Back To Top
16. Yüzyılda demokrasi mi vardı?

16. Yüzyılda demokrasi mi vardı?

 - Son Güncelleme: 26.11.2019 Salı 07:40
- A +

Bilim devriminin meydana geldiği 16. Yüzyılda demokrasi mi vardı; demek ki bilim için demokrasi gerekmez!

Bu bir okur yorumudur; bilim için demokrasi gerekliyse Çin’de niye bilim gelişiyor diye soru hatta itirazlara da muhatap oluyorum.  Bu görüşler, otoriter ve kapalı dünya görüşlerinin özgürlüğe, bilim zihniyetine ve açık topluma tepkilerini yansıtıyor.

Hemen belirteyim çağlar boyu şartlar değiştiği gibi, 16. Yüzyıldan itibaren bilime öncülük edenler o çağın şartlarında sınırlı hürriyet ortamı bile olmadığı için ağır bedeller ödediler. Diri diri yakıldılar, sürüldüler, kovuldular, hapsedildiler...

Modern çağda da totaliter ideolojiler kendi davalarına uymayan bilim insanlarını ve bilimsel teorileri ezdiler, kurşuna dizdiler, hapislerde çürüttüler.

Siyasi ve sosyal bilimler bir tarafa, Nazi Almanya’sında “ari ırk fiziği”, Stalin Rusya’sında “proleterya biyolojisi” uğruna yapılan bilim kıyımları korkunçtu.

 

BİLİM NASIL GELİŞİYOR?

Sadece böyle insani facialar değil… Bilimi bastırmanın gelişmeyi engellediği de acı tecrübelerle görüldü.

Böylece insanlık tarihinde adım adım hürriyet fikri gelişti; bu da bilimin gelişmesini hızlandırdı.

Isaac Asimov’un “Bilim ve Buluşlar Tarihi” adlı eserinde yazdığına göre, 16. Yüzyılla 17. Yüzyıl sonuna kadarki 250 yıl içinde yapılan belli başlı buluşların sayısı 143’ten ibarettir. Ama 20. Yüzyıl içindeki belli başlı buluşların sayısı 642’dir.

İki buçuk asırda 143 buluş.

Son yüzyıl içinde 642 buluş!

Tabii hem üniversite ve enstitülerde bilim üretimi hızlandığı için hem hürriyet ve demokrasi fikri, üniversite özerkliği gibi değerler geliştiği için…

Çağımızda buluşlar artık sayılamayacak kadar artmıştır; tıptan tarıma, uzay bilimlerine, fiziğe, kimyaya kadar…

 

BİLİME YATIRIM

Elbette otoriter rejimlerde de bilim gelişebilir fakat hilkat garibesi doğumlar gibi sakat olarak ve bir süre sonra çökmek üzere. Sovyet bilimi elbette görkemliydi ama muazzam ödeneklerle uzaya giden Sovyet bilimi, halkını doyuracak üretimleri yapamayacak, neticede sistem çökecekti.

Bugün, bütün Uzak Doğu’da olduğu gibi Çin’de de bilim gelişiyor; hem de çok başarılı… Fakat bilimsel eğitim yaygınlaştıkça Çin’de de özgürlük ihtiyacı ve rejimin ideolojik hurafelerine tepkiler artıyor.

Akademik performans ölçümü yapan URAP kurumunun Koordinatörü Prof. Ural Akbulut’un bugünkü Karar’da söylediğine göre, Araştırma-Geliştirme çalışmalarına Çin milli gelirin yüzde 2.1’ini ayırıyor,  demokratik Güney Kore’de bu oran yüzde 4.29’dur.

Bizde hiçbir dönemde yüzde 1’i aşmadı. İktidar bu oranı 2018 yılında 1.8’e çıkarmayı vaad etmişti. 
Şimdi 11. Kalkınma Planında 2013’te bu hedefi vaad ediyor. Çoktan bu yapılmalıydı.

Uzun vadede sonuç verecek Ar-Ge gibi yatırımlar yerine kısa vadede oy getirecek tüketim ve rant politikaları bütün iktidarlara cazip geldi.

 

HUKUK VE BİLİM

17 yılda 109 üniversite daha açtık, şehirler, kasabalar sevindi. Öğrenciler iş güç sahibi olacağız diye umutlandı. Yüksek öğretimdeki öğrenci sayısı Almanya’da 3 milyondur, Türkiye’de yeni üniversitelerle 7 milyona çıktı!

Prof. Kemal Gözler’e göre, bizde üniversite öğrencisi sayısı 4.6 kat, ama profesör sayısı ancak 2.9 kat arttı. Doçentlik, profesörlük sınavları kolaylaştırıldı; bu da kaliteyi olumsuz etkiledi…

Alman üniversitelerinde bir öğretim elemanı 12 öğrenciye, bizde bir öğretim elemanı 46 öğrenciye ders veriyor! Laboratuvar, öğrenim teknolojisi ve öğretim üyesi kadrolarının ortama kalitesi ayrı bir sorun ve bu alanlarda bizde kalite kaybı var.

Bu konuda Prof. Kemal Gözler’in “Akademinin değersizleştirilmesi üzerine” başlıkla fevkalade önemli yazısını mutlaka okuyunuz. 

Evet, Üniversite sayımızı 17 yılda 93’ten 202’ye çıkardık ama bilimsel yayın indekslerinde bizim çok gerimizde olan İran, 2010 yılında bize yetişti ve önümüze geçti!

Ama siyasette kimse bunu sorgulamadı.

Netice, sanayinin gerektirdiği teknokratik kadroları yetiştiremedik, sanayimiz rekabet gücü kazanamadı. Bu gerçeklerin hepsi iktidarın Haziran 2019’da çıkardığı 11. Kalkınma Planı’nda da yazıyor.

Türkiye’nin geleceği için hukukun ve bilimin en ileri düzeylere çıkması lazımdır.

Demokrasilerde bu iki yüksek değeri savunacak bilinçli ve etkin bir kamuoyu olmalı, bu iki konu hiç gündemden düşmemelidir.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
araştıran 26 Kasım 2019 23:21
25 yıl türkiye 25 yılımda avrupada geçti geneliklede buluş ve hastalıklar üzeri araştırma yaparım, çoğu buluşlar 1800 li sonlarına ve 1900 ün yarısına ait, eskide internet teknoloji olmadığı halde bir çok hastalığa ve buluşa imza atılmış. günümüzdeki çoğu tıp aletleri geçmişin kopyaları, avrupadada türkiyedede bir çok profosor ve doktorla tanıştım konuştum, inanın işinde profosyenel araştırma yapmakta olan elle sayılacak kadar var gerisi pc. başında abd den gelen jorınal kopyalara bakarak yazıyor, ilaçların yan etkilerini dikate alan 100 doktordan 1 ne rastladım dersem doğrudur
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 23:12
Ne bilimi ne akademisi sayın yazar, inşaatlar, betonlar neyinize yetmiyor?!
Vatandaş yurtsever 26 Kasım 2019 20:05
01.59 Karar okuru senin az kitap okuduğun belli Darwin,Martin luther kafasıyla bilerek yada bilmeyerek türkleri aşağılamak moda oldu Ülkeler kılıçla feth edilir kalemle yürütülür ( yaşatılır)Gazneli, Karahanlı, büyük Selçuklu imp..Anadolu Selçuklu ,Osmanlı imp.,Tolunoğlu(mısır)Memlüklü (mısır) Babür imp.( hindistan)Timur imp.yakın tarihte 4 kıtada 200 -650 yıl hüküm sürmüş. Çoğrafyada ticareti, ekonomiyi, sosyal politik dengeyi elinde tutarken bir felsefe,mantık sosyoloji ve akıl olmadan nasıl uzun süre bu çoğrafyalarda tarih yazılır, nasıl sanatsal eserler bırakılır
Vatandaş yurtsever 26 Kasım 2019 20:04
Senin aklına göre 2. büyük nufus hindistan ingilizleri tükürüğü ile boğması gerekirken ingiliz aklına nasıl yenilir Türk mileti 7 dubelde karşı konulmaz teknolojiye sahip orduları aklı olmadan sadece kas gücüylemi yendi?Ez cümle gazi Mustafa Kemal Atatürk düzenli orduya geçmek isterken bazı milis güçleri geçmek istemede ayak sürter. Bunun üzerine gaziye efendim bu milislerde silah var, Mustafa Kemal ise onlarda silah varsa bizdede akıl var der.
Mehmet Fatih Algur 26 Kasım 2019 19:44
Taha bey durmadan üniversite sayısındaki artışı tenkit ediyorsunuz.Büyük 3şehir üniversitesine mitik ATA'n öğr üyeleri lutfetsdip 3-4yıl Anadolu üniversitelerinde çalışsalar sorun çözülür.Üstelik çocuklarını oralara yerleştirme çabalarıda bitmiyor. Öğr üyesi sayısına göre bilimsel yayın sayısıda Anadolu Üniversitelerinin bazılarında çoktur.İranla. Türkiye mukayesesi yerine bunları mukayese etseniz belki daha faydalı olursunuz.Saygılarımla
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 17:37
Bilim denilince bütün bilim dalları anlaşılır. Özel bir hedef yoksa Fen ve sosyal diye ayırmaya gerek yoktur. Fen bilimleri sağlık ve teknolojinin gelişmesi için, sosyal bilimler sosyal yaşam kalitesinin, insan ahlakının ve mutluluğunun ve İnsan kalitesinin gelişmesi için çalışır. Bilim Allah inancına engel değildir bırakın bu safsatayı! Helak olan toplumlar bilim yaptıkları için mi helak oldu yoksa zevk sefa zenginlik zulüm hırs ve aç gözlülükten mi?Allah cc çalışın diyor, peygamber ilim ögrenin diyor.insanoglu nankör ise verilen bilim nimetini küfür için kullanıyorsa bilimin suçu ne?
KARAR OKURU Demkr hukukçu 26 Kasım 2019 18:28
2
Bilime karşı olmak gibi bir düşüncemiz yok. Hic bir gerçek dindarin da olamaz. Bizim demek istediğimiz şu: Bir insan, devlet veya toplum teknolojide çok ileri gitmiş ve çok zenginleşmiş olabilir. Ancak bilimin diğer alanlarında özellikle de sosyal bilimlerde ve dini bilimlerde de ayni derecede ileri olmaz ve toplumsal ve ilahi gercekleri bulamazsa o insan, toplum veya devlet eninde sonunda çökmeye mahkumdur velev ki çökmese bile ahirette çöker. Mesele bu.
ali namlı 26 Kasım 2019 17:07
Hayret , bu gün bir tek siz CHP deki saçmasapan kargaşaya yer vermemişsiniz ,iyi de olmuş teşekkür ederiz ! AR_GE ve bilim ve hukuk konularında ise bizim Reisimiz var , o her şeye yeter ! Gersine ne gerek var !
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 16:44
Taha Bey'in Mustafa Karaalioğlu beyle programı ufuk açıcı. İzleyin derim. Özellikle Haluk Bilginer'in aldığı ödülle ilgili bölüm herkesin kulağına küpe olmalı. Özellikle yöneticilerin. Link burada: youtube.com/watch?v=UUMRlpXGVs8
berna 26 Kasım 2019 16:41
taha bey az önce karar tvde izledim mustafa beyle birlikte. haluk bilginer ödülü için söyledikleriniz ne kadar güzeldi. çoraklaştık hakikaten ve acilen bunu bitirecek bir iklime ihtiyacımız var. kalın sağlıcakla. elineze sağlık
Mustafa KAHRAMAN 26 Kasım 2019 15:33
Olaya sadece bilim nazarıyla bakılmamalı.Bilim insanlığa hız getirmesi yanında yozlaşmayı da getirdi.Bence bir toplumu ayakta tutan yalnızca müspet ilimler değildir.İlim aklın nurudur,inanç ve ahlak ise kalbin nurudur.Gelişen teknolojinin dalgalarında insani değerlerimiz çer çöp gibi savrulmaktadır.Ülkemizi bir gemiye benzetecek olursak,önemli olan bu derin dalgalara uygun nitelikte bir gemi inşaa etmektir.Bilim ve teknikle kalkınırken,manevi köklerimizle bu kalkınmayı harmanlamamız lazım.Manevi köklerimiz ise Adalet ve Özgürlük ile hayat bulur.Toplumda kalite arttıkça siyasette de artar.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 15:31
Eski bilgilerle, yeni gerçekleri yorumlamaya çalıştığımız sürece zor...Elimizde ki beyinleri tutamadigimiz sürece zor.Demokrasi ve hukuk devleti olmadigimız sürece hepten zor...
Vema rejümike? 26 Kasım 2019 15:30
Demokrasi iyidir, hoştur ama en nihayetinde başarısı, atı binen jokerler gibi, devleti yöneten insanlarla çok alakalıdır... İnsanın hırslarını terbiye etmeden hiç bir hukuk adalet tesis edemez. İşin bu tarafını görmeden, kabirde münker, nekir melekleri "Men rejümike - Rejimin nedir?" soracakmış gibi demokrasi güzellemesi yapıyorsunuz. Buna gerek yok. Hırslarının peşinden koşan Batılı emperyalistler, demokrasiyi ve hukuku emperyalist çıkarlarına alet ediyor. Bunun farkında olmamak çok kötü.
KARAR OKURU 27 Kasım 2019 11:23
0
Kardeş sen demokrasiyi falan bilmiyorsun ve anlamamissin.Ezberlerle gidiyorsun...
Milliyetinden, kimliğinden vazgeçmezsen senden birşey olmaz. Batı hayranlığının insanımızı getirdiği son nokta. İşin garibi yüz sendir bunlardan vazgeçtik bizden gene bir cacık olmadı. Galiba bu, gelişmişliğin psikolojik zaferidir...
Bazi arkadaşlar bilimi sadece teknolojiden ibaret sandiklari için Çin ve Iran'da da bilim gelişiyor diyorlar. Sosyal bilimler de bilime dahildir ve gerçeği ve doğruyu bulmak bu bilimin hedefidir.Çin ve Iran gibi demokratik olmayan ülkeler teknolojide gelişebilir ancak sosyal bilimlerde geri kalırlar ve nihayetinde"doğru"yu ve"gerçeği" bulamadıkları için batarlar.Bu arada kendi insanlarina da zulmederler.Dünyanın en ileri ve zengin ülkesi olsalar neye yarar?Insan olamadıktan ve ahiretini kaybettikten sonra. Bilim insanoğlunun dünyasını ve ahiretini kurtaracak bir araçtır sadece. Ona tapılmaz.
Teşekkürler Sn Akyol. Bu yaziniz önceki yazinizin eksiğini tamamladi. Eleştirime hak verip bilimin gelişebilmesi için demokratik bir iklimin şart olduğunu kabul ettiniz. Ayni zamanda beni elestirenlere de cevap vermiş oldunuz. Aklın yolu bir vesselam...
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 14:07
Hoca hala gündeme dair bir tespitiniz yok. Neden
e.k 26 Kasım 2019 12:28
Bılımın ve hukukun gelısmesı ıcın etkın kamuoyu gereklı dıyorsunuz sn yazar. Cok dogru. Ancak orta ogretımı ımamhatıplesen, yuksek ogretımı ılahıyatlasan ve kalıtesızlesen , sıyasal ıslamcıların hukum surdugu bır dunyada bu kesınlıkle ve asla ve kat'a mumkun degıldır. Yınede umudumuzu kaybetmeyelım. Dıyanete Karun kadar butce ayrılıyor. Vakıfları falan harıc. Bu butceden bılım ve egıtım ıcın alsınlar. Ulke ıcın daha faydalı olmaz mı? Her yaptıklarında Allah rızası gozettıklerını soyleyen sn ılahıyıtcı camıanın boyle hayırlı bır ıse herhalde ıtırazı olmaz. Guzel bır yazı. Elınıze saglık.
Muhtefi. . 26 Kasım 2019 12:09
Yokmuş. Maalesef. !...16.yüzyılda daha Kahve yeni,yeni yayılıyordu.Patates, Soğan yoktu maalesef.Patlıcan da yokmuş.Onun için Demokrasi gelişmemiş olabilir.Patlıcanlar, Domatesler, Patatesler vd Bulundukca Demokrasi gelişti. Özellikle usa'dan gelen 16.yüzyılda misir ile Gelişmeye başladı Demokrasimiz. .kimbilir daha yeni şeyler bulundukca daha da gelişebilir. .bekliyoruz. boş tencereler ve kaşıklar ile. Daha da Gelişecek Demokrasiyi ..yaşasın demokrasimiz. İyi ki varsın.
Müslümansan, I. Dünya Savaşından sonra kapalı kapılar ardında kurulmuş bir ülkede yaşıyorsan ve bir türlü demokrasiye geçemiyorsan müstemlekesin, farkında değilsin...
musto 26 Kasım 2019 11:41
50 ve 60 yıllar sanat okulları imam hatip ve düz liseler genelde fakir aileler çocuklarını sanat,öğretmen ve imam hatip okullarına gönderir bir an evvel meslek sahibi olsun aileye katkıda bulunsun.Maalesef sanayimizin gelişmekte olduğu dönemde meslek okullarının sayısı artırılamadı onun yerine düz lise ve imam hatip okullarının sayısı artırıldı. Olan bir kaç meslek okullarının ihtiyaçlarını karşılar öğrencilerin şirketlerimizde staj yapmaları için kapılarında beklerdik.Doğru dürüst eğitim ve staj yapmamış binlerce diplomalı eleman düz işçiden bir farkı yok.
Bu müstemleke ülkelerin hangi silahı üretip üretmeyeceğine karar veren Batılı demokratik emperyal ülkeler, bu ülkelerin demokratikleşmesindeki en büyük engeldir. Üstelik Mart Kedisi gibi bu işin sorumlusu olarak da müstemleke ülkelerin dinlerini göstererek... İstediği silahı bile üretme hürriyeti olmayan toplumlar, dinlerinden dolayı demokrasiye geçemiyor demek maksatlı bir eleştiridir...
I. Dünya savaşından sonra hudayinabit gibi kurulan yeni devletlerin hiç biri, kendi halklarının emekleri ile bağımsızlıklarına kavuşmadı. Buna en büyük delil, BM'de beş ülkenin dünyadan büyük olmasıdır. İnsanlık bu gerçeğe ilk zamanlar çaresizlikten dolayı boyun büktü. Daha sonra müstemleke yönetimler, okus pokusla bu gerçeğin yeni kuşaklar tarafından görmesini engelledi. Taha Bey, Müslüman ülkelerdeki demokrasi engelini İslam'da ararken, tamamı 100 yıl önce kurulan bu ülkeleri yöneticilerini Batılı galip ülkelerin atadığını görmemezlikten geliyor...
H.K. 26 Kasım 2019 10:51
4) Dünyadaki ihtiyacı gider, sonra uzaya git gidebilirsen.Bilimin her kategorisi gibi bu iş disiplinli çalışmayla mümkün.Ufak ölçekli işler için “Sezarın hakkı Sezara” diyebiliyorsak,bu yeteneği verenin bizatihi Allah olduğunu teslim etmeliyiz.Bakın Kuran bu konuda ne diyor (başka 1din kitabında böyle net 1şey varsa bildirin):“Ey cin&insan toplulukları!Göklerin&Yerin çevresini aşıp geçmeğe gücünüz yetiyorsa geçin!Ama Allah’ın verdiği 1 güç olmaksızın geçemezsiniz ki! (Sûre 55;Ayet 33-Diyanet)”. Eşyanın tabiatını incelemek olan Bilim insanın fıtratında; bizde bunun aktive edilmesi gerek(irdi)
Sorgulayan 26 Kasım 2019 11:23
0
"Eşyanın tabiatını incelemek olan Bilim insanın fıtratında; bizde bunun aktive edilmesi gerek(irdi)" Doğru tespit. Malesef aktive edilmedi. Bizzat insanımız tarafından, insanımıza yön verenler tarafından aktive edilmedi. Dinimizi doğru bilerek, doğru uygulayarak yaşamayı bırakınız. İnsan olduğumuzu, insanca yaşamamız gerektiğini, buna hakkımız olduğunu bile unuttuk.
H.K. 26 Kasım 2019 10:45
3) Zararı yok Bilime milli gelirin %1-1.5unu ayıralım, ama en ihtiyacımız olan, üretimi hızlandırıcı konulara yönlenelim. Milli gelirin %5ini bu işe yatırıp sırf teknik yayın sayımızı & kalitemizi arttırmak da gerçekçi 1 hedef değil (etimiz ne budumuz ne?). Öz kaynaklarımızın çoğunu temel ihtiyaçlarımızı giderme konusuna odaklamamız daha akıl karı. Ancak yurtdışı patent ve yayınları anlayabilecek ve onlardan faydalanabilecek kadar uç noktaların içinde olan elemanlarımız da olmalı. Yurtdışında kendini isbat etmiş teknik elemanlarımızdan daha iyi şekilde yararlanma yoluna da gidebilmeli.
H.K. 26 Kasım 2019 10:41
2) O halde 1ülkede Bilimin gelişmesi için elverşli şartlar oluşturulmalıdır. Taha Bey’in demek istediği de aslında budur. Bilim sükunetle derunÎ 1 hevesle herkesin katkısını gerektirmektedir. CHP veya hiç1 zümrenin tekelinde değildir. M.K.Paşa 1çokları gibi Bilimin Batı’nın tekelinde olduğu “zan”nıyla hareket etti & “Gopya”cılıkla bu iş kolay sandı. Bilime ihtiyacımız büyüktür.Ancak “Bilim için Bilim” bizim için lükstür. Her konuda bilim yapacak ekonomimiz yok. Bu işi seçimli olarak çokçası kendi önceliklerimize göre yapamazsak bu da 1israf alanıdır.Doğacak bebelerin hakkını yemek haramdır!
cumhur 26 Kasım 2019 10:24
Bir söz söylenir gerçi doğruluğu tartışılabilir ama ben şahsen inanıyorum bu söze"İlim cehli giderir fakat insanlık öğretmez!"Hani "ben sana vezir olamazsın demedim insan olamazsın dedim"diye bir kıssa vardır ya! İnsanlığın özü eğitimdir yani eski adıyle terbiye.Bizim en çok gerek duyduğumuz budur...saygılarımla
H.K. 26 Kasım 2019 09:39
1)Çin&İranda Bilim neden gelişiyor? -“ihtiyaç” teşkil ettiği için.Bilim-Teknik 1araç. + olarak geliştirilirse hayatı kolaylaştırır.İnsanda geleceğe ait kaygı&güvensizlik duygusu da bu araç (Bilim) için 1motivasyondur.Kuran tabiatta ilgili olmağa davet eder.İlgisizliğe sitem eder.İbniSinalar döneminde bugüne benzer 1demokrsi yoktu ama Kuran’dan esinlenmiş müslümanlar Bilimde öndeydi.Bilim ilgi meselesidir nerede gelişme alanı bulursa orada gelişir.NaziDöneminde ihtiyaç vardı adamlar b.ktan margarin/tereyağ yaptı.Türkler asker millet,hoppa olduğu için kavga gürültü arasında gelişmesi daha zor
Sorgulayan 26 Kasım 2019 11:11
0
Günümüzü düşününce acı acı gülme histerisi tuttu beni. İbni Sina'nın hangi düşünceleri ve hangi buluşları liselerimizde ve üniversitelerimizde ders olarak okutulmaktadır. Bu cümlemden hemen İbni Sina'yı küçümsediğim anlaşılmasın. Tam aksine; İbni Sina çok değerli bir hekim, çok değerli bir bilim insanı, çok değerli bir filozoftur. Bu değerli insanın ürettikleri okullarımızda yetkin kişilerce ve etkin bir şekilde öğretilmekte midir?
H.K. 26 Kasım 2019 23:55
0
Sn 11:11, İbni Sina ve diğer Orta Asyalıların kıymetini bilen biz değil İranlılar. Bugün bile o ülkede İbni Sina Bilim ödülleri var ve İran bizi Bilimde geçmiş durumda (bunu Taha Beyin 1yazısından da hatırlıyorum).Bu Bilim adamları sanki müslüman oldukları için Atatürk tarafından görmemezlikten gelinmiş olmalı.Oysaki bunlar TC'ye geçişte layıkıyla tanıtılsaydı savaştan çıkan nesle ayrıca bir motivasyon olabilirdi.İbni Sina (Avicenna)nın Bilime katkılarından ötürü Fransada heykeli varmış (duydum).NASA bile katkılarını tanıyıp Ay'daki kraterlerden birine Avicenna adını vermiş (okudum)
Özay İbrahimbaş 26 Kasım 2019 09:26
Ülkeler arası "havanda su dövme" yarışı yapılsa kim kazanır.?
Takipci 26 Kasım 2019 09:08
Bir kok sorun var: Orta Dogunun zihin kodlari...
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 08:52
Nazi Almanyası hem bilimde hem de teknolojide dünyanın geri kalanından açık ara önde idi. Neden?
Teoman 26 Kasım 2019 08:07
Böyle bir ortamda da başta siyasi olmak üzere çıkar gruplarının yangına körükle giderek, toplumu ayrıştırarak seçime odaklı güç devşirme politikaları güderek gündem yaratmaları her açıdan toplumu yozlaştırıyor. Suyun ve havanın bulandığı bu ortamda da tekrar Osmanlı İmparatorluğunu canlandırarak dünyaya meydan okuyalım, içimize kapanalım gibi abuk subuk fikirlerin ortaya atılması kaçınılmaz oluyor. Adalet sisteminiz ve ekonominiz güçlüysBöyle bir ortamda da e ve çok geniş bir toplum kesimine yayılmışsa geri kalan fikirler marjinalize olur ve güdük kalırlar, kimse de bunlara itibar etmez.
Teoman 26 Kasım 2019 08:01
Ülkemizde demokrasi ve bilimsel gelişme gibi kavramlar ne yazık ki ideolojik ve iktisadi-siyasi çıkar gruplarına göre farklı farklı tanımlanıyor. Bence esas sorun en temel hak ve hürriyetlerin, ekonominin mümkün olduğu kadar geniş kitlelere tarafsızca genişletilmesi. Maalesef ülkedeki ekonomik pasta küçük ve ele geçiren zihniyet türlü masallarla, hamasetlerle, korkutmalarla süslenmiş algılar üreterek bu pastanın başından kalkmak istemiyor ve bir diğerini düşman ilan ederek pastaya yaklaştırmıyor. Bu da ideolojik çatışmaları beraberinde getiriyor.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 06:46
Şu anda üniversitelerde üst yönetimler hep tarikat mensupları ve ihaleleri iktidara yakın verecek olanlarda. Daha önceki yönetimler ise hep Atatürkçü ve solcu zihniyetlere kayırmacılık yaptı. Halk farkında değil ama grupçuluk, liyakatsizlik, kalitesizlik çok fazla. F tipi yerine İ ve M tipi gümbür gümbür yükseliyor.
H.K. 26 Kasım 2019 04:06
16.Yüzyılda demokrasi mi vardı?-Tabiiki vardı.Halk tarafından seçilmiş hükümet şekli genel anlamda eski Yunandan çok daha önce.Eski Türklerde Han&Hakanlar gökten zembille inmedi.Halk uyurken güç&kuvvet kullanarak hileyle yönetimi ele geçirmek gayri-meşru haldir.1Yönetim saçmaladığı andan itibaren duvara toslamakla karşı karşıyadır.Duvar da halk arasından çıkar.Hz. Peygamber son elçi.Dinimiz işi ehline verin diyor.Yönetimlerde liyakat&halkın tercihi esas ki bu Yunan icadı 1şey değil.Bilim halkın gönülle-şevkle katılımıyla gelişmezse kısırdır.Bizim için en iyi motivasyon kaynağı Kuran'dır
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 09:13
1
16yy. da demokrasi varmış. Hatta ileri demokrasi vardı. Bizi o yüzden kıskanıyorlar. Uçuyoruz zaten.
H.K. 26 Kasım 2019 10:36
2
Adının demokrasi olmasıyla olmuyor o iş. Temel öğeleri yüzyıllar boyu olan bir durum. Her zaman vardı. Eski Yunan mı başlattı sanıyordun? Uçmak konusu ayrı, alt yapını geliştir ona da sıra gelir (meraklıysan tabi!).
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 03:10
Üniversitede bilimsel çalışma yapsada yapmasa da tonlarca maaş alacağını bilen ve bundan rahatsız olmayan bir zihniyet bulunduğu sürece kimse kalite ve yenilik beklemesin.Makalelerin sayısı kadar kaliteside ortada. Kadroların nasıl oluşturulduğu, atama kriterleri, yeni fakülte ve birimlerin açılması, açılma sebepleri, açılma kriterleri yüzlerce mesele var üniversitelerle ilgili.Avrupada bir profesor un YILDA 8-10 uluslararası makalesi varken Turkiyede 25 yıllık bütün prof.ların ortalaması kaçtır?yıllık ortalama kaçtır? prof olmadan önce kaçtır olduktan sonra kaçtır?buna bakarak bir elense mi?
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 09:15
2
Sadece 7 devlet üniversitesi olmalı. Gerisi özelleşmeli
No comment 26 Kasım 2019 02:52
Kalitesiz üniversite demek kalitesiz mezun demektir!Böyle bir populasyonun verimli olmasını bekleyemezsiniz.Bugün Avrupada bir enstitüde/fakültede 10 bölüm varsa her birinde bir prof. 1-2 asistan var.her birinin en az 5-6 uluslararası lisans üstü öğrencisi var. Kaliteli bilimsel dergilerde her yıl (çalışma alanına göre fark eder) en az 5-15 öğrencileri ile makalesi olur.Mutlaka en az bir derginin editörlerinden biridir.Bunların olabilmesi için ingilizce gerekir. Ülkemizdeki akademik ingilizce seviyesini gösteren ölçülerin başında uluslararası makale sayısı gelir.yurt dışına hiç çıkmazsan....!
Kararlı Karar Okuru 26 Kasım 2019 09:00
0
Aynen öyle. Yüksek öğretime gitmeyin, ortaöğretim yerlerde sürünüyor. Bomboş gençler yetişiyor, onca sene okula git, bomboş çık. Müfrerat hep kötüydü, daha kötüye gitti. Bina yapmak ve tabelasına İHL yazmakla eğitim sistemi düzelmiyor; birey olamamışları cemaatlere/partilere sürü etmekten başka işe yaramıyor. Ülkemizde vasat ve vasatın altı kalitede yaşam hakettiğimizdendir, nitetim her millet hakettiği gibi yaşar.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 09:14
1
İngilizce şart! EF (English Proficiency - İngilizce Bime) endeksinde Türkiye 79. ‘En düşük’ grubunda. Bu düzelmeden Türkiye‘de ne bilim yapılır, ne teknoloji gelişir ne de dünya markası çıkarılır. Eğitim sisteminin çöp olduğunun bir göstergesi de bu.
Azı Karar, çoğu Zarar! 26 Kasım 2019 11:03
4
No comment: Biraz ufak at da civcivler de yesin derler. Nerdeymiş her profa 1-2 asistan ve 5-6 lisans-üstü öğrenci. Elalemi kıskanma ne olur çalış senin de olur. Ekonomini düzelt. Günü gelir de bol paran olursa zamanla o yöne gidişat olabilir.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 11:29
0
11.03 senin gibiler Turkiye icin zarar! Avrupada bir universitede calistin mi? Calisan tanidigin var mi? Belki ufak at dedigin kisi calisiyordur?sana tavsiye!Biraz ingilizcen varsa institute, pharma,genetic vs bir konu yazip bak bakalim cikan enstitu sayfalarina! Sonrada staff yazan yere gir!secreteria,technical yazan kisileri cikar Prof. Dr. PhD, MSc yazanlari say bakalim. Genel olarak Ne goreceksin.almanya icin max planct institute yaz. mpg.de. ufkun acilsin.
Azı Karar, çoğu Zarar! 26 Kasım 2019 19:15
0
11:29 Don't judge turkey by the look of its skin! Abartma! Öyle enstitüler olabilir ve var biliyorum. Herbiri öylemi? Bu abartı Türkiye gibi acil ihtiyaçları olan bir ülke için ölçü mü? Ve benim gibiler zarar mışım öyle mi? Sen ve senin gibiler de gidin kendi yararınıza onların arasında kaybolun memlekete bir faydanız dokunmasın, emi. Üniversitelerimizde İngilizce bölümleri kendi bünyelerinde teknik tercüme merkezleri kuramazlar mı? Aldıkları maaşlarının hakkını versinler. Neymiş comment miş, ille de English miş! PeeaAAHH!
No comment 26 Kasım 2019 02:38
Akademisyenin yaptığı proje sayısı bana göre dünyanın hiçbir yetinde başarı ölçüsü olamaz. Dünyanın her yerinde proje değerlendirme kurullarında tanıdık etkeni kaçınılnazdır. Kimi isim yaptığını,kaliteli olduğunu düşünerek olumlu bakar kimi arkadaşı olarak. Yada tam tersi rekabet hırs ve kıskançlık gözüyle olumsuz bakar. Bilimsel olarak Az gelişmiş ülkelerde çoğunlukla böyledir.gelişmiş olanlarda nispeten daha az.O yüzden projenin ürünlerine bakılır.kaç makale,patent,cihaz vb ortaya çıkmış veya hangi sorunu çözmüş veya hangi işin hangi basamağını tamalamış diye bakılır. proje çöplüğü anlayana!
No comment 26 Kasım 2019 02:26
Bilim parayla olur!ama her yere mantar gibi üniversite açmakla olmaz!alet işler el övünür demiş atalarımız.açtığınız Uni de lab yoksa, cihaz yoksa verdiğiniz eğitimin liseden farkı olmaz. Üstüne kadroları yetersiz kişilerle doldurursunuz.cihaz yok, cihaz olsa çalıştıracak uzman yok, bilimsel kapasite yok, ürün yani çalışma yok.ne var? Lise seviyesinde uni mezunları var.oysa bir planlamayla yapılsa;bir tanesi önce her şeyiyle tam kurulsa sonra diğerine geçilse.bir akademisyenin ve üniversitenin kalitesi lisans öğrencisi sayısıyla ölçülmez.kaliteli makale,buluş,patent,proje verimine göre ölçülür
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 09:05
3
Devlet üniversitesi sayısı 7ye inmeli. Her birinin yıllık bütçesi 5 milyar TL civarı olmalı.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 11:51
0
9.05, Tamam sen CB olursan öyle yaparsın.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 19:39
0
11:51 yalnız CBnın mı fikir üretme yetkisi var? Vatandaş olarak fikir üretemiyor muyuz? CB olmadan talepte bulunamıyor muyuz? Taleplerimiz ancak CB olursak mı gerçekleşecek? CB’nın keyfine mi kaldık? Memleket CB’nın mı?
No comment 26 Kasım 2019 02:13
Özgürlüğü, rahatlığı ve demokrasiyi bilen biri de köleliği bilmez veya köleliğe razı olmaz. O yüzden bu kazanımlarını korumak, rahatını geliştirmek için çalışır. Fransız ihtilali doğu ve batının ayrıştığı kırılma noktası olabilir.Bilimin bundan sonra batıda nasıl geliştiği çok açık değil mi?Bilim ve demokrasi bir döngüdür. Birbirini destekler.Çünkü baskı fikir üretmeyi engeller.Fikir başka fikri üretirken, yasak yasağı çağrıştırır.Oysa bir buluş için yüzlerce fikir ortaya atmak, birçoğunda başarısız olmak kaçınılmazdır.ilk ve tek seferde bilim olsaydı binlerce yıl önce atlanacak level kalmazdı
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 09:03
0
Serbestiyet ortamı ilk Britanya’da olgunlaştı. Fransız ihtilali, altyapısı farklı olan Fransa’nın Britanya’ya ayak uydurma, Britanya’yı taklit etme çabasıdır.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 16:20
0
Fransa ihtilali, yönetimin haksız uygulamalarına halkın dur demesi yönüyle devrimdir!yeni çağdan yakın çağa geçiştir.insan hakları bildirgesinin hürriyet adalet eşitlik gibi kavramların dünyaya yayılma
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 01:59
Kabul edelim biz Türklerin geninde bilim yapmak yok. En güçlü olmak en hızlı koşmak oku en uzağa atmak varken bilim bizim neyimize. 600 yüzyıllık imaparatorluğu kas gücü ile yaşattık ancak bilim namına nerdeyse hiçbir şeyimiz yok. Yapabildiğimiz taklit etmek ya da özün üzerine kaporta giydirmek. Üzgünüm ama bizler birbirimizle didişmekten ve savaşmaktan bilime sanata felsefeye vakit bulamıyoruz. Bu kafayla da "gavur yapmış aabi" demeye devam. Kısacası bizde "bilim" geni eksik ya da yok. Kitap okuma sayısından belli değil mi?
H.K. 26 Kasım 2019 09:12
3
Yahu olmazmı böyle 1karamsarlığın aşağlık kompleksinden pek farkı yok. Alın Türkiye'den ortalama 1öğrenciyi getirin AB(D)'ye aynı altyapı şartlarını & 1az da Kurandan motivasyon verin. Emsallerinden 1 dirhem geri kalmazlar. Bizde olmayan şey motivasyondur. Evet Osmanlının hataları yok değildi, ancak o dönemde çokçası kas gücü geçer akçeydi zaten.Sonradan akıl başa geldiğinde iş işten geçmişti. Ancak TC dönemi gelindiğnde sorunun teşhisi yanlış kondu (suç DiNde zannı! ve sırt çevirme!).TC'ye geçişte uyanış için 1 fırsat vardı. Bu fırsatı kullanacağmıza Atatürkle kaybettik,malesef anlamadı
Allah her konuda adaletlidir 26 Kasım 2019 09:20
3
Kusura bakmayın. Buna Biraz itirazım var.Ben hep şu soruyu sorarım. Allah insanları yaratırken eşit davranmaz mı?hastalık vs ayrı genel olarak baktığımızda birini kıt akıllı birini zeki yaratarak adaletsizlik yapar mı? Ben böyle bakılmasını Allah inancı açısından da tehlikeli buluyorum.insan bilmeden küfre girebilir Allah korusun!toplumların kıt akıllı olması belki akraba evlilikleri ile mümkün olur mu evet teorik olarak mümkün. Bir bireyde sıkıntı olmuş ve hep ondan yayılmışsa genetik olarak mümkün.ancak hepsi asya, afrika orta doğuya mı denk gelmiş?
Maalesef toplumlar cahil bırakılıyor.kendi ülkemizden örnek verelim. Herkes etrafına yakın akrabalarına bir baksın. Kırsal kesime baksın. Hatırlarsınız daha 20-30 yıl önce okur- yazar kursları vardı bu ülkede.Yanılıyor muyum yoksa büyük şehirlerin dışına çıktığınızda bu ülke henüz okur-yazar seviyesinde değil mi?ilkokul mezunu oranımız kaç, lise kaç?
Krr 26 Kasım 2019 13:13
0
H.K rumuzlu kardeşim, Atatürk teşhisi doğru koydu. Savaştan çıkan toplumun sanayisini kurdu, şu an sat sat bitmiyor. Bilim adamlarını getirdi tarımın önünü açtı, demiryolları ile ulaşımı rahatlattı. Para pul yok iken yaptı. Osmanlı borcunu öderken yaptı. AA,TDK, TTK,THK, Diyanet, Demir Çelik, Limanlar,İş-Ziraat-Sümerbank, Şeker-Mensucat Fabrikaları ve daha niceleri. Sonra müslüman görünümlü adamlar geldi ve hepsini yedi bitirdi. Gerçek müslüman milletine/insanlara hayırla hizmet edendir.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 14:28
0
Mesela sen 01.58 .6 nın yanındaki iki sıfır fazla olmamışmı?yada ondan sonraki yüzyıllık'ın (Yüz )ü nü yazmayacaktın
H.K. 26 Kasım 2019 23:35
0
Sn no 13:13 Hristiyan Almanlar 2 defa yerle 1 oldular, Japonya da büyük hasar gördü savaşlarından mağlup çıktılar ancak şevkle 1lik beraberlikle çalışıp geliştiler. Din ve inancın halkın manevi/psikolojik makro etkilerini araştırın. Mikro ülçüde başarılan bazı maddi gelişmeler fazlasıyla başarılabilirdi ve herkes üzerine aynı şevkle daha iyilerini ilave ederdi. Giriştiği işlerle kutuplaşmalar yaratmış olması en kötüsü. Oysaki birlikte savaştığı dindar çoğunluktan akılcı olarak faydalanabilirdi. Baskılara CHPyle devam edildi. Bu hatalar da yıllar sonra AKP yi doğurdu (2*2=4).
No comment 26 Kasım 2019 01:54
Her keşif kendi alanında insan yaşamına bir kolaylık ve rahatlık getirir. Rahatlık özgüveni artırır ve insanlar daha fazla rahatlık ve özgürlük ister. Bir köleye tarlada eline kazma dışında bir alet verilmez ve tarla ile evi arası dışında başka bir yere gidemezse, her hareketi kısıtlanırsa bu kölenin atların varlığından haberi olmaz saban icad edip tarlayı daha hızlı ve iyi hazırlaması, daha fazla ürün alması mümkün olmaz.sürekli çalışırken gezmeyi, kendi başına özgürce bir yaşam olduğunu bilemez.bilmediği birşeyi de istemez çünkü farkında değil! Dünyada olmayan meyveye aşermek mümkün mü?
No comment 26 Kasım 2019 01:33
Bilimsel gelişme refahı, refah demokrasiyi geliştirir. Tekeri bulmadan araba icadı olmaz. Arabanın varlığından haberdar olmayandan da sürücüsüz araba geliştirmesi beklenmez. Bilim bir süreçtir. Üst üste konulan tuğlalarla yükselen gökdelen gibi yükselir ve yükseldikçe detaylı branşlara yani spesifik uzmanlık alanlarına ayrılır. Vücuttaki damarlar gibi. Kılcallara girdikçe bilinmeyenler artar ve çetrefilleşir. O yüzden bu gerçeklere şahit bilim insanları çoğunlukla ve hayranlıkla bir yaratıcının varlığına inanır. Her buluş bir diğer bilinmeyeni sorgular. Her cevap bir başka soruyu akla getirir.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 08:59
5
Önde gelen bilimcilerin ezici çoğunluğu ateist.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 11:14
1
Onde gelen bilim adamlarinin ateist oldugu bir hurafedir! Bu soylediginizin kaniti yoktur. Dunyaya en buyuk katkiyi veren bilim insanlarinin ezici cogunlugu inanclidir! Onlarin sozlerini acin okuyun. Akillarini darwinle bozanlar herkesi ayni saniyor.cunku genellemek islerine geliyor.size net bir ornek!Almanyada buyuk oranda enstitulerde prof lar bireysel yada toplu weichnachten (noel) yemegi verirler.noel Hz.isa nin dogumu gunu kutsal gun olarak kabul edilir. Bilmeden fikir sahibi olunmaz.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 13:35
1
8.59, Sen ateistliğinden endişelisin. Karpuz çekirdeğinde "Allah" yazıyor diyen çakma iman sahipleri gibisin...
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 19:23
0
11:14 bu konudaki bilgin eksik. Son 50 yılın nobel ödüllerini alanlara bak. İlk 50deki üniversitelerin biyoloji, fizik, kimya, paleontoloji, antropoloji, jeoloji, tıp kadrolarına bak. Ateistler %80den fazladır. 1960lardan önce ateist olduğunu açıkça söylemek zordu, o yüzden o tarihten önce ateistliğini ortaya koyan daha azdır.
Lumbago Demokrasi... 26 Kasım 2019 01:24
Taha Bey, her meseleye bir çok açıdan bakmaya çalışırken, İslamcılık kavramını tek bir şablona indirgeyip sürekli aşaığılyorsunuz. İslamcı bir okurunuz olarak 16. Yüzyılda demokrasi mi vardı derken aslında demokrasiyi değil, ilgili ilgisiz her mevzuya demokrasi sunmanızı eleştirmiştim. Kireç tozundan yapılmış sahte ilaçları "Baş ağrısına, diş ağrısına, lumbago ağrılarına son" diyerek satan eski İstanbul'un bitirim işportacıları gibisiniz...
No comment 26 Kasım 2019 01:14
Bilimsel gelişmede demokrasi ve özgürlüğün etkisini görmek için kitap okumaya gerek! Az çok okul okumuş gazete okumuş tv izleyen biri bunu çözebilir. Sadece soru sormayı bilmek gerek! Ve birde Durduğumuz yerden dünya haritasına bakmak yeterli. Hangi ülkeler demokrasisi gelişmiş ülkeler sorusunun cevabı harita üzerinde neresi?Avrupa,ABD. Neresi otoriter ve sorunlu?Bütün asyA,afrika,G.amerika. Sonraki soru Sadece son 30 yıllık bilgiyle bir soru bile değil Ibm,Apple,microsft,audi,ferrari,f16,f35,boing,airbus,neredeyse bütün ilaçlar ve medikal aletler,analiz cihazları,maden arama teknolojisi vs vs
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 08:55
0
Anafikre katılıyorum. Yalnız bilim ve teknolojiyi ayırmak lazım. İkisi aynı şey değil.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 11:46
1
08:55 bilim ve teknolojiyi ayirmak ancak bir Turk e yakisir. Cunku bilim olmadan teknolojiyi Sadece bir Turk gelistirebilir. Aynen devam.Genlerin varligini bilmeden gen testi yapan teknolojiyi yaparsin, sonra Turklerin geni problemli diye suçu genlere atarsin! Cok guzel bir hareket BKM mutfak calışmasi cikar bundan.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 19:17
0
Bilim ve teknoloji bağlantısız demedim. İkisi farklı dedim. İyi bilim yapabilmek ve teknoloji geliştirmek için net kavramlar ile düşünmek ve anadildeki metinleri anlamak gerekli ama yetersiz koşul. PISA’da daha iyi sonuçlar almamızı sağlayacak bir eğitim sistemi şart.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 00:53
Eski Turkiye'de duse kalka, yarim yamalak da olsa gelisen bir bilim ve hukuk vardi. Yeni Turkiye'nin egemenleri bu zaten yarim yamalak olan bilim ve hukuk'u da hic ettiler. Geride tarihsel golun altinda define arayan ve bu aramaya da izin veren bir ahmaklik kaldi...
No comment 26 Kasım 2019 00:51
Yine bravo! Yazilacak anlatacak sey cok ama anlayana bu kadari yeter! Bundan sonrasi kapasiteye bagli. Çin bilimde kendi buluşlarıyla ilerlemedi. Lokomotifi taklitler oldu. Dünyanın her yerinde teknoloji ajanlari var. Her alanda binlerce master doktora ögrencileri gönderiyorlar ve yıllarca takip ettiriyorlar. Çinli olmayan bir enstitü bulamazsiniz gelişmiş ülkelerde. Belki son zamanlarda kendi keşiflerine başlamişlardir. Ama genel olarak bilimsel çalışmaları mevcut yöntemlerin kullanımıdır. Sanırım farkı açıklamaya gerek yok.Otoriter rejimlerde bilimsel anlayış sadece askeri hedef odaklıdır.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 00:37
Yazınız çelişkilerle dolu. Neden sonuç ilişkileri karmakarışık olmuş. Önyargı da cabası. "Çin’de niye bilim gelişiyor" diye soranı "Bu görüşler, otoriter ve kapalı dünya görüşlerinin özgürlüğe, bilim zihniyetine ve açık topluma tepkilerini yansıtıyor." diye peşin hükümle kategorize edivermişsiniz. İran bizi geçmiş... İran daha mı demokratikmiş? Çin'de gelişen bilim özgürlük ihtiyacını doğuruyormuş. Yani özgürlük bilimin değil, bilim mi özgürlüğün nedeni imiş? vs.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 06:52
0
Katılıyorum. Yazı dağınık olmuş. Aslında demokrasinin gelişmesi gücün paranın adaletin dağıtılması ile ilgili. Bu da halkın bilinçli olması, istemesi ile ilgili. Biz de ise kula kulluk etmeye istekli insan çok.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 07:22
0
Ee niye bu kadar geriyiz o zaman? Avrupa ile aramızdaki medeniyet farkı neden açılıyor? Neden bizim milyonlar oralara göçtü gitti? Neden dönmüyorlar? Neden daha başka on milyonlar fırsatını bulsa basıp gidecek?
Karar Okuru 26 Kasım 2019 08:28
0
Kaldırım bile yapamıyoruz. (Kimse yapabiliyoruz demesin lütfen.) Kaldırım var diyen gitsin Avrupa'yı görsün. Bizim herşeye sıfırdan başlamamız lazım. Çok geriyiz arkadaşlar. Deveye neren eğri diye sormuşlar nerem doğru ki demiş. Bilime gelene kadar önce kaldırım yapmayı, sokak, cadde ve bina yapmayı öğrenelim. Doblo'lara padişah tuğrası yapıştırmakla olmuyor.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 10:02
0
sen de hataya düşme, hocanın akıl yürütme biçimindeki sakatlık (genelleştirmede aşırılık, evren-örneklem kurallarına aykırılık, kısır döngü oluşması), verili bir özgürlük alanının bilim için -yeterli olmasa da- gerekli olduğu savının reddini gerektirmez. .
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN