Back To Top
Yeni sistemin ‘Eski Türkiye yanlışları’ karnesi

Yeni sistemin ‘Eski Türkiye yanlışları’ karnesi

 - Son Güncelleme: 17.02.2020 Pazartesi 07:18
- A +

Eski Türkiye dediğimiz standartları, kavramları, referansları ve tatbikatları ile tartışmalı bir bütündü. Değişime karşı açıklar veren ve toplumun taleplerini taşıyamayan uzun bir yanlışlar listesiyle ağırlaşmış, hantallaşmıştı. Nihayet o kadar taşınamaz hale geldi ki revizyon yetmedi, sistemin tümden değişimi, yani başkanlık sistemi kaçınılmaz oldu. Şimdi başkanlık sistemi de çok erken dönemde tartışılıyor. Henüz ikinci yılını sürerken bazen temenni, bazen beklenti sadedinde yeni sistemin revizyonu, onarımı hatta tamamen değişmesi sesleri yükselmeye başladı.

Başkanlık sistemini yıpratan, partili ve sınırsız yetkilere haiz cumhurbaşkanlığı mıdır? Sistem içinde kurumların etkilerinin zayıflamış olması veya atama sisteminin merkezileşmesi midir? Meclis fonksiyonlarının modern zamanlarda alışılmadık ölçüde gerilemiş olması mıdır? Yahut da böyle bir dizaynın tabiatı gereği Cumhurbaşkanı’na sorulmadan hiçbir şey yapılamıyor oluşu mudur?

Evet hepsi… Sistemin inşasında bu kadar hata ve eksik varsa gayet tabii ki onarım talebi veya parlamenter sisteme dönüş arzusu kaçınılmazdır.

Ancak, bütün bu yapısal eksiklere rağmen Başkanlık Sistemi uygulamada, iddiasının tam zıddına Eski Türkiye görüntüler vermeseydi talepler daha cılız ve sınırlı kalacaktı. Yeni sistem iyi kurgulanmış olmamasına rağmen problem ‘öncelikle’ sistemin bu arızalı halinde değildir.

“Eski Türkiye”nin yanlışlar listesini gözden geçirelim de bir sistemin başarı ölçüsün anlayalım. 

Evvela demokrasi eksikliği… Yani, bütün kurumlarıyla çoğulculuğun hayata geçirilememesi. Seçim dışındaki kurumların sistem içindeki ağırlıklarının baskılanması ve elbette sivil toplum kuruluşlarının var ile yok arasında hayat mücadelesi vermesi.

Hukuka güvensizlik… Sadece hukuka güvensizlik değil aynı zamanda yargı eliyle vesayet kurma düzeni; yani apaçık jüristokrasi hakimdi.

İfade özürlüğü problemi… Konuşanların, yazanların baskı altında olduğu, basın hürriyeti probleminin bir türlü aşılamadığı yıllar neredeyse sistemin karakteri haline gelmişti.

Devletin bildiği, inandığı, kabul ettiği ideolojinin bir norm olarak dayatılması… Örnek başörtüsü meselesi. Örnek Laik-Kemalist ideolojiye uygun birey yaratma hayali ve o hayalin ürettiği baskılar.

Hesap vermezlik, şeffaflık tanımazlık… Sistem içinde o kadar karanlık alan vardı ki devletin, kamu yönetiminin açıklık mecburiyeti şöyle dursun, hesap vermesi bile teklif edilemezdi.

Farklı olana kapıları kapatmak… Kürt meselesi böyle doğdu ve artık çözülemez noktaya geldi. Eski Türkiye, dindar olanın da sosyalistin de, liberalin de düşman olarak tanımlandığı bir ülkeydi.

Liste bitmez, uzatmayalım… Eğer, bu meselelerin hiç olmazsa bir kısmı yüksek sesli ikazlara kulak asılıp çözüm yolun konulmuş olsa, tarihin tozlu sayfalarına attığımız parlamenter sistem bugün yürümeye devam edecekti. Çünkü sorun çözebiliyor ve değişimi cevaplıyor olacaktı. Ama eski sistem o kadar itibar kaybetti ki gelişigüzel kaleme alınmış başkanlık sistemine karşı bile mağlup olmaktan kurtulamadı.

Peki, eskinin yanlışlarına karşı muazzam bir krediyle yola çıkan başkanlık sisteminin erken vakitte başına gelenlerin sebebi nedir? Cevap yeni sistemin mimarisindeki eksiklerden önce Eski Türkiye’nin yanlışlar listesindedir. Demokrasi, hukuk, şeffaflık, hesap verebilirlik, ifade özgürlüğü, norm dayatma, farklılıklara tahammül kriterleri… Vuralım o kriterleri bugüne, uygulamalara bakalım, görelim sıkıntıyı.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 11:23
Eski Türkiye Tayyip Erdoğan'ı ve yazarı çıkarabilmişti. Yeni Türkiye'den ikisinin de çıkamayacağı konusunda sanırım hemfikiriz.
Karar Okuru...! 18 Şubat 2020 00:09
RTE'de eski Türkiye sisteminden gelen siyasetçi.Saydığınız eski Türkiye Sendromlarının hemen hepsi yeni Türkiye(Başkanlık) sisteminde de var.Siz yazarlar hergün sayfalarında yeni Türkiye sisteminde uygulanan eski Türkiye yanlışları hakkında eleştirel yazılar yazıyor.Beklenen mükemmellik ve mucize gerçekleşmedi, söyledikleri gibi Türkiye uçmadı.Çünkü tepedeki zihinlerin kaynağı geldikleri eski Türkiye sistemi olduğu için, elde ettikleri konum ve gücü de kaybetmemek için her türlü eski Türkiye arangirileri yapıyor.Yenisinin eskisinden ne farkı kaldı o zaman?Genç ve dinamik yeni liderler gelmeli.
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 22:01
Sayın mustafa imamoğlu bu gün istanbula yatırırım yatırım diyor. Birincisi erdoğan yönetim başında olursa kimse yatırı'm yapmaz ikincisi erdoğan giderse dahi dünya ülkeleri erdoğan sayesinde turkiyenin artık güvenilmeyecek bir ülke olduğunu düşünmekte. Ben şahsen yurt dışındayım turkiyeye son 7yıldır geriye gidiyor turkiyeye zerre kadar yatırım yapmak istemiyorum. Çünkü bir türk vatandaşı olduğun halde yatırım yapmaktan korkuyorsam yabancılar dahada korkar çekinir.
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 20:03
Eski Türkiye yanlışlarında, eski Türkiye’yi eleştirme tarzındaki yapılan hatalara da değinseydiniz biraz. Başka ülkelerin geçmişleri/tarihleri bizimkisine benzemez. Her ülke eşsizdir ama biz tamamen kendimize özgü (Sui generis) bir ülkeyiz. Eleştirinin dozu, saygınlığı zedeleyici tarzda olunca sonradan telafi etmek tahmin edildiği kadar kolay olmuyor... Daha sonra eleştirmeye kalkanlar da suyunu çıkarıyor...
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 19:29
Eski Türkiye'de devlet adamlarının (Demirel, Erbakan, Çiller, İnönü, Özal...) taklitleri, TRT ve o zamanki tvlerde yapılır, gülünür geçilirdi. Kimse, taklidi yapılan dahi bundan gocunmazdı .derin manalar çıkarılmazdı. Simdi lehinde bile bir taklit yapılamıyor.
Karar Okuru 17 Şubat 2020 17:29
Bugüne gelinceye kadar verdiğiniz destekler ile katkı sağladığınız bu düzenden şikayet etmek nasıl bir vicdan hissi yaratıyor acaba???
RTE ve AKP iktidarini sürdürmek ugruna Türkiye'yi cürüttüler..
E.K 17 Şubat 2020 13:56
Sanirim en buyuk acmazlarimiz bizdeki genel kabul gormus tabular.. Sunni Islam gelenegi, Turkluk, Ataturkculuk, Devletin Kutsalligi gibi her daim bir sekilde topluma dayatilan degerler manzumesi sosyal dokuyu kiriyor, catlatiyor bitmeyen bir cile olusturuyor. Toplumsal baris saglanamiyor. Herkes kendi degerlerini gecerli kilmakla ugrasiyor..Bir birimizi dinleyip anlayamamak gibi bir sorunumuzda var. Adi onemli degil. Baskanlik veya X. Kaliteli demokrasi sorunlar yumaginin cozumu olabilir. Hamasetle peynir gemisi yuruseydi Orta Dogu nun diktatorlerinin ulkeleri ucardi.
Islamcilarin eski Turkiye tanimi analitik degil, ideolojik. Mesela askeri- burokratik vesayeti mutlak bir seymis gibi kavramlastirdilar. Askeri vesayet belli kosularda belli alanlarda belli surelerle gecerliydi; her alanda her kosulda daima gecerli olan bir durum degildi. Buradan hareketle bir punduna getirilip kurulan yeni Turkiye'de haliyle otokratik bir rejim oldu. Eski Turkiye gelismis bir hukuk devleti ve demokrasi degildi, ama hukuk ve demokrasi bugunku rejimden cok daha vardi.
ERKAN DOĞAN 17 Şubat 2020 11:48
Sayın Yazar Ne zaman Sünni Devlet,Ateist Devlet,Şia Devlet,Sağcı Devlet,solcu Devlet olmaktan vazgeçip vatandaşına adam gibi davranan demokrat şeffaf ve hesap verebilir devlet oldunuz o zaman dertler de bitecek.Mesele sistem değil zihniyet ve ahlak meselesi.Tayyip Erdoğan bunların hiç birini yapacak bir adam değil dolayısı ile bu sistem çökecek.
KARAR OKURUYUM 17 Şubat 2020 10:55
Başkanlık sisteminin meddahı Anayasa profesörü Kuzu Kuzu, suçlu Ziştani için mahkemeye Şefaatçi hatta baskıcı oluyorsa sen düşün memleketin halini. Yat ağla, kalk ağla. Tuz kokmuş sözü artık yetersiz geliyor. Türk Dil Kurumunugöreve çağırıyorum.
Takipci 17 Şubat 2020 10:38
Sn Yazar dolayli bir gunah cikarma yazisi yazmis. Eski Turkiyede Universite sinavlari saibesizdi, Kurumlarin acikladigi rakamlardan kimse suphe etmezdi, Secim sonuclarına herkes guvenirdi...
Karar Okuru 17 Şubat 2020 14:34
2
Evet yazarında içinde bulunduğu muhafazakar, liberal, sol eskisi çevrelerin hararetli desteği ile bu günlere gelindi. Demokrasi içini hazmetmeden, göstermelik demokrasicilik oyunu ile olmuyor. Eninde sonunda tek adam tipi ortadoğulu Baas rejimine geldik düştük. Vesayeti kaldırmışlar!! Hadi oradan..
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 09:00
Eski Türkiye’de yerel mahkeme, “Anayasa Mahkemesi’nin kararı beni bağlamaz, uymam” demeyi aklından bile geçirmiyordu...
Rasim 17 Şubat 2020 15:41
0
Eski Türkiye' nin güçlü başbakanlarından Sn. S.Demirel (Koalisyonsuz tek parti iktidarında) Başbakanlığı sırasında yapılan Boğaziçi (1.Köprü) köprüsü önünde çektirmiş olduğu fotoğraf, yargı tarafından yasaklandı ve toplatıldı.Gerekçe halkın vergileri ile yapıldığı için Başbakan bile olsa kimseye aitmiş gibi gösterilmemesinin gerektiği... Sn. yazar şimdilerde aynı şeyi hayal bile edemezsiniz değil mi? Hani hep denir ya yargı eskiden de bağımlı idi diye. İşte size yaşanmış gerçek bir örnek. Ha bir de Sn. Demirel bu hadise üzerine yargı aleyhine tek laf etmedi.
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 08:49
... Bir sıkıntısı olanın, kimsesi olmasa dahi devleti ve onun güvenilir kurumları olmalı ki korusun kollasın sahip çıksın vatandaşına. Kimsesizin kimsesi olsun kurduğu sistem. Bizde sıradan vatandaş kamu görevlisi görmeye dahi korkar oldu, işini doğru dürüst yapmayan görevliler yüzünden. Memurunun hatasını yargısı düzeltebilse bari... Bu karmaşanın ve neden olduğu güvensizliğin önüne geçilmesi şart... Devletin kurumlarına güvenebilsin vatandandaş çekinmeden, hakkını arıyor diye bir şeylere bulaştırılma korkusu yaşamasın...
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 08:48
Eski Türkiye mükemmel değildi ama en azından korkuyla belirsizlikle yaşamıyordu... Komşusuna, yaşlısına gencine kuşkuyla bakmıyordu... Diyanet, milyarlık mercedes almayı, fakir ve muhtaç insanlara, pazara akşam gidin kalan çarık çürükleri toplayın demeyi aklından bile geçirmiyordu... Turgut Özal Okluk koyuna 3 göz oda yaptırdı diye kıyameti koparıyor, halk karşı çıktığı politikalar ve işlemler için protesto hakkını kullanabiliyordu. Şimdi çöp kamyonunun arksasında kadınlar yiyecek lokma arıyor...
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 08:35
Karne baştan aşağıya zayıf
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 08:25
Parlamenter sistemdeki yanlışlıklar ucube sistemde kat be kat fazlalaştı.
Raşit 17 Şubat 2020 15:57
0
Bu İktidar tarafından istense idi parlamenter sistemin aksayan yönleri değiştirilip yola devam edilebilirdi. Çok zor değildi ki. Nedense yazar bu konuya hiç değinmemiş.Yargıyı siyasetten tamamen ayırıp atamaları kendi içinden yapmaları sağlanabilirdi.Parlamenter sistem de en çok şikayet edilen konulardan birisi de Milletvekillerinin Gn. Başkan tarafından listeye konması idi. Bu konunun üstesinden gelmek çok mu zordu.Milletvekilleri (Ön seçim gibi) listesi halka yaptırılır, vekiller de Gn.Başkanın değil halkın vekilleri olur, Gn Başkanın değil tekrar seçilmek için halkın gözüne girmeye çalışırl
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 06:21
Gözümüzün içine bakıla bakıla utanmadan sıkılmadan yalan söyleniyor işin cılgı çıktı
Ali 17 Şubat 2020 03:42
Isin ozu sudur, Albayrak in Eflasyounu ile, Vatandasin pazardaki eflasyinu uyusmuyor, Sayin albyarak, hic pazarab gidip alisveris yaptimi acaba, Tabi bizi takan dinleyen yok, biz isyan edersek, hemen Fetocu oluyoruz, Eger, pazar daki gecrekci pazarci fetoden tutklandisi ise, bu kisileri bu yerlere getirenlerde huku onunde cezasini cekmeli, insanlar feto ukuluna gitti diye isten cikartikti, Albayrakta Feto okuluna giiti, AKP ve MHP CHP ye kumpas hazirliyorlar ayni Fetonun yaptigi sekilde, Allah askerimizi ve devletimizi korusun, Devlet dedim.
Karar Okuru 17 Şubat 2020 01:52
Her şeyi, hem de her şeyi eskinden bin beter hale getirenlerin birde eskiyi, ki çok sorunlar vardı, mazeret göstermesi hakikaten ibretlik bir durum. Geçmiş dönemde FETÖ ile birlikte kumpas kurup tasfiye ettikleri askerlerin FETÖ ile mücadele etmemekle suçlayan, kaybettiği seçimi iptal ettiren, muhalefeti terörle suçlarken terörist başından mektup alıp, aranan kardeşini devlet televizyonuna çıkaranları desteklemiş olanlar, aynı kişilere defalarca kandırılabilen bir sosyal yapı sayesinde hala söyleyecek sözleri var sanıyorlar! Haksızda sayılmazlar başka türlü kendi durumları ile yüzleşirlerdi.
Karar Okuru 17 Şubat 2020 10:23
0
Evet yazar da o destekçilerden idi!
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 12:02
1
İnsanı, eğitim sistemi yetiştirir. Yetişenler, başkalarını yetiştirir. Çevresini, toplumu aydınlatır, etkiler, örnek olur. Bizde eğitim dogmatik, din gibi. Dinde dahi geçmişte biraz sorgulama olmuş. Eskiden sürekli Allahla korkutmayıp sevgisini de anlatmışlar. Düşünürler çıkmış, yazmışlar, topluma anlatmışlar. Şimdi kerameti kendinden menkul “sarıklı cübbeli adamlar” dinin tüm emir ve yasakları kadınlar içinmiş gibi uydurup uydurup millete yediriyorlar. Artık kimse sormuyor, sorgulamıyor hatta sorgulatılmıyor, engeller çıkarılıyor, korkutma ve tehditle yürütülüyor her iş...
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 01:49
Başkanlık sistemi ile güya koalisyon hükümetlerinden kurtulacaktık ama daha beteri oldu. Bahçeli’nin, Perinçek’in eline mahkum olundu.
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 01:46
Bal gibi biliyordunuz ,bu sistemin denge denetimsiz Erdoğanın şahsı için uyduruldugunu. Herkes uyardı ama Erdoğana güvenilerek bütün yetki eline verildi. Siz de bunu çok iyi biliyorsunuz. Bu gün çıkıp bu sistem kötüymüş galiba demek yerine bu sistem buydu ama Erdoğan bozdu kendini güçten zehirlendi şimdi ne olacak deyin. Biz dava dedik veyaErdoğan aşkımız gözümüzü kör etti bir adama bütün ülkeyi teslim ettik çok pişmanız diyinki samimi olsun. Sistem kötülemesi için geç kalındı.
Karar Okuru 17 Şubat 2020 10:26
0
Bunu idrak edebilecek bir akıl olsa idi zaten bu ucube anlayışın peşşne düşmezlerdi Ortadoğu'muzda insan malzemesi çok sorunlu.
Orhun 17 Şubat 2020 00:45
Şeffaflık,adalet,hukuk,liyakat,özgurluk,insan haklari,hesap verme,denetim daha cogu varmi bu uyduruk sistemdeki kiyaslamaya kalkmişin sen karaalioglu,eski sistemde yüzde ellide olsa cogu vardi,simdiki sistem inanilmaz boyutta birde hirsizlik ekledi buna,devlet soyuluyor,millet soyuluyor neden yazmiyorsunuz bunlarida herseyin kenarindan dolasiyorsunuz yaa,bundan sonra dindarim diyeni aslaa devletin başina getirmiyeceksin,ders olsun bu millete
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 00:43
adi bir medya basın düzenini yazmayı unutmuşsunuz.
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 08:55
14
1996' da rahmetli Erbakan'a saldırmayan sadece M. Ali İlıcak'ın akşam gazetesi idi. O zamanki medya adilikte kıyas kabul etmezdi. Erdoğan bundan ders aldı ve kendi havuz medyasını oluşturdu. Bunun sebebini biraz da burada aramak lazım. İğne, çuvaldız meselesi yani...
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 10:04
1
O saldırı denilenler şimdikilerle boy ölçüşemez. Erbakan’a yapılan eleştiriler kadar diğer liderlere de yapılıyordu. Şimdi çamur deryasını da geçti, pislik saçan cüruf kazanı gibi oldu. Hem de milletten alınan vergilerle satın alınıp millete karşı yayın yapan yerlere dönüştüler...
Muzaffer 17 Şubat 2020 16:14
0
Tüsiad gazetelere Ecevit hükümeti aleyhine çarşaf çarşaf ilanlar veriyordu.O beğenilmeyen eski Türkiye'de. Başbakanlığın kapısına kadar gelinip yazar kasa fırlatılabiliniyordu. Şimdi aynı protestoları yapsınlar bakalım sonucu ben de çok merak ediyorum.
KARAR OKURUYUM 17 Şubat 2020 00:41
Temel insan yapımız problemli. Dünyadaki hangi sistemi getirirsek getirelim bunu uygulayacak olan bizim insanımız, bizim bürokratımız, bizim vekilimiz ve bizim başkanımız olmayacak mı? Kumaşın kalitesi bu. Bu kumaştan bu elbise çıkıyor. Niçin Hollandalınin ineği bizim inekden çok süt veriyor? Japon seyirci niçin sdatı temizliyor da biz koltukları kırıp yakıyor ve çekirdeğimizi ayaklar altına atıyor ve sokağa tuküruyoruz?
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 09:04
2
Evet, biz geri bırakılan az gelişmişiz. Kumaşımız bu, ama bu kumaş sonradan böyle boyandı. Cebinde tükürük hokkası taşıyan, kuşlara yuva yapan, sadaka taşlarına para bırakan ve fakirleri de ancak ihtiyacı kadar alan gözü tok gönlü bol bir neslin boyasıyla boyanmamız duasıyla...
Karar Okuru 17 Şubat 2020 10:32
1
Bağnaz ve az gelişmiş bir kültür Olmasa kimse kimseyi geri bırakmaz. Geri olduğunu reddetmekten, evet geriyiz de birileri bizi geri bırakmış demeye başladık. Oysa gerçek bağnazlık ve gerilik toplumun yapısında var. Bu tip güney Amerika, Afrika ve bazı Asya toplumlarında da var. Gelişmişliğin nerede olduğu da açık. Bu bağnaz toplum yapısından gelişme filan beklenmez. Yakında bibirinin ekmeğine ve varlığına da sulanırlar.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN