Back To Top
Öyle miymiş?

Öyle miymiş?

 - Son Güncelleme: 01.02.2020 Cumartesi 10:02
- A +

Yazının başlığı, Şule Gürbüz’ün 2016 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlanan eserinin adı. Kuvvetle muhtemel ki Şule Gürbüz ismi bu yazıyı okuyanların pek çoğuna yabancı. Dahası bu isim, kitap ve okumayla arası hiç hoş olmayan yurdum insanının geneline yabancı. Şule Gürbüz, münzevi, mütevazı, zarif, naif ve derviş ruhlu derin bir yazar. İnternet ortamında Gürbüz’ün hayat hikâyesine dair çok kısa olarak şunlar yazar: 1974’te doğdu. İstanbul Üniversitesi’nde sanat tarihi, Cambridge Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldı. Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı. Bu alandaki çalışmalarına 1997’de Dolmabahçe Sarayı’nda başladı. Çalışmalarını halen Milli Saraylar Müdürlüğü bünyesinde sürdürmektedir.

TRT’de yayınlanan “Ne İçindeyim Zamanın” (Yönetmen: İlknur Dalkıran) belgeselinde Gürbüz’ün saat tamirciliğine merak salma hikâyesini bizzat kendisinden dinlemek mümkün… Keza “Öyle miymiş” adlı eserinin “Tanrı’nın insana karışmaması değil insanın insana karışamaması acı olan. Ne kadar birleşilse değil mi yüzyıllardır akraba olunamadı, Âdem kimin kardeşi bulunamadı. İnsanın hep acelesi var, işler yetişmiyor, hatta gerçek iş nedir bulunamıyor” şeklindeki çarpıcı ifadelerin de yer aldığı 26. sayfasını yine kendi sesinden youtube’de dinlemek de mümkün… “Kambur” (1992), “Zamanın Farkında” (2011), “Coşkuyla Ölmek” (2012), “Öyle miymiş?” (2016) isimli eserlerinde felsefe ve tasavvuf felsefesi üzerinden dünya, hayat ve insana dair çok çarpıcı tasvirler ve tahliller yapan Gürbüz’den burada aktaracağımız bazı pasajlar, “Türkiye’de yazar var mı? Hayır, Şule Gürbüz var” (Kaan Onur Kaftanoğlu) başlıklı yazının çok da romantik olmadığını kanıtlayacak tarzdadır. İmdi, Gürbüz’ün “Öyle miymiş” ve “Coşkuyla Ölmek” adlı iki eserinden özellikle insana dair pasajlar okuma zamanıdır:

İnsan kan dökücü ve zalim ama dağın taşın istemediği iradeyi aldı diye sağa sola çalımlanmış. İnsan anlamadığını alır, anlayıp kıymetli bulduğunu da almaz. Bu yüzden adam olmaz. Melek, boşa üzülme, insan bir şeydir zannetme. Sana verilmeyen iradeyi senin de olsa kullanabilirdim zannetme. İrade babanın arabasıdır, alır almaz kaza yaparsın. Böyle hem sözde iraden olup hem de “Teslim” dini ile kolay yaşanabilir sanma. İnsan şeytan ile uğraşmaktan daha Allah’a hiç sıra gelmedi. Hiç yakınlık kuramadan Allah’a inanan adam güneşe tapandan hallicedir sanma. Şeytan ile güreşte hep yerde, az ileri gittiğinde abisinin koşuda avans verdiği sonra iki adımda geçtiği gündeki gibi hep geride. O yüzden belki de hep tanıyıp her günü beraber geçirdiği için hayranlığı da aslında şeytana. Olsa ah, tam onun gibi olabilse, o da yok. Şeytan, ah ne güzel yerde, hem imanı var hem gününü yıl etmede. Gizlisi saklısı da yok, herkes ne ettiğini bilmekte.

İnsan hesaptadır her an hesaptadır, büyük kafalara ruhlara dahi evliya demesi methetmek için değil, onları kendi bulunduğu kümeden çıkarıp çıtaları yükseltmemek içindir. Onları hemen ayrı bir yere istifler, kendi gibileri karşısına dizer. Kendine tüm süfliliğine rağmen itimadı bundandır. Bu yüzden Allah’tan korkmaz, gizlice de korkmaz ama korkmayışını ulu orta açık etmez. Çünkü Allah’ın ne yarattığını bilir, kendisini beğenmezse beğenecek pek de bir şey olmadığını bilir, cennetin ona kapılarını açmazsa boş kalacağını bilir. İnsanı ahret bile değiştiremez. Zebani dilini çekmeye gelse kişi ancak ahlakının elverdiği ile seslenir de aman diler… İnsan zaten dertli değildir, derdin kendisidir. İnsan öyle büyük bir derttir ki bu büyüklükte bir şeyin kendine sığacağını aklına getirmez de bunu dünyanın, hayatın derdi sayar. Hayat, o durgun, kibirli suyunda kendisine bakan bu çirkin heyulaya bakıp bakıp “Bu herhalde benim,” der. Bu dert de ona yeter.

İnsan, mucizelere tapan, gözleri parlamak ve takip etmek için sade uçanı arayan, kendinden bir lütuf istenince de “Onlar istidraçtır, yürüyorum ya bundan âlâ mucize mi olur?” diyen ve aniden sadeleşen, lâ diyen illâ diyemeyendir, bilinir. Zorluğa başkasında hayran, kolaylık koynunda yatandır, bilinir. Aslında gizlice her şey bilinir, bilinir de başkası umulur, bilinenden başka olunacağı umulur. İnsan kitaplı insan ise her kitaplı peygamberin yakınıdır da. Çepçevre dolaş İsa ile yan yana yürüyecek nerde? Ne çok Ömer var adı olan yani ve de Ali. Bir Yahuda yok ismen yani, bir de Muaviye. Oysa etraf adını anmadığı ama bu el ele verdikleri ile gani. Gerçek zaten şu adı anılmayan ama işitince uzaktan bir gizli aşinalık, eski bir yaren gibi tanıdık mı tanımadık mı diye göz kırpıştırılan değil mi, değil mi, değil mi?

***

İnsan kendisi tokken başkalarının da hep bir şekilde doyurulduğunu sanıyor, yemiştir bir şey diyor, doymuştur, içmiştir, içmez olur mu, yoksa ölür diyor, ama ertesi gün ölü mü diri mi bakmıyor.

İnsanın içinde olduğu hal ona en yabancı haldir. Deli deliliğini, genç gençliğini, ihtiyar fıkradığını [fışladığını, ekşidiğini] bilmez. Birisi yeri gelir de söylerse bunları duyar, duyar da yine anlamaz. Ah işte hayat bu halle yaşanıyor, hayat habersizken yaşanıyor, yaşanıyor dediğim şöyle üstten geçiyor da aklın başına gelip kendi hayatına dair haberleri aldığında oturup bir bakılıyor, bu da neymiş diye, yine bir şey denemiyor. Hani insan gençlik, çocukluk resimlerine bakar da hiç tanımadığı birine bakar gibi olur ya, yüzünü başka, ifadesini sandığından değişik bulur ya, bu resmi sündürüp bütün hayatın üstüne çekseniz işte örtü budur. Hak ve hakikat örtüsü budur. Ben gençken neticede sadece bir canlıydım, ama hayatta değildim.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
karar okuru 03 Şubat 2020 12:21
Hocam,geçtiğimiz hafta Faruk Beşer hoca makalesinde felsefeci Dücaneden alıntı yapmştı şimdide siz gürbüz hanımdan alıntı yapmışsınız,Dücane bey hali hazırda Tanrıyı arıyormuş,Gürbüz hanımında belliki kafası karışık .Anlamadığım size ne oluyor?
Doğru tanı 02 Şubat 2020 05:47
Bir vakaya obsesif yada başka bir tanı koymak sadece bir belirti..eğilimi ne bakarak olmaz..zaten psikoloji okuyan herkes bilir, psikolojik hastalık tanilarinin çoğu herkeste az çok vardır...bu eğilimler hastalık derecesine gelmemiştir...! Hoşunuza gitmeyen..yada yazdığınız konu ile alakalı olmayan yorumlara böyle yaklaşım göstermeniz sağlıklı ..değil....
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 22:52
Bir obsesif var; buraya yorumcu diye dadanmış... obsesyonu Ehli sünnet... bu ayki tüfe endeksine göre en çok kabağın fiyatı artmış diye yazsanız, adama yine şöyle yazıyor: gel vatandaş gel, ehl i sünnete gel... Ah, klinik psikiyatri ah
ilim ilim bilmektir... 02 Şubat 2020 02:57
2
Hatta o obsesif aynı zamanda kompulsif...!
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 21:50
Ah hocam kim bilir sizden daha neler öğreneceğiz sizde bir yerlere gitmek istiyorsunuz. Biz sizi uzun süre göremedik mi özlüyoruz haberiniz yok. Biz sevenlerin hiç mi hatrı yok? :) (Bu arada yazı süper olmuş yazan ellerimiz dert görmesin)
1)Ey editör!!!kahir ekseriyeti müslüman olan bir ülkede;gazetenizin köşesinde 2 tane ilahiyat profösörü,islam dini içerikli yazı sunuyor.Diğer politik ve aktüel yazarlarıda haftada 3 kez dini konular yazıyor.Hal böyleyken islam dinine hadsizce dil uzatıp zahirden ve batinden saldırılıyor.Biz edebimizle bu yazılara cevap vermek isterken sizler ise bizim yazılarımızı sansürlüyorsunuz.Hani siz özgürlükçü ve adalet timsali yazılar yayınlıyorsunuz ya, bu kavramlar dini aşağılayanlar için mi mübah? İslam dinini kalemiyle savunanlar bu kavramlardan sizin gazetenizde yararlanamayacakmı?
"Beyaz okur" senin yazını tamda buraya: bu kırmızıcı hebenneka'lara atfetmek istiyorum müsadenle.
2)söylermisiniz sizin misyonunuz nedir.?Eğer dinsizlik ise bizde sizi o'na göre takip edelim yada etmeyelim.15.40'ın yazısına cevaben verdiğim:"kimse kendi yoğurduna ekşi demez" sütununu yayınlamıyorsunuz.Bu yazıyı okuduysanız çok şey kayıp ediyorsunuz demektir.Eğer yayılamazsanız hiç bİr şeyiniz kalmamış demektir.SAYGILAR DEMİYORUM ÇÜNKÜ SAYGI KAZANILIR.
Varken vakit 01 Şubat 2020 19:19
Ehli sünnet vel cemaat ..... gel kardeşim...doğru bir 'dir ..felsefe yapma!
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 18:56
Şule Gürbüz'ün yazılarında sanki biraz Ömer Hayyam ve biraz Maarri isyanı, biraz de tasavvufi geleneğin "acıyı bal eyledik"li rızası var. Hem isyan hem rıza hali var. Bu hal, Gürbüz Hanım'ın "hem sözde iraden olup hem de Teslim dini ile kolay yaşanır zannetme" ifadesine benzer bir dilemma gibi...
"Kara okur"un yazısına ve diğer okurların yazılarına kendilerine hitap etmediği için mülahazaları gelişmemiş ,yüzeysel kalmış:down like (kırmızı aşağı) yapan kıymeti kendinden menkul" okuyamazlar." Kafanızda kelimeler dans ediyorsa varsa akıl çeperiniz oya gibi işleyin. Yoksa sizin ne işiniz var gazete sütunlarıda? Harikasın, Beyaz Okur, harikasın...
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 16:40
Aslında yazarlara soru soranlar, genellikle cevaplarını biliyorlar. Acaba ne ile nasıl bir bağlantı kurulup nerde ve ne zaman bir cevap görecekler onu görmek istiyorlar...
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 16:37
Öyle değilmiş... Neler oluyor hayatta/Bir de şu rüya gerçek olsa/Sabah olup uyanınca/Her şey aynı kalmasa
deli sorulara sorular 01 Şubat 2020 15:45
1)İstanbul/Kıbrıs arası seyahatimde:uçak kısa aralıklala5 kere türbülansa girdi.5.biraz uzun sürdü.Uçakta herkes kendi lisanı ile dua ediyordu.Yanımda oturan yolcu benim içinde dua edermesin dedi.O an ona cevap veremedim.Çünkü bende korkmuştum!Her şey normale dönünce sordum;neden kendin dua etmedin diye?Cevap olarak ben denizciyim Kıbrısta gemiye gidiyorum.Yıllarım okyonuslarda geçti.Dev dalgala arasında çok kaldık.Her seferinde yaratıcıya dua edip bizi batırmassan karaya çıkınca san inanacağım,adak keseceğim diye, lakin karaya çıkınca yine bildiğimiz yola döndük.Hiç kimse nanklörleri sevmez
deli sorulara sorular 01 Şubat 2020 15:44
2)Aklıma o an ankebut suresi65. ayet gedi"Gemiye bindikleri zaman dini has kılarak o'na dua ederler.Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise birde bakarsın ki:ALLAH'ortak koşuyorlar.Denizci samimiydi:içindeki fırtınalı denizde ruh gemisini karaya çıkarmaya ramak kalmıştı;ona HZ.Mevlananın gel ne olursan yine gel metaforunu okudum.Memnuniyet ve sağlık dileklerimizle vedalaştık%.Deli sorular%sana kıssadan hisse umarım hisseni alırsın.
Muhtefî. 01 Şubat 2020 14:53
***“Tanrı’nın insana karışmaması değil insanın insana karışamaması acı olan.*** cok şık tabir.Yeni duydum Dervişe Gönüllü Hanimefendiyi..Cok ihtiyacimiz var böyle insanlara..çoook ...Allaha insandan ulaşılır..insana sirt dönerek Allaha gidilmez.! .gidilseydi ŞEYTAN giderdi.! .:))..insana sırtını döndü ve Uzaklaştı... Hepimiz icin büyük ibretler var...saygılar..
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 12:55
Hocam, Şule Gürbüz Hanımın kitaplarından bizi haberdar ettiğiniz ve böyle bir yazara dair farkındalık yarattığınız için çok teşekkür ederiz
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 12:00
"Şule Gürbüz" adında, bir düşünürü bize tanıttığınız için teşekkürler..
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 10:32
Muhteşem tespitler.
Deli sorular 01 Şubat 2020 10:21
Sayın öztürk dindeki bu keşmekeşi düzeltmek için verdiğin çabaya saygı duyuyorum ama değerli hocam prof ünvanını almışın belliki akıllı bir insansınız. tamam işinizi yapıyorsunuz yaşamak için para kazanmanız gerekiyor.diyorumki biraz daha cesur olsanız'da bütün dinlerin insan uydurması olduğunu akıl ve mantığın buna uymadığını insanlara yavaş yavaş anlatsanız çok daha dürüstce olmaz mı?.
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 12:49
5
Hakikaten "deli"imiş sen sadece gördüklerine inaniyorsun diye.neden dinler "uydurma"oluyor.Allah alemleri yaratacak ve onlara peygamber ve din indirmemiş olacak öyle mi?
Bana dinsizliğin kitabını varsa, amantüsünü yazarmısın?
Muhtefî. 01 Şubat 2020 14:57
4
10:21..Tebrikler...uydurmalari...boşver takma kafana..vakit kaybetme,,,Aksam olmak uzere.! ..karanliklarda kalmamak icin sende uydur.biseyler...
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 15:40
7
Bizim gibi toplumlara din lazım bence. Çok uçuk yorum yapmışsın. Mesela evinde ekmeği olmayan bir kişi, dini de olmasa ne yapacak. Dini var ki haline şükür edebiliyor. Öbür dünyada ziyafet çekeceğini düşünebiliyor. 5000 kişi sınavı kazanıyor. Mülakatta 50 kişi torpille kazanıyor. Kazanamayanlar hayırlısı deyip bütün olanların imtihan olduğunu kabul edebiliyor..... vb.vb.vb......
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 16:57
2
Ve o peygamberler hep Ortadoğu'dan çıkacak
Bilimsel Bakış 02 Şubat 2020 00:36
0
Sadece bir hücrendeki atom yeterli okjzijen almazsa hastalanıyorsun. Oysa çöpü bile dökmesen kokarsın.
Muhtefi. 05 Şubat 2020 18:30
0
Din zandan.ibaret değil..15;40..gec o ayakları:))..Yanmaz kefenci vb zombi musteri tayfasi değiliz. Softa ve yardakçıları Kebablar yutarken bize Veresiye Kuzu kebablar vb vaatleri.:)) ** Mumin.ahmak degildir.**veya Marx tayfası Hepinize yarim ekmek peynir hirsizada,caliskanada,tembelede vd ama Politbüro Firavun Tayfasi Kralini.yutacak o ayaklarda koktu.!.:))..Islam insanin Iradesini.eline verir.Aklini kiraya.verme der..ama anlayanlara..!..acizane..
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 09:19
Boyle hem sözde iraden olup hem de Teslim dini ile kolay yaşanır zannetme"cok iyi yaaa..
EMG 01 Şubat 2020 09:18
İnsan zaten dertli değildir, derdin kendisidir. İnsan öyle büyük bir derttir ki bu büyüklükte bir şeyin kendine sığacağını aklına getirmez de bunu dünyanın, hayatın derdi sayar. Mükemmel
Bu da geçer 01 Şubat 2020 08:40
Belli ki herkeste bir memnuniyetsizlik var.Belki bu da bu dünyanın nakıslığından kaynaklanıyor( Platonun ideası...vb) Şuan elhamdülillah hepimiz müslümanız fakat bir çoğumuz mümin olamadık ama olduk zannediyoruz.Mesala Enfal 2 deki " Müminler öyle kimselerdir ki Allah anıldğında yürekleri ürperir vb" Bu hale nasıl geliriz ama tasavvufla ama eski ulemanın hayatına bakarak bir yolunu bulmamız lazım.Batılı filozoflar felsefenin âlasını yapmışlar fakat mesele kalbi de harekete geçirmek gönül inşirahını sağlamak diye düşünüyorum
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 05:57
Sayın yazar o kadar Arapça Osmanlıca kelimeler kullanmış ki inanın ne demek istediğini anlayamadım. Mesela istidraç nedir dönüp dönüp sözlüğe bakmaktan usandım yarım bıraktım. Belki de cahilimdir.
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 00:46
Muhteşem.
Bilimsel Bakış 01 Şubat 2020 00:34
“Allah, kendisinden istediğiniz her şeyden size verdi. Allah’ın nimetlerini saymaya kalkarsanız, sayamazsınız. İnsan gerçekten çok zalim ve pek nankördür.” (İbrahim, 14/34).
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 15:42
3
Ben bu dünyaya kendi isteğimle gelmedim. Ayrıca istediğim herşeyi de bana vermedi...
kara okur 01 Şubat 2020 00:27
Şule Gürbüz'ü daha önceden de okumuştum fakat derinliğine vakıf olamamıştım. Silivri'de yatarken tekrar tekrar okudum ve insan denen varlığın, kendini daima ahsen-i takvimde görme çabasına rağmen esfel-i safilinin içinde debelendiğini idrak edebildim. Çıktıktan sonra ise neredeyse ezberimde olan o metinler üzerine tefekkür ettikçe hayat denen şeyin nasıl bir usanç, samandan farksız sadece yemiş olmak için tüketilen bir gıda ve insan denen yaratığın ne kadar da yerlerde olduğunu gördüm, görmeye de devam ediyorum. Şule hanımı okumak gerçekten zordur. Lakin yılmadan ve kesinlikle okuyun efendim.
beyaz okur 01 Şubat 2020 14:14
4
Kara okurun yazısına ve diğer okurların yazılarına kendilerine hitap etmediği için mülahazaları gelişmemiş ,yüzeysel kalmış:down like (kırmızı aşağı) yapan kıymeti kendinden menkul" okuyamazlar." Kafanızda kelimeler dans ediyorsa varsa akıl çeperiniz oya gibi işleyin. Yoksa sizin ne işiniz var gazete sütunlarıda?
KARAR OKURU 01 Şubat 2020 20:34
1
Yazar, okuyana yazmış. Gelsin herkes okusun. Elbet bir gün okuduğunu anlayacak, beğenecek... Eleştiri yazacak... İtiraz edecek. Kendi fikirlerini söyleyebilecek, korkmadan çekinmeden...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN