Back To Top
Kıymet ‘nedret’e, kıymetsizlik ‘vefret’e tabidir

Kıymet ‘nedret’e, kıymetsizlik ‘vefret’e tabidir

 - Son Güncelleme: 15.02.2020 Cumartesi 10:14
- A +

Kıymet nedrete tabidir” cümlesi iktisadi bir ilkedir. “Bir şey ne kadar az/kıt ise o kadar değerlidir” anlamına gelen bu ilkenin iktisadi alandaki açılımı Sakızlı Ohannes Paşa’nın (ö. 1912) “Mebâdî-i İlm-i Servet-i Milel” adlı eserinden zevkle okunabilir. Söz konusu ilke tersine çevrildiğinde, “Kıymetsizlik vefrete tabidir” şeklinde bir sonuca ulaşılabilir. Kıymetin “nedret”e (azlık/kıtlık), kıymetsizliğin “vefret”e (çokluk, bolluk) tabi oluş ilkesi aslında hayatın hemen her alanında geçerlidir. Mesela, söz ya da kelamda kıymet ölçütü az ve öz oluşa tabidir. Söz çoğaldığı, laf kalabalıklaştığı zaman kıymetsizleşir. Çalçenelik, gevezelik, lafazanlık, boşboğazlık gibi tabirler, çok sözün kıymetsizliğini gösterir. Hâlbuki “söz” bizatihi çok değerlidir; hatta “Âdem rabbinden kelimeler/sözler öğrendi [ve o sözlerle af diledi]” mealindeki ayete (Bakara 2/37) bakılırsa söz insanın belki de en kadim değeridir. Söz sadece değerli değil, çok da güçlü bir şeydir. “Söz tohumdur” şeklindeki Anadolu özdeyişi sözün duygu, düşünce, eylem ve oluşa dönüşme gücünü belirtir. Derler ki söz tohumdur, ekmeyeceksin; madem ektin, dikkat edeceksin… Bütün bunlar bir yana, İslam’ın en temel kaynağı olan Kur’an da bir “söz/kelam”dır; Sünnî anlayış ve inanışa göre “kelam-ı kadîm”, hatta Sünnî gelenek içerisindeki bir telakkiye göre varlığının üzerinden yokluk geçmeyen bir “kıdem-i zamani” ile kadimdir. Yuhanna İncili’nin başındaki “Önce söz vardı” cümlesi ise -Hıristiyan teolojisindeki kavramsal içeriğinden bağımsız olarak- sözün hem ilahi menşeini hem de varlık sahnesindeki kıdemini belirtir.

Ne var ki söz bizatihi ya da kendinde bu kadar kıymetli ve kudretli olmasına rağmen bugün artık kıymetten ve kudretten düşmüş, hem de amiyane tabirle “ayağa düşmüş” haldedir. Gerçi sevgili Ömer Erdem’e göre “bakmayın siz ‘sözün düşüşü’ aldatmacalarına. Doğrudur, söz düşmüştür düşmesine, ama bu ebedi bir düşüş değil sadece çağdaş bir durumdur. Eğer öyle olmasaydı konuşmak için hiçbir gerekçe kalmayacak, insan dil öncesi ilkelliğine geri dönecek ve dille yaratılmış ne kadar değer varsa rafa kaldırılacaktı. Bugün söz konusu olan, sözün temsil meselesidir ve söz, temsil krizi yaşamaktadır. Sözün gücü, ne söylendiğine değil asıl onu temsil edene göre can bulup değer kazanmak zorundadır. Düşen, kolektif sözün gücüdür. Ayağa kalkacak olan ise yeni özneye bağlı özgür sözdür.” (Ömer Erdem, “Sözün Gücü Şimdi Nereden Gelir?”, Karar Gazetesi, 29.01.2019).

Erdem’in bu bakış açısı hayli optimisttir. Kanaatimce söz artık tümüyle kıymetten düşmüş, sadece kolektif sözün gücü değil, tekil özneye bağlı özgür sözün gücü de tükenmiştir. Sözün kıymetten düştüğü alanların başında maalesef din ve dinȋ alan gelmektedir. Daha açıkçası, dinî alan bugün itibariyle “söz” ve “konuşma”nın genel toplumsal planda ikrah ve istikrahla (tiksinti) karşılandığı bir platform haline gelmiştir. Çünkü bu alanda gevezeliğin sınırları çoktan geçilmiş, lafazanlık limitsizleşmiştir. Twitterde on binlerce takipçisi bulunan bir akademisyenin, “İmam Ebû Yusuf, Hz. Peygamber’in kabak yemeğini sevdiğini zikretti. Bir adam da ‘Ben sevmiyorum’ dedi. Bunun üzerine Ebû Yusuf o kimsenin dinden döndüğüne hükmetti” şeklinde bir paylaşım yapması, dinȋ alanda sözün neye karşılık geldiğine dair az çok fikir verebilir.

Toplumun genel havasına dair gözlemler ve izlenimlere istinaden kişisel algım ve anlayışım olarak söylüyorum ki din alanında söz/kelam temsil gücünü tümden yitirmiştir. Temsil gücü şöyle dursun, bu alanda sarf edilen hemen her söz faydadan ziyade zarar üretmektedir. Özellikle fiyakalı ve sloganik sözler üzerine inşa edilen dinî aidiyetlerin çoğu ise ne yazık ki saldırganlık, intikamcılık, iftiracılık, tezviratçılık gibi habisliklerden nemalanan “ahlaksız aidiyetler” olarak karşımıza dikilmektedir. İşte bu yüzden, içinde bulunduğumuz zaman ve zeminde “din”e dair söz söylemek, kendi namıma gevezelikten başka bir şey değildir. Bunca yıldır “belki bir faydası vardır veya az çok bir faydası olur” düşüncesiyle din alanında kendimi paralarcasına konuşmamın da “gevezelik”ten başka bir şey olmadığına kanaat getirmiş durumdayım ve bugün bu acı itirafımdan dolayı onca yıllık gevezeliğimin mazur sayılacağını umarım.

En başta da belirtiğimiz üzere kıymet nedrete tabidir; yani söz ne kadar az olursa o kadar kıymetli, ne kadar çok olursa o kadar kıymetsizdir. Bu kural sadece din, siyaset, bilim gibi alanlarda değil, özel insani ilişkilerde de geçerlidir. Çok laf hem sözün gücünü hem de söz sahibinin değerini düşürür. Bugünkü toplumsal vasatta sözün değeri düşüp temsil gücü tükendiğine göre ne yapmak lazım gelir, diye düşünülebilir. Görünen o ki -Thomas S. Eliot’un ifadesiyle-, “Çevrendeki insanlar susacağı, konuşacağı ve duracağı yeri bilmiyorlarsa, sen fazla adım atmışsındır onlara. Biraz geri çekil” diye düşünmek ve biraz değil, epeyce geri çekilmek lazım gelir. Söz insani bir yüksek değer olarak tekrar kıymetlenir mi ya da eski gücünü yeniden kazanabilir mi, bilmiyorum; ama sözün kıymetinin beş paralık olduğu şu zaman diliminde konuşmak yerine susmanın, görünür olmak yerine ortalıktan kaybolmanın en azından kendi ruh sağlığımız için çok isabetli bir karar olduğuna inanıyorum…

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 23:50
Yine ehli sünnet düşmanlığınız coştu! başka bir anlamı yok bu yazının!
Karar okuru 18 Şubat 2020 11:31
Mustafa Hocam, bir meslektaşınız hatta branştaşınız olarak size acıyordum. Dahası sağlığınızdan endişe ediyordum. Ama ideallerinizden vazgeçmeyerek bir şeyler yapmak için çırpınışlarınıza da gıpta ediyordum. Sonunda benim bulunduğum noktaya -biraz geç de olsa- gelmiş oldunuz. Aramıza hoş geldiniz. Biz erken yaşlarda sizin bahsettiğiniz o yobazların içinde yetiştiğimiz için o malları çok iyi tanıdığımızdan, aklımız erdiğinden beri onlardan uzak kalmaya, onlarla muhatap olamamaya hatta -mümkünse- hiç konuşmamaya özen gösteriyorduk. O kadar ki onları gördükçe dinden bile nefret edesim geliyordu..
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 11:52
"Sana durlanmış kelimeler getireceğim/pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler/kelimeler, bazısı tüyden bazısı demir/seni çünkü dik tutacak bilirim kabzenin, çekicin ve divitin/tutulduğu yerden parlayan şiir..." Gidişinizin böyle bir amaca hizmet etmesi dileğiyle... Gidin fakat bizlere durlanmış kelimelerle dönün. Dönün ki pörsümüş dini dünyamızı tecelligaha çevirebilecek "sihre" sahip olma umudumuz kırılmasın...
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 10:13
bu toplum yada bu dünya söylediklerinizi anlayabilse insan anlam arıyor aklındaki sorulara cevap arıyor lakin sizi anlayanlarda var.....
İsimsiz, resimsiz. 17 Şubat 2020 08:58
Yalnızlığı ve umudu bu davanın sahibinden sormalı... Hep yıkıntılara bakmak insanı da yıkar, arada bir o yıkıntılar içindeki çiçeklere de bakmalı. Söz düşmüş gibi görünüyor doğrudur, fakat bu anlamayanların yaygınlığındandır. Anlayanların çoğu yazıda anlatılanları bildiğinden fazlaca konuşmazlar... İyileşmek için, ilacın mahiyetini bilmek gerekir mi?
KARAR OKURU 17 Şubat 2020 02:29
Git hocam git....Züleyhanın Yusufdan gittiği gibi git...Git hocam git....Yakubun yusufundan gittiği gibi git...Yunusca git Yusufca git....En önemlisi bence KÜLDEN KADIN ZÜLEYHACA GİT...BİZ SENİ KÜLLERİNDENDE TANIRIZ ÜSTAD....
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 18:30
Yazınızın özü gayet doğru lakin siz susamazsınız; susmamalısınız. Zira tarih boşluk götürmez diye de doğru bir söz var. O boşluğu söz doldurmazsa lakırdı işgal eder.
Melike Demiryürek 16 Şubat 2020 13:55
Yazı gayet yerinde. Program vs.geri çekilip çekilmemek sizin insiyatifinizde ancak buradaki yazılarınızı bırakmanız bence iyi olmaz güzel yazıyorsunuz vesselam.
korona 16 Şubat 2020 12:48
Mustafa Hoca neden pes etti. İşte bunun cevaplarından biri: Yazan: Erdem Çetinkaya İŞTE KURAN’DA “CORONA VİRÜSÜ” (KORONA) Onlardan işine gelip gidenlerde dahil, tümü azabı hak etmiş bir topluluktur. Çünkü zalimlerle aynı çatı altında duran, yardımlaşan, hizmet eden ve onlarla dostluk eden de onlardan sayılır. Arapça’da KORONA; kaf, ra ve nun ile yazılır. قرن Bu kelimeyi Kuran’da aratınca şu 15 ayete ulaşırız. HELAK EDİLENLER En’âm 6/6 الم يروا كم اهلكنا من قبلهم من قرن مكناهم في… Elem yerav kem ehleknâ min kablihim min korana… Görmediler mi helak ettik nice kabile
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 17:03
0
Arapça'da o harfi ve telaffuzu yoktur ince harflere ötre ü kalın harflere u sesi verir
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 09:17
hocam, bence konferans gibi programları tümden bırakın ama yazmayı yazarak konuşmayı bırakmayın
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 01:06
Dindarların, din diye diye dindarı bezdirdikleri anlaşılıyor. Hoca pes ettiğine göre ahaliye Allah yardım etsin.
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 00:42
Hoca hoca! Siz neticede Kaleme de Kelama da ihanet ettiniz!
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 08:09
1
Okur Okur, Hoca nasıl ihanet etmiş kalene de kelama da söyleseniz de bilsek. Dur ben söyleyeyim: senin anladığın dine uygun konuşup yazmadığı için... Ne de olsa Hoca beşer, siz ilahi hakikatin yeryüzü temsilcisisiniz
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 00:17
Das Kapital; din afyondur (Karl Marx) Muhammet İkbal "Das Kapital Cebrailsiz ilahi kitaptır"
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 19:28
0
o öyle değil.... "...din muktedirlerin elinde halkların afyonudur."
mutlu yücel 15 Şubat 2020 23:15
yaşlı genç tüm karar okurları sizi seviyor,size ihtiyacımız var ürmetlerimle.
zeynel çelikbilek 15 Şubat 2020 22:50
Bu yazıyı yazan kişinin gelecek hafta aynı ''köşe'' de arz-ı endaam etmemesi gerekir. Yoksa şu anda benim yaptığım gibi; zat-ı âlilerinin tabiri ile gevezelik yapmış ve yapmaya devam ediyor demektir. Fişmekan mütekellimin twitterde yaptığı paylaşımı, ben zat-ı âlilerinizin yazısından öğreniyorum. Daha önce geveze dedim, şimdi muhterem Hoca diye hitap ediyorum. Gevezeliğin dikalasını yapmış oluyorum. Fakat daha önce Hoca'ma dua ettim,yazı ile yalvardım fakat Hoca'm bildiğinden şaşmadı. On yıllık bu maruzatını ben, geveze ancak ''köşe'' de görmediğim zaman kabul ederim. Keyfiniz bilir, Hoca'm!
mutlu yücel 16 Şubat 2020 12:07
0
sayın yazarım, size saldıranlar varsa, bilinizki herkesten fazla onların size ihtiyacı var, lütfen karar ı bırakmayınız.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 22:31
II. ... sözlerimize ve kusurlarımıza rağmen... “Kıymet’in ‘nedret’e kıymetsizliğin ‘vefret’e tabi oluş ilkesi aslında hayatın her alanında geçerlidir.” Sözünüzü hep hatırlayacağım. Bildiğiniz gibi kıymet ve nedret bizde ayrıca insana verilen isimdir. Herhalde çoğalsın da herkes yararlansın diye kadın ismi yapmışız gibi geldi. “Nadir” az bulunandır, kıymetlidir. O da erkek adı... Gidecekseniz de bir süre sonra yine gelin, yine okuyalım az bulunanlardan olan yazılarınızı yine öğrenmeye devam edelim... Sağ olun. Hürmetler
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 22:30
I. Söz, taahhüttür. Taahhüde ihanet etme, aldatmadır hatta bazen hıyanettir. Sözün emanet edildiği yerden, emanete hıyanet etmeyip saygı göstermesi ve saklaması/muhafaza etmesi beklenir... Söyleyenin de sözüne sadık olması... Hocam gitmeyin, sizi geç keşfettim, erken kaybetmek istemem... Ne güzel yazıyordunuz, ne de güzel okuyorduk... Boş sözlere, hurafelere, kandırmacalara tokuz, artık duymak istemiyoruz. Sizin sözlerinizin bu köşede varlığı, biraz da bizim, okurlar olarak buralarda var olabilmemizdi, tüm eksiklerimize, fazladan+++
Ali Badem 15 Şubat 2020 21:56
bu gun tam da yozlaşmanın, seküler bir toplum oluşumunun son evresinin de tamamlandığı,ne yaptığını bilerek veye bilmeyerek kimlere neye hizmet ettiğini bilemeyen bir toplum oluştuğunu dünkü sevgililer günüyle taçlandırmış olduk!!.Sinirden nasıl, kimlerle, ne şekilde vs kafamda nahoş bir suru olumsuzlukları paylaşayım derken yazınızı okudum şimdi. Ne göreyim hocam kafamdaki olanların hepsini bi güzel döşemiş.. Bana iyi geldi valla. Hocam gitmeyin de geri çekilin!! madem eliot da öyle diyor.Bak bizler varız oturmasını kalkmasını bilen bir avuçta olsak ...Seni seviyoruz ALLAH için saygılar
Fuat Ortatepe 15 Şubat 2020 20:30
Az sözün gücünü ifade etmek için bir araba laf etmişsiniz. Demek, az sözle çok şey anlatabilmek ciddi marifet gerektiriyor ve görüldüğü kadarıyla o marifet şahsınızda pek mevcut değil.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 22:45
0
Bu tür laf sokmalar ve küstalıklarla acaba ne elde ettiğinizi düşünüyorsunuz. Hiç öyle kendinize dönüp, şu dünyada gelene gidene satşamak ve laf sokmakla insanlık ve adamlıjk namına ne yapmış oluyorum diye düşündüğünüz olur mu acaba? Yazık...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 22:50
0
Başka mecralardaki yazılara dair marifetli yorumcu Fuat Ortatepe'nin marifetli Yorumları Gıcık. Yav "Gıcık" sen harbiden bomboş bir adammışsın. Madem bilmiyorsun, cahil cahil konuşma...
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 00:18
0
Bütün İslami yazarlarda var bu özellik....
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 00:47
0
Söz sahibinindir; terminolojisinden sahibinin kim veya ne olduğu anlaşılır, sahibi bilinmese de...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 20:19
açıkçası her yazınızı okuyan biri değilim. okuduklarımda ise katılmadığım yerler çok oldu. bu yazınızın da içeriği tartışılabilir bana göre; ancak tarzınız çok yerinde. yani ahkam kesmeden, kendi kişisel düşünceleriniz olduğunu vurgulayarak yazmanız çok isabetli. saygı uyandırıyor.
Muhsin 15 Şubat 2020 17:19
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem o kadar itiraza rağmen sustumu! Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır. Bedel ödemeden bu ümmet düzelmez. Üstelik hak susarsa hiç konuşmamış gibi olur. Saygılarımla
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 00:20
3
Bedeli sen öde bir zahmet Ben ödemek istemiyorum.... Acıdan zevk almayı bırakın artık.....
Muhsin 16 Şubat 2020 13:30
0
Mesele sizin kast ettiğiniz gibi değil. Mesele hayatın hiç bir yerinde çaba sarf etmeden birşey elde edilemediğidir. Meselemiz Allah rızası olunca oda epey bir bedel ödemekten geçmekte. Size gelince sizin dininiz size bizimki bize
İbrahim Erdoğan 15 Şubat 2020 15:59
Değerli hocam! Bu günkü makaleniz sanki bir veda gazısı gibi olmuş. İnşaallah öyle değildir!..
HACI MURAT 15 Şubat 2020 15:47
Sözün tesiri,sözü söyleyenin samimiyeti ile de yakından ilgilidir.Biri kürsüde vaaz eder,sözleri muhatapta hiç tesir icra etmez.Bir başkası konuşur,sözleri insanın iliklerine işler.Bir başkası konuşmadan da tesir eder.Hal sâridir. Şu şekilde anekdotlar okumuşluğumuz var:Falan kişiyle,falan zatı ziyarete gittik;vardığımızda "es-selamü aleyküm" dedik,45 dakika hiç kelam etmeden oturduk,kalkarken de "es-selamü akeyküm"deyip ayrıldık.Bu 45 dakikalık sükuttaki feyzi başka bir yerde görmedik.Öte yandan salih zatların az konuştukları hususu tevatüren sabittir.
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 00:23
4
Kelimelerle süs verip (tevatür falan) şekil yapmışsın...... Her İslamı anlattığını zan eden yazar çizer düşünür gibi....
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 15:23
İnsan hep bilmediğinden değil ya, Bazen de bildiğinden susar, Edep bilir, susar. Sabır bilir, susar. Saygı bilir, susar. Sevgi bilir, susar....
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 15:16
Rivayete göre, adamın biri bir gün Efendimizin (a.s.m) yanında komşusunu övmüş, ertesi gün onu yermiştir. Efendimizin (a.s.m) bunu hatırlatması üzerine, adam “Ya Resulallah! Dün de doğru söyledim, bu gün de. Dün aramız iyiydi, onun güzel hasletlerini övdüm, bu gün aramız bozuk olduğu için, onun kötü olan yanlarını yerdim” deyince, Efendimiz (a.s.m) “Gerçekten beyanda ( sözde ) sihir vardır.” diye buyurdu. Söz yerinde kullanılırsa etkisi olur.
VATANDAŞ YURTSEVER 15 Şubat 2020 15:12
Sn.yazar yazınızdan atıf,atfen4.paragraf"özellikle fiyakalı slogani sözler üzerine inşa edilen dini aidiyetlerin çoğu ise ne yazık ki saldırganlık,intikamcılık,iftiracılık,tevziratcılık gibi habisliklerden nemalanan"ahlaksız aidiyetler"olarak karşımıza dikilmektedir"Kitabut tıp>hadisno:1938>ravi:Abdullahbin ömer"BAZI FASİH BELİĞ SÖZLER SİHİR GİBİDİR"(bazı düzgün ve açık sözde sihir vardır)Ez cümle :Sözde hikmet yoksa o söz:bizde mugalata(yalan yalnış söz safsata)fransızca sophiste:(zekice fakat yalnış söz söyleyen,lafebesi,safsatacı)konumundadır.Senin söylediğin karşındakinin anladığı kadardır
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 14:50
YIKILMA SAKIN “Sana durlanmış kelimeler getireceğim/ pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler/ kelimeler, bazısı tüyden bazısı demir/ seni çünkü dik tutacak bilirim/ kabzenin, çekicin ve divitin/ tutulduğu yerden parlayan şiir.” İsmet Özel
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 14:23
Bir zamanlar din/dindarlık bu ülkede bir umut idi ama artık dindarların çok çeşitli erdemsizlikleri yüzünden dindarlık(!) da dindarların(!) sözü de bir nefret objesine dönüştü.
İbrahim Erdoğan 15 Şubat 2020 16:01
1
Dindarların sözü yüzünden değil; dinci lik yapanların sözler yüzünden, desek daha yerinde olacağını düşünüyorum!..
Bir merak 15 Şubat 2020 14:08
Acaba sözün kıymetini bilenler hep birlikte sussa, gevezeler ve çenebazlar eksiyle eksinin çarpımında olduğu gibi birbirini götürürler mi?
Fuzuli 15 Şubat 2020 13:32
Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil. Çektiğim âlâmı bir ben birde Allah’ım bilir.
Hamza Mert 15 Şubat 2020 13:19
Hocam bende arada facebook hesabımı uzun süreliğine kapatıyorum ama en çok bir ay dayanabiliyorum yazılarınız ilgi ile izliyordum dönmemizi bekliyorum
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 13:12
Baba, büyüksün...
Elçi 15 Şubat 2020 18:25
0
En az kelimeye sahip yorum buydu ama hocanın yazıda belirttiği üzere az lafla şöyle bir bakınca belki de beğenilecek yegane yorum budur diyorum
Muhtefi.. 15 Şubat 2020 13:05
Aşkta, Sevdiginin sevdigini SEVMEMEK düşkünlüktür ..!..Kelamda olabilir sevmemek veya nefsine gore sevmek falan,filan.Adam bir Patrona (veya Makam icin) gitse Dünya cikari icin,Patron Ahtopot,Karides vb Şapur,Şupur yese ikram etse Yüzünü buruşturmadan yer.:))))...çünkü Lütuf gorme ihtimali yuksektir/lir....hemhal olmak ister..:))..Soze gelince Insan Mangir oranina (cokluguna) gore susar.!.Bilge Yakinine gore susar.Yine Makam ağırlığına gore kisi susar.Konusan ise Fakir gibi.gevezeler..:)).acizane.
A. sali turan 15 Şubat 2020 12:57
hocam yunus peygamberin durumuna düşmeyiniz.sizi yeni tanıdım.kıssalardan herkes kendine göre hisse alsın diyen sizsiniz.sizi yeni tanıdım sizi seviyoruz.en azından sizi sevenleri yanlız bırakmayın.bizlerin sesi olun.
KARAR OKURU Mürsel 15 Şubat 2020 12:31
"bir akademisyenin, “İmam Ebû Yusuf, Hz. Peygamber’in kabak yemeğini sevdiğini zikretti. Bir adam da ‘Ben sevmiyorum’ dedi. Bunun üzerine Ebû Yusuf o kimsenin dinden döndüğüne hükmetti” şeklinde bir paylaşım" Hasbi harbi Öztürk; yukardaki ifadenin kısaltılmış olduğunu ve İmam Yusuf'un, son tahlilde bu adamın Peygamberi sevmediğini kabak üzerinden gösterdiğini, peygamberi sevmediği için kabağı sevmediğini aynelyakin bildiğini/ bilebildiğini anlasak sorun çözülür.Çözümcü yönde açıkkapı varsa kullanılmalı.Kendinizi İ.Yusuf'la sade bilgi yönünden tartmayın!.Bu imamlar aynel/ hakkalyakin bilgisine
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 00:42
1
Bıktık sizin bu kabak çiçek böcek hikâyelerinizden. Kabağı kimin sevip kimin sevmediğinden bize ne
KARAR OKURU 22 Şubat 2020 16:24
0
Aynelyakin bildigini, bilebildigini siz de aynelyakin nasıl bilebiliyorsunuz , yok bilemiyorsanız sadece inanmak istiyorsunuzdur. Bu kurduğunuz hayaller ise ölçü için kullanılamaz..
HACI MURAT 15 Şubat 2020 12:13
Ali Ulvi Kurucu'nun hatıralarında okumuştum:Konya'ya bir Arap misafiri gelmiş,bahçesinde yetiştirdiği turfanda kabaklardan kabak yemeği pişirmiş ve "Buyur filan efendi,kabakları kendim yetiştirdim,Peygamberimiz de kabak yemeğini severdi"demiş.Bu durum bir kaç kez tekrarlamış.Arap, "Peygamberimiz kabağı severdi,ama, tavuğu sa severdi" diye patlamış.Dikkat buyurun,"O kabağı seviyorsa da ben sevmiyorum"dememiş,öyle deseydi işin rengi değişirdi.Bu ümmet Peygamberimize karşı duygularını ifade ederken çok ince bir dil kullanmıştır.Hz.Peygambere kaba davranışa prim vermemek gerekir bence.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 11:48
Hocam bir kaç gün tatil yapın,kafanızı boşaltın,torun torba sevin.içinde bulunduğunuz sıkıntı iman sorumluluğunun yarattığı baskı hissi .kısa bir tatil sonrası kaldığımız yerden devam hocam
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 11:45
Söz gümüşse, sükut altındır, demiş atalarımız. Bence bu söz kaçak güreşenlerin sığındığı liman, iyiliği emret sözü nerede kaldı. Rabbim anlat diyor. Anlarsa ne ala, anlamazlarsa mizanda hesap verirler. Susmak yok.
Mustafa Hoca’m, Konuşmalarınızın katkısıyla evelallah din dairesinin içindeyiz Allah’a şükür. Allah sizi sevdiklerinize bağışlasın, size hayırlı ömürler versin.
Az konuşur az yazarsanız, hatta hiç yazmazsanız isabet etmiş olursunuz. Mes'uliyetiniz azalır...
Elçi 15 Şubat 2020 18:31
0
Hoca yazmazsa sende burda yazamaz ve gıdanı temin ettiğin besin kaynağı(polemik)ndan mahrum kalırsın.. Bir daha düşün istersen.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:46
"Cok laf yalansiz, Cok Mal Haramsiz olmaz." derlerdi büyüklerimiz. Derlerdide Azizim O zamanlar Farkli idi. Yani Ne idügü belirsiz Tipler bu kadar arzi endam edemiyordu. Meydani bu gibi Sarlatanlara birakmayacaginizi ümid ediyorum.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:43
Allah razı olsun hocam, güzel düşünceleriniz bize dua gibi geliyor.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:12
Meydan bedevilere kalsın hocam. Seviyesizliğin hazzını dibine kadar yaşayalım. Bu lezzeti?! tatmadan diriliş olmaz. Kabak yemenin hükmünü, omurgaya zarar gelip gelmeyeceğini tartışalım. Yaşasın slogan, kahrolgun doğru bilgi arayışı.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 09:59
dinin hep konuşulduğu yere değil,yaşandığı yere gideceksin.
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 00:45
1
Soru; Var mı öyle bir yer? Cevap; yok Hiç olmadı bu güne kadar
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 09:51
sosyal medya eskide var mıydı? şimdi ağzı olan konuşuyor vefretin ötesi. görevini yap, hakikatı söyle. gerisine karışma.üzerinde tepinip dursunlar.gayri...Allah kerim...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 09:50
“Biz bağıracağız, birileri hiç, duymayacak, hep aynı hikaye, duyanlara selam olsun.” İsmet Özel
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 09:44
Merhaba hocam. Tespitinize canı gönülden katılıyorum. Malesef söz yere düşmüştür. Ülkemizde her şey dibe vurmuş durumda. Aile, akraba, eğitim, ustalık, ticaret, ekonomi, kalite. Sorun çok büyük.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 09:43
SÖZ KALBİN KİSVESİ ÜZERİNDEDİR. bu güne kadar binlerce vaaz dinledim hic biri aklımda kalmadı, ama BASAR GÖZLÜ KALPLERDEN ÇIKAN SÖZLERİ HİÇ UNUTMADIM.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 09:15
Doğru bildiğini söylemekten kaçmayacaksın. Bizim gelenekte pek örneği bulunmaz. Sık dişini hocam, bu az konuşmanı da sağlar.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 09:09
Gidin hocam vallah gidin hem kendiniz hem bizim için. Ne yazıkki bu ülke sizin sikleti çekemedi. Beyin nöronlarımı canlandıran hoca, tabideki giderseniz üzülurüm. Biz bu kıldan tüyden adamlarla ne yaparız bilemiyorum.Gitme işi nereden çıktı derseniz bir tv kanalında bazı üniversitelerle görüşme halindeyim demistiniz.Gittiyiniz yerdede kendinize çok şey katacağınıza eminim burada iyice köreltirler insanı.konuşmayı bıraksanizda yazmayı bırakmayın.
mresat 15 Şubat 2020 12:12
2
Böyle bir akademisyene ''Gidin hocam...'' denir mi birader?
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 08:37
Söz'ünüzden bizi mahrum bırakmayın hocam.
Osman Baharçiçek 15 Şubat 2020 08:26
Söz gümüşse sükut altındır atasözü bu yazıya yapılacak en güzel yorumdur diye düşünüyorum. Eyvallah üstat
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 08:00
Değerli hocam, yureginizdeki siziya kalbinizdeki hissiyata ortagiz. Dualarimizla
evin 15 Şubat 2020 07:33
zerdüştlerin en bilinen mottosu "iyi düşünceler, iyi sözler ve iyi davranışlar"... binlerce yıl önce gerçeği keşfedenlerin olduğu bir coğrafyanın bu halde olması ne kadar üzücü...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 07:09
Nereye gidiyorsunuz hocam, meydan kabak yiyenlere mi kalsın...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 06:29
Hocam galiba yurtdışına gideceksiniz. Veda yazısı gibi olmuş
Bilimsel Bakış 15 Şubat 2020 06:22
Görmedin mi? Allah nasıl bir misal verdi. Güzel bir söz kökü sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir. İnrahim Suresi. 24üncü ayet.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 03:07
Inşallah azalarak bitecekler
Ebu Meryem 15 Şubat 2020 01:44
Güzel...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 01:17
Özellikle fiyakalı ve sloganik sözler üzerine inşa edilen dinî aidiyetlerin çoğu ise ne yazık ki saldırganlık, intikamcılık, iftiracılık, tezviratçılık gibi habisliklerden nemalanan “ahlaksız aidiyetler” olarak karşımıza dikilmektedir. Çok acı ama gerçek...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 01:08
Üstad; bu yazınızla anlaşılan, son yazımı?
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 00:41
Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden/ aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan/ sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları/ bir harfin başlattığı yangın ile söndür/ beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım/ öyle mahzun/ ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın. İsmet Özel
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 00:40
Mustafa Hoca, son bir yıl içinde dinbazlar tarafından illallah ettirilip canından bezdirildi ve bence geç bile kalmış bir karar olarak "Benden bu kadar" dedi. Canım Hocam, biraz da canına bak.
Söz güzeldir davranışla butunlesirse... Ancak ben söyleyeyim siz yapın anlayışı her değeri tüketir. FORMUL AZ KONUSUP AMELİN ÇOKLUĞUNDADIR. Çok konuşup az amel gösteriştir. Hele din adına konuşuyorsak.
Doğru söze ne hâcet...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 00:29
siz susmayin hocam...bizi kelaminizdan mahrum birakmayin...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN