Back To Top
Gezi Parkı’nda çatallanan siyaset

Gezi Parkı’nda çatallanan siyaset

 - Son Güncelleme: 20.02.2020 Perşembe 07:08
- A +

Yedi yıl önce gerçekleşen, iki yıl önce ise bazı kişiler hakkında “organizatörü” oldukları suçlamasıyla dava açılan Gezi Parkı olayları bugün zihinlerde yaşandığı günkü şeklinden ziyade aradan geçen zamanda oluşan haliyle yer tutuyor. Bir mitoloji oluştu Gezi hakkında. Muhalif sol kesimde idealleştirilen “sivil direniş” eylemi olarak... AK Parti cenahında “dış güçlerin tezgahladığı bir darbe girişimi” olarak...

Bu kadar yakın bir zaman önce hepimizin gözü önünde olup bitmiş bir hadisenin bu kadar farklı değerlendirilmesi toplumdaki büyük ve tehlikeli yarılmanın marifeti... Gezi Parkı olayları sırasında boyutları şimdikinden daha küçük olan, yani son yedi yıl içinde bu olayların üzerinden daha da büyümüş olan bir yarılmanın...

Peki, neydi bunun sebebi? O günlere geri dönüp yaşananları bir hatırlayalım... AK Parti’nin kurulduğu ve kısa sürede iktidara geldiği sıralarda en yetkili ağızlardan topluma verilen mesaj “ideolojik gömleklerin çıkarılmış olduğu, kimsenin dışlanmayacağı, kimsenin ötekileştirilmeyeceği, vaktiyle mütedeyyin insanların başına gelenlerin başkalarına yaşatılmayacağı” şeklindeydi… Ancak 2007’de “eski Türkiye”nin temsilcilerinin hazımsızlıklarının yol açtığı 367 rezaleti ve e-muhtıra olayı toplumun geniş kesiminin öfke ve tepkisine yol açarak iktidar partisi açısından bir seçim başarısına dönüştükten sonra bu siyaset dili yavaş yavaş değişme yoluna girdi. 

* * *

2010 referandumuyla birlikte siyasetteki karşıtlıkların toplumsal bir kutuplaşmaya evrilmesinin yolu açıldı. Bu süreçte yeni bir dil egemen oldu iktidar partisi yönetiminde. Kutuplaştırıcı bir dil. Kendi taraftar kitlesini birtakım iç ve dış tehditlere, hatta içeride “düşman” bir kitleye karşı konsolide etmeyi siyaset stratejisi olarak benimseyen bir anlayış.

Benimsenen yeni yönetim üslubunun habercisi de “konuşma üslubu” oldu. Söz gelimi “hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz” retoriğinin yerini “çatlasanız da patlasanız da...” lafları, “80 milyonun kardeşliği” veya “Biz kavga için değil hizmet için varız” kalıplarının yerini “Bunlar...” retoriği aldı. Türk toplumu ilk defa ülkeyi yönetenlerin ağzından içki içenleri, mini etek giyenleri vs. alenen aşağılayan sözler duyuyordu.

Gezi Parkı olayları bir ölçüde buna tepki olarak doğmuştu. Tabii aynı zamanda AVM kavramının simgelediği bir zihniyete gösterilen tepki vardı. Parktaki ağaçların, burada “AVM yapılması için” kesildiğine dair haberler olayların başlamasından ancak üç gün sonra yalanlanabildi. Topçu Kışlası’nın yeniden inşası fikrinin başından beri bir “rant girişimi” olarak algılanmasının önüne ise geçilemedi. Kışla binası konusunda gösterilen ısrarın sebebi izah edilemedi. O yüzden olaylar bu noktaya geldi zaten.

* * *

Şunu da söylemek lazım ki gidişatın vahametini fark edenler eleştiri ve uyarılarını belirli kanallardan dile getiriyorlardı. Ben de bir gazete yazarı olarak olayların henüz çığırından çıkmamış olduğu ilk günlerde toplumsal barışın korunması için meselenin sebep-sonuç ilişkisi içinde değerlendirilmesi ve polisiye müdahaleyle değil, siyasi yaklaşımla oradaki kalabalığın evlerine gönderilmesi gerektiğini yazmıştım. Ama bu tür uyarılara kulak asılmadı. Sonuç olarak Taksim Meydanı’nda biriken kitlesel huzursuzluk marjinal örgütlerin işin içine zevkle karıştığı bir tür isyan hareketine dönüştü.

Böylece toplumdaki bir fay hattı yeniden harekete geçirildi… Muhafazakâr kesimin hatırı sayılır bir bölümünde Gezi Parkı eylemleri sempatiyle hatırlanmayan, marjinal sol militanların görüntüleriyle veya yakılıp yıkılan araçlar vs. ile zihinlere kazınan kötü bir hatıra olmakla kalmadı, dindar insanların varlığına tehdit oluşturan “düşman” bir gücün simgesine dönüştü… CHP ve “Bay Kemal” gibi…

Gerçi bu yolla tabanın konsolidasyonu sağlandı ve lider kültü güçlendi ama ülkenin yarısının huzursuzluğu da kemikleştirildi. Buradaki risk görülmek istenmedi nedense.

Şimdi yapılanlar da bugüne kadar “başarı” sağladığı görülen bu siyaset yönteminin -risklerinin görmezden gelinerek- sürdürülmeye çalışılması neticesinde toplumdaki huzursuz kitlenin her geçen gün daha da büyümesinden başka sonuç vermiyor ve veremez…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
ali namlı 20 Şubat 2020 23:01
Tarafsız ve gerçekçi ,güzel bir yazı ; teşekkür ederiz !
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 20:24
Yeryüzünde fırsatını bulduğunda insanların iliğine kadar sömürüp posası çıkıncaya kadar kullandıktan sonra, bir çöp gibi tekmeleyip atan sonra da ayağının altında böcek gibi ezen bir mantaliteye sahip yönetimler var... Bazılarını orada yaşayanlar seçiyor, bazıları da hanedan... Tepedeki ölüyor yerine aileden birisi geçiyor. Binlerce yıldır böyle yaşıyor insanlar...
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 23:01
0
Binlerce yıldır böyle yaşanan yer yok. Umutsuz olmayalım.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 10:40
0
Olan yerleri söylüyorum, belki birileri böyle hayat olmaz der, kendisine ve çevresine bakar...
Umut Emiroğlu 20 Şubat 2020 19:05
2-Gezi'yi büyük ve önemli bir hadise yapan şudur ki; tarihi boyunca kendisini yönetenler kamu malına tasallut ettiğinde dahi itiraz etmemiş bir millet, ilk defa kamu malına tasalluta -2 il hariç- meydanlara dökülerek dur dedi. Emniyete göre milyonların üzerinde katılım oldu. Unutulmasın ki 6-7 Eylül olaylarında 50bin kişi sokağa çıkıp şehri tarümar etmişti. Sonuç olarak da ülkedeki gayrimüslümlerin tamamına yakını ülkeyi terk etmek durumunda kalmıştı. Şayet Gezi'ye katılan milyonlar (dar istisnalar hariç) söylendiği gibi vandallık yapsaydı ortada ne hükümet kalırdı ne asayiş
Umut Emiroğlu 20 Şubat 2020 18:58
1-Güzel bir analiz olmuş, teşekkürler İbrahim bey. Maalesef çuğunluk, her olayda taraftarı olduğu kişiyi savunmak "öteki" gördüğünü de suçlamak gayretinde. Ben şahid olduğumu bilirim: Geziye daha ilk gününde katıldım ve fırsat buldukça oraya gittim. Kesinlikle temiz ve haklı bir vakaydı. O büyük kalabalığı gören marjinal fraksiyonların orada bayrak sallayıp, kalabalığı kendine mal etmeye çalışmaları ve fırsat bulduklarında araçlara vs saldırmaları kaçınılmaz. Bunu engellemesi gereken polis iken ben parktaki gençlerin bunu engellemek için kavgayı göze aldıklarına şahidim.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 18:34
Bravo sayın yazar. Yazınızın altına gözü kapalı imza atarım.
Hikmet 20 Şubat 2020 17:26
Sn.yazar Sn. A. Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını AKP de istemiyordu. Gelinen noktada zoraki aday gösterildi. Ondan sonra da kurucusu olduğu parti tarafından tekrar Cumhurbaşkanı,Gn.Başkan olması engellendi. Şimdilerde konuşması dahi istenmiyor. Bu hususu da unutmayalım
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 17:23
Malı götürüp sonra başı sıkışan Soros’u hedef gösteriyor... Geçenlerde rüşvet ve yolsuzluktan yargılanan İsrail başbakanı da Soros’u suçluyordu. Soros kapitalist, para babası. Parayı daha çok nereden kazanacaksa oraya yatırım yapıyor... Herkes öyle yapar, kimse parasını saçmaz... Madem öyle, sen de ülkende doğru ve üretime yönelik yatırım yap, halkının eğitimini refahını yükselt, hak ve özgürlüğü zaten halk kendisi bulur, getirir. Soros gibiler yatırım yapsın diye rica minnet etme... Bunları yapmayıp halkın parasını yiyen, parasını daha da arttırmak için “düşman yaratıyor”...
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 22:27
0
Netanyahu seçmeni de mi var burada ... kırmızı yapmışlar yorumu...
KARAR OKURUMürsel 20 Şubat 2020 16:45
2- 3- Yivli Minare Camii'nde akşam namazı kılarken; cami kapısı yanındaki minare etrafında gençlerin topluca marş ve şarkılar okuduklarını duyduk.Namaz çıkışı az sayıdaki cemaatin gözlerindeki üzüntü ve öfkeyi okudum gördüm 4- Caminin meydana çıkan duvarında kızıl boyalı sloganlar haftalarca durdu, fotosu medyada çıktı müftülükte de olmalı. 5- Gezi kalkışmasında 10 gün boyunca tüm başkaldıranların renk ve sembolleri sergilendi.Celali isyanlarına benzer çok hızlı bir başkaldırı ve meydan okumaydı!
KARAR OKURU Mürsel 20 Şubat 2020 16:37
Madaıyonun öteki yüzü! 1- Geziparkı olay değil vaka( olgu) 10 gün süren toplumsal bir laboratuvar. 1- Antalya Cumhuriyet Meydanı'nda yer alan afiş, çizim, sloganlarda imana İslam'a Kuran'a aykırı aşağılayıcı pekçok şey gördüm ve üzüldüm. 2-Antalya Yivli Minare Camii'nden Cumhuriyet Meydanı'na çıkan dar yol tarafındaki camii kapısı bitişiğindeki pencere çıkıntısında kız erkek öpüştüklerini, az ilerde kızerkek akşam ezanı öncesi öpüşüp okşaştıklarını birçok insan 10 gece gündüz boyunca gördü.
turgut ertav 20 Şubat 2020 15:49
“Eğitimli insanlar ,öncelikle adalete değer verir. Eğitimli insanlar, adalet olmadan cesaret sahibi olunca ;asi olurlar. Küçük insanlar, adalet olmadan cesaret sahibi olunca ;haydut olurlar.”Konfüçyüs.
Hocanın kazanı... 20 Şubat 2020 15:48
Muhalefetin hukuka bakışı Nasreddin Hocanın kazan fıkrası gibi... Mahkeme kararları işlerine gelirse "kazan doğurdu", gelmezse "kazan ölür mü?".
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 15:24
Bizim memlekette işe yarar ne varsa işine yarayanlar yapar, işe yaramazları dış güçler veya işbirlikçileri... Sadece Ak Parti döneminde değil eskiden de böyleydi, adı başkaydı; dış mihraklar. Son dönemde gemi iyice azıya alındı, tutabilene aşkolsun...!
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 17:04
1
Bir aile kendi ailesine sahip çıkmazsa çocuklarını birbirindan ayırırsa çocuklar arasındaki meslek ve eğitime önem vermezse en sonunda aile yıkılır, çocukları başkasının kölesi olur. Tc şu anda aynen o durumda mhp ve akp milliyetçilikten besleniyorlar, kendisinden olmayanları dışlıyorlar herkesi tererüst ilan etmişler. Rte suriye savaşından beri cihatçıları örtülü ödenekten besliyor halada ülkemiz bir suriyede resmen savaş içerisinde istanbul ve seçimlerdeki kaos bazı parti başkan vekilleri içerde.Dış güçler le alakası yok ne ekersen onu biçersin.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 14:43
2007 yılında ‘eski Türkiye’nin hazımsızlıkları’ diyeceğinize ‘eski Türkiye’nin cemaat (fetö) tehlikesine dikkat çekme’ deseydiniz daha doğru olmazmıydı? O zaman kulak verilseydi ne 17-25 olurdu ne de 15 Temmuz.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 13:35
„ Ancak 2007’de “eski Türkiye”nin temsilcilerinin hazımsızlıklarının yol açtığı 367 rezaleti ve e-muhtıra olayı toplumun geniş kesiminin öfke ve tepkisine yol açarak iktidar partisi açısından bir seçim başarısına dönüştükten sonra bu siyaset dili yavaş yavaş değişme yoluna girdi.“ Fay hattını bu cümlede özetlemenize rağmen, Ak parti yada Erdoğan saplantısı, sebep sonucu açıklamada yedi dereden su getirmenize neden oluyor.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 13:32
Dış güçler kavramını coğrafi bir konum olarak algılyan zihinlerin içi dışı yol geçen hanı olmuş demektir. Darbe yahut vandallıkla iktidarı değiştirmeyi demokratik hak olarak gören herkes milletin iradesi karşısında dış güçtür.
ulvi gezgin 20 Şubat 2020 13:19
toplumun refahı arttıkça huzursuzluğu mu artıyor bir poliklinik muayenesi için gece 3 te yollara düşerdik bir tansiyon ilacı raporu için ssk doktorlarının muayene hanelerine giderdik ilaç kuyruklarını siz hatırlamazsınız hatırlasanızda son zamanlardaki tayyip bey karşıtlığı kulakları sağır gözleri kör etmiş rabbim insaf merhamet ve hakkı hak bilip hakka taraff olanlardan eylesin
karar 20 Şubat 2020 17:50
1
bırakın tansiyon ilacını yakın geçmişte viks bile bulamadık sayelerinde.dr muayenesine 2-3 hafta sonrasına randevu alıyoruz,mr falan hiç sormayın.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 19:50
1
Saglik sistemini ticarilestirdiler. Kamu hastaneleri kapatilip, YiD hastanelerine müsteri yaratiliyor, doktorlar taseron durumuna düsüyor, çogu ya özele gitmek zorunda kaliyor ya da muayene hane açiyor. Zaten tam zamanli çalisacaksiniz deyip doktor birakmadilar hastanelerde. SGK tonla ilaci ödemiyor, sgk ile anlasmali hastaneler hastaya kocaman faturalar çikariyor. Sehir hastaneleri hastaya eziyet. Daha saysam mi? Sosyal devlet adim adim bitiriliyor. Amerikan sistemine dogru gidiliyor. Hayirli olsun!
Karar Okuru 20 Şubat 2020 13:05
Türkiye artık yaşanacak bir yer değil. Her kesin başının çaresine bakması en akıllıca olacak.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 13:16
8
Bağlayan yok.
Muhtefi.. 20 Şubat 2020 14:08
9
Evet,,:)))..Arkana bakmadan..Bence de ,abd uyar belki,,,olmazsa Alamanya vd ,belki Moskova..gidilebilir...! ..Bye,,bye
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 16:46
4
Evet ama eğitimli gençler gidiyor by bye diyen cahiller kalıyor, milli gelir nasıl yükselecek?
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 17:37
5
Hemen terket ,kalan sağlar bizimdir
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 18:42
2
Kalan sağlar sağ olsa ne yazar, sağ olmasa ne yazar.
Muhtefi. 20 Şubat 2020 19:43
3
16:46 istesek bizde gideriz EU ulkelerin hepsine,hemde Elimi,kolumu sallaya,sallaya ,Ayrica nerden biliyorsun Tahsilli olanların gittigini.**birkac maceraperst disinda** Medyanin cok gazina gelme..Hem Bak Almanyada dinledi mi Insanlik,humanizmi IRKCI psikopat Taradi insanlari .bu başlangıç. Allah Muhafaza Etsin.! Akli olan.gider bilgi,becerisini.gelistirir Dunyanin en Güzel Ulkesine geri gelir..Gelecegini ve Coluk,çocuğunun istikbalini düşünür..saygilar.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 23:07
0
19:43 Medyanın gazına gelmiyorum. Türkiye’nin %1’lik lise mezunlarının gittiği yerleri inceledim bu kahraman ve zeki gençlerimiz senin gibiler o gençlerden daha geride olan Kartal İHL’ler en önemli konumlara gelmesini destekledikleri için yurtdışına gidiyorlar. Onlar kahraman siz ne olduğunuza karar verin. Vicdanınız kaldı ise eğer.
musto 20 Şubat 2020 12:35
Taksim meydanı iktidarların haksız uygulamaların, protesto alanı olmuştur.AKP,iktidarı ve zamanın başbakanı Sn,Erdoğan çözümü,meydanı kapatmak için, Kışla görünümlü AVM projesiyle halka büyük bir müjde verdi.Ülke,yönetimini teslim ettiği fetö teşkilatı canlı,canlı insanların bulunduğu çadırları yakması,ortalığı gaz bombaları ile ortamı gaz odalarına çevirmesi,bardağı taşıran son damla oldu.Başbakan Afrika gezisi bahanesiyle ülkeyi terketti.Arınç ve Gülün gayretiyle yangın söndürüldü.Davetsiz seyahatten dönen Başbakan %50 zor tutuyorum kışlayı yapacağım,inadıyla fitili tekrar ateşledi.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 13:20
12
Kimse Taksime avm yapacağız demedi. Burada vaktiyle var olan kışla aslına uygun yeniden yapılıp küktür amaçlı kullanılacaktı. Mitinglerin yapıldıpı Taksim meydanı ile bu yerin bir alaksı yoktur.
musto 20 Şubat 2020 15:52
1
AKP ile kültür ve sanat bir arada ? 1 mayıs işçi bayramları, nümayişlerin mitinglerin,şehir merkezinden çıkarılma projesi.Önce yeni kapıda miting alanı inşa edilmesi,ile Taksimde meydanı yok edecek proje yapıldı.Gezi parkının bulunduğu alanda,1806 yılında yapılmış olan Topçu kışlasının yerine,Kışla görünümünde AVM yapılacaktı.Her zamanki gibi,90 derecelik dönüşler kültür projesi olsun anlaşalım vd bahaneler ile daima millet için iyi şeyler yapmak amacındayız,ama anarşistler,baltaladı.Depremde toplanma alanları dahi yok edildi.Kalan Mezarlıklar gideceğimiz yer orası canlı cansız oralarda toplan
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 16:35
4
15.52, gerçekleri değil, haysllerini yazıyorsun.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 16:40
5
musto, dikkat et çarpılmayasın. 1 Mayısı 80 yol sonra resmen İşçi bayramı yapanlara sen ve senin gibilerin duyduğun bu kindir işte iç barışı tehlikeye atan en önemli sebep ! İktidar yüzü görmemenizin de en büyük nedeni bu...
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 17:16
2
15.52, Taksimde kanlı 1 Mayıstan sonra hiç 1 Mayıs kutlanmadı. AKP 2002'de kuruldu.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 18:44
1
Yoruma tamamiyle katılıyorum. Çok güzel özetlemişsiniz.
musto 20 Şubat 2020 20:57
1
yorumların hangi birini düzeltmeli.AKP ,2002 kuruldu 1 mayıs kutlanmadı diyen yorumcu,Kadıköyde,kutlanan 1 mayıslar 2007 ve 2010 yılında taksimde kutlandı.2013 yılında yayalaştırma projesi devriye girdi ve yasaklandı.Her yıl taksim zorlandı, iktidar vapur,tren seferlerine varana kadar iptal ettirdi.1981 yılında resmi tatil olmaktan çıkaran,milli güvenlik kurulu kararını,tekrar kaldıran Akp 1 günlük tatil kararı için,biatmı edelim.Biz işadamları 1mayıs gününü daima tatil ilan ediyorduk.
musto 20 Şubat 2020 21:10
1
16.40 baltanı taşa vuruyorsun Anavatan partisini kurmuş birine yorum yapıyorsun.Onlarca arkadaşım,çalışanım milletvekili ve bakan oldu,ne zaman 1 koyup 20 alacağız sevdası bizim Ahmedin arkadaşları turizm tahsisleri devreye girdi,haksızlığa karşı partiyi uyardık,düzelmeyince istifa ettik.2 dönem Akp destekledik,Anavatanı,mumla arattılar körü körüne desteklemek,ülkeye fayda yerine artık zarar veriyor.
karar 20 Şubat 2020 12:14
hakimler şu yönde karar verirse iyi,bu yönde karar verirse kötü denilip,karara saygı duyulduğu ifade ediliyor sonra hakimler hakkında soruşturma açılıyor.nasıl saygı ama.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 12:11
Cumhuriyet ci çevre yazsa normal derdim de islam kisvetli görünüp bu yaklaşım Hiç şık değil adeta bir taraf a hamaset bir tarafın değirmenine su taşıyor sunuz zorla kalem oynadığınız o kadar belli ki
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 23:09
0
Keşke Cumhuriyetçi çevre kadar olabilseniz.
Muhtefi.. 20 Şubat 2020 11:46
Marjinal gurublar vardi,varlar.! ISLAM'ci,cilar,,ve Ne idüğü belirsiz Sol Maskeli firildak Kemalistciler,Ajanlar kullanir Dinci,Bolucu,Solcu,Kemalist vb yeterki Vatanin aleyhinde olsun.!..***oysa Mustafa Kemal Bagimsizlik Karakterimdir der.*** Olaylarin akışı belli eder Maşaların arkasindaki Elleri.!.Sanatçı maskeli kalpazanlar,demokrat maskeli ırkçı bölücüler CIRIT ATIYOR..say sayabildigin kadar varlar,,ortak hedefleri TURK MILLETININ Istiklal ve istikbalini zaafa uğratmak..*Agac bahane annamadin mi.?*
KARAR OKURU levent oz 20 Şubat 2020 11:38
Gezi De provokasyon vandalizm vardı. Ama 2 il hariç yüzbinlerce insan ,niye sokaklara meydanlara döküldü. Bursa daki yürüyüşe ailemle katıldık, gurur duyuyorum. Amacımız hükümeti uyarmak, Cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkan kitlenin sesini duyurmakti.Gezinin ilerleyen günlerinde malesef Olay iyice provokasyona döndü, kızıl bayraklar çıktı. Karmaşada terörize guruplara gün doğdu. Aileler desteğini çekti ve evimize döndük
HACI MURAT 20 Şubat 2020 10:58
Sayın Kiras'ın bahsettiği "huzursuz kitle" 1960'larda vardı,1970'lerde,1980'lerde, vardı,1990'larda da vardı.Ve Ak Partili yıllarda da hep oldu.Menderes,Demirel, Özal,Erbakan dönemlerinde çok mu "huzurluydu"o kitle?Demirel'le Ecevit'in cenazelerde el sıkışık sıkışmayacağını az mı merak etti kamuoyu?Özal "Çankaya'nın şişmanı" değil miydi? Erbakan'ın başbakanlığındaki ışık söndürmeler,tencere tava sesleri, tank yürütmeler,topyekun savaşlar neydi öyle?Bana göre toplumsal yarılma söylemi abartılı.Muhalefet dilinin dışa vurumundan başka bir şey değil.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 16:01
2
Yarılma söylemi abartılı mı? Şaka mı bu? Birbirine çiçek mi atıyor insanlar? Nerde yaşar, neyi görürsünüz? Acaba çok mu gençsiniz de neden sonuç ilişkisi kuramıyorsunuz ...
hurşit GÜNDOĞAN 20 Şubat 2020 10:50
Biz siyaseti,demokrasiyi hatta laik yaşamı sadece okuyarak değil yaşayarak ve uygulayarak gösterdik nasıl mı;diyorsun ki 2010 referandum da kutuplaşma başladı sonra da taksimde avm yapılacağı algısı oluşturularak Gezi Parkı olayları oldu diyerek vandallığa dönüşen yakıp yıkma ve gayri meşru talepler ortaya kondu havaalanı ,3 cü köprü ve Başkanlık sistemini gibi vb. talepler ileri sürenlerin yaptığı vahşeti meşrulaştırıyorsunuz.devlet siyaset üretmedi diyerek. halbuki 367 de seçimle millete gitmeyi, arkasından referanduma gitmeyi, üst üste yerel ve genel seçime gidilmeyi siyaset saymıyorsunuz
Günümüze dönersek.AİHM kararı itibarıyla Kavala için tahliye kararı çıkma ihtimali çok yükselmişti. Değilmi. Sonra birileri darbe cümlelerini yerleştirmeye başladılar.Değil mi. Evvelce bir kesim Gezi olayları için darbe demişti.Öyle mi. Mahkeme karar verince bir mankendi galiba çıkıp Tekrar benzeri bir toplantı karşısında karşı duruş tehdidinde bulundu.Değil mi.. Kavala tekrar tutuklandı.Değil mi. Artık kimse darbe lafı etmez..Olanları sıralayınca bu çıktı...
Eskiden ordu, adalet, medya vb. siyasete baskı oluşturuyordu. Ya şimdi? Ordunun yarısı tutuklu veya ihraç kalanı Suriyeyle meşgul, adalete ne denir ki sanıklar dahi hakim savcılara acır hale geldi. Emir bir yere kadar, psikolojik vaka oldu hakim savcılar. Medya tabi damadın abisinde, hala arkadaşlarla konuşuruz bu milyon dolarlık medya bu zatın hangi kazancıyla alındı diye.İşe de yaramadı ya. Neyse diyeceğim o ki yargı eğitim ekonomi farketmez, her garabet iş üzerine almasa da Erdoğan'a yazıyor. Her sektörü onun atadığı kişiler yönetiyor çünkü. Ama tabi CHaP, dış güçler, İnönü, dostum Putin...
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 10:10
“Gidişatın vehametini fark eden” Köroğlu’nun yiğit, adaletli, inançla dolu ideal bir insan profili olarak ortaya çıktığını, tutkuların isteklerin, değerlerle inançların sembolü olduğunu hepimiz biliriz... Diliyorum Köroğlu’dan feyz alanlarımız çoktur...
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 09:50
“Çatallanan siyaset” hep aynı. Meyve verenlerini bekliyoruz. Millet; besler, büyütür, olgunlaştırır...
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 09:26
Vahim durumdayiz! Huzursuzluk toplumu, kanser toplumu olduk! Ömür gitti bu iklimde.. Sn.Kiraz bu kez tam dogru bir yazi yazmis..
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 08:52
Nasıl bir devletimiz olduğu düşünülüyorsa bir protestoyla bir gazete yazısıyla yıkılıverecekmiş gibi gösteriliyor... Eski filmlerin ince hastalığa tutulmuş kahramanlarına döndürdü savcılar! devleti... Ha öldü ha ölecek... Bu arada koltuklar sağlama alınacak...
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 07:55
Her yer Gezi, her yer direniş :) Orada muhafazakar gençler de vardı. Ama gözleri kör olanlar sadece görmek istediklerini görür ve yarışma işlerine gelir.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 07:42
Hani yargının kararına saygı duyuyoruz hani yargı bağımsızdı hepsi palavra apaçık yargı baskı altında
evin 20 Şubat 2020 07:41
gezide olan herkes bunun nasıl kendiliğinden gelişen bir eylem olduğunu çok iyi biliyor...kesinlikle organizatörü ya da lideri yoktu...hatta daha da ilginci olaylar tam azalmışken rtenin kışkırtıcı açıklamaları ile tekrar ateşlenmişti...
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 03:21
Kinci dinciler is basinda. Allah bu millete acisin.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 02:26
O gün Capulcu dedi millete bugün zillet diyor terorist diyor. Cıkıp aklı selim bir acıklama yapsa o gün, bu olaylar böyle büyümezdi. Ama yapmadı. Yetmedi cıktı yalan söyledi meydan meydan videyo var gostericez basortulu bacımıza saldırdılar dedi. Yetmedi. Berkin elvanın (terorist degildi ya bu cocuk ?) gözü yaslı annesini meydanlarda yuhalattı. Yetmedi katılanları mahkemelerde süründürdü. Hayatlarını caldı insanların. Ülkeyi o gün bugün çürütüyor. Kimseyi dinlemiyor ben yaptım oldu diyor. Ama olmuyor.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 11:15
3
Öfke ve nefret dolu kişilikler çok sevimsiz. Böyle tiplere hem doğru dürüst bir hayatları olmadığı için üzülüyorum hem de görür görmez koşarak kaçıyorum. Yazık bu tiplerin çevresindeki insanlara.
Davut Doğrucu 20 Şubat 2020 01:29
"Öfke bir hitabet sanatıdır!" vecizesi! anlayışıyla şekillenen bir yönetim davranışının kökleşmeye başladığı günlerdi.... Öndekine.., arkadakine...; uçana, kaçana; ağzını açana....! Bugünlerin temeli... ve tepki.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 01:15
Yazidaki analiz dunya liderinin devlet adami olmak yerine kabile sefi olmayi tercih ettigini gosteriyor! Gelinen yerde bunu dogruluyor...
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 01:12
Kin ve nefretle siyaset yapılmaz, hele ki ülke hiç yönetilmez. Bir toplumsal tepki ve protestoyu yönetemediler, iyi niyetle ortaya çıkıp tepki gösteren göstericileri, fırsatçıların önüne attılar. Şimdi kurunun yanında yaşı da yakıyorlar. Yönetmekten anladıkları “şiddet kullanma gücü”... Yönetemezseniz başkaları yönetmeye kalkıyor. Ülkeye yazık oluyor, kuş gibi uçup giden zamana yazık oluyor...
külyutmaz 20 Şubat 2020 00:51
Cahilliğime verin; Gezi Parkı Meclis'in yanında bir yerde mi ? Neden darbeciler orayı seçmişler ? Bizim evin arka sokağında bir çocuk parkı var.Ben de orada bir saz çalsam hükumet düşer mi ? Kısık çalarım ,söz...
R.g. 20 Şubat 2020 00:50
Ülkeyi bilerek ve isteyerek batağa sürukluyor akp,hem icte hemde dista,rusyanın gudümundeki suriyeyle savaş çok yakin,hemde amerikanin gazına gelerek,,ülke cahillerin eline kaldi ne yazıkki.
Gezi Türk toplumunun tarihindeki belli bir merkezi olmadan gerçekleşen ilk sivil direniştir,RTE ın ve islamcıların nobran dili,tavrı bunun nedenidir,bununla yüzleşip hata ettik deme yerine şeytanlaştırmayı tercih ettiler.Gezi sosyolojisi başladığı gibi durmadı geziyi bastırdıklarını düşünenler gezinin istanbul/ankara/mersin/adana/antalyada kendilerini indiren güç olduğunu görmüyorlar,belkide görüyorlar ama kibirleri özür dilemeye müsade etmiyor
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 17:52
3
Mesele ağaç değil diyenler arkalarına bakmadan kaçtılar biri İngiltere'de Fetö kaçaklariyla toplantılarda biri almanyada Amerikan bayrağına sarılı uyuyor.sahipleri onları iyi besliyor ve zamani gelince saldır ısır diyorlar. Allah reis ten razı olsun.Oy verirken Avrupa kime karşı ise ona oy veriyorum.mhpliyim ve bahçeli başbugumuz eskiden fena eleştirdiği reisi şimdi doğru yola girdiği için destekliyor.tekrar yoldan saparsa yine lafını esirgemez.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN