Back To Top
Çorba dağıtan devlet mi deprem önlemi alan mı?

Çorba dağıtan devlet mi deprem önlemi alan mı?

 - Son Güncelleme: 28.01.2020 Salı 07:04
- A +

Tartışma sosyal medyadan çıktı. Elazığ’dan deprem haberinin geldiği akşam galiba Kızılay için yardım çağrıları başlayınca kimilerinin aklına 20 yıldır devlet tarafından vatandaşlardan toplanan deprem vergileri geldi. “O paralar ne oldu” diye soranlar görüldü. Keza bugüne kadar depreme hazırlık yolunda kayda değer bir iş yapılmamış olduğu da bu vesileyle bir kere daha hatırlandı. Ülkemizin bir deprem felaketiyle karşılaştığı saatlerde bu konunun gündeme gelmesi anormal olmasa gerek!

Çünkü artık hepimiz biliyoruz ki “deprem öldürmez, depreme uygun olmayan yapılar öldürür.” Mesela Japonya’da bizdekinden daha şiddetli depremler gerçekleşmesine rağmen bunlarda nadiren can kaybı oluyor. Deprem riski altındaki bir bölgedeki yapıların depreme uygun olup olmaması devletin sorumluluğu altında bir konu. Dolayısıyla vatandaşın “neden önlem alınmadı” diye sormaya hakkı vardır.

Elazığ’da yerbilimcilerin uyarıları göz ardı edilmeyip gerekli önlemler alınsaydı şimdi cenazelerinde ağladığımız vatandaşlarımızı kaybetmemiş olabilirdik. Japon milletinin sahip olduğu haklara ve güvenceye Türk milleti de layıktır.

Aynı şekilde ülkenin nüfusunun beşte birinin yaşadığı bir şehirdeki yapı stokunun depreme uygun olmadığı bilindiği halde kentsel dönüşüm için çaba harcanması yerine şehir dışında adeta yeni bir şehir teşkil edecek miktarda yeni konut alanları inşa edilmiş olması eleştirilecektir tabii.

Yıllardır dile getirilen eleştiri ve uyarıların duymazdan gelinmesinin bizi bekleyen tehlikeyi her geçen gün büyütmüş olduğu ortadayken bu konuyu “siyaset yapmayın” diyerek gündemden çıkarmaya kalkışmak akıl işi değil.

***

Diğer yanda ise benim de bu hususta kendileriyle hemfikir olduğum bazı kişiler “Bu tartışmanın zamanı değil. Önce enkaz altındaki insanları çıkaralım, evsiz kalanların yardımına koşalım, hükümetin önlem alıp almadığı konusunu sonra tartışalım” uyarısında bulundular. Zaten çoğunluk da böyle davrandı, o gece hiç de çatır çatır siyasi tartışma yapılmadı. Yapılanlar da karşılıklı yapıldı.

Ama ne olursa olsun şunu kabul etmek zorundayız: “Şimdi değil sonra konuşalım” diyenler de “Şimdi konuşmayalım da ne zaman konuşalım” diyenler de öncelikle konuşma hakkına sahipler. Her iki görüşün de medeni bir şekilde ifade edilmesinin ve tartışılmasının kimseyi rahatsız etmemesi gerekir.

Ne var ki “siyaset erki”nin bu tartışmaya katılması ve dile getirilen eleştirilere karşı “deprem siyasete alet ediliyor” şikayetini dile getirmesi durumu değiştirdi. Deprem için devletin alması gereken önlemlerinin tartışılmasının meşruiyeti tartışma konusu oldu. Nitekim bazı sosyal medya kullanıcıları hakkında yargı süreci başlatıldı. Bu çok yanlış ve tehlikeli bir tutum… Depremde yıkımı, ölenleri, enkaz altında kalanları gören insanların “Neden önlem alınmadı” diye feryat etmeleri, “seçimle gelen hükümetten” hesap sormaları en doğal haklarıdır. Böyle zamanlarda araya birtakım provokatörlerin de karışması veya insanlıktan nasip almamış kişilerin ortaya çıkması hepimizi öfkelendiriyor ama bunları bahane yapıp hükümeti eleştirmenin adeta yasadışı ilan edilmesi olacak şey değil.

***

Hükümet kendince haklı olarak depremden önce yapmadıklarının değil depremden sonra yaptıklarının konuşulmasını istiyor. Ama bunu zorla sağlaması mümkün değil. Zaten belki de hükümetin “önlem niye alınmadı” diyenlerden bu kadar rahatsız olmasına gerek yoktu. Elâzığ Valisi’nin de orada bulunan bakanlara “kamuoyu algısı çok iyi” sözleriyle ifade ettiği üzere, depremden sonra yapılanlar vatandaşı yeterince memnun ediyor. Memnun kalmayanları da zorla memnun etmeye kalkışarak aslında “kamuoyundaki algı”ya zarar veriyorlar farkında olmadan!

Çünkü deprem meselesinde siyasi iktidarın tutumunu değerlendirirken gözden kaçırılan husus şu: “Bizim millet hangisini alkışlar?”

Bir deprem yaşandığında bölgeye derhal çadır ve battaniye gönderen, ölüleri milli bir matem atmosferinde defneden, depremzedelere ayni ve nakdi yardım ulaştırıp çorba ve sıcak yemek dağıtan, bilahare eskisinden çok daha güzel deprem konutları inşa eden bir hükümeti mi?

Yoksa kaçak yapılmış veya şartlara uygun inşa edilmemiş yapılar için “deprem tehlikesi var diye” imar affı çıkarmaktan imtina eden, üstüne üstlük riskli yapıları tespit edip bunların yıkılarak yeniden inşası için insanların düzenini bozan, hatta keselerine zarar veren bir hükümeti mi? 

İlkinin daha fazla alkış alacağı -ve aldığı- ortada olduğuna göre mesela Türkiye ile Japonya arasında deprem yönetimi sahasında ciddi bir farklılık varsa bunun kaynağını yalnızca yönetici zümrenin kalitesinde ve karakterinde aramak yanlış olur herhalde.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
ÖTÜKENLİKURT 31 Ocak 2020 16:43
Son cümleniz harika... Esas sorun ahalide! Ahali koyunlaşmış halde. Elazığ'da muhterem dedi ki, "TESLİMİYETİN EN GÜZEL ÖRNEĞİNİ VERDİK, KARDEŞLERİMİZ ŞU ANDA CENNETTE" Bu sözleri Japonya'da söylese başbakan kendine gel, ne diyorsun derler! Şimdi bu sözleri söyleyince depremde ölmemek kötü, ölmek ise harika! Neden çünkü teslimiyetle birlikte cennette yeriniz hazır!? O zaman neden deprem vergisi var kardeşim, deprem olunca herkes koşuyor elinden geleni veriyor. Devlete gerek yok ki! Sigortayı mecbur et, yıkılanı da sigorta yapsın! Sen de ölenlere cenaze namazı kıldır, iki ayet oku ense yap!
MNC 30 Ocak 2020 11:49
Sn Yazar tesbitleriniz çok yerinde. Bir de güya zorunlu deprem sigortası ya da kısa adıyla DASK var. Ancak bu işte de bir gariplik var. Benim gördüğüm kadarıyla, depremde zarar görebilecek evlerde oturanlar bu sigortayı ödeyecek mali veya zihni yapıya sahip değiller. Çünkü evi yıkıldığında kimse ona DASK ın var mı diye sormuyor. Devlet daha iyisini yapıveriyor. O zaman DASK, nisbeten sağlam evlerde oturanlardan alınan bir çeşit VARLIK VERGİSİNE dönüşüyor. Şahsen ben öderken kötü hissediyorum. Burada da sıkı para biriktiğine eminim. Biriken parayı da bir bilsek iyi olacak hani.
KARAR OKURU 30 Ocak 2020 16:58
0
11.49, Dask konusunda bilgin yanlış. Evine doğalgaz bağlarken bile dask şartı var.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 23:56
Elazığ depremi lokal bir alandaydı ve hükmet resmen şov yaptı. Bölgedeki arkadaşlarla görüşüyorum, israf boyutunda ilgi var diyorlar. Ama muhalefet kendi dönemlerinde yapılan denetimsiz binalarda ölen insanların suçunu iktidara yüklüyor... "70 Yılda yapılan bütün yapıları AKP neden yenilemedi" diyorlar.... CHP'liydim ama bundan sonra AKP'ye oy vereceğim cinsinden bayat muhalif numarası yapmayacağım. AKP'li değilim. 17-25 Aralıktan beri AKP'ye oy veriyorum. Ve vermeye de devam edeceğim...
Yaşar Akbaş 28 Ocak 2020 22:53
Dilin kem,ği yok derler...Yalnız boğaz da(gırtlak) dokuz) düğümdür denir..Söz zamanında ve mecrasında söylenmelidir....Deprem özel bir anımızdır....bazı konular yaralar sarıldıktan sonra konuşulmalıdır...Hashas meselelerde unutulmamalıdır....
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 20:04
Tutturdunuz bir deprem vergisi,Gölcük depreminden sonra bir kereliğine toplanmıştır.büyük ihtimalle deprem konutları için harcanmıştır.Diğerleri ise deprem sigortasıdır.Bunu sigorta şirketleri topluyor.Dairenizi depreme karşı sigortalıyorlar.Arabalara yapılan kaza sigortası gibi!
Habele-Hubele 29 Ocak 2020 09:23
1
Bir kere mi toplanmış. Yoksa günümüze kadar toplanmış, araştır bakalım. Vergimizin hesabını sorarken devlet himmetine muhtaç yaşayan, asalak vatandaş olamamış çünkü düşünme vekaletini devretmiş ve cüreti gösteremeyen zira vergisiz, himmetle yaşayanlara sormayacağız. Vergisini veren vatandaş, devlet hazinesi katkı sağlayan ve düşünme mesuliyeti, sorma cesareti gösterenlere selam olsun.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 18:37
İktidar yanlıları Gölcük depremi ile Elazığ depremini karşılaştırıp işte devlet bu diyorlar ya pes doğrusu
KARAR OKURU 29 Ocak 2020 00:46
4
18.17, Muhalefet de iktidarın şov derecesindeki ilgisini yok sayıp iktidar hiç bir şey yapmadı diyor....
okur 28 Ocak 2020 16:28
Harikulade bir yazı. Deprem sonrası oluşan atmosfer ile ilgili tüm meseleler; dengeli, tutarlı, adil, insancıl, akılcı ve medeni olarak yansıtılmış. Ayrıca deprem ile bir ülkenin demokrasi kalitesinin de ne tür bir ilişkisi olabileceği dolaylı olarak aktarılmış.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 16:22
Iyi ki KARAR GAZETESI var da hislerimize tercüman oluyor. Sayın yazara saygilarimi iletiyorum.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 16:12
35 milyar dolar. 200 milyar lira. Afiyet olsun. Sormayalım biz, ödeyelim.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 19:58
6
Türkiye Gazetesi dün manşet atmış. Devlet topladığı deprem vergisinin 3 katını harcadı demiş...Güler misin ağlar mısın. Tam levent Kırca paradosine konu olacak durum....
Enver, 28 Ocak 2020 15:24
Özü......."Bizim millet hangisini alkışlar "?.... acaba neden..? Çünkü biz sorgulamayı fitnecılik olarak öğrendik. Normalleşme sanırın yüz yil sürer. Yılmak yok yazılara devam...selamlar.
Gelismis ulkelerde medyanin gorevi halk adina iktidari/yoneticileri denetlemek. Eger yoneticiler herhangibir konuda (mesela depreme dayanikli yapilasma konusunda) birtakim bahanelerle sorumluluktan kacmaya calisiyorsa, bunu imkan vermemek; bahaneleri curutmek, yoneticilere sorumluluklarini gostermektir. Turkiye'de medyanin buyuk kismi iktidarin kontrolunde oldugundan yoneticilerin sorumluluktan kacmasina yardimci oluyorlar. Bir kisim medya ise iktidari denetleme bilincinden yoksun yada urkek. Sonuc: meydan iktidarin elinde, yoneticiler istedikleri gibi calip oynuyorlar. Boyle bi sey duzelmez..
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 17:12
0
EK: halkin ne istedigi biraz da medya tarafindan nasil bilgilendirildigine bagli!
Kamil 28 Ocak 2020 18:22
0
Vatandaş olarak neden diye sorarsak,itiraz edersek,çevremizi bilinçlendirirsek düzelme ihtimali var. Bu ihtimal için çabalamaya değmez mi.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 14:08
En fazla 3 katlı binalar yapılmalıydı.8-10 katlı binalara izin verilmemeliydi.Bizim şehirlerimiz neden bu kadar düzensiz oldu?Neden beton yığınlarından camilerin minaresini bile göremez olduk.Ağaç göremez olduk.Yeşil alan göremez olduk.Şehirlerimiz boğucu,sokaklar dar,düzensiz ve çarpık kentleşme almış başını gitmiş.İnsanlar mutsuz.Deprem yine fakiri vurur.Zenginler daha sağlam evlerde oturuyor.Fakir ev alamıyor,iyi eve kiraya çıkamıyor.Dünya hiç adil değil.Gelir adaleti yok.Çünkü gözü doymayanlar hepsini yediler hiç ölmeyecekmiş gibi.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 20:00
2
Hep paranın, kapitalizmin suçu.Yoksa biz iyi insanlardık....
Ehl-i İrfan 28 Ocak 2020 14:08
Deprem vergisi adı altında toplanan 65 milyar lira, konuttan altyapı yatırımlarına ve kentsel dönüşüm yardımlarına kadar pek çok alana harcanmıştır 99'daki iki depremin ardından İstanbul,Kocaeli, Yalova,Sakarya,Düzce ve Bolu'da 42.587 kalıcı konut, kanalizasyon, yollar, eğitim alanları, hastaneler yapıldı.Bolu,Düzce,İzmit,Yalova, İstanbul, Sakarya'ya depremin sonra harcanan 103 milyar TL.Van, Kütahya, Bingöl ve Afyon-Dinar depremleri içinTOKİ eliyle 37.734 konut üretildi. 2003-2020 arasında yapılan konutlar için 7,5 milyar 99 dan bugüne 80.321konut için110milyar harcanmıştır.Önce doğru bilgi.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 15:42
6
80 bin konuta 110 milyar harcandı diyorsun. Bir konut kaç TL'ye mal edilmiş bu durumda? Açıkça cevabını buraya yaz.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 16:18
6
Ağam bizle dalga geçiyor. :) Bir konut 1.2 milyona mı mal olmuş ey "Ehl-i İrfan". Atalarımızın dediği gibi "Hesap makinesi yahu."
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 20:02
5
Toki bu evleri bedava mı vermiş acep....bir düşünürek sallasak....Aklını kiraya vermeyenler bu sorgulamayı yapabilirdi...
KARAR OKURU 29 Ocak 2020 10:12
2
20.02, TOKİ sosyal konutları bedava vermiyor. 450 TL taksitle 20 yıl vadeli satıyor.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 13:14
Sürekli Ömer arıyor onun adaletinden söz ediyorlar. Oysa onun adaleti sorumluluğu kabul etmektir. Diyor ki: “Kenar-ı Dicle’de bir kurt kapsa koyunu, gelir de adl-i ilâhi Ömer’den sorar onu.” O bilmiyor muydu, kader olsaydı demez miydi, “koyunu kurt kaptı, kader bu, yapacak bir şey yok” demeyi. Bugün yetkilisinden cübbelisine sarıklısına kadar bir çok kişi, sorumluluktan kaçmak için ‘kader’i öne sürüyor. Ne acı!
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 15:40
3
Hz. Ömerle adaletiyle kimin ne sorunu varsa çıksın söylesin, yazsın. Öyle kırmızıya basıp kaçmakla kaçak güreşmekle olmaz bu! Daha iyi örneği varsa onu söylesin. Tuşu tıklayabilen iki cümle de yazabilir. İki cümle yazamayan da sadece okusun ltfn.Veya gitsin sorsun, cevabını alıp yazsın. O, 1400 yıl önce bu adaletle hareket etmiş. İnsan, dini inancı olmasa dahi hiç olmazsa bu bakış açısına saygı duyar, bugün geldiğimiz duruma bakıp. Ayıptır, yazıktır! İnsanlığa sığmaz!
Karar okuru 28 Ocak 2020 12:58
Devletin her türlü zaafı halkın kalitesinden kaynaklanır! Yönetim demokrasilerde de, totaliter rejimlerde de halkı yansıtır. Beğenmediğimiz batıda öyle ortadoğudaki gibi bir cazgır çıkıp, cehalet rüzgarı ile yönetimi ele alamaz.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 12:57
Anamı şeyeden kadı kime şikayet edeyim?
HACI MURAT 28 Ocak 2020 12:17
Japonya'da durum şöyle: "23 Eylül 2004’teki 6.9’luk depremde 68 kişi ölmüş.Hafızalara kazınan 9.1’lik 11 Mart 2011 Fukuşima depreminin oluşturduğu tsunamide ise 18 bin 430 kişi can verdi, 2 bin 529 kişi hâlâ kayıp. 16 Nisan 2016’daki 7.0’lık depremde 41 kişi, 6 Eylül 2018’deki 6.6’lık depremde de yine 41 kişi hayatını kaybetti." Tabii Japonya'da can kaybı yaşanmayan depremler de olmuş.
Efedamat 28 Ocak 2020 15:03
1
Allah korusun 9.1 lik deprem bizde olsa ülke yerle bir olur taş devrine döneriz.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 23:51
1
Ne güzel işte! Fred, Wilma, Barnie, Betty bize komşu olur. Brontosaurus bifteği yer, dodo yumurtası kırarız omletlere. Herkes doyar...
AKEPELİLER ALGI OLUŞTURMAK ALGILARI YÖNETMEK KUSURLARINI ÖRTMEK VE BAŞARILARINI PARLATMAK KONUSUNDA ÇOK BECERİKLİDİRLER
Pesimist 28 Ocak 2020 13:28
20
Bu algıyı da trol hesaplarla yapıyorlar. Lise yıllarımda bunların Facebook sayfalarında bulunmasaydım bu trollerin nasıl bir şey olduğunu anlayamazdım. Karalama kampanyası mı dersin yalan yanlış söylentiler mu dersin çifte standart mı desin hepsi var bunlarda. Lağım bunlardan daha temizdir.
Kamil 28 Ocak 2020 11:09
İbrahim bey elinize sağlık durumu güzel özetlemişsiniz. İnsanlara doğru bildiklerinizi anlatmaya lütfen devam edin, sorgulama, kök neden araştırma ve önlem alma kültürü bu toplumda elbirliğiyle her geçen gün artmaktadır. Önce önlem, sonra tevekkül bunu kafamıza çakacağız başka yolu yok.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 10:41
Çorba da dağıtırız,deprem önlemi de alırız.Ölenlerimizi mezara götürürüz yaralılarımızı hastaneye,Sağ kalanlarımızın kalacak yerlerini de hazırlarız.konuta ihtiyacı olanlara konutta yaparız.Sen felsefeni kendine sakla!
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 12:36
12
Neden saklasın ki fikirlerini kendine? O da bu memleketin evladı bir yazar olarak yazmış da siz de düşüncelerinizi yazabiliyorsunuz buraya yorum olarak. Çoğu gazeteciye gazetelerinde yazı yazdırılmadı, yazdırılmıyor. Bu gazetede de var işinden daha önce attırılan. Demokrasi, herkesin düşüncelerini ifade edebileceği bir siyasal düzendir. Hukuk da bunun güvencesidir. Yapılması gereken bütün her şey bu milletin vergisiyle yapılıyor. Kimse cebinden çıkarıp da harcamıyor. Hatta milletten alıp cebine atanlar bile oluyor.
Karar Okuru 28 Ocak 2020 13:03
7
Haklısın boşa nefes tüketiyorlar. Bu toplumun kumaşından elbise çıkmaz. Cehalet tavan yapmış. Yazının haklı kısmı toplumun yetersizliği. Ortadoğulu herkesten şamar yer yine döner birbirini yer. İyisi kafayı çevirmek. Ölen ölür kalan kalır! Aklı olan kendi önlemini alır.
Vatandaş Adem 28 Ocak 2020 14:05
7
Sayın 10.41,söylediklerinizi hangi ülkede yapıyorsunuz ? "Deprem onlemi" ni bizim ülkemiz Türkiye'de ve ,İstanbul'da yapiyorsaniz bu önlem değil.Zira deprem sonrası toplanma alanlarıninin cogunu AVM' ye cevirmissiniz.
Efedamat 28 Ocak 2020 15:07
5
Kimsenin fikrini söylemesine engel olamazsın. Çöken binaların birinde yakının olsa böyle konuşabilirmisin bakalım. Felsefeymiş esas seninki kuru felsefe
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 15:24
4
Siz nasıl fikrinizi söylüyorsanız başkası da fikrini söyler. Neden kendine saklasın. Düzgünce katıldığın katılmadığın yerlerini söylersin olur biter. Bir de ünlem koymuş sonuna.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 16:20
3
Deprem tezgahı sallamış.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 18:21
9
Beton kötüydü hani,bir yıldır beton düşmanlığı yap!Bir deprem sonrası,beton sever ol!Geçmiş yorumlarınız duruyor.Geriye doğru arşivleri tarayın.Omurgalı olun!20 yıldır binalar 7,5 şiddetine dayanıklı yapılıyor.Eski binalarda,yıkılıp yenileri yapılıyor.Bu iş,bir günde karar değiştirdiğiniz gibi hallolacak işler değil.Zaman,kaynak,istek gerekli.Ben çamurdan yapılmış taş duvar evde büyüdüm.Babama sordum niye çimento kullanmadınız.Yoktu o zamanlar dedi.Bugünün şartlarıyla dünü değerlendiremezsiniz.Birgün de de geçmişin sorunlarını çözemezsiniz.
Hakkı Yılmaz 28 Ocak 2020 10:21
Aman ha! Bu tür şeyler yazmayalım. Bir büyüğümüz anlatmıştı. 50'li yıllarda DP iktidarında Anadolu'nun bir ilçesine köprü yapılmış. DP'liler büyük bir törenle köprüyü açmak istiyor ve bu sebeple bütün siyasi partilileri davet ediyorlar. İktidar cephesi yaptığı konuşmalarda köprüyü öve öve bitiremiyor. CHP'liler ise kendi aralarında konuşuyorlar: "Köprü çok güzel olmuş, ama biz yine de vatandaşa kötü olmuş diyelim." Şimdi AKP'nin gelmiş olduğu nokta bu. Kötü giden her şeyi güzel göstermek. Bir şeye de muhalefette imişsiniz gibi "kötü" deyiverin "beceremedik deyin", "iyi" olmadı deyin ne olacak.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 11:10
14
Yo. Ara sıra dedikleri oluyor. Yanılmışız. Allah affetsin,İstanbul'a ihanet ettik gibi...
HACI MURAT 28 Ocak 2020 10:11
Marmara depreminden ve özellikle Konya'daki Zümrüt Ap.nının kendiliğinden yıkılmasından sonra belediyeler yeni inşaatları daha sıkı denetime tabi tutmaya başladılar. Yapılması gereken en önemli iş bu. Eski binaların yenilenmesi görevi sahiplerine düşer.Her şey de Devletten beklenmemeli.Öte yandan imar barışı kapsamına çok büyük ölçüde küçük yapılar,bir kaç katlı yapılar girmiştir diye düşünüyorum.Çünkü çok katlı binaları kaçak olarak yapmak mümkün değil. Deprem konusundaki eleştirilere kimse bir şey demiyor. Provakatörler hakkında işlem yapılıyor.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 12:03
7
Hacı mesela zemin durumuna göre en fazla 5 kat izin olan araziye belediye marifetiyle 12 kat çıkılırsa bu yasaldır değil mi. Birileri o kaçak katlara izin verirken 3 katı bizim payımız demiştir, yani rüşvet rant almıştır. Bu bina yıkılırsa vatandaş suçludur sana göre.Öyle mi.
karar 28 Ocak 2020 16:09
3
mesela sinan aygün ün yapılası yüksek katlı değildir,bilmem kimin balkonundan olta sarkıtıp balık tuttuğu binalar yandaş zenginlerin değildir,sultanahmed in görüntüsünü bozan alçaktır(alçak binalardır) vs vs vs
KARAR OKURU 29 Ocak 2020 04:10
1
16.08, CHP eski vekili Sinan Aygün mü?
engineer 28 Ocak 2020 09:31
istanbulun dönüşümünü deprem yerine getirecek, muhtemel istanbul depremi ile riskli yapılar kendiliğinden yıkılcak ve otomatikman tespit edilmiş olacak, üstelik yıkılması için bir lira bile yıkım masrafına gerek olmayacak, bir de bu yapılar tapulu olmadığından ve devlet tarafından tescil edilmediğinden,karşılığında evi yıkılana yeni konut verilmeyecektir bedavaya gelecek hemde nüfusta azalmış olacak, kanala devam,ölen ölür kalan sağlar bizimdir,
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 09:19
"Yeraltında fay kırıklıklarından önce, bağışlayın söylemek zorundayım, kırılan ar damarlarıdır.Malzemeden çalmanın arkasında ahlak hırsızlığı, demokrasiden çalmak, hukuk kapkaçcılığı, siyaset yankesiciliği ve kamu yönetimi kalpazanlığıdır. bazı sorumsuzlukların ve yolsuzlukların neticesi olan olayları kader diye geçiştirmek mümkün değildir.Bu olay, kamu otoritesinin devlet imkanlarını nasıl kullandığını bütün çıplaklığı ile ortaya koymuştur. "RTE 2003 Bingöl Depremi."
karar 28 Ocak 2020 13:26
7
nereden nereye
1999 depreminde dönemin cumhurbaşkanı "altımız çürük ne yapalım" demişti. Şimdi ise kadere rıza göstermek gerekir deniyor. 20 yıldır değişen bir şey yok. Depremin olması kaderdir, ama çürük binaların altında kalmak ihmaldir. Böyle acılı bir günde devletin valisi algının iyi olması peşinde ise toplum olarak daha çok yapmamız gereken işler var demektir. Allah yöneticilerimize akıl ve sağduyu nasip etsin...
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 10:21
1
Yanlış bir ifade değil.O lafın eleştirilebilecek bir yanı yok Ülkemizin büyük bir kısmı deprem kuşağında. Olacak olan depremi önleme imkanı yok. Önemli olan binaları güçlendirmek,toplanma alanlarına inşaat yapmamak,Depreme dayanıksız binaları imar affından yararlandırmamak gibi. Bu işin partisi yok.Her partinin veya hükümetin böyle düşünmesi ve icraatını buna göre yapması lazım.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 08:36
Hesap sormaya kalkanların hali ortada. Savcılıklar anında tepelerine bindi. Trollerden biri de dün deprem paraları ile 70 bin konut yapıldı a nankörler diyordu. Basit bir hesap yapıp konutların tanesinin bu durumda 1,5 milyon TL'ye geldiğini akledemiyordu. Tıpkı normalde 20 milyar TL olması gereken köprünün niye 70 milyara çıktığını sorgulamadığı gibi onu da sorgulamıyordu.
KARAR OKURUo 28 Ocak 2020 08:35
Aynı tas aynı hamam ve de aynı zihniyet bir arpa boyu kadar yol alınmamış. İhmal tedbirsizlik rant .. kaderci yaklaşım .. bu ülkenin duyarlı yurttaşları Kızılay başkanı sıcağı sıcağına yardım isterken mecburen hani nerede toplanan deprem vergileri diye soruyor ? Bunda kızacak ne var ki devlet şeffaf olmalı hesap vermeli ... depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet yaralılara acil şifalar diliyorum..Tek sevindirici şey yurttaşların yek yürek olması gösterdiği dayanışma
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 08:18
Şu yazıyı okuyan yabancı sanırki kişi başı gelir 60bin dolar. Çok çalışkan çok üretken bir toplumumuz var. Ama ...
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 08:16
Çok iyi ve doğru tespit. Toplum bilinçli bu halde tutuluyor. Bir de şu kadercilik her derde deva
Karar Okuru 28 Ocak 2020 13:07
6
Ortada bir merkep dolanırsa semer vuran çok olur! Halk acınacak duruma düşüp orada olmayı kendine yediriyorsa yapacak birşey yok
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 07:13
Çorba dağıtmaya devam.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 04:37
Depremi bile siyasi şova çevirmeyi başardık helal bize... 1999 Marmara depreminden buna değişen pek bir şey olmadı ...insanlarımız ölecek evler yıkılacak ondan sonra efendim TOKİ konut destek .. ya bunları deprem gelmeden önce yapsak
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 04:34
Depremin erken yaşta evlilik hak olduğuna rağmen tecavüz sayılması için meydana geldiğini söyleyen bilim adamlarımız!!! Var maalesef... Bu kafayla bu zihniyet ile daha çok işimiz var
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 04:20
Yine mi vatandas suçlu. Soran vatandas, hakkını arayan vatandas suclu oldu, bu dönem de. Vergilerimize naaptın diye soramıyoruz. Boyle bir yere geldik Akp ile. Kardes ne oldu 70 milyar tl diyemiyoruz. Cevabı yok. O yüzden sorana sorusturma acıyorlar. Bu soruları sorunca Akp yıpranıyor. Akp yıpranınca ne oluyor, otomatik olarak fetönün ekmegine yag surmuş oluyorsun,fetonun dilinden konusmus oluyorsun. Ne güzel tezgah di mi? Öcüler ülkesi.
Bence 28 Ocak 2020 03:49
Her ikisi de olmalı devlet ebed..
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 10:55
2
Fazla ümitlenmeyin. Kimi yazarlar ezeliyle uğraşıyor. Nesi var nesi yok sayıp döküyor. Osmanlıyla Cumhuriyeti yarıştırıyor. Şiddetli geçimsizlik yaşayan eşler gibi. En sonunda milleti birbirinden boşatacak. İyi ki onlardan çok yok. Milletin başını sokacak sağlam evi yok, canının derdinde. Daha bir kaç gün önce 41 kişi ölmüş depremde. Birazı fakirlikten yokluktan birazı denetimsizlikten. O kirli çamaşır derdinde. Oysa milletin ve devletin poposu açık... Kim örtecek bu ayıpları?!
Sosyal konutlar... 28 Ocak 2020 02:56
İstanbul'da şiddetli bir depremde muhtemelen tünel kalıp konutlar yıkılmayacak. Tünel kalıp konutlar, Toki tarafından sosyal konutlar olarak yapıldığından, ekseriyetle fakir fukaraların tercih ettiği konutlar...
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 10:58
5
Tünel kalıp mı pazarlanıyor? Evlerin önüne geçmiş sanki...
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 15:50
4
10.58, Tünel kalıp depreme dayanıklı bir sistemin adı. Pazarlanmaz. Her konuya maydanoz olmak iyi değil.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 02:46
İş kamuoyu algısı oldu mu bunlar toklara bile çorba dağıtırlar. Amaç vatandaş alışverişte görsün, oyunu vererek bunların iktidarın nimetlerinden faydalanmasını devam ettirsin.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 01:55
Kel başa şimsir tarak bu olsa gerek,böyle topluma öyle devlet
Arif 28 Ocak 2020 01:51
Sayın yazar noktasına kadar katılıyorum, en samimi düşünce ve öneriler bile iktidar nezdinde gereksiz kabul ediliyor.Maalesef çok üzücü bir durum. Hâlbuki akıl akıldan üstündür. .
turgut esen 28 Ocak 2020 01:50
erdoğan elazığ depremi açıklamasında şunu yaptı: kendisine sorulan sorunun orjinaline cevap vermedi. vereceği cevabın haklı olacağı şekilde soruyu kasten yanlış aldı. çarpıttığı soruya cevap verdi. “deprem tedbirleri niçin alınmadı” sorusunu “deprem tedbirlerini alarak depremi niçin engellemediniz” şeklinde kasten yanlış aldı. ve bu “soru”ya “depremi durdurma şansınız var mı?” diyerek kendisinin haklı çıktığı bir cevap verdi. o bunu hep yapıyor. tüm siyasi kariyerinde yaptı. bunun adı mugalatadır. erdoğan özellikle cahil insanlar üzerinde etkili bir mugalatacıdır.
Çorba 28 Ocak 2020 01:42
Deprem vergileriyle deprem anında devlet çorba dağıtıyor. Daha ne istiyorsunuz. Çorba dağıtmasa daha mı iyi olacak...
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 09:03
11
Çorba dagitabiliyor.baska bir iş beceremiyor. Çapsız yani.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 09:09
11
Lütfetmişler. O çorbayı da içmemişler. Sağ olsun var olsunlar. Başımızdan eksik olmasınlar. Hep otursun yesin içsin gezsinler. Duacıyız. Bize de fatiha okuyuversinler. Onu iyi bildiklerinden eminiz. Sizden de Allah razı olsun!
hasan bıyık 28 Ocak 2020 01:10
“soma madeninde ağır ihmaller sebebiyle facia oldu” eleştirisine malum şahsın ertesi günü basın toplantısında verdiği cevap: “buralarda hiç bu tür kazalar olmaz diye yorumlamayın. 1862’de ingilterede...1907’de amerikada...hep bu kazalar olmuştu” elazığ depreminde “deprem tedbirlerini 20 yıldır niçin almadınız?” sorusuna malum şahsın verdiği cevap: “depremi durdurma şansınız var mı?” aradaki paralelliğe dikkat... memleketin nasıl bir karakter tarafından yönetildiğini iyi anlayalım. memleket niçin kokuştu ve bu insan iktidarda kaldıkça kokuşmaya devam edecek sebebini iyi anlayalım...
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 01:03
Kanun bir yükümlülüğü bir amaca tahsis etmişse o yükümlülük o amaç için kullanılır. Deprem için toplanan vergi depremle ilgili olarak kullanılır. ‘Yeşil alan olarak ayrılan’ yerlerin AVM yapılması da amaç dışı kullanımdır. Hukuk devletinde ‘topladığım paraları canım nasıl isterse öyle kullanırım’ gibi şeyler olmaz. Olursa ‘boğaza nazır bina kiraladık, para yok çarçur etmişiz sms’le yardım toplayalım’ denir veya depremde toplanma alanı kalmamış olur. Seçmenler anayasa ve yasalar çerçevesinde icraat yapmaları için seçilenlere görev verir. Değilse öyle olmadıysa bizim devletimiz ne devleti olur?
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 23:55
1
Öyle değil mi?
Depremlerde yıkılan binaların büyük çoğunluğu, yapı denetim kanundan önce ve hazır beton kullanılmadan yapılan binalardır. Bütün duvarları kolon, bütün döşemeleri kiriş olarak çalışan bir yapı tekniği olan tünel kalıp sistemi hızlı konut üretmek için Fransızlar tarafından icat edilmiş, depreme karşı dayanaklılığı yüzünden Japonlar tarafından geliştirilmiş en son teknolojidir. AKP ile birlikte aşağılanan Toki, tünel kalıp sistemi ile 700 bin konut üretmiştir. Buna rağmen çorbacı devlet edebiyatı çok cahil siyasi bir garezdir...
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 07:35
10
TOKİ de yaşayanlar yaşadı. Ya gerisi? TOKİ olayı önlem projesi değil konut projesi. O binaların sağlam yapılması bunu değiştirmiyor. Önlem almak toplanma alanlarını imara açıp oralara sağlam bina dikmek mi? Gerçekten önlem alınsaydı, şimdi bunları konuşuyor olmazdık. Ve trollerin TOKİ'yi sürekli gözümüze sokmalarına gerek kalmazdı.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 08:27
3
Vatandaş dediğiniz eksikleri görür, ilgilisine sözlü yazılı iletir. Bir daha tekrarlanmasın felaketler; çocuklar anasız babasız kalmasın, ana babalar evlat acısı çekmesin bir daha yaşanmasın o acılar diye. Politikacılar meydanlarda demiyor mu ‘size hizmete talibiz’; biz de çalışsınlar görevlerini yapsınlar diye seçmiyor muyuz? Koltukta boş boş oturacak, hazineyi +++
Kararlı Karar Okuru 28 Ocak 2020 08:28
1
Evet size bir ölçüde katılıyorum. 99 depreminden sonra yapılan binalar öncekilere göre kesinlikle çok daha dayanıklıdır. Burada ihmal edilen husus devletin eski yapıları yeterince denetlememesi ve vatandaşını o binaları yenilemeye mecbur etmemesidir. Buna benzer örnek motosikletlerin kaldırımdan, ters yönden gitmesi, kask takmamaları gibi devletin istese kolayca önüne geçebilecek olması gösterilebilir. Ama yapmıyor işte, hergün insanlar ölüp gidiyor.
Kararlı Karar Okuru 28 Ocak 2020 09:11
5
Sizin tarafınızda değilim ama her konuda devleti mesul tutmanın adil olmadığı konusunda size katılıyorum. Bu kadar çarpık yapılaşmayı devlet önleyemedi ama bu kadar kalitesiz ve çirkin yapılaşan da milletimizden başkası değildi. Vasat insan kalitesiyle binalar da vasat olur, kaldırımlar da, siyaset de. Her millet hakettiği gibi yaşar.
Deprem için en mühim tedbirlerin başında tünel kalıp istemi ile konut üretmek gelir. AKP'den önceki 70 yılda tünel kalıp sistemi ile 30 bin konut yapılmazken, AKP 18 yılda 700 bine yakın tünel kalıp konut yaptı. AKP'nin depreme karşı bu çok ciddi faaliyetini, paraları betona gömdünüz diye karalamaya çalışanlar, sonra da deprem için hiç bir şey yapmadınız diyor. Ayıp. Hem de çifte ayıp... Şu an depremde yıkılan konutlar, Bayındırlık eski Bakanı Koray Aydın Beyin Yapı Denetim kanununu çıkarmadan önce yapılan konutlardır. Bunun için Koray Beye de bir teşekkür borçluyuz.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 07:18
7
Sen meseleyi ya anlamamışsın ya da anlamak istemiyorsun arkadaş. Yazdıkların, yazarın ifade ettiği herhangi bir meseleyi yanlışlayan bir cevap niteliği taşımıyor.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 08:27
8
... sağa sola dağıtacak, beğenmediğine fırça atacak diye seçmiyoruz. Bir kalıp sistemi için neden müteşekkir olsun vatandaş? Alkışlaya alkışlaya bu hale geldiler. Kalıp kalıp tabutların içinde göçtü gitti ahirete o zavallılar...
Hakkı Yılmaz 28 Ocak 2020 10:47
6
Çok güzel diyorsun da bu dönemde resmi rakamlara göre Türkiye'nin nüfusu (yaklaşık) 65 milyondan 82 milyona, İstanbul'un nüfusu 9 milyondan 16 milyona çıkmış. Sadece İstanbul'un nüfusu bu iktidar döneminde 7 milyon artmış. İstanbul'a bu dönemde 7 milyon nüfus eklenip ranta çevrilmiş. Senin 700 bin konutun da bu rakam karşısında çok komik kalıyor.
Sorumluluk 28 Ocak 2020 00:39
Gelismis ulkelerde kisilerde ve yoneticilerde aranan temel bir ozellik var: SORUMLULUK. Kisiler kendi yaptiklari tercihlerin sonuclarindan sorumlu. Yoneticiler de kendi politik tercihlerinden sorumlu. Yonetmek ulkenin ve toplumun genel ve uzun vadeli cikarlarina uygun karar alip uygulamaktir. Depreme dayanikli yapilar yapilmasini saglayacak bir yasal ve yonetsel yapi olusturmak yoneticilerin sorumlulugu. Gelismis bir ulkede yoneticilerin bir bahane ile sorumluluktan kacmasi kabul edilmez. Yoneticilerin kendi ahlakida bunu kabul etmez. Sonuc: yapamayan gider, yapabilen yonetir, ulke gelisir!
karar 28 Ocak 2020 01:23
5
bizde Allah affetsin var,hakkınızı helal edin var,sandıkta hesap verilir var,var olmayan tek şey sorumluluk.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 20:44
2
11.52, Ya AKP yaptıklarını doğru düzgün anlatamıyor ya da muhalefet anlayıp inat ediyor.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 00:38
Ileride imar affı da tartisilacaktir
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 01:12
19
00.38, AKP tarafından imar affı çıkartılmamıştır.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 09:00
10
Doğru söze ne denir.İmar affını Belçika hükümeti çıkarmıştır.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 11:52
8
00,38 doğru akp imar affı çıkarmamıştır. Sadece yıkılabilecek dayanıksız binalarda güle güle oturabilirsiniz izni vermiştir. Ben müteahhidimin kefiliyim onayı vermiştir, müteahhidine kanunla siper olmuştur. Sen ve senin gibiler oldukça bu ülke gelişemez.
KARAR OKURU 29 Ocak 2020 12:45
1
11.52, Mevzuyu yanlış biliyorsunuz. İmar Barışı kapsamında yapılan işlemi lütfen daha dikkatli inceleyin.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 00:29
Deprem vergileri ne oldu? HDP’li belediyenin yardımı neden geri çevrildi?
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 00:59
28
Sana ne? Bildiğin bir usulsüzlük varsa şikayet et...
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 06:58
11
Kimi kime şikayet edecek?
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 07:19
8
00:29 Kime şikayet edelim ki bize doğruyu söylesin?
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 09:04
8
Doğru, O Uganda vatandaşı ona ne...
Kararlı Karar Okuru 28 Ocak 2020 09:08
17
00:59 ne demek 'sana ne'? iki tane usülsüzlük yazmış: 1-deprem vergilerine ne oldu? 2- başka belediyenin yardımı neden geri çevrildi? Ediyor işte şikayet.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 20:49
3
9.08, Deprem vergilerinde usulsüz bir harcamz varsa şikayet ve takip et. Kamu ile paylaş. Yoksa işkemden atama. Belediye yardım işi açıklandı ama sen duymamış numarası yapıyorsun.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 00:26
Adalet yıkılmış insanlar hukuksuz kararların altında can çekişiyor.Eğitim yıkılmış gençlerimiz çapsız siyasilerin kararları altına eziliyor. Ahlak çürümüş toplum yozlaşmış birbirini ezip geçiyor. Hepsi nerdeyse tamamı sözde müslüman geçinen zavallılar zamanında oldu. Müslüman değil aslında sahtekar demek daha doğru. Biz enkaz altında kalmayı hakettik sayın yazar. Düne kadar destek verdiğiniz siyasi figürler zaten o zamanda da birşey yapmamıştı.Yine destek verdiniz.Yine koşulsuz desteklediniz.Unuttuk mu bunları.Suç kimde.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 07:21
6
Bu argumanın sonu iyi bitmez.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 00:21
İnsanlıktan nasibini almamış provokatörlerden bize ne. Biz haybeye kolonun molozun altında havasızlıktan ezilerek feci şekilde ölen o vatandaşlarımızın acısını yaşıyoruz. Kalanlar da aynı acı sonla karşılaşmasın diye uğraşıyoruz.
KARAR OKURU 31 Ocak 2020 18:22
0
Ne acısı yaşıyorsun aceba.elestirecek konu çıktı diye göbek atiyorsunuz
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 00:15
Aristotle, milattan önce yaklaşık 2300 sene önce söylemiş, ‘insan siyasi bir varlıktır.’
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 01:10
7
0015, Çok doğru bir laf. Ama siyaseti dinden uzak tutalım diyenler, dini sandan uzak tutalım mı demek istiyor...
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 04:39
1
Sosyal bir varlık olacak doğrusu bu
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 11:47
4
2300 yıl önce Aristo amcamız " İnsan düşünen bir hayvandır" demiştir ki hayvan kısmı doğrudur. Düşüneni var düşün(e)meyeni var. Şu bizi yönetenler düşünmeyen kısmından. Çok tehlikeliler çok.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 00:10
Bizimkisi öyle maalesef...
S. Fehmi 28 Ocak 2020 14:15
1
Gölcük depreminin ikinci günü sabah erken saatlerde gölcök' e enmiştim, anacadde üzerinde yürümeye çalışırken elleri sopalı gençlerin işlerine gelmeyenleri zorduruma sokmaya çalıtklarına şahit oldum. Özellikle içi yardım malzemesi dolu bir kamyoneti (araç hem resmi ham de üzeri açık bir büyükşehir belediyesine aitti.) araçpersoneli çokzordurumda kalınnca araçtan inen bir kişi eli sopalı gencin gırtlağını sıkmaya başladı, o anda yüzyüze tanışma fırsatımız da olan rahmetli Timurtaş hoca aynı araçtan inerek kendini tanıttı ve olayı yatıştırdı.
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 15:59
2
I. İyi o zaman. Şükredelim. Ölenlerin neden öldüğunu düşünmeyelim sormayalım, ders almayalım. ‘Padişahın çok yaşa’ya devam edelim. Diyeceğim ama cülus törenlerinde bir de eki varmış bunun. ‘Senden büyük Allah var’ diyormuş teba. İnsanlar yüzlerce yıl sonra bizim memleketin doğusundan batısına ulaşmışlar. Bilgi bulunduğu yerde kalmış, yayılamamış yaymayı bilmemekten. Bilinenler de ++
KARAR OKURU 28 Ocak 2020 16:00
2
II. ... yayılamamış uygun imkanlar olmadığı için. 20 sene önce cep telefonu bile yoktu. Teknoloji üretenlere minnettarız. Bugün ışık hızıyla yayılıyor. Soğuk savaş dönemi yeni bitmişti. Adapte olunamadı... İyi ki atalarımız böyle değilmiş yoksa Karakum çölünde ömür tüketiyor olurduk.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN