Back To Top
Düğmeye basıldı da kırmızı kabloyu kim keser?

Düğmeye basıldı da kırmızı kabloyu kim keser?

 - Son Güncelleme: 04.01.2020 Cumartesi 10:47
- A +

İran’ın Ortadoğu eş-başkanı ve vekâlet savaşlarının en zirvedeki mihveri Süleymani, ABD’nin geceyarısı operasyonu ile öldürüldü. Aynı saldırıda Haşdi Şafi’nin ikinci adamı el Mühendis de hayatını kaybetti.

ABD’nin düzenlediği saldırı sonrasında dünya sarsıldı. Zira suikastın en zirvedeki isimlere yapılması Pentagon ve Amerikan istihbaratları arasında yeni bir tartışma başlattı. Saldırının Trump’ın emriyle yapıldığı bizzat Amerikan haber kaynakları tarafından dünyaya servis edildi. Bu, ABD içindeki güç dengelerinin arasında bir hesaplaşmanın da ayyuka çıkacağının işareti olsa gerek.

Bütün gözler İran’a nasıl bir misilleme yapacağı üzerine merakla çevrilmişken ABD içindeki yeni Ortadoğu kurgusunun ne idüğüne dair ciddî bir yorum henüz okumadık.

İran elbette Zülfikar nişanını alan Süleymani’nin öldürülmesine büyük bir misilleme yapacak. Bu nişan öyle herkese verilmiyor. Süleymani demek İran’ın derin devlet yapısının en kilit ismi demek. Fakat bu misillemenin yeri ve zamanı konusunda elbette İran’ın derin devleti uzun planlar yapacaktır. Süleymani ile “ben onun askeriyim” diyen en yakın silah arkadaşı el Mühendis’in bir operasyon hazırlığı içindeyken Bağdat’taki toplantı yaptıkları yerde ortadan kaldırılması, Amerika Birleşik Devletleri içindeki Ortadoğu şeflerinden bir kısmına inisiyatiflerini artırıcı bir katkı sunmuştur. Ancak Şia’nın eylemsel trafiğinin Ortadoğu’da kilit maşalardan biri olduğu dikkate alınırsa uzun vadede Yahudi-İngiliz aklının stratejisine pek uymayan bir girişim oldu bu…

Yahudi – İngiliz medeniyeti can çekişiyor. Fakat bu çöküş, dünyanın diğer taraflarında daha büyük sancılara, acılara sebep oluyor.

İslam âlemi de bu Yahudi-İngiliz aklının ürettiği ‘entropi’den bir türlü kendini kurtaramıyor. Enerjisini hep kendi içinde tüketen, birbirine karşı kullanan bir yönetişim var maalesef bütün İslâm coğrafyasında.

Şia’nın yükselişi Sünni âlemi korkutuyor. Sünni blok ise üç cepheden küresel güçlerin kontrolünde zaten…

Yeni bir dünya savaşının bazı kilit mıntakalarda yeni bir savaş strateji, silah, bilgi ve para yönetişimi sarmalında eylem planları ile birlikte insanlığı ilk kez karşılaşılacak kaoslara itelemesi kaçınılmaz gözüküyor.

Bu savaş öncekilere benzemeyecek gibi…

Bir kısmı Kanal İstanbul etrafında, bir kısmı Doğu Akdeniz’de, bir kısmı Libya’dan İran’a kadar genellikle İslam coğrafyasında daha önce hiç karşılaşılmadık teknik ve yöntemle vuku bulacak olan bu yeni savaş stratejilerinin arkasındaki fikir bence ma’lûm.

Kerkük, Musul, Süleymaniye ve Erbil’de birçok Amerikan üssü bulunuyor.

ABD Başkanı geçtiğimiz yıl ABD’nin Irak’tan çekileceğini açıkladı. Fakat göstergeler ve sebep netice silsilesi bunun o kadar da kolay olmadığını ortaya koydu. Amerikan güçleri çekilir gibi yaparken çok daha etkili güçlerle Irak ve Suriye’de hatta bütün Ortadoğu’da kendisine duyulan toplumsal tepkilerini de maniple edecek biçimde bölgeye ağırlığını koymaya çalışıyor.

Süleymani’nin ortadan kaldırılması, Irak’taki Sünni bloğun onayını aldığı gibi handiyse bütün Sünni coğrafyalarda içten içe bir sevince yol açmış gibi. Nefret ve korku potansiyeli zaten kadimden gelen bir birikime sahip bu coğrafyada hemen bütün siyasi ve kültürel grupların, barış ve bir-arada yaşama sanatının asrın idrakine söyletilememesi yüzünden yeni kan dökücülüklere, yeni çatışma bloklarına yol açacak bir provokasyona gark olmaları içten bile değil.

Bütün bu hercümerç içinde Türkiye’nin bin yıllık terkibinin ve Türkiye’nin çağdaş aklının hem kendisini hem de komşularını, bir anlamda da bütün İslam coğrafyasını yaşanacak entropiden kurtarmasının yolu yangına benzinle gitmek değildir.

Türkiye’nin normalleşmesi işte bütün Ortadoğu’nun normalleşmesi ve dünyanın kendine çeki düzen vermesi açısından da önemlidir.

Normalleşmenin yolu da unuttuklarımızı hatırlamaktan geçiyor.

Unuttuklarımız neler: Ortadoğu Su Barışı.

Su ve Toprak Kaynaklarının Muhafazası ve Geliştirilmesi

Ortadoğu Birliğinin inşası…

Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu yeni barış ve ekonomik-kültürel işbirliği imkan ve kabiliyetlerinin hayata geçirilmesi…

Daha fazla demokrasi ve daha fazla Meclis…

Zira kapalı kapılar arkasındaki her tek kişilik senaryo, Yahudi – İngiliz aklının geliştirmeğe çalışacağı provokasyonlara alet olmamızdan başka bir işe yaramıyor.

Güvenlik stratejilerini yeniden geliştirmek ve tehdit algılarını yeniden tanımlamak zamanıdır.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Kırmızı kablo hangisi yanlış bir öneri booomm.... !
KARAR OKURU 04 Ocak 2020 17:25
Gerek şia gerçekse sünni kesimin idarecileri dolaylı veya doğrudan küresel aktörlere hizmet ediyorlar.küresel aktörler islam coğrafyasını bunların eliyle şekillendiriyorlar,eziyorlar ve tahrip ediyorlar.netice kan ve göz yaşı...
KARAR OKURUMürsel 04 Ocak 2020 15:05
Yahudi İngiliz sistemi zirvede ama bitişe yakın gibi.Biz komanın son halindeyiz.Ya öleceğiz ya dirileceğiz!
atila bitigen 04 Ocak 2020 12:06
Kasım süleymani Devrim Muhafızları Ordusuna dahil olduğunda İlkokulu bitirdiği yıl köyünü terk ederek Devrim Muhafızları Ordusuna katılmış, sonra aldığı 45 günlük askeri eğitim sayılmazsa, bütün eğitim hayatı bu 5 yıllık ilkokul tecrübesiyle sınırlı kalmış. Askeri okul disiplin eğitim olmayan Osmanlının eski alaylı (halaskarı zabitan)askerleri gibi biri askeri formasyondan uzak daha çok da paramiliter gayri nizami harp elemanı bu asker tipi yıkıcı intikamcı cezalandırıcı işkenceci olurlar.Osmanlıda padişaha direk bağlı ve sadıktı,İranda dini lider ayetullahlara direk bağlı gayri nizami operas
Karar okuru 04 Ocak 2020 10:43
İsmail saymaza teşekkür ederim. Kadrolu provokatör dediği şahsiyetlerin her gün televizyonda kışkırtmaları ile toplum bölünüyor. Daha fazla demokrasi daha fazla meclis.
Abuzar 04 Ocak 2020 06:33
Rahmetli Atatürk Türk karakterini diplomasi ve ülkelerle iliklerine yansımıştı. Varlık ve onuruna tecavüz edenle savaş. Düşene vurma.Savaşta yendiğini barış, işbirliği kurmak. İhaneti af etmemek. Kurtuluş Savaşı sonrası komşu ülkeler ile ortak paktlar kurması bu ülkeler ile hem sulh hemde emperyal devletlerce kullanılması önünü kesmek içindi..Şimdikiler aksine var olan barış, güven, işbirliğini bozan siyaset ile güvensizlik ve aleyhimize şartları oluşturmakta.Bu sefer emperyal devletler arasında oynak/ aşüfte politikası uygulamakta.Monşer diye aşağıladığı aklın % 10u varmı şu an hariciye de!
Abuzar 04 Ocak 2020 14:02
0
Türk karakteri DÜŞENE VUR' MA yani vurma ma erdemini kastetmiştim. İlk yorumda bitişik yazdım yanlışlıkla. Ben şu an ülkemiz idaecilerinin süreti haktan görünümlü ve çıkarımız ayağına, ihtilaf ve çatışmayı yayarak, ABD İsrail lehine KONTROLLÜ KAOS MÜSLÜMANI MÜSLÜMANA KIRDIRMA işlevi gördüğüne inanıyorum. Olgu ve sonuçlara basiret ile bakın görürsünüz. ATEŞ HER HAN BİZE SIÇRAYACAK
Karar Okuru 04 Ocak 2020 03:17
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Sonunu çok aşırı düşünen kahraman olamaz!” dediğini Taha Akyol'un dünkü yazısından öğrendik. Devlet yönetiminde söz sahibi olan birisi bu sözü söylemişse, bizimde bir sözümüz olsun. ''Devlet yönetiminde bir konunun başı ve sonu iyi düşünmeden uygulamaya geçirilirse o işin sonucundan kahraman çıkmaz. Büyük Türk Milletine kahraman olmak isteniliyorsa adaletiyle, kutuplaşma yerine birleştiriciliğiyle, liyakattaki hassasiyetiyle, karar almadan önce (liyakatli insanlarla) istişare müessesine verdiği önemle zirve yapmış Hz. Ömer (r.a.) örnek alınabilir.''
Karar Okuru 04 Ocak 2020 02:19
Üstadım, ağzımızın tadı iyice bozuldu hatta hiç kalmadı. Son cümleleriniz çok önemli ''Daha fazla demokrasi ve daha fazla Meclis…''
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN