Back To Top
Yumuşak karnımız: Kırılmış gururumuz

Yumuşak karnımız: Kırılmış gururumuz

 - Son Güncelleme: 31.12.2019 Salı 08:07
- A +

Üç asırdır ne yaptıysak durduramadığımız gerilemenin yarattığı travmalar, toplumsal psikolojimizi çok derinden etkiliyor.

Bir zamanların süper güçleri arasındayken, zaman içinde bilimde, teknolojide, sanayide gelişmeleri takip edemeyerek medeniyet yarışında geriye düşmüş olmanın derin huzursuzluğunu ve ezikliğini hissediyoruz.

Mazinin parlak hikayeleri ile avunuyor, üzerimize serpilmiş ölü toprağını süpürüp atacak kuvvetli bir rüzgâr bekliyoruz.

Bizi yeniden olmamız gereken yere döndürecek, düştüğümüz yerden kaldıracak girişimleri coşkuyla, heyecanla karşılıyor büyük bir hevesle destekliyoruz.

Özellikle rakiplerimize büyük avantaj sağlayan bir tür esrarengiz silah gibi gördüğümüz, mahiyetini kavramakta hayli kifayetsiz kaldığımız teknoloji sahasında, ufacık bir terakki ümidi bile yüreğimizi düğün yerine çevirmeye yetiyor.

Kırılmış gururumuzun bizi sevk ettiği bu hal aynı zamanda yumuşak karnımız oluyor.

Milli teknolojik atılım projelerimiz hiçbir devirde eksik kalmıyor. Devletlilerimiz, hepsi “milli” olmak üzere devrim arabası, erke dönergeci, mesajlaşma yazılımı, arama motoru, helikopter ya da elektrikli otomobil gibi projeler ile toplumu heyecanlandırmayı başarıyor.

Fakat maalesef hemen her seferinde bizi kırılmış gururumuzdan yakalayanların istismarına uğruyor, bir kez daha kandırılmış olmanın dehşetiyle baş başa kalıyoruz.

Halimiz parlak şampiyonluklardan sonra ikinci lige düşmüş bir futbol takımının haline benziyor.

Yöneticisiyle, oyuncusuyla, taraftarıyla herkes huzursuz, herkes bir an evvel tekrar birinci lige çıkma sevdasında.

Fakat bu derin ihtiras bir türlü bilgiyle, beceriyle ve gayretle buluşamadığından mütemadiyen bir patinaj yaşanıyor.

Her yönetim, takımı birkaç sene içinde birinci lige taşıma vaadiyle seçiliyor.

Başarı için büyük paralar harcanıp bazen parlak antrenörler bazen meşhur oyuncular bulunup getiriliyor.

Kimi yönetimler başarının sırrının tesisleşmede olduğunu söyleyerek borç harç stadyumlar, antrenman sahaları yaptırıyor.

Fakat ne hikmetse o hasretle beklenen şampiyonluk bir türlü gelmiyor.

Kurtarıcı diye getirilen antrenör ve oyuncular kazandıkları paraya bakıyor, takımın başarısını umursamıyor, “yeniden o muhteşem maziye kanatlanma” vizyonunu paylaşmıyorlar.

Belki de bu vizyonun anlamsızlığını en iyi takdir -ve en çok istismar- edenler tesisleri yapan yabancı müteahhitlerle beraber onlar!..

Kazandıkları paraya bakıyorlar.

Yönetimler en çok amigolara önem veriyorlar zira başarısızlığı gizlemek, küçük, geçici, anlamsız galibiyetleri büyük zaferler gibi sunmak ve böylece yönetimlerin ömrünü uzatmak onların vazifesi.

İşleri çok da zor değil. Zaten tribünler en ufak bir başarıya aç, senelerdir kaybetmekten bıkmış usanmış taraftarla dolu.

Fakat bir türlü şampiyonluk gelmiyor.

İyi oyuncular, buldukları ilk fırsatta birinci lig takımlarına transfer oluyorlar.

Takımda, yönetimden torpilli, tembel ve beceriksiz oyuncular kalıyor.

Yaptırılan tesisler boş duruyor, sahipsiz kalıyor, çürümeye terk ediliyor.

Çünkü uzun vadeli alt yapı çalışmaları hem iyi planlama hem sebat gerektiriyor. Bu çalışmaların meyvelerini bir dahaki seçim dönemine kadar toplamak imkânsız. Takımı şampiyon yapacak kadroların yetişeceği minikler, küçükler, yıldızlar, gençler takımlarının kurulması, uzun yıllar boyunca ciddi emekler harcanması lazım.

Takımda eksik olanın, başarısızlığın asıl sebebinin ne olduğunun anlaşılması için bazı oyuncuların birinci lig takımlarında bir müddet oynayıp geri dönmesi ve döndüklerinde tespit ettikleri eksiklikleri giderebilmeleri için söz sahibi olabilmeleri lazım.

Fakat takımın gedikli oyuncuları, bir şeyler öğrenip yanlışlıkları düzeltmeye çalışanları kendilerine tehdit olarak algılıyor, onları yabancılaşmış, özünü kaybetmiş olmakla itham edip etkisizleştiriyorlar.

Hele hele birinci ligde oynamış usta oyuncuların önerdiği değişimler, yönetim anlayışının tebdilini gerektiren yapısal değişikliklerse yöneticilerin hışmı da gecikmiyor.

Neticede eski tas eski hamam yerini koruyor, hevesler bir kez daha kursaklarda kalıyor.

Böylece üç asrımızı kaybettiğimiz fasit dairede bir tur daha atmış oluyoruz.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
İsmail 01 Ocak 2020 06:59
işi Ünal Aysal Fatih Terim eleman polemiği veya Ağaoğlu Ünal hocaya bağlayacak gibi oldun sanki
KARAR OKURU 31 Aralık 2019 16:26
Çok muhteşem bir tanımlama olmuş
KARAR OKURU 31 Aralık 2019 15:57
... sistematik düşünce yoktur. kavramlar kafasında oturmamıştır. konuşmaya başlayınca uzattıkça uzatır. anlattıkları arasında çelişkiler bulunur. araya girip küçük bir soru sorarsanız şaşırır kalır. kafası karışır. ... ( bazı toplumlara mahsusmuş gibi genelleştirmesine katılmadığım, bir sömürgecinin sözleri-bir kitaptan alıntı)
Adem Saracoglu 31 Aralık 2019 11:36
Aynen katiliyorum:(
Epikür 31 Aralık 2019 11:30
Bu kolektif kimlikleri çok da şeetmemek lazım. Uygarlık, refah akışkandır. Dün burada, bugün orada, yarın şurada. Normal şeyler bunlar. Bireysel hayatımız tatminkar mı? Mutlu muyuz? Mesele budur. Benim gördüğüm, mutluluğun sırrı bellidir: 1) sevdiğin işte çalış 2) tatminkar seks hayatın olsun 3) tatminkar ailevi ilişkilerin olsun 4) has dostum diyebileceğin 3 kişi olsun. Hepsi birden çok zor, ama beceren az da olsa var.
KARAR OKURU 31 Aralık 2019 02:51
Tesekkur ederiz durumumuzun gercekci bir tasvirini yaptiginiz icin...Bugunun Turkiye'sinde az da olsa iyi yetismis insalar yabancilasmakla, ozlerini kaybetmekle, batililasmakla suclanip islerinden atildilar, surulduler, ulkeyi terkettiler, ediyorlar. Tasralilar kendi iktidarlarini kaybetmemek icin yapiyorlar bunu, tek adam dahil.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN