Back To Top
Rezonans kanunu

Rezonans kanunu

 - Son Güncelleme: 21.12.2019 Cumartesi 11:06
- A +

Pierre Franckh’ın isteklerin yönetimi ile ilgili birçok kitabı var. “Doğru İstersen Olur/ Kolayca İste Rahatla… Mutlu Ol…/ Yeter ki Gönülden İste/ Yeter ki İste/ Altı Dakikada Koçluk: Öz Güveninizi Nasıl Kazanırsınız/ Gerçek Aşkı Bul/ Başarıya Giden 77 Yol/ Başarının Sırları/ Aşkta Mutluluk Kuralları…

Asıl kitabı ise “Rezonans Kanunu - İsteklerin Yönetimi” adını taşıyor. Aslında böylesi kişisel gelişimle ilgili kitapları ne çay içerken okurum, ne de Türk kahvesi içerken. Çay içerken uzun bir çalışma temposuna hazırlanmalı insan. Araştırma inceleme kitapları masanın üzerindedir ve yoğunlaştığın konu üzerine çapraz okumalar yapıyorsundur. Keyifli, yani klasik romanları okurken de Türk Kahvesinden daha iyi arkadaş bulunmaz.

Kişisel gelişime gelince… Asıl okumalar bittikten sonra kişisel gelişime katkı sunmaya hamleden kitapları okurken icetea ya da neskafe filan içebilirsiniz.

Ben de öyle yaptım ama bu Rezonans Kanunu’nu okuduktan sonra acı bir Türk kahvesi yapmak zorunda kaldım kendime.

Son zamanlarda medyada Ceren hadisesi etrafında kadına şiddet ve genel olarak şiddet, nobranlaşma, hakaret, bilip anlamadan müdahale ve hadnaşinas, makamının hakkını veremeyen statü vurgunlarının edepsiz davranışları gündeme gelmişti.

Vali, Öğretmenler Günü toplantısında öğretmenlere hitap ederken karşısında ayak ayak üstünde oturan ve sonradan gazeteci olduğu anlaşılan kişiye bini bir para hakaretlerde bulundu. Başka bir üst düzey belediye görevlisi(ne demekse) geçerken selam durmayan belediye çalışanını tuvaletin önünde bekçiliğe ve her geçene saygı duruşunda bulunmaya memur etti.

Kadına şiddetin haddi hesabı yok. Trafikte hemen herkes birbirine şiddet kullanmaya hazır…

Hayatımıza şiddetin girmesine şaşmamak gerek. Bunun zaten sosyal psikolojik binlerce gerekçesi var.

Kadına şiddetin de öyle…

Fakat bu makam sahiplerinin statü tutkusu, sonradan görmeliği, hazımsızlığı, statülerinin gereğini yerine getirmeyen muhatapları karşısında şirazeden çıkışları, gündemi başka türlü de irdelememiz gereğini ortaya koyuyor. Vali ve belediyeci yüksek mevkili şahısların haberleri, kamuoyundan kaçamayanlar. Daha neler vardır neler…

Kapıda bekletmeler, arandığında geri dönmemeler, kasılmalar, böbürlenmeler, azarlamalar, gerekirse hayatını karartmalar, tehditler, pusu kurmalar, sövgüler…

Hiç bu kadar çirkinleşmemişti bürokrasi, iş dünyası ve siyaset üçgenindeki statü sahiplerinin hâl ve gidişleri… FETÖ metodolojisini değiştirmeden onunla mücadele edilemez. Riyâkârlık, hadnaşinaslık, liyâkatsizlik, kölelik, korku ve vehimle karşıtlara tuzak kurma hastalıkları hep bu metodolojinin yansıması…

Bunun başkaca sebepleri de olmalı…

Rezonans Kanun işte bu durumu açıklıyor.

“Sadece senin duygularını paylaşan insanları kendine çekersin. Bunlar senden yayılan enerjiyi sana geri yansıtır.”

“Şimdi, neden hep aynı özelliklere sahip insanları kendimize çektiğimizi, neden hep aynı hatalara düştüğümüzü ve benzer şeyler yaşadığımızı anlıyoruz sonunda.

Hayatımıza başka ortakları çekebilmek, biraz çevreyi değiştirebilmek için rezonans alanımızın değiştirilmesiyle işe başlayabileceğimizi söylüyor yazar. Bunun için de öncelik nasıl bir rezonans alanı olduğunu keşfetmeliyiz. Tek bir şartı var onun da: “kendimize karşı dürüst olmak!”

“Şu an etrafında bulunan insanları gözden geçir. Böylece hangi enerjiyi yaydığını belirleyebilirsin. Birliktelikler hakkında ne düşündüğünü sorgula! Sence bu güzel mi yoksa yorucu bir şey mi?” (Pierre Franckh, Rezonans Kanunu – İsteklerin Yönetimi, Elips Yayınları, Ankara Ekim 2019, s.230)

Evet, iyilik ve kötülük virüsleri aynı hızla yayılır toplumda. Ne ekersen onu biçersin. Balık baştan kokar ve daha birçok atasözünde belirtilen davranış kodlarının izdüşümünü Kur’an’da da bulabiliriz.

“Bir toplum kendini düzeltmedikçe Allah onlardaki hali düzeltecek değildir.” (Enfal Süresi)

Ra’d Süresinde de var benzer mânâ…

Kendi korkularımızdan, vehimlerimizden, statü ve güç merakımızdan kurtulduğumuz zaman bakacağız ki birçok sıkıntı yaratan şey bertaraf olmuş.

Bakın etrafınıza, rezonansınızı irdeleyin. Unutmayalım ki, biz iyi olursak dünya da iyi olur. Biz kötü olursak zaten yapacak ne var?

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 25 Aralık 2019 15:58
Üstad Türkiye' pek bilinmeyen daha doğrusu başımıza gelenlerden dolayi "Neden bu tip olaylar hep beni bulur", vb soruları sıkça sorduğumuz halde, kendimize sormak hiç kimsenin aklına gelmez. Ayrıca "kader/yazgı" deyip geci kurtulmaya çalışırız. Oysa ki, kaderin kendi irademizin sonucu olduğunu irdelemeyiz. Benzer kitaplar okudum. Ama bunu da okumam şart oldu. Teşekkür ederim. Kalemine sağlık. Hamza Bozkurt
KARAR OKURU 21 Aralık 2019 22:58
Harika olmuş
karar okuru 21 Aralık 2019 18:11
Bürokrasi ,iş dünyası ve siyaset üçgenindeki statü sahiplerinin hiç bu kadar çirkinleşmediğini iddia ediyorsunuz. Bu ağır bir itham değil mi? Biraz örneklerle açmanız gerekmez miydi? Fetö metodlarıyla hangi karşıtlara tuzak kuruluyor mesela? Ülkücü Milliyetçiler olabilir mi ? Televizyonlarda boy gösteren Perinçekgillere bir çift lafınız olmaz mı?
KARAR OKURU 21 Aralık 2019 19:41
0
Bir okur olarak naçizane manzaraya daha geniş açıdan bakmak için biraz uzaklaşmak gerekir derim.
Taptuk 21 Aralık 2019 17:45
Bence bizdeki asiri derecedeki asagilik kompleksi habis bir hastalik. Bulundugu makama gelmek icin yerleri yalayan adam icindeki asagilik adami oynuyor. Ve bu silsile devam edip gidiyor. 80 mio korkagin yasadigi bu memleketten hic nane olmaz
KARAR OKURU 21 Aralık 2019 17:36
Ben böyle bilimden çakmayıp bilimsel terimleri kullanarak kitap yazanlara bayılıyorum))) Pek de havalı oluyor. Rezonans diyerek aslında frekansı kast ediyor yazar Pierre Franckh. Rezonans, doğal frekansla gerçek frekansın eşitlendiği durumdur, ve genlik (amplitude) sonsuza yakınsar. Ama bilmeyene yedirirsin.
KARAR OKURU 21 Aralık 2019 20:33
1
Efendim, çok ilmi yazmışsınız. İlminizi, cehlimize biraz daha yakınsarsanız. Bizde sizin gibi alim kişi olabiliriz belki. Kimbilir?..
KARAR OKURU 21 Aralık 2019 22:41
0
"Kişisel gelişim" bilimsellik kamuflajının ta kendisi zaten. Bilimle milimle hiç alakası yok.
KARAR OKURU 21 Aralık 2019 16:45
Kişiselleştirmeden söylüyorum. İmamoğlu karşısında, AKP ve RTE neden yenildi.Ekonomik değil. Dil ve üslup ile alt ETTİ.HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK dili dahi ümit,inanç yaydı. Sosyal medyada seçim sonrası RTE karşı korkusuz isyan, hakaret, cesaretin nedeni budur. Ama RTE halk ve iktidar korkusu ile geri adım atmayacaktır. Çünkü başına gelmesinden korktuğu akibet onu yönetiyor.
Şahin Ali Şen 21 Aralık 2019 15:58
Yol gösterici bir yazı olmuş. Yüreğinize sağlık. Muhasebe, muhakeme, nefis terbiyesi biraz bizi kendimize getirebilir.
KARAR OKURU 21 Aralık 2019 15:16
Sayın yazar yazınızı iyi bir eleştireyim dedim ancak , tirajları, gündemi umursamadan gönlümüzü titretecek bir yazı yazmışsınız. Kimseye söyleyecek fazla bir söz birakmama huyunuzdan vazgeçin, bizde eleştirilerimizle katkıda bulunup biraz tatmin olalım, iştirak duygusu yaşayalım. Bunu Turkiyem televizyonundaki programlarınızda da yapıyorsunuz. Kimbilir belkide sırf bu yüzden takip ediyoruz. Kitap isimleri için sağolun . Rabbim gönlünüze ferahlık versin. İnşirah dilerim. Hürmetle.
KARAR OKURU 21 Aralık 2019 14:33
Ülkemizde siyasetçiler malesef toplumu temsil etmediği için (liderlerini temsil etmektedir) “nasılsanız öyle yönetilirsiniz” ayeti bizi tarif etmiyor. Çünkü ABD de yaşayan lezbiyen gay vs. pek çok abuk subuk insana rağmen, hatta aile mefhumu bile çökmüş olmasına rağmen her alanda bizden daha iyiler. Çünkü siyasi düzenleri iyi.
KARAR OKURU 21 Aralık 2019 12:56
Bu rezonans tedavisine Karar’dan başlansa fenâ olmaz. Zira hep aynı görüşleri hep aynı tarafgirlikle okumak sıkmaya başladı.
KARAR OKURU 21 Aralık 2019 11:07
Kaleminize sağlık Lütfü Bey Kardeşim
KARAR OKURU 21 Aralık 2019 02:27
sağ sol elitleri liderleri KÖYLÜ.alt tabakayı siz düşünün.hepsi laf ebesi.uygulamasa günlük hayatta köylü kurnazı hepsi.siyasette trafikte refleksler aynı.ahlakları da.para da.hamasetle buraya kadar.batının ahlakının yanında cüce her şey.ama hamaset düşük zekalara iyi geliyor v.s v.s
vefa 21 Aralık 2019 01:34
Mümtaz'Er Türköne, içeride ağır hastaymış...o sizin de arkadaşınız. belki iki satır yazarsınız. suçu varsa elbette cezasını çekmeli ama umarım hastalığı daha ileri seviyeye gelmeden sağlığına kavuşur
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN