Back To Top
Tabiî Hukuk’un İslami açıklaması

Tabiî Hukuk’un İslami açıklaması

 - Son Güncelleme: 13.12.2019 Cuma 09:21
- A +

Bu açıklama öz olarak 30. Sure’nin (Rûm) 30. Ayetindedir: Tabiî Hukuk fıtrat dinidir. Dîn-i kayyımdır, everensel ve temel ilkeleri değişmez. Fakat insanların çoğu bilmezler. İmkân bulamadığı veya aklı olmadığı için kabul etmeyenler bağışlanabilir. Aklı başında olan işine gelmediği için kabul etmiyorsa sorumludur.

Din tersine çevrilerek giyilen giysi gibi olunca, bu gerçeği reddedenler “Dîn-i kayyım”ı şekli dindarlık olarak tanıttılar. Tabiî Hukuk’un değişmez ilkeleri demek olan Şeriat’i tersine çevirdiler. Zamanla Şeriat’i bertaraf etmenin başka yolları da bulundu: Temel ilkeler doğru bir pozitif kurmaya yeterli iken, emanetleri ehline verme ilkesi terk edildi. Ulül-emr sultan oldu. Temel ilkelere uygun töre kurallarını kaynak kabul edecek yerde “örf” kelimesi, Sultan’ın iradesiyle konan kanunlar anlamına getirildi. “Nass’a muhalif içtihad”a cevaz verilmezken, hükümdarın iradesiyle konan kanunlar “örf ile tayin nass ile tayin gibidir” dokunulmazlık zırhına büründü. Temel ve değişmez ilkeleri hatırlatan “umûr-i saltanata müdahale edenler” konumunda sayıldı. Resûl-i Ekrem (s.a.) “Ehl-i kitaba zulmedenlere karşı hasım benim ve Din gününde hasımlığımı güderim” buyurduğu halde Mümtahine Suresinin 8-9. âyetlerine tamamen aykırı olarak bu emir de dinlenmedi. Bugünkü durumumuza bu sapmalar dolayısıyla düştük. Batı ülkelerinde de durum iç açıcı değildi. Toplumsal adalet ülküsü oralarda da İncil’de kalmıştı. Ancak müsbet ilimlere ve tekniğe önem verdikleri için gerçek medeniyete erişmediler ise de bu açıdan ilerlediler ve güç kazanılınca İncil unutuldu, bencil olundu.

İçinde bulunduğumuz durumdan elbirliği ile kurtulmamız gerekirken temel ilkeleri unutup Tagut’a (Mammon) kapıldık. Hristiyan yöneticiler de böyle oldu. “Uluslararası Hukuk’da dostluk değil, çıkar söz konusudur”, “İnsanlık tarihi, yaşama alanı savaşı demektir”, gibi şeytâni sloganlar, düşünmeyi unutturdu.

“İman’ı salih ameli, Hakk ve sabr ile öğütleşme” ödevimizi de unuttuk. Oysa bize dünya sınavımızda iki ağır ödev verilmiştir. Birincisi hukuk ve siyaset alanında insan onurunu eşitlik adaletiyle herkese tanımak, ikincisi de sosyal adaleti sağlamaktı. (Beled Suresi, 90/10-16). Bu surede, merhamet ile öğütleşme de vardır.

Oysa öyle bir durumdayız ki merhameti zayıflık ve sulu gözlülük olarak görüyoruz. Mağdurlar bir yana, fayton atlarını bile kurtaramıyoruz. “Sevginin adaleti” diyorum, derhal alaycılar devreye giriyorlar. Sevgiyi çağırana karşı “Ferisîler” ve “Sadukîler” ittifak ediyorlar.

Toplumbilimin laboratuvarı hükmünde olan tarihi incelerken gördüğümüz geri kalma sebeplerini açıklarken, yine bu ittifak karşımıza çıkıyor. Bizans’ın “mavi” ve “yeşil”leri gibi bölünmüş durumda kalmaktan kurtulmalıyız. Tarihin işimize gelmeyen sahifelerini yırtıp atacak yerde ibret almalıyız. Aklımızı, kalbimizi vermeliyiz. Dindarlık adına aklını kullanmayıp dumura uğratmak bedbahtlıktır.

Devlet yönetiminde liyakat ve ahlâka önem vermeli, Şûra ilkesini unutmamalı, icrada da, Meclis’te de, yargıda da liyakat ve ahlâkı aramalıyız. Bunu yapabilirsek Fasid daireden kurtuluruz:

- Meclis icraya, icra Meclis’e karışmamalıdır.

- Denetim nasıl olacak?

- Denetim yargının işidir.

- Şu halde hakim ve savcıları icra (yürütme gücü) mı seçecek, Meclis mi?

- Yargının içinden bir üst kurul seçecek!

- Şu halde hakimler hükümeti mi doğacak? vs. vs.

Hukuk devleti bilinci ve özlemi olmadıkça, Hukuk devleti için gerekli şekli düzenlemeleri de yapamayız. Aşk olmadıkça meşk olmaz.

Sorumu tekrarlıyorum: Ne yapmalıyız?

Sevgiyle!

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 21:05
Yazdıklarının tümüne katılıyorum. Ancak bu hükümet her türlü zorbalığı senin gibi düşünmryenlere yaparken en büyük desteği senden ve karından aldı. Şimdi sana dokununca hukuk lazım oldu öyle mi. İnandırıc�değilsin
KARAR OKURU 03 Şubat 2020 14:58
0
Artık ağzımızla kuş tutsak, on metreden uçup iğne deliğinden ip geçirsek bile siz khk mağdurlarına kendimizi beğendiremeyiz. Halbuki bizim ulema geleneğinde devlet ve bürokrasiden uzak durma var. İşkence bile etseler o vazifeleri kabul etmeyiz. Khk'lılar şehvetle devlet müdürlüklerini işgale koştu. Hiç birinin o menhus makamları şahsi menfaati için kullanmamış olması durumu değiştirmez. Khk'lılar makamları, müdürlükleri reddettikleri için mi içerideler?
KARAR OKURU 27 Ocak 2020 14:57
Allah insanları "İslam fıtratı" üzere yaratmıştır. Buradan seküler beyinlere bir malzeme çıkmaz.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 00:50
0
Bahsettiğiniz hakikat çocuklar ve çocuklukla ilgili. Çocuklar büyür ve adam kadın olur. Kültürel kimliğini, ister istemez benimser. Sosyal çevresi onu fıtratından saptırır. Hukuk sistemleri ise fıtri değil, kültürel yapılardır. Her sistemde fıtratın izi bulunur tabi, fakat hangi ölçekte? Tartışma buradan başlıyor, burada bitmiyor. Dolayısıyla (pek zekice ifadenizle) seküler beyinlerin malzemelerini bu hadisle ellerinden almış olmadınız!
KARAR M. Can 26 Ocak 2020 11:30
Sayın hocam Allah dilinizi ter u taze etsin...
Demek Gittiniz 25 Ocak 2020 13:27
Peki beyim, gidiniz. Bir veda bile etmeden gittiniz, gidiniz. Hepimiz, veda ederek ya da edemeden gideceğiz nasılsa. Günlük siyasi bir gazetede dişe dokunur şeyler yazmak kolay değildir, hele Yorumlara açık köşe yazısı yazmak, durduk yerde benim gibilerinin klavye tuşları ile muaşakasına mahmel olma tekellüfüne neden katlanasınız. Aferin Karar'a ki bu son yazıyı mersiyegûlar için bırakmış. Hurşîde baksa gözleri halkın dolagelür Zîrâ görünce hâtıra ol meh-likaa gelür
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 20:59
1
Türkçe yazsanız bir yeriniz eksik mi kalır. Yunus gibi, Karacaoğlan gibi
KARAR OKURU 24 Ocak 2020 00:27
İstiklal Mahkemeleri yasal idi.Peki hukukimi idi?Yüzlerce kişi idam edildi.Hak etmişlermiydi?Evrensel değerlerlemi kurulmuştu?Hemen o zamanın şartları gibi laf etmeyin.Adalet,şartlar ne olursa olsun,görmezden geleceğimiz bir kavram değildir.Bu gün adalet yok diye şikayet ediyorsak(şikayetlerimizde kuvvetle haklılık payı var),dün içinde,geçmiş içinde bunu söyleyebilmeliyiz.Kafaya geçirilen bir bez parçası(şapka)yüzünden onlarca,yüzlerce insan ipe gitti.Bunun savunulacak hiç bir tarafı yok.Nasıl ki birileri dinin arkasına saklanıp yanlış yapıyorsa savunamayacağımız gibi.
Demirhan ASİL 22 Ocak 2020 11:35
Sayın Hocam, kaleminize sağlık çok teşekkür ederim.
O zaman sorun BM'nin kurum kararlarını uygularsak hatta kurum şubelerini burada açarsak çözülebilir. Uluslararası Mahkemeler de adaleti tesis eder. BMGK'ne de üye olduk mu tamam. Aksaklıklar için global anlamda kabul edilebilir gerekçelerle teklifler yapar, onları da zamanla gideririz. Oh ne güzel
Atakan Volkan 19 Ocak 2020 00:50
Kur’an’ın devlet, millet yönetimiyle ilgili bildirdiği temel ilkeler, hükümler şunlardır: Şura esası- kollektif katılım-Demokrasi ( Şura-38 Aliimran-159) Liyakat esası- Emanetlerin-yönetimin ehline verilmesi. (Nisa-58) Adalet. (A’raf-29 Nahl-90 Mümtehine-8) Atatürk'ün liderliğinde Türk Milletinin kuruduğu Cumhuriyet Rejimi; demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti; dini esaslara, Kur’an hükümlerine ve insan fıtratına en uygun yönetim şeklidir.
KARAR OKURU 19 Ocak 2020 12:48
0
"Affedersiniz beyefendi, bu memleketi yıkmak için de ( sizin yukarıda ayetleri sıralayarak verdiğinizden daha dayanaklı) fetvalar verilmiştir. Fetva, behemahal Meclis‘in reyine vazedilmelidir."
Atatürk'e iftira atma... 27 Ocak 2020 15:42
1
00.50, Atatürk'ün kurduğu laik devlet dini esaslara en uygun devletmiş. Atatürk'e iftira atma. Sağ olsaydı senin kafanı kırardı.
KARAR OKURU 18 Ocak 2020 20:36
Veda etmediğinize göre, Mihri Hatun gibi biz de deriz; Ben umardum ki seni yâr-ı vefâ-dâr olasın Ne bileydüm ki begüm böyle cefâ-kâr olasın Bed-du’â etmezem ammâ ki Hudâ’dan dilerem Bir senün gibi cefâ-kâra hevâ-dâr olasın
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 21:09
2
Türkçe den neden kaçınırsınız. Yoksa arapça ya fa Osmanlıca yazmak entellik mi katıyor
Muhtefi. 12 Ocak 2020 00:42
Ne guzel yazilar..ınsan ilmî bilip ve anlayınca başka türlü oluyor. Sevgiler sunuyorum. Gonulden tebrikler Ûstadım. Iyi ki varsınız. Rabbim Sayılarınızı artırsın .Toplum Öncü ic Siyasetler üstü Bilge sahsiyetler ile yürür...sonrasi kolaydır. Inşallah.
karar okuru 07 Ocak 2020 17:41
Prof Dr Kemal Gözler in İslam hukuku konulu makalesini okumanızı çok tavsiye ederim.
Akıl ve vicdan sahibi olacağız, bu yeter..Aklınız ve vicdanınız varsa ahlakınız olur. Ahlakınız olursa dindar olmasanız bile, haktan ayrılmazsınız, çalmazsınız, öldürmezsiniz, kandırmazsınız, suç işlemez işleyenlere sessiz kalmazsınız. 15 yılda müslüman ülkelerin neden iflah olmadığını tekrar anlamak sorunda kalacağımız bir ortadoğu ülkesi haline geldik. Halbuki 100 yıldır onlar bize gıpta ile bakıyordu. Memleketi bu hale getirenler utansın !
KARAR OKURU 09 Ocak 2020 22:20
2
Siz tartışmanın dışından konuştunuz. Bir kere sadece bireysel bir tavırdan çıkıyorsunuz. Halbuki o tavrın istinat ettiği bir esas lazım. Yani akıllı ve uyanık olmak hadi hayvani bir itki diyelim, herkes çıkarını düşünebilir. Ama ahlaklı olmak akıllı olmanın tersini, mesela bile bile hapse girmeyi gerektirdiğinde bunun Allah'a istinat etmesi lazım. Allah ve İslam yoksa ahlak nasıl olsun! Sonra bireysel tavırla yetinin diyenler hep siyasetçiler bir de cemaatler. Ordu da öyle der; Vatanını en çok seven işini en iyi yapandır. Halbuki bu makalenin sadedi, sistem tartışması.
KARAR OKURU 28 Aralık 2019 14:49
Ya hüseyn, taale'l-hiyn, ecibna, nuru'l-ayn
Tabii Hukuk 28 Aralık 2019 13:49
Demek ki iddialı kurumsal yapıların işleyişinde handikap var. Hepsi de teknik bir anlayışa irca edilebilir. Çok önemli, olmazsa olmaz ama en nihayet teknik bir mevzu. Ama evrensel iddialı bir sistem de ( mesela tabii hukuk diyelim) adaleti sağlama konusunda bütün mevzii sistemleri handikap ile malul olmaktan kurtulamazlar diye mahkum ederse, kendini de mahkum etmiş olur. Çünkü en mükemmel sistem bile kendi başına masun değildir, diyor. Demek ki hukuk hukukçulara, ordu askerlere idare de bürokratlara bırakılamaz. Peki ne yapmalı? Üstadımız keşke yeni bir yazıyla yolumuzu açsa.
Lebbeyk 2 28 Aralık 2019 10:52
../ Anlayamadığım nokta, diyelim ki hukuk sistemi (ilmiye) ve rejim kurumları, ( kalemiyle) seyfiye gibidir, Prusya askeri mi Türk askeri mi daha iyi? Bunu ancak mübareze meydanında tefrik ederiz, hatta mağlubiyet bile bizi tercihimizden vaz geçirmez. İnsan kendi ordusunu tutar. Anlayamadığım şey, neden islamın bir üstünlüğü yok, ya da kurumlar ve işleyiş bakımından sistemin ismi ihmal edilebilir mi? Yani adı İslam olmayan, kaynağını islamdan almayan adil bir nizam mümkün mü? Üstadımız bunu mu diyor?
Lebbeyk 1 27 Aralık 2019 19:54
Üstadımız kurumların açmazlarını bize gösterip mükemmel bir rejimin olamayacağını ispat ediyor. Saf saf, insanlığın şimdiye kadar bulduğu ideale en yakın rejim demokrasidir, diyerek, bizi doğrusal bir terakki fikrine bağlamak isteyenler de boş konuşuyormuş. yakin kesbettik. Esasen ne kadar mutantan olsa da, islami veya yahudi olsun ya da anglo-sakson veya roma olsun, bir hukuk sisteminin kendisinden ( Fıkhın kendisinden) adaletin beklenemeyeceğini de anladık. Aşk lazım, ahlak lazım, toplum olarak ( boyun bükmez özgür bireyler olarak) adalete talep olması lazım, bildik. Benim anlamadığım şey../
KARAR OKURU 20 Aralık 2019 15:24
Bu konularda Kemal Gözler'in anayasa sitesindeki İslam Hukuku ile ilgili yazıyı okumanızı öneririm.
KARAR OKURU 18 Aralık 2019 11:41
Hak-Batıl yokmuş gibi davranmaya mecbur edildik. Halimiz bunun neticesidir...
KARAR OKURU 27 Ocak 2020 14:59
1
Batıla meyletmiş gönüller böyle olsun istiyor...
Vatandaş yurtsever 13 Aralık 2019 20:53
Adalet kelimesi islami terminolojide şeylerin yerli ,yerine konması ,her şeyin olması gerektiği yerde bulunmasıdır.Her şeyi yerli, yerine koyup onlara hak ettiği değer verilebilirse ALLAH'ın hakkıda ALLAH'a verilmiş, böylelikle adalet kusursuz işlemiş olur.Hz. İSA TANRI'nın hakkını TANRI'ya Sezarın hakkını Sezara verin demekle bu tanıma uygun söz söylemiştir.Sn yazarın yazısından atıfla yine mammon'a ve(para.açgözlülük,ihtiras)tanrıya aynı anda hizmet edemessin demiştir.Zalim üzerine düşen görevi ve yükümlü olduğu işi yapmayandır.( hZ. Mevlana Celaleddin Rumi)
İbrahim Erdoğan 13 Aralık 2019 17:13
Hocam!.. Ne yapacaksak kin ve nefret duygularıyla değil; elbette sevgiyle yapmalıyız. Bir de hakla, hukukla ve adaletle yapmalıyız...
KARAR OKURU 14 Aralık 2019 19:44
0
Doğru! Çok teşekkür ve sevgiyle!
Atakan Volkan 13 Aralık 2019 12:58
Atatürk'ün yaptığını yapmalıyız. "Millet ancak seçtiği insanlardan, vekillerden meydana gelen bir yönetime sahip olursa ve bu yönetim adalet üzere hareket ederse, işte Allah’ın ve Kur’an’ın istediği hükümet bu olur. Çok iftihara değerdir ki, milletimiz ancak 1300 kusur sene sonra Kur’an’ın bu hakikatini fiil halinde göstermiş oldu........." (İzmir İktisat Kongresi – 02.Şubat. 1923)
KARAR OKURU 14 Aralık 2019 19:41
2
Ne zaman yaptığını? Herhalde istiklal mahkemelerini lağv edip mason localarını da kapattığı dönem?
Ülkü Demirtepe 13 Aralık 2019 05:32
"Uluslararası Hukuk’da dostluk değil, çıkar söz konusudur”, “İnsanlık tarihi, yaşama alanı savaşı demektir”, gibi şeytâni sloganlar, düşünmeyi unutturdu." Evet sevgili Hocam, bu "cıkar" benim de çok kızdığım, toplumları hukuktan uzaklaştırıp manapüle eden aşağılık bir söz.
KARAR OKURU 13 Aralık 2019 02:34
islam hukukuydu şeriatti yetti artık. milletin karnı artık bu boş laflara tok.
KARAR OKURU 14 Aralık 2019 19:42
5
Millet aadına konuşma hakkını sana kim verdi?
KARAR OKURU 27 Ocak 2020 16:11
0
Millet bu işleri karnıyla değil değil beyinle anlıyor...
Ökkeş Kul 04 Şubat 2020 02:59
0
İslam hukukunu boş laf sanan boş kafa taşıyor.
KARAR OKURU 13 Aralık 2019 00:09
Eline sağlık hocam. İyi ki varsın. İyi ki bu gazete var.
KARAR OKURU 14 Aralık 2019 19:43
1
Çok teşekkür ve sevgiyle
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN