Back To Top
‘Bu iş bizden geçti’ diyenler için...

‘Bu iş bizden geçti’ diyenler için...

 - Son Güncelleme: 09.03.2019 Cumartesi 09:19
- A +

Hayat yolundaki belli başlı duraklarda insanın sadece birkaç kez ikbal treniyle karşılaştığı ve bu tren kaçtığı takdirde ikbal ve istikballe ilgili beklentiler ve ümitlerin ham hayale karıştığı yönünde yaygın bir düşüncemiz vardır. Bu karamsar düşünce, “Çıkmadık candan ümit kesilmez” sözündeki görece iyimserliği bile buharlaştırır. Aklın rehberliğinde rasyonel olana yönelmekten ziyade, genellikle yoğun duygu ve coşkunun refakatindeki irrasyonellikle hareket etmeyi seven insanımız hayattaki imkânlar ve fırsatların pek çoğunu ıskalamış olmaktan yakınır ve muhtemelen tembelliğin konforundan vazgeçmemek için, çalışıp didinerek yeni fırsatlar kovalamak yerine “Bu iş bizden geçti” bahanesine sığınır. Ne var ki hayatımızda bir şeylerin değişeceğine inancımız kaybolduğunda enerjimiz biter, isteksizlik başlar ve zaman boşa akıp gider. Bu durumda, yaşayacaklarımızı ertelediğimiz gibi yaşam hevesimizi de çok büyük ölçüde kaybederiz. Oysa hayatta hiçbir şey için geç değildir.

***

Bu gerçeği hem İslam ilim tarihinden ve hem de kendi hayat hikâyemden anekdotlarla örneklemem mümkündür. Mesela, ilmine ve düşünce sistemine derin hayranlık duyduğum İmam A’zam Ebû Hanife 1200 küsur yıl önce ticaretle uğraşan varlıklı bir ailenin çocuğu olarak yıllarca kumaş tüccarlığı yapmış ve âlim akranlarından çok sonra ilim hayatına adım atmıştır. Fakat sonuçta İmam Şâfiî tarafından, “İnsanlar fıkıhta Ebû Hanîfe’nin evlâd ı iyâlidir” diye anılmayı ve ilim sahasında “en büyük imam” olmayı başarmıştır. Üstelik son derece ilkeli duruşu ve zalimler karşısında eğilmez başıyla ismini tarihe kazıtmıştır. Hıristiyan dünyada da birçok meşhur isim bazı alanlarla ilgili ilmî hayata 40-50 gibi yaşlarda adım atmış ve fakat tutkulu şekilde çalışarak kendilerinden yıllar önce o alanlarda dirsek çürüten çağdaşlarını geride bırakmıştır. Mesela, Şubat 1941’e kadar Londra’da, Ocak 1944’e kadar Edinburgh’ta papazlık yapan ünlü müsteşrik Montgomery Watt Free Will and Predestination in Early Islam başlıklı doktora tezini yaklaşık 35 yaşlarında tamamlamış ve hepsini daha sonraki yıllarda kaleme aldığı Muhammad at Mecca, Muhammad at Medina, The Formative Period of Islamic Thought gibi eserlerinden bir kısmındaki bilgi, görüş ve değerlendirme seviyesi hâlen aşılamamıştır.

Kendi hayatıma gelince, ilmî ve akademik dünyaya adım atmam 1987 yılında başlayan öğretmenlik görevimin ancak onuncu yılında mümkün olmuş, tefsir alanında yüksek lisansımı tamamlamam ise aşağı yukarı, “Yaş otuz beş, yolun yarısı eder” dizesindeki tarihlerde vuku bulmuştur. Yazmaya başlamam da yine aynı tarihlerde olmuştur. Aslında benim okuma ve yazma hikâyem, “Hiçbir şey için geç değildir” sözündeki doğruluğun somut karşılığıdır. “Bu iş bizden geçti” diyenlere, “Hayır, geçmedi” mealinde bir motivasyon olsun diye dramatik okuma/yazma hikâyemi anlatmam faydalı olacaktır. “Arkası haftaya” tarzında yayımlanacak olan hikâyeme “okumak”tan daha zor bir iş olan “yazma” kısmından başlamak -muhtemelen- motivasyon düzeyini arttıracaktır. Son haftalardaki polemik türü yazılarımızdan usanan pek çok okurumuzun “Hele şükür!” demesine de vesile olacağını umduğum yazma hikâyem şöyle başlamaktadır:

***

Kitaplarla tanışmam ancak üniversite yıllarında mümkün oldu. Yazmaya başlamam ise çok daha geç bir dönemde vuku buldu. Ortaokul ve lise yıllarında ders kitapları ile Teksas, Tommiks gibi çizgi romanlar haricinde tek satır kitap okumadığım için, tek satır yazı da yazmadım, yazamadım. O yıllarda ne okumaya ne yazmaya merak duydum. Babam ilkokul mezunu olmasına ve Giresun Aksu-Seka Kağıt fabrikasında işçi olarak çalışmasına rağmen bıkıp usanmadan tefsir okurdu. Eskiler “Armut dibine düşer” demiş; ama gelin görün ki bizim armut kendi ağacının dibine değil, hayli uzağa, yani sabahtan akşama kadar sokaktan geri gelmeyen, bir dilim yağlı ekmekle akşam eden çocukluk arkadaşlarımın arasına düştü.

Çocukluk ve ilk gençlik yıllarımda futbol oynamaktan öyle büyük bir zevk alır, öyle mutlu olurdum ki bazen Allah dünyayı gazozuna futbol maçı oynansın diye yarattığı vehmine bile kapılırdım. Kendi hayat tecrübemden hareketle diyebilirim ki her ne kadar teolojik gerçek bambaşka olsa da dünya sanki çocukluk ve çocuklar için yaratılmıştır. Çocukluk fani dünyanın cennetidir; sonrası çoğunlukla dert, tasa, gam, keder, mihnet olduğu için, bir bakıma cehennem ve azap gibidir. Ben çocukluk cennetinde yaşayanlardan biriyimdir. İşin gerçeği, çocukluğumu “ağır abi” edasıyla yaşamaya çalışmadığım, özellikle 1970’li yılların sonlarında MTTB ve Akıncılar Teşkilatı’ndaki İmam-Hatipli birçok ağabeyim gibi “Tek Yol İslam” deyip Sakarya şiirini okuyarak memleketi, milleti ve ümmeti kurtarma işine pek merak salmamış olmamdan nedamet duymuyorum. Yine ben hiçbir zaman dinî/millî kahraman ve büyük adam olma hayali kurmadığım gibi, hayat hikâyesine, “Dört-beş yaşlarında hıfzını tamamlamış, temyiz çağında iken Arap dili ve belagatini yutmuş...” tarzındaki ifadelerle başlanan biri olamadım diye de hayıflanmıyorum. Ben geçmişte olduğu gibi, bugün de kendi çapımda ilkeli/dürüst bir insan olma ve yapmam gereken işi en iyi şekilde yapma gayretiyle yaşıyorum...

Devamı haftaya... 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 18:17
Şanslımıyım şanşsızmıyım anlamadım.Syn. Mustafa Öztürk benim ortaokul öğretmenim. Orta ikide Arapça dersime girmişti. Acayip derecede asabi öğretmendi. Ama biz onun asabiliğini zekasına bağlardık. Karşılaştıkca yazılarını okurum. Kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum. Aklıma ilk geleni söylerdi. ' Lan oğlum sizden bir ... olmaz ' derdi. Allah yolunu açık etsin. Sonra akademik camiaya geçti. Oradanda zirveye çıktı. Yani hikayeyi birazda çevreden dinlemek lazım.
Mustafa DURKAYA 13 Mart 2019 17:24
Senin gönlünden nasıl geçiyorsa öyle yaz kardeşim. Zevkle okuyoruz.Selamlar
KARAR OKURU 13 Mart 2019 08:34
Mustafa Öztürkü ne tartışıyoruz?! Anlamiyoruz mu?! Asalım gitsin o zaman! Ne yapsin adam, aklı başinda biri olarak onca zırvayı tevil edecegim derken dili sürctü sonunda. Kacinilmazdi bu. Tehlikeli sularda dolaşıyordu. Boşver be abicim bize sakallı takkeli cübbeli cennet turizm acentaları yeter.
KARAR OKURU 12 Mart 2019 11:24
Yahu hocam benim imanım zayıf, Allah aşkına seni dinledikçe iyice herşeyi sorgular oldum,,, sende bi sıkıntı yok ta bizde bi arıza var,,, iman ișide yasantiyla çok alakalı, dediniz ya ben eskiden söyleydim böyleydim,,, bizde daha beteri idik,,, bak şimdi allah sevgisi de kalplere zor doluyor,,,, yani o yaşantıların hiç hayrını görmedim,,,, pişmanım
Ohh be. Hocam gözünü seveyim, bizde kal gitme :) Allah yardımcınız olsun.
Muhtefi. . 09 Mart 2019 22:15
Biz Gelenekciyiz ,Geleneğimizde İlim, İrfan Gidamizdir. .tabi ki Yaşın hükmü yoktur. Tebrikler Hocam. .yerde kağıt parcasi gorsek okuruz. Kulağımız İrfan, Hikmet sözlerine asinadir. Kimden duyarsak, duyalım hemen ilgi duyarız. Hazırci değiliz. Self servis.hamburger vb uymaz bize...Kendimiz pişirir.kendimiz yeriz..hep taze..:))...ne mutlu ilim, irfan talebelerine. !..acizane
KARAR OKURU 09 Mart 2019 18:56
Hikayenin devamını sabırsızkıkla bekliyoruz hocam.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 18:42
Mustafa Hocanın haberci28 sitesinde yayınlanan gençlik yıllları ve Giresun anıları ile ilgili yazıları da çok güzeldir, okunması tavsiye edilir.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 18:38
Din kurumsal şekliyle ideolojilerden farksız hale getirildiği için, mustafa hocanın din meselerine değil tıpkı kendisinin yazma hikayesi gibi insanlık hallerine değinen yazılar yazması çok daha faydalı olur.
Halil 09 Mart 2019 17:58
Sayın yazarın edebî kıvamdaki bu güzel yazısı bazı okuyucuları din anlayışı noktasında cedelleşmekten alıkoyamadı...
KARAR OKURU 09 Mart 2019 16:35
"Târihselcilik bakış açısından hayat hikâyem" Eh bir de böyle bakalım. Maksat anlamak ve anlaşmak olsun. Bir zeytin dalı da biz gelenekçilerden gelsin :)
Anar 09 Mart 2019 15:56
Elhamdülillah. Evet gerçekten polemiklerden bıktık usandık. İlme susamış insanlarız. Bırakın onu bunu yazın hocam. tmm haftayı sabırla bekliyoruz. daima bir sonraki yazacaklarınızı beklediğimiz gibi. Muvaffakıyet dilerim.
Garip 09 Mart 2019 15:51
Sayın Öztürk sizin yazılarınızı destekleyenlerin önemli bir bölümü Kuran ın sadece Araplara geldiğini sanıyorlar çok garip. Atmosfer görünmüyor diye yok kabul etmek gibi bir mantık...
KARAR OKURU 09 Mart 2019 14:39
Haftaya KARARdayiz
ilbeyhan 09 Mart 2019 13:58
SENİ SEVİYORUZ HOCAM....AHLAKLI ADAMSIN...ZATEN DİN DE AHLAKTIR ,AHLAKSIZIN DİNİ OLMAZ....
Denizci Alperen 09 Mart 2019 12:01
Ömrünüze bereket değerli hocam , iyi ki varsınız , iyi ki Karar gazetesi var Ülkenin bu kasvetli ortamında bu gazete bir İlkbahar esintisi gibi geliyor , böyle geniş donanımlı , tecrübeli yazar ve okur kadrosuyla Ülkemizin geleceği için çok büyük bir işe imza atıyor. Bu ülke Kemalistlerle Dincilerin ufuklarının almayacağı kadar zengin bir birikimi barındırıyor , Hukuk devleti , demokrasi ve insan haklarını benimseyen bir üçüncü yol gerek vesselam.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 11:19
Allah size sağlık, sıhhat versin hocam.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 11:06
Insan yedisinde neyse yetmusinde de odur lafını doğrulamış oldunuz
Samet Şentürk 09 Mart 2019 10:26
İçten, yürekten bir yazı haftaya ömür ikmale uğramazsa buradayız hocam...
KARAR OKURU 09 Mart 2019 10:04
Hayat ve insana dair sıpsıcak bir yazı... Hep böyle yazın sevgili hocam.
karar okuru 09 Mart 2019 09:07
En güzel yazınız olmuş. Bir yolunu bulup çocukluğunuza dönebilirseniz hayatınızın en verimli çağına geçmiş olursunuz.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 08:31
Keşke, Şafii, büyük imamı lafla öveceğine, sizin gibi benim de hayranı olduğum, onun “düşünce sistemi”nin karşısına, on iki asırdır, ümmetin ayak bağı olan kendi düşünce sistemini sürmeseydi.
Tarık Selim 09 Mart 2019 09:30
1
Şimdi ayak bağı gibi gelebilir fakat bir dönem ümmetin birliğini sağlıyordu. Fıkhı, şeriatı kendi dönemine göre değerlendirmek lazım.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 09:45
3
Ne kadar cüretkar bir yorum. İlhami Güler ile bir akrabalık varmı
KARAR OKURU 09 Mart 2019 14:14
4
Var dostum. İlhami Hoca ile din kardeşiyiz.
HACI MURAT 09 Mart 2019 08:15
Bir kaç yıl önce mutfakta kullanılacak bir edavat almak için bir marangoz atölyesine uğradım.Usta, alacağım ürünün bazı kısımlarını ben başında beklerken tamamladı.Yaşını merak ettiğimden "Amca kaç yaşındasınız?" dedim."88 Yaşındayım" dedi.Akranlarının çoğunun öldüğünü de ilave etti.Okumak,yazmak,çalışmak, üretmek iyidir vesselam.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 09:01
6
OKUMAK İYİDİR HACIM DA; OKUDUĞUNU ANLAMAK GEREKİR. MESELA SEN, HER GÜN KARAR'I HATMEDİYORSUN, AMA BİR ŞEY ANLAMIYORSUN :))
HACI MURAT 09 Mart 2019 09:26
2
09.01 Kimin anlayıp anlamadığı su götürür bence hafız!Mesela sayın Öztürk'ün yazısına benim yazdığım yorum mu uygun düşer,yoksa senin büyük harflerle yazdığın garabet mi?
MUSAHHİH-İ SANİ 09 Mart 2019 14:53
2
Hacım, o "edavat" değil, EDEVAT. Ayrıca, edevat çoğul bir kelimedir; çoğul kelimenin başındaki BİR çok sırıtmış. İfaden, bir oklavalar almak için… der gibi, YANLIŞ olmuş. Senin gibi bir musahhih, 'BİRKAÇ'ın ayrı yazılmayacağını biliyordur da, muhtemelen dalgınlığına gelmiştir. :))
HACI MURAT 09 Mart 2019 18:28
0
Teşekkür ederim MUSAHHİH-İ SANİ.Mümkün mertebe düzgün cümle kurmaya çalışırım,düşük cümlem nadiren çıkar.Fakat bitişik ya da ayrı yazılacak bazı kelimelerde hata yaptığım oluyor.Tüccar çoğul bir kelimedir ama günlük dilde tekil gibi kullanılır.Benim "edevat" da öyle olsa gerektir.E'yi dikkatsizlik sonucu a olarak yazmışım.
Sivâsi 09 Mart 2019 07:20
" Hele şükür" gerçekten bu cedel yazıları iyice bunalmıştı.Çok güzel bir konuya parmak bastınız, Feizâ ferağte fansab
KARAR OKURU 09 Mart 2019 06:34
Sayın Öztürk güzel bir yaklaşım olmuş. Aynı tarz yaklaşım umarım Kuran ayetlerine bakışınıza da yansır. Böylece ayetlerin sadece ilim adamlarının anlayabileceği sofistike yapıda olmasının herkese indirilmiş bir kitabın hedefi olmayacağını idrak eder, spinoza ile ayet eleştirisi yapmazsınız.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 08:52
2
Herkese indirilmiş bir kitabın ayetlerini herkes anlıyor mu sizce? Kuran ayetleri doğru anlaşılsın diye yazılmış binlerce kitap ve o sektörden ekmek yiyen milyonlarca insan var. “Aslında o kelime şu manaya gelmektedir” diye hala yeni çevirileri üretiliyor kıyamete kadar değişmeyeceği vadedilen kitabın..
KARAR OKURU 09 Mart 2019 09:57
5
Kuran üzerinde hic düsünmemissiniz demekki? Kuran herkese indirilmis bir kitap degil. Kuran miladi 600 lü yillarin basinda mekke ve medinede yasayan arap sokagina bir hitap, bir bildiridir. önce bu ezberinizi gözden gecirin..
KARAR OKURU 09 Mart 2019 10:06
6
Mealini her insan anlıyor. Denedim değişik gruplarda. Anlaşılmayacak olsa OKU ile başlatıp sorumlu tutmazdı Rabbim.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 11:29
6
Kuran ın Araplara indirildiğini sanmak, güneş yok demek gibi bir şey...OKU
KARAR OKURU 09 Mart 2019 13:46
4
Kuran ayetlerini spinoza ile eleştirmek, çatalla su içmek gibidir.
Melike 09 Mart 2019 04:39
Bir de bu bizden geçti, biz yapamadık bari siz yapın gibi ifadeleri benden büyük insanlardan duyunca gerçekten üzülüyorum. Bilinçli olmayarak,son derece iyi niyetli bir şekilde bunu söylediklerine inandığım için de kızmıyorum ancak bu yaşarken dahi karşıya ümitsizlik ve özgüvensizliği yansıtıyor,sonraki nesil de bu taktiği kullanıyor haliyle.Kolay zira. O yüzden hep beraber son nefese kadar hiçbirimizden geçmedi demeli,yaşlısıyla,genciyle,çocuğuyla...
KARAR OKURU 09 Mart 2019 02:21
Hocam sizi özlemiştik..
KARAR OKURU 09 Mart 2019 00:55
Büyük çoğunluğu Oblomov'lardan oluşan toplumumuza bir soğuk su etkisi yaratma potansiyeli açısından kıymetli bir yazı.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 00:41
Hocam ilminiz bilginiz malumatınız çok olabilir sizin gibi binlerce insan tefsir üzerinde çalışıyor fakat bu toplum da karşığı yoktur . Bağımsız değilsiniz maaşa talim ve dolayısıyla sistemin sopası elinizde , kaleminizde bu minval üzerinde, imam ı azamla kendinizi kıyaslamayın o bağımsız bir alimdi ve dava adamıydı. Bu gün maaşlı ,makam sahiplerinden dava ve ilim adamı çıkmaz, ama malûmat lı kişiler çoktur. Çalışmışsınız bir yerlere gelmişsiniz tabi Allah bu çalışmanıza karşılık vermiştir. Soru şu ülkede ki hukuksuzluklara kaç
Karar Okuru 09 Mart 2019 15:41
0
Bakmak ile görmek arasındaki fark, okumak ile anlamak arasında da vardır; örnek ise yukarıdaki yazıdan hocanın kendini imamı Azam ile kıyaslaması çıkarımıdır. Benim yazıdan anladığım ise herkesin kendi çapında yaptıklarının daha iyisini yapabilecek olduğu, kimsenin kendi yapamadıklarından hareketle hiçbir zaman daha iyiyi yapamayacağı şeklinde bir demotivasyona kendini kaptırmamasını örneklerle izah etmek, yol, yordam göstermektir.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 00:19
İyi ki varsınız Mustafa Bey.
KARAR OKURU 09 Mart 2019 00:05
İşte budur, harika... Hocam, zihnine yüreğine sağlık.
KARAR OKURU 08 Mart 2019 23:57
Güzel bir yazı dizisi olacak inşaallah. biz bunu istiyoruz polemikleri değil.
KARAR OKURU 08 Mart 2019 23:52
Dücane hocanın " tarihselliğin eleştirisi " konferansına bir değinirsiniz diye bekliyordum .
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN