Back To Top
Batılılaşma mı bal kavanozunu yalamak mı?

Batılılaşma mı bal kavanozunu yalamak mı?

 - Son Güncelleme: 14.02.2020 Cuma 00:07
- A +

Modernleşme hikayemiz esas itibariyle taklitçi bir zihniyet yapısına dayandığı için, Batılılaşma da kendine has kıymetlerin yerine Batılı hayat tarzını ikame etmek biçiminde anlaşılmıştır. Bu anlayışın sonucu olarak özellikle Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında biraz da dayatmacı bir üslupla ithal edilen Batılı hayat biçimleri sanki Batılılaşmanın asli unsuruymuş gibi algılanmıştır.

Aslında Batılılaşma, hatta demokrasi karşıtı sert tartışmaların temelinde de sırf bize ait olduğu için bazı değerlerin tümden reddedilmesi anlayışı bulunmaktadır.

İlk yıllarda bir bakıma “zoraki modernleşme” biçiminde sürdürülen Batılılaşma yürüyüşü şekilsel anlamda belli bir mesafe kazanmış, fesler çıkarılıp şapkalar giyilmiş, çarşaftan kravata kadar ahalinin görüntüsü değiştirilerek daha Avrupai bir fotoğraf karesi oluşturulmaya çalışılmıştır.

Eğer batılılaşma meselesine “yeter ki fotoğrafımız yakışıklı olsun” anlayışıyla bakarsak; evet geldiğimiz yer itibariyle de epey Batılılaştığımızı düşünebiliriz. Görüntü açısından Avrupalılardan daha fiyakalı olduğumuz bile söylenebilir.

Ama kabul etmek gerekiyor ki, bizim bugün itibariyle geldiğimiz noktanın gerçek manada Batılılaşma ile de, kalite standardı yüksek bir demokrasi ile de uzaktan yakından alakası bulunmamaktadır. Bizim yaptığımız bal kavanozunun şişesini dışından yalamaktan ibarettir.

Türkiye’de deneysel psikoloji çalışmalarını başlatmış olan değerli bilim insanımız Prof. Dr. Mümtaz Turhan kendi ifadesiyle “Garplılaşma” meselesini üç bakış açısına dayandırır. Birincisi terbiye açısından, ikincisi fikir hürriyeti açısından, üçüncüsü de halk açısındandır. Mümtaz Turhan’ın Batı medeniyetinin temel taşları olarak gördüğü üç ana unsurdan en önemlisi ise hürriyettir. O, hür bir insanın ancak demokratik bir sistem içinde var olabileceğine işaret eder. Çünkü demokrasi, her şeyden önce bireye her türlü baskı, korkudan uzak, maddi ve manevi kabiliyetlerini güvenlik ve özgürlük içinde, serbestçe geliştirebileceği toplumsal bir ortam temin etmektedir.

Mümtaz Turhan’ın, Batı medeniyetinin temel unsurları konusunda yıllar önce söyledikleri bugün bile hala önemini korumaktadır: “Garp medeniyetinin esas unsurları ilim, ameli hayata tatbikinden ibaret olan teknik, insan haklarını teminat altına alan hukuk ve hürriyettir. Hakiki Garplılık ise bunların prensiplerine bağlılıktır.

Bu suretle garplılaşma yolunda başvuracağımız herhangi bir tedbir, yukarıda tespit ettiğimiz temel unsurlarla (ilim, ilim zihniyeti, teknik, hukuk ve hürriyetle) bunlara ait müesseseleri kuvvetlendirdiği, inkişaf ettirdiği nispette ancak bir mana ifade edebilecek bir kıymet taşıyabilecektir.” (Garplılaşmanın Neresindeyiz?, s.46, 51)

Bu perspektiften baktığımızda, bugün bile hala Batılılaşma ve demokrasi konusundaki tartışmalarımızın, hatta itirazlarımızın aslında bir zihniyet paradigmasından çok, kulaktan kulağa üfürülen demokrasi karşıtı hurafelerden kaynaklandığını görmek gerçekten ibret verici bir durum.

Gerek Batılılaşma ve demokrasi karşıtlarının, gerekse taklitçi Batı hayranlarının aslında ortak bir ‘fason zihniyet’ yapısında buluştuklarını, bu yüzden de insan hakları temelinde hukukun üstünlüğüne dayalı, yaşanılabilir bir dünya ve sistem kurmak gibi bir problemlerinin asla olmadığını görmek gerekiyor. Çünkü bu konuda her iki tarafın ortaya koyduğu argümanların önemli bir bölümü, bilimsel bir zihniyet değişimi ile ilgili değil, dışarıya verilen fotoğrafın fiyakasıyla ilgilidir.

İşte tam da bu zihniyet yüzünden, özellikle AB sürecinin de motivasyonuyla demokratikleşmede bunca alınan mesafeye rağmen, maalesef temelde bir zihniyet değişimini gerçekleştiremediğimiz için yolun bir yerinde “AB kriterleri olmazsa, Ankara kriterleri ile yola devam ederiz” diyerek demokrasinin kenarından dolaşmayı bir demokrasi kriteri gibi sunabilmekteyiz. Böyle zamanlarda zihnimde “acaba demokrasi kültürü ile akraba olmamıza genlerimizde bir mani mi var?” benzeri sorular doğuyor, ama anında itiraz ediyorum, çünkü bunu aklımıza ve irademize haksızlık olarak görüyorum.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 19:01
Anadolu topraklarında ve Osmanlının zirveye ulaştığı 22 milyon kilometrekarelik ülkenin her yerinde, 1071'den Tanzimatın ilanına kadar İslamlaşma devlet politikası idi. Tanzimatın ilanından sonra (abdülhamid ile geçen 33. yıl hariç) İslamlaşma terk edildi yerine Batılaşma devlet politikası haline getirildi. Bu günkü siyasi şamata, devlete rağmen Batılaşma 150 yıldır tam manası ile başarılı olmamaıştır. Mesel bundan ibaret...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 18:21
Batının canı cehenneme, ama sen ülken ve millet için batı standartlarında demokrasi,adalet,ekonomi,siyase, eğitim, maliyeyı tesis etmezsen, tipik bir ortadoğu ülkesi olursun. Oradaki refaha da karşıdan bakarsın. Nokta.
ÖTÜKENLİKURT 15 Şubat 2020 13:44
Konu çok karmaşık! Keşke şapkayı almak yerine motor yapma bilgisini alsaydık demek kadar basit değil! Burada konu Osmanlı dönemine sarkıyor! İslamla yakın ilişkiye giriyor ve İslamcıların katı batı düşmanlığıyla şekilleniyor! İslamın anlaşılmaması da konuyu zorlaştırıyor! Muhammed ABDUH'un dediği gibi, "batıya gittim İslamı gördüm Müslüman yoktu, doğuya döndüm Müslümanları gördüm İslam yoktu! Namaz kıl, oruç tut, umre, hac, takke, tesbih takunya oldu da bitti maşallah! İslamı peygamber efendimiz BEN GÜZEL AHLAKI TAMAMLAMAK ÜZERE GÖNDERİLDİM diyerek ne güzel anlatmış. HIRSIZ MÜSLÜMAN OLMAZ!
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 08:27
Batılılaşma, İslamlaşmanın karşıtı bir akımdır. Sahiplenilmesinin ya da karşı gelinmesinin sebebi budur. Burada da Batılılaşmayı sahiplenenlerin İslam'ı aşağılaması bundandır.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 17:46
1
islamlaşmaktansa batılılaşmayı tercih ederim
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 22:48
0
17.46, Çok normal. Bunca Batılılaştırma çabasının bir ürünüsün. Fakat 200 yıldır Batılılaşma sürecinin sonunda Batılı olan kimseye rastlanmamıştır. Senin gibilerin varacağı yer, Londra için "Başkente hiç gitmedim" demekten öte bir şey değildir...
Bu topraklardaki Batılılaşma faaliyeti Batılı olma gayreti değil, Haçlı ordusuna Yeniçeri devşirme işidir. Neticeye bakılırsa da başarılı olmuştur... Bal kavanozu masalları bu gerçeği örtmez...
Muhtefi. 14 Şubat 2020 23:06
Batılılaşma ,! Ozellille Engilishler hayatları Korsancilik,yağma ,talan..Yasli Ninenin (Kraliçe) başındaki Elmas Alamet i.Farika Tirtiklanmis ...Hindistan'da Babüroğulları'ndan Hümayun Ş ah'ın Delhi'deki Anıt Mezarında Sandukasının üzerindeki avizenin ucundan.!.**Kuh i Nur adinda.**..Zengin diye oyle gözüküyorlar Medeniyet diye okuyoruz.:))..yine ornek Cruise Gemilerinde Efendilerine Hizmet eden uşaklar Asyali para icin yapiyorlar.fakat GONULLU USAKLIK yapmak Aklim.almiyor.bir türlü.:)).
Ondalık sayı sistemini bulan Harzemi Batılı değildi. İbni Sina, Farabi, El Cabir de Batılı değillerdi. Deha Devlet adamı Fatih, gönül insanı Mevlana da Batılı değildi. Ama bu şahsiyetlerin Batılı olmaması, bunların yolunu takip edip bu günkü muhteşem gelişmeyi sağlayan Batılıları değersiz kılmaz. Fakat sadece kendi kimliklerini aşağılayarak gelişeceğini sanan zavallı Batıcıları çok değersiz yapar...
Bu gün Batı medeniyeti dünyanın Abdi Ağasıdır. İnce Memedlerden ise eser yoktur. Yaşar Kemali ekseri solcular okurdu. Ama ince Memedi herkes okumuştur. Ve okurken illaki İnce Memed'in tarafı olmuştur. Ama solcuların çoğu ne hikmetse Abdi Ağacı çıktı... Vah İnce Memdim vah... Vakti zamanında bu solculara bel bağlamayacaktın!..
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 19:21
Batılılaşma şeytan işi !
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 21:08
4
Ben diyorum ki bu solcular Batılılaşmaya neden bu kadar meraklı...
Kukumav Kuşu 14 Şubat 2020 18:54
Bizim batılılaşma başlangıcımız 1700'lü yıllarda donanma alanında yapılan batı tarzı yenilikler ile başlar.Yaklaşıl 120 yıl sonra 2.Mahmut Mehter takımını kaldırmış(Kurulan avrupa tarzı askeri birliklere uyum sağlayamadığını düşündüğü için) trampeti getirmiş.Peki Osmanlıda yapılan batılılaşma çalışmaları bal kavanozunu dışardan yalamak değil de Cumhuriyet döneminde yapılanlar mı bal kavanozunu dışardan yalamak.Bana göre biz 300 yıldır o kavanozu dışardan yalıyoruz.Bizim millet kendisine dayatılanları sevmez.Osmanlıda da cumhuriyet döneminde de şimdi de durum aynı.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 17:17
Bir bakıma, fason dahi olsa dışımızdaki görüntü değişikliği hiç de fena olmamış, başında bez dolaması bir sarıkla veya Fas’tan ithal fesle dolaşmak zorunda kalmamış, siperlikli güneşten sıcaktan soğuktan korunacak bir şapkaya kavuşmuş isteyen. Her ne kadar eleştirilse (eleştirsem) de kadını erkeği 100 yıl sonra bile “hak”dan anladığı, Allahın saçının derdine düşmenin ötesine geçememiş ve milletin burnunu göz göre göre b.k’a sokmuş insanların olduğu ülkede, o devirde cesaret edilen şapka ve kıyafet devrimi bile bir şeymiş de hala farkında bile değil yobaz tayfası!
Daha ne olsun? 14 Şubat 2020 16:54
Ecdadımız İslam Kültürü ile Osmanlı Devletini kurduktan 150 yıl sonra İstanbul'u fethetti.. Son 150 Yıldır, Batılılaşarak kavanoz yalıyoruz...
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 16:18
Batılılaşma Tanzimat Fermanı ile başladı. Asıl Şapka devrimi, ikinci Mahmut’un sarığı atıp fes takmasıdır. Danıştay, Sayıştay, Yargıtay bunlar hep batılı kurumlar. cumhuriyet’ten önce kuruldu. Meclis, Meşrutiyet’in ilani ile kuruldu. Türkiye Büyük Millet Meclis’ini Atatürk kurmadı. Meclis zaten vardı. Ankara’da yeniden toplandı, toparlandı.
KARAR OKURU Mürsel 14 Şubat 2020 15:00
"Garp medeniyetinin esas unsurları ilim, ameli hayata tatbikinden ibaret olan teknik, insan haklarını teminat altına alan hukuk ve hürriyettir. Hakiki Garplılık ise bunların prensiplerine bağlılıktır" Demokrasi karşıtlığı ;genetiğimizde değil kişilik ve tabiatımızda var! Kişi tanımadığının karşısında ve yabacısıdır. Rolmodel üstad N.Fazıl vb kılavuzların konuşma ve yazdıkları halkın tabiatına işlendi.İnanmayan" İdealocya Örgüsü/ Başyücelik Devleti" ne baksın!..
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 19:10
4
Biz üstadın tarif ettiği bir Batıcı görmedik... Hala istiklal mahkemeleri ile övünebilen Batcılar... Pabucumun Batıcıları...
E.K 14 Şubat 2020 14:36
Cumhuriyeti kuran kadronun Batililasma cabalarini Bal Kavanozu nu yalamak ve din odakli siyaset yapan akp nin zihniyetini FASON olarak algilamak gercegi yansitmiyor.. Cumhuriyetin ilk yillarinda zorlamalarin oldugu kabul edilebilir. Ancak bunu bal kavanozunu yalamaya indirgemek biraz haksizlik..Akp nin zihniyetinin fason oldugu bir vakia. Siyasal Islamdan ozgurlukcu demokrasi cikmaz..Esyanin tabiatina aykiri...zaten cikmadida...Iktidariz ama muktedir degiliz diye aglasiyorlardi. AB kriterlerini muktedir olabilmek icin kullandilar..ozumsedikleri ve benimsedileri icin degil.
musto 14 Şubat 2020 14:07
Bireyin her konuda aydınlanması.Karar vericiler,Ülkelerinin halkının mutluluğu ve refahı kendi bekaları için,devletçilik komünizm,faşizm,emperyalizm,kast,inanç ve sosyal devlet politikalarını, deneyerek çözmek istemişler.Pek de başarılı oldukları söylenemez.Amerika da Manhattan bölgesinde yaşayanların %90 tek kişilik, doyumsuz mutluluk bulamayan, aşırıya kaçan insanlar.Başkan vali vd seçimlerinde en önemli kriter aile yapısı.Amerika Fransa vd batılı ülkelerin çoğunluğunda,% 60 üzerinde parçalanmış aile yapısı.Bunlar mutlu yaşama yaklaşmış özendiğimiz, toplumlar.Bizim tarafı anlatmak daha zor.
KARA 14 Şubat 2020 14:03
okurlar, batının sömürgeciliğinden, iki yüzlülüğünden bahsetmekteler. buna insan ilişkilerindeki soğukluğunu, sevimsizliğini de katabilirler, amenna. keşke onların üretimine de özenmeden,zenginliğe, olmassa olmaz da demeden küba gibi, hatta daha iyisinin, ki bu, batının da nihayi hedefi olan şeffaf ve hakça paylaşım, basamağına atlasak, ama biline ki buna dini dayanak yaparak varamayız. din soyut bir kavramdır kim hangi ucundan tutarsa oraya gider. dinden işit te çıkar mevlana da, ve emperyalist devletler de bize din ile ilerleyin diye empoze ederler ki çelişkiler içinde debelenip du gidelim
batılılaşmayı batmalaşma olarak gören siyasal islamcı siyasetin geldiği yer gerçek bir batımlama oldu.. batıya bu kadar söven bir anlayış batının 500 yıl gerisine düşmesi de ayrıca ibretlik.. hakkını vererek sekülerleşme siyasal islamcılara da aile efratlarına da iyi gelecek..güzel güzel sekülerleşme dileklerimle...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 03:37
0
Bizdeki sekülerler refah içinde zahir.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 11:43
Batılılaşma adına yapılanların sonucu ortadadır; "kimliksiz toplum". 200 yıllık tarih bunun ispatı değilmi?
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 14:58
2
O zaman matbaa da gelmeseydi.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 15:11
1
Batılılaşma olmayan Arap kültürü mü daha iyi?
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 15:56
7
15.11, Arap kültürü dediğin İslam kültürü ile cihan devleti kurduk. Batılılaşma ile 200 yıldır kavanoz yalıyoruz...
bilal okutan 14 Şubat 2020 10:17
sn Mehmet bey yazılarınızı her zaman okurum beğenirim hukuk anlayışınızı demokrasi görüşünüzü de doğrudur batılılaşma şekilcilikle gelişmez sadece medeni belki olunabilir yaşadığımız dünyada bizim je nerasyonumuz birebir yaşam ve kültür anlayışımız demokrasi hukuk laiklik din ve ahlak anlayışımız hususunda çok duyarsız anlamsız cahilce duruşumuz var şu anda avrupayı eleştirecek ne hakkımız var neden bir islam ülkesi yok erdemli ahlaklı saydam ve dürüslükte ön sıralarda bence bunun en önemli nedeni hiçbir şeyı doğru anlamamak tutarsız gereksiz kimlik siyaseti böyle bir yere varamayız
Takipci 14 Şubat 2020 10:10
1)Uretim Kulturu ve Avanta Kulturu; (kafir)Bati'da Uretim kulturu egemendir, Orta Doguda Avanta Kulturu, buna Ganimet de diyebiliriz. 2) Elestiri Kulturu ve Biat Kulturu; (kafir) Bati'da Elestiri kulturu egemendir, Orta Doguda Biat Kulturu, buna Kul olmak da diyebiliriz. 3) Elestiri Kulturu ile Uretim Kulturu arasinda siki baglar vardir, Biat Kulturu ile Avanta Kulturu arasinda oldugu gibi...
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 13:53
4
Cok net bir izahat. Tesekkur ederiz.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 09:58
Brüksel gavurun olsun. Bize çankaya, Pardon Külliye yeter!
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 18:31
0
Brüksel marulu da fena değil. Aslında Brüksel'de hoşumuza giden ne güzeller var... İmanımız onlardan istifade etmemize mani değil. Sen icat çıkarma...
Kamil 14 Şubat 2020 09:44
Batılılaşmayı kimliğini unutup asimile olmak olarak anlarsak bu tartışma bitmez. Kurucu babalar bunu muasır medeniyet olarak ele almış, sanayisiyle hukukuyla, eksiğiyle gediğiyle bu hedefe yönelmişlerdir. Ne yapacaklardı monarşik düzende, hukuk yerine fıkıh olan, yüzde 5 okuma oranı olan bir topluma razı mı olacaklardı. Batı takıntılı da değiliz, uygarlık 50 sene sonra doğuda olursa pusulamız doğu olur..
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 09:34
Yazar önyargılı, klişe varsayımlara dayanmış. Osmanlı dışındaki batılılaşma hareketlerini, mesela Rusya'nın, Japonya'nın batılılaşma hikayelerini incelerse ufku açılır.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 12:59
1
İkisi de Batı'yı birebir taklit etti. Köylü kalan Rusya beceremedi. Rusya batılı değildir. Sanayileşen ve şehirlileşen Japonya, ABD'nin de güdümü ile becerdi. Japonya ile Rusya arasındaski temel fark merkeziyetçiliktir. Japonya ademi merkeziyetçi bir kültüre sahip iken Rusya aşırı merkezi bir devletti. Ademimerkeziyetçi olan değişmeyi becerdi. Ademimerkeziyet olasılık kümesini genişletir, rekabet yaratır. Rekabet ve genişleyen olasılıklar her zaman daha optimum sonuç üretir.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 19:13
0
12.59, Harbiden hiç aratmsfan emperyalizmin dayattığına iman etmişsin...
yeniden refah 14 Şubat 2020 09:06
"demokrasi" olmadanda yürümeyi becerebilen akla, "aklıselim" denir. demokrasinin o ilkel, o dayatmacı ve o riyakar takıntılarına tutulup kalmış kişi, tekerleği bulduğu için yeni teknolojileri gözü kapalı reddeden bir mağara adamı gibidir.
Karar Okuru 14 Şubat 2020 15:29
0
Demokrasinin dayatmacılığı olmaz dayatma bağnaz zihniyetten gelir ve çok kolay tanınır ideolojik sosyalizm ve dincilik tam da bağnaz zihniyeti yansıtır. Bunlar ulu menfaatler uğruna halklarına cehennem azabı yaşatırlar. Akıllı olanlar ise politika ve oyunlar ile ayakta kalıp gelişirler
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 19:15
0
15.29, Tam sarhoş muhabbeti yapıyorsun, farkında değilsin.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 08:58
Worthy Oriental Gentleman’ (Değerli Doğulu Beyefendi). Tam da Mehmet beye uyan bir tabir.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 12:01
0
8.58, Gentleman olabilir ama Beyefendi olmak zor iş.
Yaw he he 14 Şubat 2020 08:50
Yanlış yerde doğmuş Mehmet bey. Batıda bir yerde doğmalıydı.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 07:56
Mümtaz Turhan'ın tespitlerine katılıyorum ancak eksik olmuş. Batı medeniyetinin en önemli unsurlarından biri de sömürüdür. Medeniyetlerini, gelişmemiş kıtaları sömürerek elde ettikleri zenginlik üzerine kurmuşlardır. Burada batının hakkını vermek lazım, araplar gibi doğal zenginliği har vurup harman savurmamış, bu zenginliği bilime, kültüre, felsefeye yatırmıştır... Ancak insanları vahşice katlederek, rezil bir şekilde sömürerek elde ettikleri zenginlik olmasa ne hürriyet olurdu, ne demokrasi ne de bilim ve teknik...
Karar Okuru 14 Şubat 2020 15:04
15
Sömürüden şikayet ederken büyük beyni devreye sokarak düşünmek lazım. Basit bir örnekle devam edelim öğlen yemeğinde kızarmış tavuk yediğinizde bir tavuğu katletmiş, kahvaltıda yumurta yiyip süt içersende tavuk ve ineği sömürmüş olursun! Her biri allah tarafından can verilmiş bu canlılar dile gelip siz bizi katlediyorsunuz sömürüyorsunuz dese ne cevap verilebilir! Beni sömürüyorsun diyen ortadoğuluya da batılının vereceği cevap aynıdır: buna ihtiyacım var ve bunu alacak gücüm var bu benim hakkım! Bu kadar basit.
Karar okuru 14 Şubat 2020 15:08
7
Hepimiz zalim sömürücüyüz. Tavukları katledip, yumurtalarını alarak sömürüyoruz. Bu hak ise akıllı olanında ötekinin değerlerini sömürmesi haktır.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 18:33
0
15.08, Katil emperyalizm bile kendisini bu kadar ucuz sebeple savunmaz....
Karar Okuru 14 Şubat 2020 07:44
Bugün batılılık denince aslen kast edilen müreffeh, özgür bir medeniyet ile geleceği şekillendirme arzu ve kabiliyetleridir genelde. İşin arzu tarafı şekilcilik, davranış ve kıyafet olarak taklit ile tatmin ediliyorda yetenek kısmına gelince çuvallıyoruz. Sonuçta gelişmiş toplum bilgiyi üreten ve kullanan akıl temelinde yükselir ve aklın üretkenliği de özgür ortamda gelişir. İşin temeli akıl olunca genetik boyutta önemli oluyor. İnsan neslinin de diğer canlı türlerinin kendi içinde olduğu gibi farklı ırklarının fiziksel, ruhsal ve zeka yönünden genetiğe dayalı farklılıkları olduğu da bilinir.
Karar Okuru 14 Şubat 2020 07:10
Doğrudan batılılaşma ya da demokrasi değilde bunları da geliştiren akıl konusunda bir genetik sorun var gibi.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 04:24
Said Nursi'nin Mustafa Kemal'e tavsiyesi Enbiya'nın ekseri şarkta ve hükemanın ağlebi garbda gelmesi kader-i ezelînin bir remzidir ki, şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir, akıl ve felsefe değil. Şarkı intibaha getirdiniz, fıtratına muvafık bir cereyan veriniz. Yoksa, sa'yiniz ya hebaen gider veya muvakkat, sathî kalır... Mesnevi-i Nuriye - 100
Güzel Sözler 14 Şubat 2020 11:56
1
Kardeş bu 6 tane dislike'i ne yapacağız? Hadi müslümanları geçtik sanat,bilim,felsefe vs.alanlarda Nurcu olan dünya çapında bir kişi var mı? Evet, Bediüzzaman in söyledikleri güzel.Ama yukarda ki sorular ne olacak?
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 04:23
âlem-i İslâm içinde mühim ve inkılabvari bir iş görmek, İslâmiyetin desatirine inkıyad ile olabilir, başka olamaz. Hem olmamış, olmuş ise de çabuk ölüp, sönmüş... Mesnevi-i Nuriye - 100
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 04:22
Zaaf-ı dine sebeb olan Avrupa medeniyet-i sefihanesi yırtılmağa yüz tuttuğu bir zamanda ve medeniyet-i Kur'anın zuhura yakın geldiği bir anda, lâkaydane ve ihmalkârane müsbet bir iş görülmez. Mesnevi-i Nuriye - 100
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 04:19
5 Öyle bir tarzda ki, acınacak haline sema ağlıyor. Nereye bakılsa hal bu minval üzere gidiyor. O yolda işitilen sesler, zalimlerin gürültüleri, mazlumların ağlayışları olduğundan umumî bir matem, o yolu kaplıyor. İnsan, insaniyet cihetiyle gayrın elemiyle müteellim olduğundan, hadsiz bir eleme giriftar oluyor. Halbuki vicdan bu derece teellüme tahammül edemediğinden; o yolda giden, iki şeyden birisine mecbur olur. Ya insaniyetten tecerrüd edip ve nihayetsiz vahşeti iltizam ederek öyle bir kalbi taşıyacak ki, kendi selâmetiyle beraber umumun helâketi onu müteessir etmesin veyahud kalb ve aklın
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 04:18
4 Acaba zâil, yalancı bir cennette cismi bulunan ve kalbi, ruhu cehennemde azab çeken bir insana mes'ud denilebilir mi? İşte sen bîçare beşeri böyle baştan çıkardın, yalancı bir cennet içinde cehennemî bir azab çektiriyorsun. Ey beşerin nefs-i emmaresi! Bu temsile bak, beşeri nereye sevkettiğini bil. Meselâ bizim önümüzde iki yol var. Birisinden gidiyoruz. Görüyoruz ki, her adım başında bîçare âciz bir adam bulunur. Zalimler hücum edip malını, eşyasını gasbederek kulübeciğini harab ediyorlar, bazan da yaralıyorlar. Lemalar - 116
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 04:17
3 Âyâ görmüyor musun ki, bir adamın cüz'î bir emirden me'yus olması ve vehmî bir emelden ümidi kesilmesi ve ehemmiyetsiz bir işten inkisar-ı hayale uğraması sebebiyle tatlı hayaller ona acılaşıyor, şirin vaziyetler onu tazib ediyor, dünya ona dar geliyor, zindan oluyor. Halbuki senin şeametinle, kalbinin en derin köşelerinde ve ruhunun tâ esasında dalalet darbesini yiyen ve o dalalet cihetiyle bütün emelleri inkıtaa uğrayan ve bütün elemleri ondan neş'et eden bir bîçare insana hangi saadeti temin ediyorsun?
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 04:16
2 Bil ey ikinci Avrupa! Sen sağ elinle sakîm ve dalaletli bir felsefeyi ve sol elinle sefih ve muzır bir medeniyeti tutup dava edersin ki, beşerin saadeti bu ikisi iledir. Senin bu iki elin kırılsın ve şu iki pis hediyen senin başını yesin ve yiyecek. Ey küfür ve küfranı dağıtıp neşreden bedbaht ruh! Acaba hem ruhunda, hem vicdanında, hem aklında, hem kalbinde dehşetli musibetlerle musibet-zede olmuş ve azaba düşmüş bir adamın cismiyle, zahirî bir surette aldatıcı bir zînet ve servet içinde bulunmasıyla saadeti mümkün olabilir mi? Ona mes'ud denilebilir mi? Lemalar - 115
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 04:13
1 Avrupa ikidir: Birisi, İsevîlik din-i hakikîsinden aldığı feyz ile hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye nâfi' san'atları ve adalet ve hakkaniyete hizmet eden fünunları takib eden bu birinci Avrupa'ya hitab etmiyorum. Belki felsefe-i tabiiyenin zulmetiyle, medeniyetin seyyiatını mehasin zannederek, beşeri sefahete ve dalalete sevkeden bozulmuş ikinci Avrupa'ya hitab ediyorum. Şöyle ki: O zaman, o seyahat-i ruhiyede, mehasin-i medeniyet ve fünun-u nâfiadan başka olan malayani ve muzır felsefeyi ve muzır ve sefih medeniyeti elinde tutan Avrupa'nın şahs-ı manevîsine karşı demiştim:
mutlu yücel 14 Şubat 2020 11:32
1
yorumlardaki "karar okuru" başlığı yerine kişinin ismi yazılmalı.niye kişi kendini saklar ki? ve yorumlara sıra numarası konulmalı. bu durum okurlarda kolaylık sağlar. ha! şu şahsın şurdan alıntısı dersin,alıntının kaynağını da okumuşsan okumazsın vs. gibi.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 03:32
sol,kemalistler batının tüm yaşam biçimi evrelerini ilk kabul edenlerdir.sağ muhafazakarlar onları bir müddet sonra yeni nesillerle takip ederler.farkları bu.günlük hayatın istisnasız tüm vechelerinde aralarında fazla fark yoktur.teknoloji zaten bu işi hızlandırıyor.ancak bir batılı gibi yaşayamıyorlar.üretmedikleri teknolojiyle değişen hayatları alaturka.trafik v.baraçlar trafik kuralları tüm dünyada aynı ama biz kendimize uyduruyoruz.bunu tatil beldelerinde çıkan tonlarca çöpe ve turistlerin sahilde denizde çöp toplamalarına bakarak da anlarız.yönetim alanı da böyle işte.
evin 14 Şubat 2020 03:24
taklidi küçümsemeniz anlamsız olmuş zira taklit en iyi öğrenme biçimlerinden biridir...insanlar eğer taklit etmeyi bilmeselerdi hala ilkçağda yaşıyor olurduk..
Muhtefi. 14 Şubat 2020 23:16
1
Izninizle..Maymunlar hala taklidte kalmis..:))..Ademoğlu Taklid etmez. iyiyi ve kötüyü ayirt edip bilerek yaşar.farkimiz olmalı..Saygilar
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 00:21
0
23.26, Kimi ademoğlu kendini maymundan sayıyor.
Topal demokrasi 14 Şubat 2020 03:10
İtaatkar ve kanaatkar bir kültür ve bunun oluşturduğu toplumdan demokrasi cikmaz Mehmet bey.Hele bir de devleti ve ululari kutsal gördükten sonra...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 02:01
0
Senin kafandaki demokrasi havadan nem kapıyor..
Reçel kavanozu... 14 Şubat 2020 02:38
Batılı olmak bal değildir. Müslümanlar için Batılılaşma serüveni de bal kavanozu yalamak değildir. İlla ki bir benzetme yapılacaksa, kovanında dünyanın en güzel balı dururken, elin reçeline heves etmektir... Batılılaşmak reçel kavanozu yalamaktır...
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 13:14
0
Halüsünasyon görüyorsun. Değil bal, kovanın bile yok.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 18:11
0
13.14, Batının reçel kavanozunu yalamaya devam diyorsun... Eh ne diyelim, kolay gelsin...
150 Yıldır Batılılaşıyoruz... Ama bir türlü Batılı olamıyoruz... Üstüne üstlük ne hikmetse bunun sebebini de her defasında kendimiz de arıyoruz. Aslında görünen o ki Batılı olmanın önündeki en büyük engel Batılılaşma gayretidir. Batılılaşmak; Batılıların, sürdürebilir müstemleke üretmek için kendinden olmayan toplumlara dayattığı bir hedeftir... Batılılaşma ile geçen zaman bunun en açık göstergesidir...
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 02:12
batılılaşmak çünkü bilim ve teknoloji kültür sanat spor vs. her şeyin en ileri noktası nerede ise o yöne yönelmek önemli. batı veya doğu fark etmez. önce eskiyi terk etmeyi istemek modern-çağdaş olmayı istemek gerekir. üretmeyi ama çağın en iyisini üretmeyi hedeflemek. insan hakları hukuk vs. alanlarda da çağın en iyi anlayışlarına uyum sağlamayı istemek. eskiye aşık toplumlarda yenilik hareketleri maalesef olmuyor. bir de eskiyi dini bir şekilde ele alıp kutsallaştırılmış ise toplum bir adım ileri gidemiyor.
mutlu yücel 14 Şubat 2020 01:39
3)ilaveten,osmanlıda savaşlarla yeni yetişen nesilleri sürekli tırpanlamışız,toplumu atak gücünü harcamışız.sonra cumhuriyet gelmiş,onun ordusu da ezmiş,kendinden korkan,derken herşeyden korkan, velhasıl korkak bir nesil yetişmesine neden olmuş.
mutlu yücel 14 Şubat 2020 01:22
2)derken bizden farklı olarak üretme yolunu inşa etmiş ki ülkeyi çeken atların en başında da o ve onun sonucu ekonomik kalkınmışlık gelir.derken onlar üretmekle güçlü bir sınıf oluşturmuş.bu sınıf önceki kilise vs. gibi muktedirlerle paylaşmak mücadelesine girmiş bu mücadele, devinimi ve sonunda demokrasiyi getirmiş.ha batının denemelerini ve sonunda oluşturdukları demokrasiyi kopyalayabilir miyiz?onların kat ettiği mesafeden yine kısa olur ama zorluğu da muhakkkak.daha çok aydın önder,daha çok toplu mücadele ister,sokaklar da canlılık ister.
mutlu yücel 14 Şubat 2020 01:21
demokrasi, medeniyetle at başı gider ve aynı yükü taşır. bizde bu konudaki gelişmelere ket vuran şeyler daha yoğun olmuş.önce dünya kavimleri içinde en sonlarda yerleşik yaşama geçmişiz.bu da bir süre sınırlı olmuş, zira anadolu gelip geçen, konup göçen yolların kesiştiği yer olmuş.nispeten yerleşik hayata başladığımızda da orta asyadan getirdiğimiz kültürle savaşmaya, savaşla yağmalamaya meyletmişiz.batı da yağmalamış ama,biz diyelim üstündeki ceketi almış getirmiş giymiş yıpratmış atmışız, âmâ batı, onun ham maddesini almış, sanayileşmiş ceket yapmış geri satmış.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 09:40
8
01.21, Seni iyi kandırmışlar...
mutlu yücel 14 Şubat 2020 11:37
1
birde beni nasıl kandırdıklarını anlatsanda kurtulsak şu kandırılmalardan.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 16:49
0
11.37, @ Bu günkü manasıyla demokrasinin Batıdaki tarihi bile 150 yıldan azdır. Demokrasi, medeniyetle at başı gider demek manasız bir kelamdır. Demokrasi günümüz için uygun bir yönetim şeklidir. Medeniyetle de at başı gitmesi gerekmez. @ Türkler Anadolu'ya Orta Asya'dan getirdikleri kültürle değil İslam kültürü ile hükmettiler. Osmanlıdaki fetret döneminde Rumeli'deki azınlıkların Osmanlıya bağlılıkları yağma kültürü ile izah edilmez... @ Batının ham madde yağmalaması son 200 yılın hikayesidir. Ondan önce talana dayalı bir ekonomileri vardı. Ham maddesini sömürdükleri toplumlara da senin san
mutlu yücel 14 Şubat 2020 21:59
0
sayın karar okurum, siz tarihsel gelişmeleri,birbirinden kesin çizgilerle ayırıp birbirlerinden bağımsızlarmış gibi paketliyorsunuz gibi geliyor bana. 150 yıllık demokrasi, ondan önceki süreçteki medeniyet içinde de var olarak gelir, iç içe geçmiş, birbiriyle etkileşerek var olup ileriye akmış kavramlardır,yağma kültürü de öyle. bu kültür müslümanlarda da özellikle emevi devrinde çalışma, üretme yasak edilmişti, türkler ki konup, yağma edip göçmek şu gün itibariyle az da olsa hala devam ediyor ki, bunlara da çingeneler diyoruz ve bizden ayrı bir kavim değil.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 00:27
0
21.59, Batılışma hareketi sanıldığı gibi Batılı olmak değil, Müslüman çocuklarını Haçlı Ordusuna Yeniçeri yapmak işidir. 200 Yıllık Batılılaşma hareketi bu manada sizin şahsınızda başarılı olmuş. Bunu 600 harfle izah etmek çok zor. Müslüman kimliğini aşağılamak Batılıyı kutsamak sizde refleks haline gelmiş...
"Fason Zihniyet" 14 Şubat 2020 01:13
Batililasma karsitlari ile taklitci baticilarin ortak bir "fason zihniyet" yapisinda bulustuklari tespiti yerinde olmus. Cunku iki tarafda isin ozunu anlamaktan uzak. Ellerindeki kavanozu yalamakla mesguller...
Batılı olmak başka bir şeydir Batılılaşmak başka bir şeydir. Batılı olmak şuh Batılı bir kadınla birlikte olmaktır. Batılılaşmak aynı kadının resmiyle tatmin olmaktır. İkisi aynı şey değildir. Müslümanların 150 yıldır Batılılaşıp hala Batılı olamamaları bu yüzdendir...
Batılı olmak ya da olmamak nedir? Batılılar, kendilerini doğrunun tek kaynağı olarak görüyorlar ve Batılı olmanın dışındaki her şeyi "batıl" yani geçersiz sayıyorlar. Bu bakımdan Batılı karşısında "kendin olmak" diye bir kavram geçersiz bir şeyde ısrar etmek manasına geliyor. Bir kişi Batılı hayranı olduysa bunun ilk neticesi kendisini batıl olarak görmektir... Peki hakikat bu mudur? Evet Batılı olmanın hakikati budur. Ama hiç bir Batıcı, yani kısmen kendisi kalarak Batılı olmaya çalışan bir kişi hiç bir zaman Batılı olmaz... Batılı olduğu an da Batıcı olamaz...
Karar Okuru 14 Şubat 2020 07:25
1
Basit gerçekleri anlamak için insan tercihlerine bakmak lazım. Batılı olmayan komünist ve dinci rejimlerin olduğu ülkeler hem özgürlükler hem refah açısından geride kalmışlardır. Bu sebeple buralarda yaşayan insanlar kaçmak batıya ulaşmak isterler. Komik olanda büyük çoğunluk ile zihinlerini değiştiremediklerinden gittikleri yeri kaçtıkları yere benzetmeye çalışan bir bağnazlığa saplanırlar. Refahı ister, teknolojiyi ister ama iş bunları üreten akla gelince nefes yetmez ve hop geriye bağnazlığa. Geri git o zaman desen yok o olmaz. Kalacak üretimine katkısı olmadığı pastadan pay alacak. İşte or
İslam'a ihanet 150 yıldır, İslam ülkelerinde karın doyuran bir meslek haline geldi. Bu yüzden Batıcılık, dünyalık olarak çok gözde bir statü sayıldı. Son bir buçuk asırdır Tanrının Müslümanlara dünyalık bir lütfü sanki. Müslümanlar İslam'a sadık kalırsa Tanrı yardım ediyor, ihanet ederse kafirler yardım ediyor. Batıcılık bu bakımdan Müslümanlara Tanrının dünyalık bir lütfü...
Batılılaşma maceramız müslümanların halifesi/türklerin hakanı 2 Mahmut zamanında başladı,başta yeni ordu,tanzimat fermanı,bürakrasi ve devletin yeni kurumları aynı dönemde kuruldu.Batılılaşmamızda aynı müslümanlaşmamız gibi belli şekiller,belli retorik üzerinden gidiyor börkten sarığa,sarıktan fese,festen şapkaya,şapkadan takkeye,badem bıyığa kadar.Böyle olmasa kendimizi nasıl önemli hissedeceğiz!özgür akademiyi,ifade hürrüyetini,hukukun üstünlüğünü savunmak zor iş.Mücadele gerek,okumak/düşünmek/üretmek gerek,başarısız olmayıda sevmiyoruz!batılılaşmak başlı başına suç zaten.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN