Back To Top
Paranın milliyeti

Paranın milliyeti

 - Son Güncelleme: 20.02.2020 Perşembe 00:08
- A +

Gazeteci büyüğümüz Taha Akyol, Karar Gazetesi’ndeki 16 Şubat tarihli köşe yazısında “sermaye milliyetçiliği” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazısında hem ülkemizde hem de Dünya’da yabancı sermaye karşıtlığı ve bu konudaki toplum hem de devletler bazındaki zihniyetten bahsetti.

Yabancı sermaye ve daha geniş bir açıyla bakılırsa serbest para hareketlerinden, başka milletlerden şirketlerin ülkemizde şirket satın almasından rahatsızlık duyulması bizde çok eskidir. Bunun altında sadece iktisadi değil, siyasi sebepler de vardır.

Türkiye’de solun bir kısmı eskiden beridir özelleştirmeye karşı olmuştur. Dolayısıyla bırakın yabancı sermayeyi, yerli sermayeye bile düşmandır. Özel sermayenin güçlenip ekonomik alanda devletin yerini almasına karşı çıkmıştır. Aynı şekilde sağın bazı fraksiyonlarında da yabancı sermayeye karşı müthiş bir düşmanlık olmuştur, halen de vardır.

Gerek tarihin akışı gerekse yaşadığımız çağın gerçekleri bunun ne kadar yanlış bir fikir olduğunu bize gösterdi. Giderek sınırların, ulus devletlerin daha da gevşediği bir Dünya’da içe kapanık, devletçi modellerin başarılı olamadığı aşikâr.

Ayrıca ülkemizde her olayı bir komplo teorisi ile açıklamaya çalışan bir fikir akımı vardır. Siyasi yelpazenin her alanında bu tarz akımlara rastlanır.

Bir takım sermaye gruplarının, ailelerin, tröstlerin ve kartellerinin Dünya’yı yönettiği, bunların şerrinden asla kaçılamayacağı, tek çarenin katı bir sermaye milliyetçiliği ve içe kapanma olduğunu savunan bir görüş… Dünya’yı, küresel ekonomiyi biraz bilen bir kişi bu tarz iddialara asla itibar etmez.

Bütün büyük uluslararası şirketlerin sermaye yapılarını inceleyin. Her şeyden önce neredeyse tamamı halka açıktır. Sadece bir tek ülkede değil. Bütün önde gelen ekonomilerde bu şirketlerin hisselerinin borsada alım satımları yapılır. Bundan ötürü de hem sermaye yapıları hem de finansalları gayet şeffaftır. Bir de ek bilgi verelim, Arap, Müslüman, Hintli ve Çinli sermaye gruplarının bu tarz şirketlerde ciddi ortaklıkları vardır.

Dolayısıyla yabancı sermaye ülkemizde güçlenirse tek bir merkezden, tek bir sermaye kaynağından yönetiliriz gibi komplo teorileri deli saçmasıdır. Yabancı sermaye gittiği ülkede karmaşa değil huzur, güven ve hukuk devleti ister.

Kaldı ki bu küresel oyunda Türkiye ve diğer orta ölçekli ülkeler edilgen bir konumda değildir. Türk sermayesi de yabancı pazarlarda şirket alımları yapmakta, ortaklıklara girmekte, üretim tesislerine sahip olmaktadır.

Yabancı sermayenin Türkiye’de bu tarz faaliyetlerinin bulunmasından rahatsız olmak bu açıdan da yanlıştır. O kadar ki bazı uzmanlar “yabancı” kelimesi yerine “uluslar arası sermaye” denmesinin daha doğru olacağını söylemektedirler. Gerçekten de Türkçe’de yabancı kelimesinin biraz olumsuz bir anlamı var. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Pakistan’da buna benzer ifadeler kullandı.

Sermaye milliyetçiliği ve onun ikiz kardeşi içe kapanmacı ekonomi arzusu sadece bizim ülkemize has bir durum değildir. Zamanında Fransız hükümeti de Fransa’nın en önde gelen gıda firmalarından bir tanesinin Coca-Cola’ya satılmasına karşı çıkmıştı.

Krizden sonra Yunanistan’da birçok liman, tesis, fabrika Almanya başta olmak üzere yabancı ülke gruplarının eline geçti. Bugün Yunanistan’da bunların geri satın alınmasını hatta kamulaştırılmasını isteyenler var. Yine ABD’de Çin tabanlı işletim sistemlerinin yasaklanmasını, Huawei firmasına yönelik yaptırımları hatırlayalım.

Bu tarz siyasi gelişmelerin olmaması mümkün değil. Ama giderek daha da entegre olan bir Dünya’da para milliyetçiliği yapmak çok akılcı değil. Yapılması gereken kendimizi izole etmeden, nitelikli iş gücü yetiştirmek, ArGe başta olmak üzere teknolojiye ve düşük maliyetli üretime yatırım yapmaktır.

Küresel rekabette içimize kapanarak değil, dışa açık ve girişimci olarak kazanabiliriz. Bakın Çin, 1980’lerde Deng Xiaoping ile beraber eski komünist devletçi kafayı bir kenara bıraktı, önce yatırım alan sonra da yatırım yapan ülke oldu. Şu an Dünya’nın ikinci büyük ekonomisi ve böyle giderse birincilik koltuğuna oturacak. Ya da Güney Kore ile Kuzey Kore’yi kıyaslayın, zihniyet farkının meydana getirdiği muazzam farkı göreceksiniz.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 12:08
kendiniz de diyorsunuz zaten. gerektiğinde sermaye ve şirketler bir silah olarak kullanılabiliyor. amerikanın rakip gördüğü çine yaptığı gibi. ayrıca google, türkiyenin ceza kesmesi karşısında lisans ve güncellemeleri bir silah gibi kullanabiliyor. bu işin sizin anlattığınız gibi olmadığı bellidir bence. bütünü görerek hareket etmek lazım.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 11:07
Thomas Frirdman’ın “sürüsü” alıp kaçıyor, o sürü de bizim gibi güven istiyor. Öngörülebilir bir hukuk düzeni istiyor. Böyle akşamdan sabaha değişen politikalarla, “filancaya kızdım ona gününü göstereyim, en büyük benim, ben ne dersem o olur, zaten her şeyi bilen benim, istersem elimden geleni ardıma koymam, beni hep hoş tutacaksınız” tarzı politikalara ve politikacının ağzına bakan hukuk sistemine neden kalıcı olarak gelsin, uluslararası sermaye? Daha dün düşman ilan edilmişti, yarın da edilmeyeceğini kim, ne garanti edecek? Para kuvvetli ama kırılgandır. Oyundaki şişman çocuğu kimse sevmez.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 09:35
Ülke dış sermayeye ve yatırıma açık olmalı elbette. Ancak yerli sermayenin (milli değil) gelişmesi için de destek vermeli. Ortaklıkları yerli sermaye ile zorlamalı. Son yıllarda çoğunlukla yandaş inşaat şirketlerine verilen kredi, faiz, vergi silme, ihale gibi kıyaklar yerine ülkenin gelişmesine, sermayesinin çeşitlenmesine, uluslararası açılımına, verimli üretim ve teknolojiye yatırım yapacak politikalar geliştirilmeli. Boş laflarla değil ülkenin refahının ve insani gelişiminin artışıyla değerlendirilmeli yapılanlar.
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 09:28
Her türlü milliyetçiliği ayağımın altına aldım, sermaye milliyetçiliği dahil ...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN