Back To Top
Anayasa Mahkemesi iltisak ve irtibat

Anayasa Mahkemesi iltisak ve irtibat

 - Son Güncelleme: 18.02.2020 Salı 07:24
- A +

Anayasa Mahkemesi Türkiye’nin OHAL düzenlemelerinden tamamen kurtulabilmesi açısından çok önemli bir karar verdi.

Çok önemli; çünkü birçok “OHAL kararnamesi” OHAL kalktıktan sonra da “kanun” şeklinde devam etmektedir!

Seçim Kanunu’nun OHAL’le ne ilgisi var? Ama OHAL kararnamesiyle Seçim Kanunu’nda değişiklik yapıldı; OHAL kalktığı halde ‘kanun’ olarak aynen devam ediyor.

Grev ve lokavtı yasaklama yetkisi OHAL döneminde KHK ile genişletildi, şimdi kanun olarak devam ediyor.

Belediye başkanın görevden alınması halinde yerine Belediye Meclis’inde seçim yapılırdı. OHAL döneminde seçim yerine vali tarafından atama kuralı getirildi; bu da “kanun” halinde devam ediyor.

Örnek çok, uzatmıyorum. OHAL tasarrufları üzerinde yargı denetimi olmadığı için iktidar çeşitli kalıcı kanunda KHK’larla böyle değişiklikler yaptı…

ANAYASA’DA OHAL

Anayasa hukuku açısından sorun şudur: OHAL kararnamesi sonradan kanun haline getirilmişse Anayasa Mahkemesi bu kanunu neye göre inceleyecek? Anayasa’nın OHAL maddelerine göre mi, olağan maddelerine göre mi?

Anayasa’nın 15. Maddesine göre OHAL döneminde iktidar tarafından, “durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.”

Normal anayasal düzende bu hayal bile edilemez.

Anayasa’nın verdiği olağanüstü yetkiler yargı denetimine de tâbi olmadığı için iktidar birçok alanda KHK’larla ‘sıkı’ düzenlemeler yaptı; bunun bazı örneklerini yukarıda yazdım.

Anayasa Mahkemesi son kararında bu kanunlaştırılmış OHAL kararnamelerinin “OHAL yetkileri” açısından değil, olağan anayasal kurallar açısından inceleneceğini netleştirdi, kesinleştirdi: “OHAL seresince uygulanma özelliğini aşan” ve bu şekilde “OHAL’in dışına taşarak genel düzenleme niteliği” kazandırılan kanunların iptal edilebileceğine karar verdi. (Açıklanma günü 13 Şubat 2020, Esas No: 2018/90)

NORMAL HUKUK

AYM’nin bu kararına göre, mesela bir belediye başkanı belirli sebeplerle görevden el çektirilmişse, onun yerine valinin atama yapması OHAL’de mümkün ama artık Anayasa’ya aykırıdır! AYM bu kararında “mahalli idarelerin özerkliği ve yerinden yönetim” ilkelerini hatırlatıyor.

Türkiye’nin kanayan yarası; “irtibatlı ve iltisaklı” diyerek yargı kararı olmadan getirilen hak kısıtlamaları…

AYM, istihbarat raporlarında “irtibatlı ve iltisaklı” diye nitelenenlerin “kamu ihalelerine katılamayacağı” şeklindeki kanun maddesini iptal etti. Anayasaya göre Türkiye “istihbarat devleti” değil, “hukuk devleti”dir; yargı kararı olmadan hiç kimse ve hiçbir makam hak mahrumiyetine karar veremez.

Zaten AYM’ye göre, MİT raporları “sadece önleyici istihbarat elde etmek ve analiz yapabilmek amacıyla verildiğinden” hukuki delil gibi kullanılamaz. (Karar No: 2015/123)

OHAL döneminde istihbarat raporuyla binlerce kamu görevlisi KHK ile işten atıldı, tutuklandı… Beraat edenler bile hala mağduriyet içindeler.

OHAL döneminde oldu, normal hukuk devletinde böyle şeyler olamaz.

AYM, stratejik sektörler dışında greve lokavtın yasaklanamayacağına da aynı kararında hükme bağladı.

SEÇİM KANUNU

Seçim Kanununa göre, seçimlerin propaganda dönemlerinde TV’ler seçim haber ve programlarını “YSK’nın belirlediği esaslara” göre yapmak zorundaydılar. Bu hüküm TV’lerin partilere adilane davranmasını gerektiriyordu.

Fakat OHAL döneminde 687 Sayılı KHK ile kaldırıldı! (Madde 10)

TV’ler seçim dönemlerinde de falanca partilere kapalı hatta hasmane, filanca partilere ‘âşıkane’ yayın yapabiliyorlar.

Bu özgürlük değildir, siyasi ve mali güçle TV’leri etkileyenlerin “haksız rekabet” uygulamasıdır ve seçimlerin “adil” olma ilkesine aykırıdır.

İktidar blokunun lehine yapıldığı da bellidir.

AYM’nin yerleşik “kamu yararı” tanımına göre, “özel çıkarlar için veya yalnızca belli partilerin veya kişilerin yararına olarak herhangi bir yasanın kabul edilmiyeceği” kesindir. (K. No. 1967/20)

Hukuk devletinde kanunlar “sadece kamu yararı amacıyla” yapılabilir. (Karar no: 2013/100)

AYM, başlangıçta OHAL kararnamelerini incelemeyi reddetmekle ciddi hata yapmıştı; şimdi son kararıyla telafi yolunu açmıştır.

Seçim Kanunu da AYM’nin ve siyasetin gündemine getirilmelidir...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 23:39
Bence yine değişen bir şey olmaz. Anayasa Mahkemesi de kim oluyormuş denecek, daha önceden dendiği gibi. Anayasa, hukuk, AİHM, adalet, hakkaniyet, liyakat, bize aşırı lüks geliyor. Herşey yönetenlerin müsade ettiği kadar olacak, yani Türkiyenin özel durumundan dolayı "Türk Usulü".
Aydın KADIOĞLU 18 Şubat 2020 22:10
Değerli yazar..yıllardır yazıyorsunuz fakat değişen bir şey yok, bizde bir söz var ''ey reşit sen de ,sen işit'' misali.
okur 18 Şubat 2020 20:24
Hazır Hukuktan söz etmişken: Mahmut Alinak'a isnat edilen suçlar; 1- İçler acısı feci bir hayat geçiren kağıt toplayıcıları ile birlikte çöplükten çekçeklerle kağıt toplama girişiminde bulunmak. 2- Bir kavga meselesinden barış için aracılık yapmak isteyen iki kişiyle konuşmak. 3- Emekçilerin Devrim Hareketi (EDH) den iki kişi ile telefon görüşmesi yapmak. 4- Yasaklanan Mehmet Tunç ve Bekes adlı kitabın gelirinin Mehmet Tunç’un ailesine bağışlanması konusunda Mehmet Tunç’un ailesi ile görüşmek. 5- makale yazmak.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 18:41
Benim merak ettiğim konulardan biri de rektörlük atamalarıyla ilgili. Malum bir KHK ile rektörlük seçimleri kaldırıldı, yeni rektörler yukarıdan atandı. Şimdi OHAL yok ama uygulama aynen devam ediyor. Sayın Akyol bu konu hakkındaki fikriniz nedir acaba? Saygılar
hidayet kocak 18 Şubat 2020 18:05
suriye politikasi oldugu gibi yanlis degilmi,sayin akyol,hangisini sayalim,hani 2 milyon suriyeli yi gönderecektik,birak gitmeyi de tekrar daha mülteci geldi,dünyadan kopuk ,tek basimiza büyük isler yapmak yanlistir,atatürkün cizgisinden cikmak nasilmis gördük,
AYM-Karar -1 18 Şubat 2020 17:02
Sn. Akyol, Maalesef AYM bu kararı ile beklentileri karşılamamış, maslahat görme babından bir karar almıştır. İlgili kararda 30-35 maddelerinde İRTİBAT-İLTİSAK tanımı vs yapmış ve "soyut" bir tanımlamanın ileride devlet organlarının işini kolaylaştırması açısından önemine vurgu yapmış. Yani demek istiyor ki ben bu kavramları somut şunlardır diye tanımlarsam ileride devletin karşılaşabileceği değişik durumlarda elini kolunu bağlamış olurum. Tamam, diyelim. Peki, vatandaş açısından bu SOYUT kavramlar ile "öngörülebilirlik", "kanunilik" gibi durumları nasıl anlayacağız. +
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 15:02
Sayın Akyol, yazınız her zamanki gibi mükemmel. Fakat son günlerde bütün partiler kaynıyor kiminin içi boşalıyor ve kimisi yeni kuruluyor. AKP de panik var ve grup grup olarak milletvekilleri ile görüşülüyor. İyi parti ve MHP sanki birbirine düşmüş gibi. Sayın Babacan’ın gelişi bütün partileri korkutuyor fakat korkunun ecele faydası yok. Bu millet artık yeter be Demokrasi istiyoruz tek adam rejimi değil diyip yola çıkacaktır.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 14:19
İrtibat ve iltisak hukukta anlamı ne bilmiyoruz Devletin kabul edip ruhsat verdiği bir yardım derneğine afrikada insanlar ölmesin diye atılan birkaç mesaj bir eğitim derneğine üyelik ve batasıca bir finans kurumunun kredi kartını kullanmak ve birde devletin aidatını ödediği bir eğitim sendikasına üyelik bunlar 14 temmuzda suç değil 20 temmuzda suç sonuç yüz binlerce memurun işine istihbarat raporlarıyla son vermek asrımızda hukuk devleti bu olsa gerek ama sular tersine akmıyor güneşde balçıkla sıvanmıyor medeni dünya ve Avrupa yemiyor siz burada milyonlara yedirirsiniz burası ortadoğu...
Karar Okuru 18 Şubat 2020 13:46
AYM verir kararini. AIHM de karar alir. Ama gel gor ki bunlari uygulayacak bir otorite/ortam var mi. Yerel mahkemelerin bile AYM yi takmadigi bir ortamda acikcasi cokta bir sey olacagini beklememek lazim. Normal birine 40 gun deli desen deli olur derler ya. Bizimki de o hesap, 'Bizi Kabile devleti mi sandiniz' diye yillarca nutuk attilardi. Yuksek mahkeme kararlarinin uygulanmadigi devlet olsa olsa kabile devleti olur.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 13:12
peki anayasayı ilga eden güç,eğer anayasanın ihlali, suç ise ki ,bu da planlı ve taammüden yapılmakta ise ki anlattıklarınızdan bu çıkıyor, bu suç için yargılama süreci bu gün olmasa da ileri ki günlerde mümkün mü ? Yargılanacaklar mı ?(şaka tabi, panik yok, tabi ki bu sorunun cevabını Sayın Davutoğlu bile bilmekte asla olmaz böyle bir şey diyecek.Bizde o zaman seni neden destekleyelim diyeceğiz)
karar okuru 18 Şubat 2020 13:10
Yargı kararı diye yazıp duruyorsunuz. Yargı adil olursa dediğiniz doğru olur. Hz Hüseyin hakkında "Emirül- mü'minin Yezid'e biat etmedi. İslam devletini yıkmaya çalışan bir eşkiyadır. Eşkiyanın cezası ölümdür" kararı verenler için yargı kararı mı diyeceğiz? İmam-ı Azam'ın kredisinde istifade etmek isteyenler kadı olmasını istediler. O, "Üstünlerin hukuku olan yerde kadı olursam ahiretimi mahvederim" dedi, kabul etmedi. "Ya zindan, ya kadılık" dediler. ahiretini zindan edecek kadılık yerine dünyadaki zindanı tercih etti. Yargı kararlarının uluslararası hukuka uygunluğuna bakmak gerekir.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 13:03
Sayın Akyol, siz de biliyorsunuz ki Türkiye bir hukuk devleti değil. Hatta bir kanun devleti bile değil. Ne mevcut Anayasa, ne de kanunların bir değeri ve geçerliliği yok. Mesela hamile kadınların durumu; ceza yasalarının nasıl pervasızca, hem de yargı mensupları eli ile ihlal edildiğine çarpıcı bir örnek. Mevcut kanunları uygulamıyoruz yani. Peki, düzelme ihtimali var mı? Maalesef cevap; hayır. Bunun olabilmesi için; gerçek hukuk nosyonuna sahip yargı mensuplarına ve "adalet" duygusunu özümsemiş bir halka ihtiyaç var. Anlayacağınız; umut karlı dağların ardında. 100 Yıl sonra belki...
hukuk 18 Şubat 2020 12:37
Malesef aynı gün verilen başka bir karar daha var. Aşağıda linkini gösterdiğim kararda bu karara taban tabana bir zıt bir karar verdi. Malesef Anayasa mahkemesinin hukuk devleti konusunda Türkiyede bir güvence olduğundan bahsedebilmek mümkün değil. Link eklemek mümkün değilmiş. O yüzden basın duyurusu metnini ekliyorum: BASIN DUYURUSU 13.2.2020 ND 3/20 Terör Örgütleriyle İltisaklı veya İrtibatlı Bulunanların Noter, Arabulucu ve Bilirkişi Olamamasını Öngören Kuralların Anayasa’ya Aykırı Olmadığı Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihinde E.2018/89 numaralı dosyada, 7069 sayılı Ola
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 12:28
II. ... Anadolu’da geçmişte farklı yöntemler kullanılarak vatandaşların ülkeye ve birlikte yaşadığı topluma bağlılığının azalmasına yol açan, devlet ve hükümet tasarruflarında yaşadık, gördük. Devletin gerçek suçluları bir an evvel bulup cezalandırması ve yakınlarıyla birlikte yüzbinlerce insanı mağdur etmemesi tüm devlet kurumlarından ve özellikle yargıdan beklenir... Devletin ve milletin bekası, vatandaşını kazanmakla sağlanır...
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 12:27
I. İltisak ve irtibattan anlaşılan, kapısının önünden geçti, bankadan havale yaptı, kirasını o bankaya ödedi, servis aracında yanyana oturdu, çocuğunu o okula gönderdi... gibi gerekçeler oluyor, çoğu kez suç kapsamında görülüyor yerel mahkemelerce. Oysa yapıldığında yasaların meşru saydığı şeyleri yapmak suç değildir. Ayrıca, başkaca bir bağlantısı olmayan vatandaşları devlete ve millete küstürüp toplumdan uzaklaştırıp dışlamamak gerekmez mi? Kendilerine bu defa daha farklı mecralar aramaya da itilmiş olmazlar mı? Niteliği farklı olmakla birlikte benzer bir örneği Doğu ve Güneydoğu +++
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 10:21
MEB'de 12 aydan fazla sendika üyeliği olanlar ıhraç oldu. Ben de ıhraç oldum. Hakkimda dava açıldı, beraat ettim. Ohal komisyonu 2011 yılında Manisa'daki göçükte kalanlar için sms ile yaptığım 5 liralik yardımı delil olarak görmüş ve iade talebimi reddetmiştir. Vatanını gerçekten seven insanlara bunu kim yapar? Ne yapacagimi bilemiyorum, lütfen bir yol gösterin.
Adalet1 18 Şubat 2020 09:58
Şimdi nolacak, ihraç kHk'larını iptal mi edecek AYM...tabiki hayır...göstermelik 1-2 iptal..Taha bey siz inanıyormusunuz sahi...
Suat 18 Şubat 2020 09:50
İki tane , 5 'er liralık Sms yardımı ve dershane ödemesi yüzünden Khk lı olmuşum. Üstelik bu sebebleri de yıllar sonra komisyondan kararım çıkınca öğrendim. Yani terör örgütü iltisaklıyım anlıyacağınız.Şimdi idari mahkemede dosya bekliyor. bu zulmü yaşatanlara Tck da verilecek ceza nedir? Yıllar süren mağduriyetimin karşılığı olabilir mi?
bir okur 18 Şubat 2020 09:38
"Asaf’ın mikdarını bilmez Süleymân olmayan / Bilmez insan kadrini âlemde insan olmayan / Zülfüne dil vermeyen bilmez gönül ahvâlini / Anlamaz hâl-i perîşanım, hâli perîşan olmayan" Ziya Paşa
Karimama 18 Şubat 2020 09:37
Adaletsiz yıllar... Hain ve casuslarla mücadele etmek bu kadar mı zor. Yapılması gereken çok basit/ti. Tavanını ihanet olanları cezalandır, darbeye karışanları idam et. Örgütün kurumsal varlıklarına el koy. Allah ve millet sadece sizi mi affetsin. Tabanı ve ortasına ciddi bir uyarı ver..."Ayağınızı denk alın, bundan sonra sizler de cezalandırılırsınız"...deyin .Önemli kurum ve yerlerde üst düzey yönetime şüpelendiklerini getirme ve mevcuttakileri bir alt kademeye indir. gücünüz ibadet ve iyilik amacında olan masumlara yetiyorsa , Allah sizi affedecek mi?bunca masum/mazlumun vebali...
Hukukun olmadığı yerde devletin yıkılacağını herkes bilir. Cumhuriyete muhalifler, bir taraftan kurumlarını ve ilkelerini değiştirirken hızla başka bir devlet modeli geliyor. Yüce Atatürk, yurdunun en ücra köşesine ''cumhuriyet fazilettir'' yazdırmış, aynı şeyi Monstenquio Kanunların Ruhu Üzerine başyapıtında anlatır.Cumhuriyet faziletle, saltanat onurla, istibdat korku ile ayakta kalır. Siyasi Fazilet demek; kişisel yarar yerine, başkalarının, toplumun, ülkenin yararını düşünebilmek erdemidir. Bakın bizim toplumumuza, ne siyasilerde ne çoğunluk insanlarda fazilet var mı? kaldı mı?
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 08:40
Bade’l harab’ul Basra! AYM’nin bu kadar hak ihlali olmasında dahli vardır.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 08:35
hocam aynı AYM noterlik kanununda irtibat ve iltisak kavramlarını kabul ettiği gibi bu kavramların somut olarak belirlenmesine gerek olmadığını bile açıkladı. Terör devamlı değiştiği için irtibat ve iltisak kavramları somut kavramlarla sınırlandırılamaz tanımlanamaz dedi. Bu konudaki görüşünüzü çok merak ediyorum.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 07:34
HAK-AN.Bir K.H.K'lı olarak tek suçum yaşamak.(Türkiye'de yaşamak)
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 05:44
Çok bilgilendirici bir yazı, teşekkür ediyoruz
Bay Meçhul 18 Şubat 2020 03:20
HUKUK DEVLETİ Mİ, İSTİHBARAT DEVLETİ Mİ? 2 OHAL Komisyonu, adlî sürecin bitmesini bile beklemeden başvurumun reddine karar vermiş. Sebeplerden biri, irtibatlı/iltisaklı olabileceğim ile ilgili Kurum yazısı. Müdür, yedi kişiden aldığı istihbarat. İş savcılığa intikal ediyor. Bu kişilerin tamamı “biz yazılı ve sözlü olarak kesinlikle müdüre böyle bir beyanatta bulunmadık” deseler de OHAL Komisyonu, “hiçbir şey olmasa bile kesin bir şeyler olmuştur” mantığı ile Adlî sürecin bitmesini bile beklemeden iddiaları, kesin delil olarak kabul edip başvurumu reddediyor. Başlıktaki soruyu sorma zamanı..
Bay Meçhul 18 Şubat 2020 02:40
HUKUK DEVLETİ Mİ, İSTİHBARAT DEVLETİ Mİ? 1 Sayın Akyol "Anayasaya göre Türkiye “istihbarat devleti” değil, “hukuk devleti”dir; yargı kararı olmadan hiç kimse ve hiçbir makam hak mahrumiyetine karar veremez." Ne güzel bir temenni bu böyle... Ancak gel gör ki gerçekler tamamen farklı. Elimde OHAL Komisyonu kararı var. İstihbarat devleti tabirine cuk oturmuş. Bir kitabevinden alış-veriş yapmışım kredi kartı ekstresinde görünmüş. Hangi kitabı aldığımın, kitabın içeriğinin hiç önemi yok. O kitabevinden alışveriş yaptığıma göre iltisaklıymışım. Böyle buyurmuş OHAL Komisyonu...
Suat 18 Şubat 2020 09:54
8
Umarım bir gün o kararlara imza atanlar utanır.
musto 18 Şubat 2020 02:37
Ohal,altında referandum yaptık.Ne olduğunu anlamadığımız bir rejimi bilim adamları hukukçular korkudan doğru dürüst tartışılmadan,bizlere onaylattılar.Ülkemiz uçacaktı,anlaşılan kaptan pilot ve yardımcı pilot,acemi çıktı,piste çakıldık,yolcular şaşkın, kaptan ve yardımcı pilot uçak arızalı diyor kaza kırım ekibinin incelemeleri yakıt bitmiş..
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 10:45
2
Kirmizilar nerelerdesiniz Yetisiniz
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 13:05
1
Sıradan vatandaştan başka herkes işini biliyor. İşini bilenler, kasten ve taammüden yapıyor. İhmal falan yok. İhmali olan, beş on dakika bile düşünüp hesap yapmayan o “sıradanlar”. Adı üstünde lalettayin! O nedenle gelişigüzel muamele görüyor. Sandık vakti yaklaşınca kısa süreli bir önem zuhur ediyor. Sandık açıldıktan sonra açanlar sağ ve selamet, sıradanlar için nedamet...
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 01:19
AKP halının üstüne pisledi. Yani batırdı. Şimdi o pisliği kaldıralım ama kokusunu nasıl gidereceğiz derdinde. Günü gelince millet sizi o halıya sarıp çöpe atacak. Milletin çektiği eziyet bir nevi son bulacak. İnşallah.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 01:12
Taha bey aynı gündemde AYM irtibat ve iltisak tespiti nedeniyle kişilerin arabulucu, noter ve bilirkişi olamayacağına ilişkin hükmü anayasaya uygun gördü. Şimdi hakkında tek suçlama olmayan, takipsizlik alan, sadece kurum kanaatiyle ihraç edilen hukukçular bu madde nedeniyle bu görevleri ifa edemiyorlar. Bu karara ve bu karardaki karşı oylara baksaydınız, AYM nin ne kadar içler acısı bir halde olduğunu görürdünüz. Iskalamışsınız.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN