan'ın yanlış düşündüğüne eminim. Annem ikimizin de yanlış düşündüğüne emin. Fatih, Kanuni, 3. Ahmet, 2. Mahmut, 2. Abdülhamit, Mustafa Kemal, Özal çok büyük işler yaptılar. Çok büyük hatalar da yaptılar. Hatalarının bedelini binlerce, milyonlarca insan can, mal, para, zaman, özgürlük, onur ile ödedi. Sonuçta ortaya başarılı bir şey de çıkmadı. Türkiye vasat bir ülke. Avcılık-toplayıcılık zamanlarında, insan topluluğu 20-150 kişi arasında idi. Herkes birbirini tanırdı. Tepesinde bir kişinin olduğu bir hiyerarşi vardı ama, küçük olmaktan ve herkesin birbirini tanımasından kaynaklanan adı konmamış bir denge-denetim sistemi de vardı. Sapıtan, yozlaşan ya da genel beklentiye çok ters gelen bir lider yerinde kalamazdı. 7 milyarlık bir insanlık ile derin organik bağları olan, 80 milyonluk bir toplum çok karmaşıktır. Bir tek insanın beyni bütün bu karmaşıklığı modelleyemez. Fırsatları ve tehditleri göremez. Elinin altında bir teşkilat olsa bile kararlar merkezileştiğinde, o teşkilat kararlarda belirleyici olamaz. Bu karmaşıklıkta bir yapı ancak kararların dağıtılması, tanımlanmış denge-denetim mekanizmalarının kurulması ile yönetilebilir. İnsan beşer, kuldur şaşar. Denge-denetimin olmadığı yoğunlaşmış karar mekanizmalarında hata yapılması, hem de kararların etki ölçeği büyük olduğu için büyük hata yapılması kaçınılmazdır. Denge-denetimin olmadığı bir yönetim sistemi, bozulmaya mahkumdur. Çoğunluk partisinin milletvekillerinin cumhurbaşkanı tarafından atandığı, HSK üyelerinin yarısının cumhurbaşkanı, diğer yarısının cumhurbaşkanının kontrolündeki Meclis çoğunluğu tarafından atandığı bir sistemde denge ve denetim olmaz. Siyasi partiler yasası ve seçim yasası değişirse evet diyeceğim, değişmez ise hayır diyeceğim. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmayalım.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 21:40
1
Erdoğan'ın pek zamanı kalmadığını nerden biliyorsunuz afedersiniz? Allah ne derse o olur.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 13:28
Bilindiği gibi 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi üyelerinin 12’sini (dolaylı bir şekilde) Cumhurbaşkanı, 3’ünü de partisinin çoğunlukta olduğu meclis seçecektir. Böylece yargıda kendi denetiminde olacaktır. Tüm bu sınırsız ve denetimsiz yetkilerin bir kişiye, Cumhurbaşkanına devredilmesinin, Türkiye bakımından beraberinde getirebileceği tehlikeleri görmemek, anlamamak mümkün müdür?
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 21:52
8
AYM üyeleri 12 yıllığına atanır. Cumhurbaşkanı 5 yıllığa seçilir. 12 yıllık bir adam neden 5 yıllık birine köle olsun? Kaldı ki bu üyelerin bazıları önceki cumhurbaşkanları tarafından atanmış oluyor. Meclisin çoğunluğu pekala cumhurbaşkanından farklı bir partide olabilir.
KARAR OKURU 26 Şubat 2017 00:04
0
Nasıl "mümkün mü?" diye sorabiliyorsunuz anlamıyorum. Mantık, vicdan, din, iman, ahlak "mümkün değil" diyor ama bu teoride, pratikte adam "anlamam" diyor işte.
KARAR OKURU 26 Şubat 2017 11:00
0
Araştırın...araştırınız sonucunda şuna varacaksınız: 2019 Ağustos’una dek AYM’deki tablo şöyle şekillenecek:Gül: 9 üye, Sezer: 1 üye, TBMM: 3 üye ve Erdoğan: 4 üye. vee sonra düşüncelerinizi yazın sn 21:52 , 00,04 Düşüncenizi bekleriz.Saygılar
kısaca anlatalım mı ! 26 Şubat 2017 11:06
0
Sayın Erdoğan 2019’da yeniden Cumhurbaşkanı seçilirse, sn.Sezer’in atadığı Serdar Özgüldür ile Gül’ün atadığı Recep Kömürcü 2020, Gül’ün atadığı Burhan Üstün 2021, Erdal Tercan 2023, Muammer Topal ve Muhammed Emin Kuz ise 2024’te emekli olacak. Erdoğan’ın İkinci dönem Cumhurbaşkanı olması halinde 2020’de toplam 6, 2021’de 7, 2023’te 8 ve 2024’te toplam 10 üye kendisi tarafından atanmış olacak. Bu durumda seçtiği toplam 4 üyeye ek olarak teorik olarak 6 üye daha atayabilecek Cumhurbaşkanı Erdoğan. O zaman 17 üyeli AYM’de doğrudan Erdoğan’ın atadığı üyelerin çoğunluk eşiği olan 9’a gelebilmesi 2024’ü bulabilecek. Bu arada 2022’de de iki üyenin TBMM tarafından yenileneceğine dikkat çekelim. Burada belirecek güç dengesi söz konusu eşiği 2022’ye çekebilir.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 13:26
"CHP’nin dediklerine hiç itibar etmiyorum." diyen sayın yazarın, Cumhurbaşkanının kendisine karşı 400 milletvekili oyuyla (bulunabilir liği ) açılabilecek bir soruşturma durumunda bile, Meclisi feshedebileceğini (ve bu kozu Demoklesin Kılıcı gibi kullanabileceğini) de yazmasını beklerdik.Saygılar
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 13:14
"CHP’nin dediklerine hiç itibar etmiyorum." diyen sayın yazarın, ABD deki başkanvekilinin seçimle geldiğini de yazmasını beklerdik. Saygılar
cb yardımcısı seçimle gelmeli 26 Şubat 2017 15:01
0
referandum teklifinde cb yardımcısı seçimle değil bizzat cb tarafından atanıyor !
Esma 25 Şubat 2017 12:52
Fikriniz Hayır olsaydı da gene yazacağınıza eminim. Vakti zamanında neler yazdığınızı gördük. Bende evet diyeceğim." Yetmez ama Evet" diye düşünüyorum. Daha fazla düşünce hürriyeti, eleştirilere açık bir yönetim, terörle daima etkin mücadele, ekonomik reformlar zamanla olur diye umut ediyorum.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 17:43
1
bizde zamanla olur diyorduk 15 sene geçti, ömrümüz bitti neredeyse
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 12:35
"CHP’nin dediklerine hiç itibar etmiyorum." diyen sayın yazarın, 13 üyeli HSYK nın 4 ünün başkan tarafından seçildiğini diğeri adalet bakanı ötekisinin de adalet bakanı müsteşarı olduğunu (etti 6) bilmemesi,kalan 7 üye meclis kontenjanı için iktidar partisinin en az 1 üye daha almaması da mümkün değil...(etti 7 yani çoğunluk) buna göre düşünmesi ve yazmasını rica ederim...Saygılar.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 13:15
1
kısaca: maça 6-0 önde başlanıyor..
Mehmet 25 Şubat 2017 12:04
Bilmiyor. Düşünmüyorlar. Öğrenmeye çalışsalar ve düşünseler boyle yapmazlardı. Zulme uğrayan masum insanlar için belki bir çıkış yolu olur diye ne yazık ki hayır.
Umut 25 Şubat 2017 11:44
Gevelemeye gerek yok oyunu hayır olarak açıklarsan ertesi günü seni oradan kovarlar. Memleket bu durumda iken evet çıksa ne yazar, hayır çıksa ne yazar. Sen anladın onu. Nokta.
Tora Bora 25 Şubat 2017 11:14
Sayın Albayrak; "Evet" reyiniz, yetmez ama "EVET" şeklinde olmuş. Saygı duyarım...
Ali Guruoğlu 25 Şubat 2017 11:06
Yılmaz Erdoğan'ın bir şiiri vardır. "ben senin bana aşık olma ihtimalini sevdim" der bir dizesinde. Hakan Albayrak'ın "Evet"'i de sanırım bu ülkede belki bir gün hukuk ve demokrasinin en başat değer olma olasılığına meftun bir evet. Bundan bir aşk mı yoksa kara sevda mı çıkar göreceğiz. Hadi hayırlısı!
Vatandaş 25 Şubat 2017 12:12
2
12 Eylül 2010'da yapılanı gördükten sonra bu sefer "yetmez ama HAYIR"diyeceğim.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 11:01
"Daha dolaysiz bir demokrasi" icin evet oyu vereceginizi yazmissiniz. Hakan Bey, bu anayasa degisikliginin demokrasiyle uzaktan yakindan ilgisi yok. Bunu herkes gibi siz de biliyorsunuz. Kose yazarlarinin, akademisyenlerin, hatta Ak Partili vekillerin bile baski altinda oldugu bir donemde yasiyoruz. Cumhurbaskani'ni elestirmek tehlikeli. Bunu yapan meslektaslarinizin bazilari hapiste cile cekiyor, isini kaybedenlerin sayisi da giderek artiyor. Boyle bir ortamda korkmak anlayisla karsilanabilir. Yine de bu makalenizi okurken sizin icin rahatsiz oldum. Vicdanli, onurlu bir insan oldugunuzu tahmin ediyorum cunku. Bu meslegi vicdaninizi yaralamak pahasina yapmaktansa, istifa edip baska bir isle ugrasmaniz sizin icin cok daha hayirli olur diye dusunuyorum. Daha gencsiniz, onunuzde koskoca bir hayat var kardesim. Vicdan yarasi iyilesmez, yaslandikca agirlasir.
Abdullah hasan 25 Şubat 2017 10:56
Normalde bizim memlekette vatandaş arasında sosyal manada bir kırılganlık olmuyor, kardeşlik hukuku idare eder vaziyette işliyor, referandum ve seçim dnemlerinde aşırı elektirklenme oluyor, bunun da çoğunluk müsebbibi parti yönetimlerinin üst kademelerinden kaynaklanıyor. Bunun da sebebi, holigan şeklinde görüş belirtmek, slogan şeklinde iletişim kurmak. Benden misin , değilmisin ayrıştırması çok ayyuka çıkıyor, sakin olalım, kimse farklı görüşünden dolayı karşı tarafa kötü birşey itham etmesin derken bile çoğu kendini uyanık başkasına salakmı zannediyor nifak kelimesi ni cümle aralarına sıkıştırıyor. Sistemi değiştirelimmi diye görüş sorulan bir konuda herkes Slogan şeklinde açıkladığı görüşünün karşısında NEDEN sorusunu almak istemiyor. Bizim memleketimizde SENDEN BENDEN ayrıştıracıyla ne yazarlar, ne edebiyatçılar, ne fizikçiler nede matafizikçiler kendi aralarında sadece fikirlerin konuşulduğu bir oturum yapılabiliyor. Senden benden hesabıyla Memleketimizin değerleri harcanıyor M.Şevket EYGİ hocanın sürekli değindiği gibi ; Sığ kavgalarla birbirimizi harcarken Uluslar arası bir arenada devamlı olduğumuz bir başarı varmı. Benden değilse bir şair onu, dünya imrense bizde kabul görmüyor. Abdurrahim KARAKOÇ un uğradığı sansürlenmek gerçeği bunun çooook açık örneği. Ben bilmezdim, Spor musabakaları da böyle olurmuş ve onun için uluslar arası arenada başarı alamayız diye özetlemişti biri bana. YAZIKLAR OLSUN senden benden diyerek Memleketimin Değerlerini harcayanlara. Fikrini açıklayan hain ilan edilecek se, Ben rüya gördüm böyle güzel olacak diyerek, yok öyle istemiyorum diyerek fikrini irdeleme zahmetini girilmeyecekse o zaman referanduma veya seçime gidilmesin kardeşim, hiç olmazsa bunca para devlete kalır buraya harcanan vakitler de herkesin kendi ailesine kalır. Bana biri fikrimi sorduğunda bana ne kadar dinleme vaktin ve tahammülün var diye sual ediyorum sonra .... tıpış tıpışşşş. Bir kişi (eğer kişiliğini kazandıysa) görüşünü beyan ettiği bir yerde( yazı, konferans, arkadaş veya kahvehane sohbetinde ) karşıdan gelen her suale tahammülü ve ya vakti varsa konu açacak yoksa Kapkaç gibi yaparaktan kimse kimseye rahatsız etmemeli.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 10:44
Yaziyi begendim. Benim oyumda hayir.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 10:19
Sayın Albayrak; Bir devletin geleceğini mahşeri vicdana bırakmak birine senetsiz sepetsiz para vermek veya tapusuz ev almaktan nekdar farklı bir yaklaşım? Kadim anadolu kültürü eşeği sağlam kazığa bağlayıp öyle dolaşmayı tavsiye etmiyormu? Her şey mahşeri vicdana bırakılacaksak örneğin suçlular için ceza yasası niye koyuyoruz? Yasa koymayıp her şeyi mahşeri vicdana bırakıp gitesek çözülecekmi her şey acaba? Yaşadığınız açmazları anlayabiliyoruz. Aynı açmazları bizde yaşıyoruz. Sessiz kalıp son dakkaya kadar değerlendirme yapıp oyumuzu vicnanımıza göre vermek insanları bizim içimizin henüz rahat olmadığı bir yöne yönlendirecek anlama gelen yazılar yazmaktan daha iyi olmazmı diye düşünce geçiyor insanın içinden.
İrfan 25 Şubat 2017 09:56
Hakan beyciğim önceki istikrar vaadlerinin de sonunu gördük. İstikrar tek başlılıktan kaynaklanır söylemi müslümanın felaketi olabilir. İstikrar adaletten kaynaklanır. Önerilen yeni sistemin ise adaletten nasibini almadığı çok açık. Bugün ABD'deki çoğulcu ve güçler ayrılığına dayalı başkanlık sistemi Trump'ın çılgınlıklarını frenliyor. Bize de çoğulcu ve güçler ayrılığına dayalı bir başkanlık sistemi önerilseydi oyum vallahi "Evet" olurdu. Ama bu haliyle "Hayır" Vesselam...
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 09:56
Sayın Albayrak, tespitlerinize tamamen katılıyorum. Siz evet dersiniz bir başkası hayır der, herkes birbirinin tercihine saygı duyarsa ve çıkacak sonuç evet olursa, hayır verenler de bu sonuca saygı duyarak içselleştirmeli. Hayır çıkarsa evet diyenler bunu saygı ile karşılamalı. Ülkemizin kargaşaya sürüklenmesine izin vermemeliyiz.
ABDULLAH 25 Şubat 2017 09:35
bu yazinin altina imzami atiyorum...
Mehmet Akif 25 Şubat 2017 08:06
Yalnız gezer, yalnız yaşar, yalnız ölür. Maalesef günümüzde Ebuzer gibi hakikati haykıracak kimseler çok azaldı. Kimse yalnızlığı ve pelikanların hücumunu göze alamıyor. İnsani bir şey bu, eleştirmek haksızlık olur. Benin düşünceme göre ise oy verdiğimiz partinin medyasında Hayır demeyi düşünenlere yapılan saldırılar bile Hayır demek için yeterli. Üstadım Abdülhamit düzeni doğru olsaydı, devlet 33 yılın sonunda batmazdı.
Hislere ve düşüncelere tercüman olmanın ve bunu makul ve münasip kelimeler kullanarak ifade etmenin nümune-i imtisali.. Ceddine rahmet Kardeşim Albayrak.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 06:47
Hakan Bey, korkusundan EVET diyen bir kitle var mı sizce? Bu dönemde EVET demek hayır demekten daha kolay bir iş sanki. Sizin fikriniz hayır olsa idi bunu yazamazdınız bu köşede...
Bülent 25 Şubat 2017 11:28
1
Bırakın muhalefeti parti içinde herkes birbirinden korkuyor, bin düşünüyor bir konuşuyor. Ehl-i insaf bunu gayet iyi biliyor...
Alperen 25 Şubat 2017 04:37
Hakan bey yeni anayasa nin bireye yüklediği aşırı yetki ve denetimsiz tarafını HAYAL etmeye çalışsak güzel olmaz mı ? Bu kadar yetkinin Kılıçdaroğlu nda olmasını HAYAL et demeye gerek duymuyorum peygamber hariç her beşer için sıkıntı oluşturacağıni HAYAL etsek neyle karsilacagimiz beni sıkıntıya sokuyor. sizin bir avantajınız var siz HAYAL etmeden birileri gerçekleştiriyor ama bizim o kadar avantajımız yok hayal etmek zorundayiz ve hayal ettiğimiz zaman da kabus görüyoruz. Elbette sizin irade beyanıniza saygı duyuyorum ama 18 maddeye dayandiramadan dolaylı yollardan evet demenize şaşırıyorum. Rabbim akibetimizi Hayr eylesin.
KARAR OKURU 25 Şubat 2017 09:41
0
AMİN
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN