Back To Top
O mu ahlak, bu mu ahlak?

O mu ahlak, bu mu ahlak?

 - Son Güncelleme: 14.02.2020 Cuma 08:41
- A +

Her biri tek başına dev skandallar ortaya saçılıyor. Çıt yok. Batı’da her biri birkaç bakan, birkaç iktidar götürecek yolsuzluklar… Tısss. Batı ahlaksızlıktan çökecek ya İşte o ahlâksız Batı’da, neymiş efendim, başbakan, resmî seyahatlerinden biriktirdiği uçuş millerini şahsî uçuşunda kullanmış.. İstifa zorunda kalıyor. Biz Manhattan’da öğrenci yurdu, aile ve sülalemize üniversite kurmak yolunda sükûnet içinde ilerliyoruz.

Bu rezaletlerin failleri ile uğraşan kalemler var. Pek sesleri duyulmuyor ama var. Aynı manşeti birlikte atan ve sorulunca tevafuk diyen basın hâriç... Ne yazık ki mütevafık basın, basının yüzde doksanı.

Benim derdim, bütün bunlara karşı halkımızın tepkisizliği. Batı’nın ahlaksızlığın dibi kabul ettiği şeylerde bizim anketlerde çıt çıkmıyor.

Bunu nasıl açıklayacağız? Üstelik halkımızın “muhafazakâr”lığına dair iddialar var. Demek ki Batı’nın ve Doğu’nun muhafaza etmeğe çalıştıkları aynı değerler değil. Onların ahlâkı başka, bizimki başka.

CASUS HATIRALARI

Bugünlerde casus avcıları Altaylı, Ruzi Nazar falan peşinde koşarken bir isme ve bir kitaba rastladım. Yüksek rütbeli bir CIA görevlisinin hatıralarına: 1968-73 arasında önce İstanbul’da istasyon şefliği yapan, sonra da Ankara’ya tayin edilen Duane R. Clarridge’in “A Spy for all Seasons- My Life in the CIA” (Her Mevsimin Casusu- CIA’deki Hayatım) kitabına… Clarridge’in hatıraları Türkçe de yayımlanmamış. 

Yolsuzluk, hırsızlık, aile boyu tayinler ve başka ahlaksızlıklarla bu casusun ne ilgisi var diyebilirsiniz. Şu ilgisi var: Bizim “muhafazakâr” toplumumuzun ahlaksızlık saydığı şeyler, Clarridge’in hatıralarında vakayı adiyeden… Bizde çıt çıkarmadıklarımız da onun bakışıyla bütün doğu toplumlarının ayıbı. Ve bu ayıp hakaret olsun diye değil, herkesçe bilinen yaygın bir gerçeğin dile getirilişi gibi anlatılıyor.

Önce Clarridge’in ayıpları: Türkiye’ye eşi Maggie ile geliyor. İki de çocukları var. Fakat yavaş yavaş birbirlerinden uzaklaşıyorlar. Bizim casus, gönlünü tenis oynadıkları bir arkadaşının eşine, Helga’ya kaptırıyor. Maggie ile boşanıyorlar ve Helga “kız arkadaş” oluyor. Sonra evleniyorlar. Bütün bunlar CIA’nin gözü önünde ve anlaşılan kimsenin çıtı çıkmadan cereyan ediyor. Buna karşılık mesela, bir Polonyalı görevliyi kendi taraflarına çekmek için Ankara’da Polonyalı’nın eşine bebek düşürten ilaç bulması, CIA üst makamlarının tepkisini çekiyor. Evanjelistler o zaman da etkili.

YALAN MAKİNESİ DOĞUDA ÇALIŞMAZ

Doğu toplumları için söyledikleri aşağılayıcı:

“Maalesef izleyen yıllarda Gizli Hizmetler (Clandestine Services) yalan makinesine gereğinden fazla önem atfetti ve bunun ceremesini de çekti. Yalan her kültürde aynı değil. Püriten geleneğimizden ötürü Amerikanlar iyi denek oluyor. Fakat mesela Araplar ve İranlılar’ı değerlendirmek pek zor, çünkü onların kültüründe bazı şartlar altında yalan söylemek kabul edilir bir davranış. Bu yine WOG unsurunun bir başka görünümü. Nihayet poligraf (yalan makinesi) Batılılar tarafından ve Batılılar için tasarlanmış bir cihaz. Aleti bu kültür bağlamının dışına çıkarınca sorunlar da başlıyor.”

İKİ DÜNYA VAR: ANGLO-SAKSONLAR VE DİĞERLERİ

WOG’u merak etmişsinizdir:

“Wog, ‘Worthy Oriental Gentleman’ (Değerli Doğulu Beyefendi) demek. 19 asırda bu söz, İngiliz olmaya çalışan yarı-Britanyalı sosyal statüsündeki Hintliler’e göndermeydi. Kısa zamanda aşağılayıcı bir anlam kazandı. Lawrence’ın zamanında bu ifade, Kanal’ın Doğusu’ndaki her şeye küfretmek için kullanılıyordu. ‘Woglar Calais’te başlar’, yani makul olmayan (ve aşağılık) Anglo-Sakson olmayan davranışlar Dover Boğazı’nı geçer geçmez ortaya çıkar diyen sanırım Alec Waugh’du.” (Bu alıntıdaki “kanal”, Manş Denizi’dir: “İngiliz Kanalı”.)

Batı falan değil, İngiliz ve Amerikanlar hâriç herkese tepeden bakılıyor. Aynı özde bir başka pasaj:

“Kaldı ki sosyoloji, kişilerin özellikleri, insanlar arası ilişkinin kimyası ve hayat, ölüm, görev, gerçek ve yalan gibi temellere yaklaşım… Bütün bunlar Arap dünyasında ve Latin Amerika’da bir Helen (Yunan) kültür kökü üzerine bina edilmiştir. Bunların üstü de İslam ve Hristiyanlığın çeşitli türleriyle kaplanmıştır. Müslüman Araplar, Hristiyanlar, Osmanlı Türkleri ve başkaları bu inançları ve onlara eşlik eden kültürleri İndüs Nehri’ne ve muhtemelen onun da ötesine, Batı’da Cebelitarık Boğazı’na; Kuzey’de Viyana ve Moskova kapılarına ve Güney Sibirya çöllerine taşıdı. Sonra İspanyol ve Portekizliler hepsini Batı Yarımküre’nin kendi bölgelerine götürdü. Yani temelde bunların hepsi aynıdır.”

İnsanın masaya yumruğunu vurup, “Ben senin…” diye bağırarak ayağa fırlayacağı geliyor.

Ama… Ama… Vergiden kaçınarak Manhattan’da yurt açmalar (yersen), sülalece çökülen üniversiteler… Ve en önemlisi bunları ahvalı âdiyeden diye değerlendiren sevgili halkımızı düşününce öfke yerini moral çöküntüsüne bırakıyor.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Marasli 16 Şubat 2020 22:00
Didar toplulukta deki bu Peygamber buyruğudur işin doğrusu emredileni şöyledir. Ve doğru olanı yap yemin ediyorum Anan bile evlatlıktan reddeder. Napalm yani ruhsal çöküş mu yaşayalım., şahsen moralimi hiç bozmuyorum sadece gülüyorum. Çünki kişi kendini bilmeli, toplumun köküne kibrit suyu :). Ha bu seküler ve keskin laikler içinde aynısıdır. Her gurubu tanır görüşürüz. Lakin benden tavsiye bu millettin içinde kendinize yurt aramayın. Anadolunun mayasizligini bir görseniz etrafta kızacak başka ulus ta devlet te bulamazsınız..
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 19:46
Kamuda yapılan mülâkat yolsuzlukları için mahkemeler ne yaptı? Hiç bir şey.Zaten mulkata dava acma bekir bozdag zamaninda kanunla yasaklandi. Işte haksızlığa hiç bir sey yapmadıkları için ekonomi de bu hale geldi, Türkiye de bu hale geldi.Hakimlere zam yapmakla adalet gelmez.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 19:46
Kamuda yapılan mülâkat yolsuzlukları için mahkemeler ne yaptı? Hiç bir şey.Zaten mulkata dava acma bekir bozdag zamaninda kanunla yasaklandi. Işte haksızlığa hiç bir sey yapmadıkları için ekonomi de bu hale geldi, Türkiye de bu hale geldi.Hakimlere zam yapmakla adalet gelmez.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 19:46
Kamuda yapılan mülâkat yolsuzlukları için mahkemeler ne yaptı? Hiç bir şey.Zaten mulkata dava acma bekir bozdag zamaninda kanunla yasaklandi. Işte haksızlığa hiç bir sey yapmadıkları için ekonomi de bu hale geldi, Türkiye de bu hale geldi.Hakimlere zam yapmakla adalet gelmez.
İ. Yalçın 15 Şubat 2020 18:00
İnsanlar arasında güzel ahlakı tamamlamak için gelen bir dini, ahlaktan mahrum, ahlaki değerlerden sıyrılmış bir din haline sokup, bu anlayıştaki "muhafazakar insanların" oluşturduğu bir toplum haline getirdiğimizde bu sonuç doğuyor, bu sorunu yaşıyor, bunun bedelini ödüyoruz herhalde.
KARŞIYAKALI 14 Şubat 2020 23:46
münafıklık zor zanaat hem benden görünüp bana vurmak için illa eğitim almak gerekliymiş.hemde ne eğitim.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 22:19
Bizim yaptığımız yorumlarI yayınlamıyorlar. Maşallah Hacı Muroyu hiç boş geçmiyorsunuz.
ramazan koç 14 Şubat 2020 17:53
ben bazı yazı yazıyorum benim çocuklar aman baba yazma senide içeri atarlar diyorlar aşağı tabaka ne yapsın zaten zor güç geçiniyor onlarınan uğraşacak gücü yok allah yardımcımız olsun.
KARAR OKURUMürsel 14 Şubat 2020 16:05
Bir kitap okuyup değerlendirmek bişey değil.Ne yapacağız ne yapmalıyız?
Talha 14 Şubat 2020 15:07
iki kitabınızı okudum şimdi köşe yazılarınızı burada okumak çok güzel. değerli düşüncelerinizi bizlerle paylaştığınız için çok çok teşekkür ederim.
HACI MURAT 14 Şubat 2020 14:38
Bence biraz daha tutarlı cümleler kurmak lazım.Kim gider de ailesi için ABD'de yurt binası inşa eder?Öte yandan kim ABD'deki Türk öğrenciler için bir yurda,kakacak yere ihtiyaç olmadığını söyleyebilir?ABD lokantalarında bulaşıkçılık yapması şart mı oraya giden öğrencilerin?Kalacak sıcak bir yurt binalarının olması çok mu kötü olur?Böyle bir girişimde bulunmanın adı ahlaksızlık mı oluyor oralarda?Ya da fetöye mi teslim edelim oradaki öğrencilerimizi?
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 17:15
2
Yurt bahane servet transferi şahane.
karar 14 Şubat 2020 20:21
0
toplanan paraların optimum fayda sağlayacak şekilde kullanılması gerekir.en az parayla en çok kişiye ulaşmak,bir yerine iki bina yapmak.yüz öğrenci yerine bin öğrenciye ulaşmak gerek.en lüks semtlerin birinde yapmak çok kişiye ulaşmak için değil değil binaya yatırım yapmak içindir.
HACI MURAT 14 Şubat 2020 14:32
Kızılay'a 8 milyon dolar bağışta bulunan bir iş adamı bunu kazancından düşer. Kazancından düşmekle yuvarlak hesap 2 milyon dolar az vergi öder o yıl.Ama 2 milyon dolar az vergi ödeyim derken, yani bağışı yapmasa cebinden 2 milyon dolar para çıkacakken,bağış yapınca cebinden 6 milyon dolar çıkıyor.Kâra bakar mısınız,kâra?2 milyondan kaçarken,6 milyon ödüyorsunuz.Ne kadar kârlı bir iş ama!Ben derim ki keşke 500 şirket,1000 şirket Milli Eğitim'e,Kızılay'a böyle bağışlar yapsa. Ayrıca bu kanun belki 50 senedir böyle.Kamuya bağışta bulunmanın adı ne zamandan beri ahkaksızlığa çıktı?
Karar Okuru 14 Şubat 2020 15:49
2
Mesele vergiden kaçınmak değil belli merkezlere para aktarmak
HACI MURAT 14 Şubat 2020 16:34
3
Koro halinde bağışta bulunanın vergi kaçırması ile ilgili cümleler kuruluyor. Yahu etmeyin,bağış bir vergi kaçırma yöntetimi değildir,bağışta bulunan bağışta bulunduğu için asla kar etmez,deyince,laf çevriliyor,mesele vergiden kaçınmak değil,belli merkezlere para aktarmak deniyor. O zaman derim ki:Keşke belli merkezlere para aktaranların hepsi öğrenciler için inşa edilen yurtlara para aktarsa.Böyle para aktarmaya can kurban.İsterseniz bir de siz aktarın da görün,kendi cebinizden para akrarmak zor muymuş,kolay mıymış?Karlı mıymış,zararlı mıymış?
karar 14 Şubat 2020 20:17
0
vergiden düşerek yapılan yardımlara ve yardım yapanlara başka isim bulun hayır veya hayırsever demeyin.bağış yapıp vergiden düşülmesini onaylayan her kurum en haif tabirle acizdir.hayır olmayan her bir bağışta ne olursa olsun kataküllidir
HACI MURAT 14 Şubat 2020 20:55
1
20.17 Yahu bağış vergiden düşülmez. Daha bunu bile öğrenemediniz.Bağış kazançtan düşülür.Bağış vergiden düşülmüş olsa bağışta bulunanın cebinden 1 kuruş çıkmamış olur.Halbuki kazançtan düşüldüğünde vergiden 1 kuruş istifadesi olsa bile, cebinden ayrıca 3 kuruş çıkmış olur. 4 milyon bağışta bulunanın cebinden 3 milyon çıkmış olur.Bu da her babayiğitin harcı değil.
karar 15 Şubat 2020 00:41
0
demekki hem dünyasından zararda hem ahiretinden.aynen devam.mahzuru yok.
Marasli 16 Şubat 2020 21:51
0
Dünya işine gelince tazı gibi koşan, namazda ise dizlerim tutmuyor diyen muhafazakar milletin Aali evladı hacı murat..
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 12:09
Yönetenlerimizin dünyası ayrı hatta başka bir evrende yaşıyor gibiler. Halkımız da mekan ve zaman farkından olsa gerek, idrak edemeyince iyice abarttı şaşkınlığı... Uyduruk bir depremde göçük altında ölüp ölüp gidiyor, çocuğunu gönderecek okul bulamıyor, okulu bulsa beslenme çantasına koyacak yiyecek yok; sonra Kızılay’ın vergiden kaçınanını,“Manhattan’da yurt yapıyoruz” diyeni alkışlıyor. Üstelik yurt falan değil alelacele bulunmuş bir mazeret gibi... Tüy diktiler...
MM 14 Şubat 2020 10:00
Yazı güzel, ancak ben bazı kelimelere takılırım, bazı kelimeler, bazı isimler sanki bana bir şey işaret eder. Yazının sonundaki "çökmek" kelimesi, bununla beraber "ağaç kabuğu yesinler", "bebekler hapiste" söylemleri o kadar çok aynı kesim tarafından kullanılıyor ki, insan hayret ediyor :=)
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 09:56
Hocam diline sağlık. Bizden bir halt olmaz. Bizim diyanete muhalif düşünenlerin canları, malları hatta ırzları helaldir diye fetva verdirebilirler ve gerekeni yapabilirler. Ama ne yazik ki herkes için ölüm var.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 11:48
0
İyi ki ölüm varmış da bir umut doğuyor gelecek nesiller için... Belki onlar başarır ahlaklı olmayı...
Nasihatname II 'A A 14 Şubat 2020 08:22
"Dilerim siz siz olun,Orhun yazıtları'nı arada bir okuyun.Okuyun ki,'kalıtımsal haslet'dedikleri bizdeki karşılığının 'kut'olduğunu kendi gözlerinizle göresiniz ve 'Kutlu olsun'dileğimizin 'Tanrı'nın yolundan çıkılmasın' temennisi olduğunu idrak edesiniz.Bizde 'üstünlük' Kaan'da değil,'bilge,Alp,adil ve erdemli' olandadır.Bilge Kağan töreye ters düşmeyegörsün,Tanrı 'kut' u geri alır.Bunun için denmiştir,sel gider,kum kalır,il gider,töre kalır."
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 04:03
Yurt açmak.Bir eksikliğin tamamlanması demek.ABD ye okumaya gidecek öğrencinin Fetö ye bulaşmaması demek.Niye taktın.Okumak yalnız elitlerin mi hakkı?
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 16:07
0
Yazarin tek soyledigi yurt meselesi degil ki
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 02:21
O kitabi alıp okuyacagim. Toplumumuz hakkinda nacizane yorum yapayim sayin yazar(yazilarinizi hazla okuyorum). Moral bozuklugu dediniz ben de bilgisizligin getirdigi acizlik elena yapiyorum, eger daha acik soylemezsek durustluge ihanet etmis oluruz zaten ulkemizde esas olan durum odur durustluge ihanet ediyorlar, neticilere gitmek icin pragmatizm gerekir diye dusunuyorum Tesekkur ederim Alaaddin Sungu
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN