Back To Top
Erdoğan yeni partileri engelleyebilir miydi?

Erdoğan yeni partileri engelleyebilir miydi?

 - Son Güncelleme: 17.01.2020 Cuma 00:14
- A +

Türkiye çok partili hayata geçtiği günden bu yana değişik partiler kuruldu, kapandı, yerine yeni partiler kuruldu, kimi partiler isim değiştirdi, kimi partiler de siyasi hayata veda ettiler. Yakın tarihimizde yani 2002 seçimlerinde bazı partiler adeta dip yaparak, bir bakıma sandıkta sıfırlanmış oldular.

Hepimizin bildiği gibi 2002 3 Kasım seçimlerinin en bariz özelliği, henüz kuruluşunun üzerinden bir yıl bile geçmeyen AK Parti’nin tek başına iktidar olmasıdır. CHP dışında bütün partilerin parlamento dışı kaldığı o seçimler aynı zamanda Türk siyaseti açısından da yeni bir dönemin başlangıcıydı. AK Parti’yle birlikte Türkiye hem yeni bir siyaset etme üslubuyla tanışmış, hem de dindar köklerden beslenen siyasi bir kadroyu iktidarda deneme şansını yakalamıştı.

Artık hikayeyi hepimiz biliyoruz, AK Parti gerek özgürlükler, insan hakları, hukukun üstünlüğü konusunda attığı reformist adımlar, gerekse kalkınma hamleleriyle özellikle 2011 yılına kadar Türkiye’yi demokrasi liginde bir üst aşamaya taşımada önemli başarıların altına imza atmış bir iktidar oldu.

Zaman zaman AK Parti’nin pozitif olarak değerlendirdiğimiz bu dönemiyle ilgili yapılan bazı itirazların altını özellikle çizmek gerekiyor. Deniyor ki: “Aslında AK Parti’nin bu tür demokratik hedefleri yoktu, toplumu ikna etmek için bir süreliğine değişimci bir fotoğraf verdiler, gücü elde edince de demokrasi treninden indiler.” Her şeyden önce hakkaniyetli bir bakış açısı, bu yaklaşıma itiraz etmeyi gerektirir. Bir kere hiçbir iktidar laf olsun diye demokratikleşme yasaları çıkarmaz ve göz boyamak için Türkiye’yi ekonomide bir üst lige taşımaz. Dolayısıyla bu negatif yaklaşımı iyi niyetli görmek mümkün değildir.

Ama bugün geldiği noktaya itiraz edebiliriz. Maalesef son beş yılda herkesin yakinen tanık olduğu gibi, aynı AK Parti o reformist kimliğini arşivlere emanet ederek, tıpkı CHP’nin tek parti dönemlerini çağrıştıran bir üslupla siyaset eder hale gelmiştir, işte bu gerçek...

Artık şunu biliyoruz, 2020 Türkiye’sinde AK Parti de içinde bulunduğu halden çok mutlu değil. Aslında parti teşkilatlarının en alt birimlerinden en tepeye kadar herkes, AK Parti’de bir sonbahar döneminin yaşandığını görüyor ve bu yüzden de çok mutsuz. Mutsuzlar çünkü AK Parti’ye gönül veren insanlar görüyor ki, bu parti gerek ifade özgürlüğü, gerek basın özgürlüğü, gerekse hukukun üstünlüğü gibi demokratik değerler konusunda artık aynı hassasiyetlere sahip değil. Daha da önemlisi, AK Parti’nin yolsuzluk ve usulsüzlük gibi negatif algılarla birlikte anılıyor olmasıdır.

Ayrıca Şimdiki AK Parti’nin siyasal duruşu da başka bir fotoğrafa işaret ediyor. Mesela partinin kurucu babalarından birisi olan dışişleri bakanlığı, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış olan Abdullah Gül, yıllarca ekonominin patronluğunu üstlenmiş ve arkasında temiz bir isim bırakmış olan Ali Babacan ve yine başbakanlık yapmış olan Ahmet Davutoğlu artık AK Parti’de değil...

Bundan beş yıl önce kimse, AK Parti’nin bugünlere gelmesinde büyük emekleri bulunan, Tayyip Erdoğan’la birlikte yürüyen bu isimlerin yeni partiler kurma girişimi içinde olacağını hayal bile edemezdi. Ama yollar ayrıldı ve bilindiği gibi geçtiğimiz ay Ahmet Davutoğlu partisini (Gelecek Partisi) kurdu. Ali Babacan ve arkadaşları da yeni parti için son hazırlıkları yapıyorlar.

Peki, Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yeni partilerin kurulmasını engelleyebilir miydi? Engelleme derken, elbette zecri bir tedbirden söz etmiyorum. Galiba bu cümleyi şöyle kurmak gerekiyor; eğer Tayyip Erdoğan isteseydi yeni partilerin kurulmasına ihtiyaç olmazdı, yani ne Ali Babacan, ne de Ahmet Davutoğlu parti kurmazlardı. Gerek Davutoğlu’nun parti kuruluş bildirgesinde yer alan ifadelere, gerekse Babacan’ın KARAR’daki röportajı ve Haber Türk’teki değerlendirmelerine baktığımızda, aslında AK Parti’nin kuruluş ilkelerinin daha modernize edilmiş halini görürüz.

Şundan eminim ki, eğer reformcu kimliği ile tanıdığımız Tayyip Erdoğan yeni partilerin dillendirilmeye başladığı ilk günlerde ya da sonrasında bir sabah çıkıp; “Beyler bir dakika biz bu yola birlikte çıktık, bugün geldiğimiz noktada biraz şartların da zorlamasıyla kuruluş ilkelerimizin uzağına düşmüş olabiliriz. Ama biz hukukun üstünlüğünü hakim kılmak istiyoruz, özgürlüklerden asla taviz veremeyiz, hakkaniyete ve liyakate önem vermek zorundayız, dolayısıyla hiçbir arkadaşımızla yollarımızın ayrılmasına gönlümüz razı olmaz” deseydi, herhalde hiçbirisi yeni partiler kurmak için yollara düşmezdi. Ama tabii ki söylemin eyleme dönüşmesi şartıyla...

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
B 18 Ocak 2020 21:28
Sizinle kesinlikle aynı görüşte değilim sayın yazar. İktidarın ilk 10 yılı bahsettiğiniz demokrasi, özgürlük gibi fasa fiso işlerle geçti. Son 8 yılda ise Feto gibi bir CIA örgütü tasfiye oldu. İnsansız hava araçları, milli gemiler, milli uçak,S-400,milli araba ve tank gibi dolu dolu projeler yürürlüğe girdi. Asıl şimdi yapılması gereken işler yapılıyor. Tabi bunu sizin gibi evinde caz dinlemeyi aydın insan olma göstergesi sananlar kavrayamazlar. Bunun için mühendislik bilgisi gerekir. Avrupa'nın bizden üstün tüm yönlerini yakalamak üzereyiz.
KARAR OKURU 18 Ocak 2020 21:50
0
Mükemmel bir mizah. Tebrikler!
Mustafa ALSANCAK 18 Ocak 2020 18:04
Sayın Erdoğan istemiş kosaydı her ikisinin de yani Davutoğlu ve Babacan’ın parti kurmaya giden teşebbüsleri balon gibi sönüverirdi. Bu demek odur ki AKP bugünkü özgürlüğü kısıtlayıcıyı politikalarından fabrika ayarlarına dönmeyi, yolsuzlukları durduracağına inandırıp AKP teşkilatına yeni bir enerji poppalamayı kabul ettiğini vaat etmesi gerekli olup her şeyi Tek Adam yolu ile karara bağlamaya sonvereceğine inandırdığı anda yeni parti kurmaya gerek duyulmazdı. Ama sn Erdoğan bugünkü Tek Adam kudretinin değişmesine kesin olarak razı gelmek istemez. Ve seçim zamanında da Hallaç pamuğu gibi atar
KARAR OKURU 18 Ocak 2020 21:51
0
Tabii ya baksanıza Ekrem İmamoğlunun tozunu iki seçim üst üste attı. Reis birşey isteyecek de o olmayacak! Peh.
KARAR OKURU 18 Ocak 2020 00:29
Bahçeli, Perinçek... aldı yanına "Yakarız bu gezegeni." naralarıyla siyaset yapıyor. Yorulduk, sıkıldık.
KARAR OKURU 18 Ocak 2020 02:35
2
00.29, "Versinler vatanı rahat edelim" diyorsun...
Karar okuru 17 Ocak 2020 22:36
Bu nasıl diktatör ya hu?... Yeni parti kurulmasını engelleyemiyor...
misafir 17 Ocak 2020 22:21
yeni partilere ve liderlere gerek kalmadı.imamoğlu ve yavaş gelecekte siyasette yeni oyuncular olarak devam edecek gibi..demirtaşı da parlatacaklar besbelli..davutoğlu-babacan için istikbal iyi görünmüyor.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 21:40
Konuşan Türkiye hayali ile iktidara gelenler, bugün gelinen noktada konuşmayan ve sadece konuşulanı dinleyen, asla kendi duygu ve düşüncelerini söyleyemeyen ve bunun da ötesinde konuşulanı sadece şak şaklayanlardan oluşan topluluğa dönüşmüş durumda. Herkes heybesini doldurmanın peşine düşmüş. Heybe dolsunda nasıl dolarsa dolsun. Gerisi hikaye.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 21:15
Beyler siz başka ülkedemi yaşıyorsunuz. Cumhurbaşkanının oyu yüzde 52. GP fos çıktı. Babacan hala ortada yok. Bu saatten sonra ortaya çıksa ne olur. Parti kuruluşunu üç kez erteleyene Kimse güvenmez. Dünyada örneği yok çünkü. Ne yaptığına kimse anlam veremiyor.....
Hakkı Söyler 17 Ocak 2020 20:52
BABA CANDIR.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 18:12
Robert Bosh, müşterilerimin güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim diyor.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 22:29
0
18.12, Para kaybetmemek için öyle diyor...
mehmet ileri 17 Ocak 2020 17:35
reformcu olmak için önce demokrat olmak lazım
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 16:32
Yeni parti deniliyorda yeni parti olarak Gelecek partisini demek istiyorsaniz Ben eski partilerle Gelecek partisi arasinda dogrusu fark bulamiyorum. Gelecek partinin sozcusu olan Selim Temirci nin soylemleri irkci partilerin soylemleri arasinda bir fark goremiyorum. Gelecek partisi boyle irkci dusuncelerle ulkeyi ve insanlari kucaklayamaz. Selamlar.
Türkçü toplumcu partici 17 Ocak 2020 17:03
8
Doğruları söylemek ne zaman ırkçılık oldu...
Kartal Vakur 17 Ocak 2020 16:27
Sn. Ocaktan son beş yıl diyerek sanırım kendi yol ayrımının başladığı tarihi milat kabul ediyor, oysa 2011 yılında yanı 9 yıl önce AKP artık Libareller başta olmak üzere önceki paydaşlarıyla yol ayrımına geldiklerinden belirtmişti. yeni yol arkadaşlarıyla geldikleri yolun sonunda mutlu değiller, çünkü para insana geçici mutluluk verir
KARAR OKURUMürsel 17 Ocak 2020 14:43
Bunu demek her babayiğidin harcı değil. Çünkü; Davutoğlu ve Babacan'a ait tüm düşünce ve bildiklerini ve kendi bildiklerini derin şekilde gözden geçirip yeniden düzenlemesi gerekir.Bunu çok nadir adamlar yapabilir.Yani sizi sırtımda bir yere getirdim gururuyla bu olmaz olmadı.
cumhur 17 Ocak 2020 14:42
Halka hizmetin hakka hizmet olduğunu anlamayanlara ne söylense boştur!Hükümetin çok beğendiğim bir sloganı vardıHatta sayın Erdoğan devamlı söylerdi"Ülkem kazanacaksa biz kaybetmeye razıyız" soruyorum bu söz uygulandı mı?Kim kazandı kim kaybetti bunca yılda?
Rasim 17 Ocak 2020 18:03
0
O söz tam gerçeği yansıtmıyordu.Yani söylenen ile yapılan farklıydı. Uygulamalara bakıldığında, AKP kazanacaksa ülkem kaybedebilir şeklinde olması gerekiyordu. Ama bu sözü (ne kadar eleştirilseler de) 2001 de ekonomik kriz sırasında koalisyonu oluşturan partiler söylemişlerdi.Krizi atlatabilmek için acı ilaç içmemiz gerekiyordu.Toplum acı ilacı içti üç parti de baraj altında kaldı.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 14:25
Tek derdi iktidarda kalmak olan bir siyasi parti artık bir parti olmaktan ziyade bir çıkar grubuna dönüşmüş demektir. İktidarın tek davası iktidarda kalmak. Söyleyecek sözü de yok yenilikçi politikası da yok. Çözüm üretemediği için kriz üreterek ayakta kalmaya çalışıyorlar. Yazık oldu. Tarihsel bir fırsat heba edildi...
mehmet 17 Ocak 2020 19:36
8
bir siyasi partinin tek derdi ya iktidara gelmektir yda iktidarda kalmak ne zırvalıyorsun kardeşim
KaRAR OKURu 17 Ocak 2020 13:55
Erdoğan güç kaybının arttığını hissettiği an topu Ali Babacan ve ekibine paslayacak. Siyasal dinciler yine yoluna devam edecek. Herşey planlı Gül de Erdoğan da birbirlerini kollar bu süreçte. Çünkü YUKARIDAN (Londra-Washington) emir böyle. İnanmayan gülebilir. Neticede BOP başkanı ben değilim. Başım sıkıştığında Londra'da para dilenen de ben değilim. Müslümancılık taslayıp iktidarı konsolide etmek isteyen de ben değilim. Sadece düşünün derim.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 11:46
Ali Babacan mı Yiğit Bulut mu sorusuna cevabı Yiğit Bulut olan RTE duymak istediği şeyleri söyleyenlerin etrafında olmasını istiyor. Fatih Altaylı'ya gel namaz kılalım diyor Altaylı ben bilmiyorum deyince Yiğit de bilmiyor ama bizimle kılıyor diyor. Dediğimi yapsan yeter. Anlayış bu maalesef.
Hakkaniyetlibakış açısı bence şu: Evet AKP içinde demokratikleşmeyi gerçekten isteyen insanlar da vardı. Ama onlar zaman içinde birer birer ya ayrılmak zorunda kaldılar, ya da tasfiye edildiler. Tafiyecinin ise ilk baştan beri demokratikleşme diye bir derdi yoktu. Dava dediği şeyi kotarabilmek için içte ve dışta herkese şirin göründü. Güçlendikçe de hem tasfiyeye hem de asıl rengini sergilemeye başladı. Velhasılı tek adama bağlı bir parti olmayan parti kaldı geriye. AKP artık parti değil.
METİN P. 17 Ocak 2020 11:37
WALLA SIR VERMEK GİBİ OLMASIN.Ahmet davutoğlunun kurduğu gelecek partisi değil de ali babacanın kuracağı parti recep tayyip erdoğan emriyle kurulacak.Halbuki bu Türkiyenin bir yığın sorunu yetmiyormuş gibi bu parti ve tartışması boşuna ortaya çıkarıldı.Danışıklı bir döğüşten verimli bir siyaset çıkmaz.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 15:03
1
Ali Babacan Tayyip Erdoğan'ın izniyle partisini kurmustur.Ve MHP veya iyi parti kadar oy aldığında. Tayyip Erdoğan bu iki partiden kurtulacak.haberiniz olsun.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 16:02
0
Akıllı trol böyle olur.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 10:50
Mehmet bey CB ne yapsın. O kadar çok adaletsizliğe sebep oldu ki, o kadar çok rüşvet ve iltimasa ön ayak oldu ki. Hak yeme konusunda o kadar ileri gitti ki; şu dakikadan sonra şeffaf demokratik yönetim sergilemesi mümkün değil. Çünkü gerçek adalet tecelli etse kendilerinin dört duvar ardına düşeceklerini, ömürleri boyunca nefes alamayacaklarını ve siyasal dinci kafanın iflas edeceğini biliyorlar. Korku insanı zalim yapıyor işte. Trenden attıkları Tayyip beye rakip değil memlekete hizmet niyetiyle partileştiklerini düşünüyorum.
Antepli 17 Ocak 2020 10:44
Partiden ayrılan kişiler, parti rayından çıktığı için mi, yoksa mevki ve makamlarını kaybettikleri için mi? yeni parti anlayışına girdiler. Eğer parti rayından çıktığı için olsa idi, bugün ayrı ayrı parti değil, güç birliği yaparak tek çatı altında birleşerek tek parti kurarlardı. Hepsinin devası baş ben olayım" dan başka amaç taşımıyor. Sonları da Abdüllatif Şener gibi olacak ve CHP'ye kapak atacaklar. Bu böyle biline.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 14:35
0
Parti rayından çıktığı için. Neydi baştaki söylem? yolsuzlukla, yoksullukla, yasaklarla mücadele. Şimdi ne? Yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar mühim değil, mühim olan dava (?). Aman diyim iktidardan düşmeyelim yoksa CHP sizi ham yapar.
KARAR OKURUMehmet atay 17 Ocak 2020 15:06
0
Erdoğan makam peşinde değil diğerleri makam peşinde öyle mi
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 16:03
1
Bozuk plak gibisin.
e.k 17 Ocak 2020 10:43
Akp yola cıkarken bır cogumuz kendılerıne ınandı. Tek adam rejımıne donusecegını goremedık. Akp ılk donemınde cok ıyıydı sonra bozuldu gıbı sozler ne derece dogru tartısılır. Akp ılk donemde yaptıgı reformlar ıle kendı ıktıdarını pekıstırmek ıstemıs. Bunu soylemek nıye kotu nıyet gostergesı olsun sn yazar? Akp nın geldıgı nokta ıtıbarıyla gerıye baktıgımızda resım boyle gorunuyor. Dın odaklı despotık bır rejıme dogru hızla gıdıyoruz. Insanlar huzursuz. Vaad edılenler gerceklesmedı. Partı yalakaları zengın oldu. Pırıl pırıl gencler ıssız.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 13:13
0
Bende bu gazetenin yazarlarının her yazılarında illa geçmişten CHP örneği vermeden geçtiklerini görmedim, böyle yaparak aslında şu anki durumu bir bakıma mazur gösteriyorlar,100 yıl önceki dünya ile şimdiki aynı mı, sürekli geçmiş geçmiş geçmiş, ben türkiye tarihinde bu kadar sığ siyaset anlayışı görmedim,akıl ve mantık devre dışı ve bunu da insanların dini duygularını sıkıştıtarak yapıyorlar, bugün yaptığın herşeyin nasılsa geçmişte bir örneği misali vardır o sebeple de herşey mübahtır anlayışı, adamlarda korkuyor ne yapsın kolay mı eleştirmek hangi babayiğit yapacak bunu. imamoğlu kazanmasay
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 18:24
1
CHP olmasaydı muhtemelen yanımızdaki Suriye gibi olurduk. Bizde çeşitlilik çok daha fazla, belki daha kötü durumda olacaktık. CHP yıllar evvel içinden kaç parti çıkardı, şimdi parti kuracaklara ağır sözler ediliyor. Yıllar sonra getirildiğimiz yer, 3. dünya ülkelerinin bulunduğu lig oldu.
ERKAN DOĞAN 17 Ocak 2020 10:31
Sayın Ocaktan Bu ülkeye yeni parti yada partiler değil yeni bir anlayış lazım.Posta koymayan,kabadayılık yapmayan,sözlü faşizm,laik faşizm,dinci faşizm içermeyen insanını Sünni,Alevi,Kürt,Roman,Çerkez vb diye katagorize etmeyen sadece ve sadece vatandaş gören kendi askeri değil bir anlayış lazım.Bu olmadan varılacak yer eski noktanın aynısı.Erdoğan artık yüzyıl öncesinde kalmış bir adam bir an önce ondan ve karşısındaki amaçsız muhalefetten kurtulmak gerek.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 10:24
Hala umudunuzu kesmemişsiniz sayın yazar. Beyefendi çağırsa da biz de...
HACI MURAT 17 Ocak 2020 09:58
Ak Parti'nin reformist yaklaşımlarının pek çoğu 2010'dan sonra,yani beğenilmeyen son 10 yılda gerçekleşti. 2010'a kadar eli kolu bağlıydı zaten. Kapatma davasına bile maruz kaldı.Son 5 yılı değerlendirirken bu zaman diliminde yaşadıklarımızı görmezden gelmek ise eksik ve hakkaniyete uymayan bir yaklaşım olur.Ocaktan'ın yeni partilerin ortaya çıkmasını Erdoğan'ın önleyebileceğine dair görüşüne kısmen katılıyorum.Ancak Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığını devrettiği gün yolları ayırmış görüntüsü verdiğini de görmezden gelemeyiz.O günlerde eşi de intifada başlatmaktan bahsetmişti.
HACI MURAT 17 Ocak 2020 11:28
7
...reformist icraatlarının pek çoğunu olacaktı.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 13:45
1
Ne varsa kadınlarda var. Onlar da olmasa sesini çıkarmasa iyice erkek egemen zarafetten uzak bağıran çağıran küfreden insanlarla dolu olacak memleket. Ne var ki bazı kadınlar diğerleri de susturulsun kendileri gibi ‘talimat ve ev görevlisi’ insan tipi olsun istiyor!
EMEKLİ BİR VATANDAŞ 17 Ocak 2020 15:06
1
Cumhurbaşkanlığıı devirden hemen önce yaptığı kurultayla mı?
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 09:39
Eniştem kız olsa annem olurdu demek gibi bir şey bu. Olmayacak dua yani.
Niğdeli ... 17 Ocak 2020 09:17
Ne diyordu büyük türk bu karne gününde...öğretmenlere...."Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür, nesiller ister. ~.." yani bu yazının müellifini istemediği kesin zira bu irfanı hür olan bagimsiz bir zihnin kaleminden çıkma bir yazı değil...
Ömer Dağıstanlı 17 Ocak 2020 14:15
0
Hay bin yaşa Niğdeli
Utangaç muhalif bi söylem var.. Yine o adamın karizmasinın karsisinda bahane üreten bir muhalifmsi bir hava da yazılan bir yazı...elbette muhafazakarlardan ne beklenebilir ki kendileri yasamda bir gun bile bedel odememis bir topluluktur.. ülke nin geldiği durum a karşı halen hadi reis kıpırda havasi ...cok yazık..
Fikret 17 Ocak 2020 08:46
Hala Erdoğan'dan medet ummanız, ondan pozitif adımlar beklemeniz çok ilginç. Ne diyeyim, umut fakirin ekmeği, ye Mehmet ye
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 08:25
Bu ülkenin insanı kadar matematik bilmezini görmedim; bildiğiniz dört işlemden söz ediyorum, yüksek matematikten değil. İnsan bu kadarını bilmezse ondan hiç bir ‘nane’ olmuyor. En belirgin öteki özelliği de ‘uydum akıllı’ olmak. Aziz Nesin az bile demiş aptallık oranı için... Ordan bakıp bakıp gülüyordur.
evin 17 Ocak 2020 08:08
babacanın partisi henüz yok ortada. bir şekilde engellemediğini nereden biliyoruz?
Kaptan Kusto 17 Ocak 2020 06:12
Bu yazı bir muhalif uslübu taşımıyor. Daha çok muhalefete itilmiş ve bundan hoşnut olmadığı belli olan, demokrasi ve özgürlüklere ihtiyaç duyan ama bunu utangaçça dile getiren, acaba pazarlık yapsa eskiden kendisinin de içinde olduğu yönetim katlarında hala bir yeri olup olamayacağını merak eden birinin duygularını açığa vurur gibi. Tam da bu nedenle bu yeni partilerin anketlerde ifade edilen %1-3 oranından fazla oy alması imkansız.
reşat 17 Ocak 2020 09:28
2
dostum dediğin yazar için geçerli olabilir ama özellikle Babacana Erdoğanın görev teklif ettiği ve babacanın redddetiğini bizzat erdoğan söyledi.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 13:39
0
Bakalım millet anketlere bile doğru cevap verebiliyor mu korkusundan?
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 16:09
0
O %1-3 var ya. Bütün kilit orada. Küçümsemeye gelmez.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 05:48
Sayın Ocaktan, hem yazınızda belirtip, hem de anlamazdan geldiğiniz gerçek şu; iktidarın kuruluş ilkeleri ile bu gün bulunduğu çizgi, akraba bile değil. İktidarlarını muktedir kılmak için takiyye yaptıkları gün gibi ortada. Fetva aldıkları bir numaralı "din adamı" da; "Demokrasi İslami bir rejim olamaz. Olsa olsa amaç için bir araç olabilir" diyor zaten. 2002'den beri hiç bir ilke tanımadan kimleri bu amaç için kullandıkları, sonra çöpe attıkları, muarızlarını nasıl uslu yandaşlara çevirdikleri, kabak gibi ortada. Tabii görmek isteyene.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 05:39
Şu son paragrafa müsaadenizle biraz güleceğim, acı acı.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 09:49
0
Acı acı gülmek için bile izin istemeyin ltfn. Ben acı acı gülme aşamasını geçeli çok oldu her gün bir seans şu hallerimize ağlıyorum, yoksa boğazımdaki düğüm büyüyüp iyice tıkayıp nefessiz bırakacak...
Okur 17 Ocak 2020 04:43
Sayın Ocaktan, merak etmeyin AKP ve MHP çok yakında muhalefeti ters köşeye yatıracak erken seçim kararını almaya hazırlanıyor çünkü kanal İstanbul gibi bazı projeleri ortaya atıp seçime gidilecek ve dediğiniz partiler devre dışı kalacaklar. Çok yakında seçim festivali başlıyor. Yoksa ekonomi ileride daha kötü olacak ki Tayyib bu riski gördü ve erken seçim Haziran veya kasımda kapıda.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 16:12
0
Var bir işler ya hadi hayırlısı.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 02:26
Tayyip Erdoğan ın,tatil yaptığı yerdeki o mermi izleri hala duvarda duruyor.Aferin iyi yaptınız deyip karanfil mi bekliyordunuz.Hiç bir şey olmadı bu 5 yılda,Mit tırları durdurulmadı,memurların eline kelepçe takılmadı,tartaklanmadı.Mit binasının etrafı kuşatılmadı.Bir partinin genel başkanı kaset kumpasıyla istifaya zorlanmadı.Bir başka partinin genel başkanının helikopterinin üzerinden uçak geçirilip düşürülmesi sağlanmadı.bir başka partinin A takımına kumpas kurulmadı.Cumhurbaşkanının yatak odasında dinleme cıhazları bulunmadı.15 temmuz olmadı.Hiç bir şey olmamış Yaşa demokrasi!
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 10:00
0
İyi o zaman, bize demokrasi, hukuk, adalet lazım değil, liyakatli yöneticilere hiç gerek yok. Biz de cumaları internetten bakıp ‘bakara makara iki ayet sallayarak’ büyükelçi olamasak bile bir görev almaya bakalım. Ya da en kısa zamanda iş kurup ihale falan alıp kanal kazmaya başlayalım, kaldıysa civarından biraz daha memleket toprağı satalım Katarlıya.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 10:18
0
Yöneticimiz uyukluyordu diyorsun yani...
Mehmet Ali Kara 17 Ocak 2020 01:37
Sayın Ocaktan bu mesele sadece AKP'nin meselesi olmayıp Milli Görüş çizgisinin ve siyasal Islamın Islami yorumlamasindan kaynaklanan sakat bir anlayışın tezahürüdür. Devlet telakkileri sakat, millet tarifleri sosyolojik olmaktan ziyade ümmet ütopyasına dayanan, vatan ve bayrak atlayışları hiç bir değere dayanmayan bu zihniyetten istikbal adına bir şeyler ummak da saflıktan başka bir şey olamaz.Dava Islamı kurtarma davası yerine Islamla kurtulma davası olmayınca bu sakat anlayış hep var olacaktır.
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 01:32
Erdoğan baştan beri bu günkü rejimin planını yapıyordu; hanedanlık kurmak ölene kadar başta kalmak. O baştaki demokratlığı takiyyeden başka bir şey değildi. Amaç ABD’yi Avrupay’ı, liberalları arkasına alıp kendisine en büyük engel gördüğü TSK’nın gücünü kırmaktı. Şimdi herkes uyandı ama kendisinin de dediği gibi “atı alan Üsküdar’ı geçti”.
karar okuru 17 Ocak 2020 09:38
11
Her seçimi kaybedip yerini dahada sağlamlaştıran Kılıçtaroğlu değil de seçimlerin tamamını kazanan Erdoğan hanedan peşinde öyle mi? Siz içinizdeki baskıcı zihniyetinizin prizmasından baktığınız için herkesi öyle görüyorsunuz. Sakın değişmeyin. Türkiye'nin sizin gibilere de ihtiyacı var. İbret almak için...
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 12:31
0
Kılıçtaroğlu iktidarda mı? Vergi mi topluyor, topladığı vergileri dağa taşa çimentoya kuma yatırıp memleketi betona mı çeviriyor? O kadar inşaat yapıp sonra ‘battım’ diyen müteahhide hazineden destek mi oluyor, vergisini mi affediyor? Türk Telekom’u Lübnanlı’ya sattı da paraları ona lüpletti borcunu bize mi bıraktırdı? Kanal yapacağım çevresindeki araziyi de Katarlılara sattım mı dedi?... Oy vermezseniz nasıl iktidara gelsin?
Ömer Dağıstanlı 17 Ocak 2020 14:21
3
Kılıçdaroğlu iktidarda mı diye soran şaşkın adam cumhurbaşkanlığına aday bile olmadı. Hükümet kurmaya iktidar olmaya varım bile demedi. Vergi toplamaya gelince CHP de olan maddi imkanlar kimde var. Belediyelerde CHP de iş Bankası da. Daha ne olsun
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 17:50
0
Kişiliğim ve cinsiyetim hakkında nasıl kanaat oluşturdunuz? Konu kim? Adap usul abidesi!
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 01:02
II. ... O zaman, bugün yapmakta olduklarını yapacağını söyleseydi iktidara gelemezdi. Buna takiyye de denilebilir. Tahmin edildiği kadar hafife alınacak biri olmadığı anlaşılmıştır artık. Karşılaştığı her sıkıntılı durumu bugüne kadar bir şekilde atlatmayı başarmıştır. Bu başarıda, hem bu ülkenin insanını çok iyi tanıması hem de bilimsel ve teknolojik olanaklarla insan kaynağından en iyi ve en çok yararlanmayı bilmenin ve tabiki maddi gücün önemi büyük. (TC. Devleti’nin 13. Cumhurbaşkanı ve siyasi parti genel başkanıdır. Eleştirilerimi genel başkan sıfatına ilişkin olarak yaptım.)
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 01:00
I. Eleştirileri yapanların tamamını iyi niyetli olmamakla suçlamak çok hakkaniyetli ve adil olmaz. İnsanların geçmişinden kopup tamamen farklı bir düşünce ve yaşam biçimine adapte olması istisnai bir durumdur. Ayrıca bulunduğu konumu hazmetme donanım meselesidir. Donanımı olmayan birikime hevesleniyor, yeryüzünde böyle bir adet var özellikle Doğu’nun insanlarında. Bulunduğu yere çabuk alışıp dünyanın geri kalanını kendi olduğu yer gibi düşünmeye başlıyor. Bunu anlamak için çok sıra dışı bilgi ve beceriye sahip olmak gerekmiyor, meşhur ve maruf bu coğrafyada.+++
KARAR OKURU 17 Ocak 2020 00:26
Sn ocaktan, 4.paragraf ve sonrasını dikkatli şekilde okumanızı tavsiye ediyorum. 4.paragraf ile 5.paragraf arasında tezat var Saygılar
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN