Back To Top
Siyasetin adaletle imtihanı

Siyasetin adaletle imtihanı

 - Son Güncelleme: 21.02.2020 Cuma 00:06
- A +

Gezi olaylarının mahiyeti neydi? Bu sorunun hazır iki cevabı var: İktidara göre dış güçlerin AK Parti iktidarını ‘cebir ve şiddetle’ devirmek için tezgahladığı bir darbe teşebbüsüydü.

İddianameler de bu görüş istikametinde hazırlanıyor; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları isteniyor.

Muhalefete göre ise masum bir çevre hareketiydi, yaygınlaşarak toplumsal protestoya dönüşmüştü; şiddet eylemlerini gösterilere karışan terör örgütleri yapmıştı…

Altı yıldır bunu tartışıyoruz; bir sonuca varmak da mümkün değil. Çünkü her iki söylem de “siyasi”dir; siyasette de söz bitmez, tükenmez…

Ama hukuk ve yargı alanında ateşli nutukların, bitmez tükenmez tartışmaların hiçbir değeri yoktur. Hukuk, özellikle de yargı, “somut maddi delil”le konuşmak zorundadır.

Bakın Adalet Bakanı Abdülhamit Gül daha bir hafta önce şöyle diyordu:

“Savcının görevi işlenmiş bir suça suçlu bulmak değil, işlenmiş bir suçun failini ortaya çıkarmak, efsane ve anlatılanların değil, maddi gerçekliğin ve hakikatin peşinden koşmaktır.” (14 Şubat)

Sayın Bakanın bu sözleri kesinlikle doğrudur; evrensel bir hukuk normunun ifadesidir.

EFSANE VE DELİL

Bir adalet bakanı, iddianamelerin özensiz hazırlanmasını, kararların “üst mahkeme düzeltsin” diye verilmesini elbette eleştirebilir, eleştirmeli…

Adalet Bakanlarının benzer konuşmaları çoktur.

Fakat bir adalet bakanı ilk defa savcılara “efsane ve anlatılanların değil maddi gerçekliğin ve hakikatin peşinden koşmak” gerektiğini hatırlatma lüzumunu duydu!

Yaygın olduğu için tabii.

“Efsaneler ve anlatılanlarla”la yazılmış iddianamelerle yazarlar hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis mahkumiyetleri ya Yargıtay’dan dönüyor ya AYM veya en son AİHM’den...

Hatta AYM kararlarında “tutukladığınız yazarın alıntı yaptığınız o yazısında darbe değil, demokrasi savunuluyor!” diye uyarılar var! (B. No: 2016/6092, Paragraf 98)

Dahası, AYM, delilsiz veya zayıf delillerle karar vermemeleri için de yargı mercilerini uyarmaktadır: “Yargı mercilerinin kuvvetli suç şüphesini belirlerken daha özenli davranmaları gerekir.” (B. No: 2016/23672, Paragraf 118)

AYM böyle uyarmak zorunda kalıyor…

Siyasette ise ağıza ne gelirse söylenebiliyor; “somut maddi delil” ve “özen” bir kenara, “efsaneler” daha etkili oluyor üstelik!

AİHM KARARI

Osman Kavala’nın “Macar Yahudisi Soros”la birlikte bu Gezi olaylarını organize ettiğine dair siyaseten istediğinizi söyleyebilirsiniz…

Fakat hukukta “somut maddi delil” gerekir. Kavala iddianamesi için AİHM, “657 sayfa maddi gerçeklerin anlatımını içermiyor, suçlama konusu Gezi olaylarıyla suç teşkil eden ilişkisini ortaya koyan olgular gösterilmemiş” diyor.

Ne gösterilmiş? Mesela Anadolu’daki arı cinslerini gösteren Latince harita Türkiye’yi bölme projesi diye gösterilmiş… İddianamenin nasıl bir “özen”le hazırlandığına dair bir örnek…

Geziden beraat kararı verilen Kavala, 15 Temmuz suçlamasıyla yeniden tutuklandı, yeniden diyorum çünkü bu suçtan 17 Ekim2019’da tahliye kararı verilmişti. Dün tahliye, bugün yeniden tutuklama!

Kavala’yı ile içeride tutmakla beklenen “kamu yararı” (?) neyse, adalet duygusunu sarsan tutuklamaların Türkiye’ye verdiği zarar ondan çok daha büyük.

Kavala tabii bir örnek… Böyle birçok haksız dosyalar var.

‘ORTA GELİR’

Askeri öğrencilerin müebbet hapse çarptırılmasını, KHK mağduriyetlerini hangi vicdan kabul edebilir?

Mağduriyet duygularını yaygınlaştırmak mı, adalete güven yaratmak mı FETÖ ve diğer terör örgütleriyle mücadele için daha doğrudur?

AİHM ve AYM kararlarının uygulanmamasını kime anlatabilirsiniz?

Dünya biliyor ki bazı davalarda kararlar siyasi makamlar tarafından açıklanıyor…

Ve Türkiye’nin hukuk devleti imajı ciddi surette sarsılıyor.

Türkiye hakkındaki iktisadi raporlarda da yer alıyor bu sorunlar.

Bir türlü “Orta Demokrasi, Orta Gelir” sarmalından çıkamıyoruz bu yüzden.

Hukukçu Mehmet Gün’ün “Türkiye’nin Orta Demokrasi Sorunları ve Çözüm Yolları” adlı araştırmasını okunuz mu? Bir gün ayrıca yazacağım.

Siyasetin adalet sınavından geçmesinin de ekonomide istikrarlı büyümesinin de yolu hukuktur. Kuvvetler ayrılığına dayalı demokratik hukuk devleti olduğu konusunda dünyaya inandırıcı bir kanaat vermedikçe ekonomide de dış politikada da sorunları çözmek zordur.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 21:44
Maalesef dün olduğu gibi bugünde haklıların değil, üstünlerin hukuku hakim. Hukukun üstünlüğü konusunda bir arpa boyu yol alamadık. Bırakalım yol almayı dün tek parti dönemini yerden yere vuranlar bugün gücü ellerine alınca adeta onlara bile rahmet okutur oldular. Bir bakıyorsunuz bir mahkumu yargıçlar serbest bırakmış, ardından HSK birilerinin hoşuna gitmeyen karar nedeniyle yargıçlar hakkında hemen inceleme başlatmış. Böyle olursa hangi hakim ve savcı beraat verebilir ki? Yargıç siz olsanız bu durumda birilerinin hoşuna gitmeyen beraat kararı verebilir misiniz? Sonuçta yargıçlar da insan.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 21:01
Her yerde Adeletsizlik ve rüşvet çarkı tüm hızıyla dönüyor
ÖTÜKENLİKURT 21 Şubat 2020 18:48
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her kim Gezi olaylarını masum bir çevre hareketi olarak tanımlıyorsa ya gafildir ya da taammüden bu ülkenin ve milletin düşmanıdır." Buyurunuz efendim! Bu ülkede hukuk olur mu? Adalet olur mu? Beraat kararı verilmiş bir davada bu beyanı devlet adamı kullanabilir mi? Beraat kararı veren müfettiş tarafsız bir inceleme yapabilir mi? Yarın o yargıçlar yargılanırsa yukarıdaki beyan üstlerinde demoklesin kılıcı gibi sallanmaz mı? ÜLKE RAYDAN ÇIKTI EFENDİLER, TEK ÇÖZÜM BU ZİHNİYETİN DEVLETTEN TEMİZLENMESİDİR! DEMOKRATİK, LAİK VE SEKÜLER BİR KADRONUN GÖREVE GELMESİDİR...
İbrahim kahraman 21 Şubat 2020 17:37
Hukuk ve adaletle ilgili yazdıklarınızı zevkle okuyor ve bilgileniyoruz.ilgililerinde faydalanıp daha adil bir yönetim düşünmelerine katkı verecek bu uyarılarınız sebebiylemteşekkürler...
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 17:30
Hatırlatma olsun diye... Kavala 94 saat konuşmamış. Ailesinin telefonlarıyla birlikte kendi telefonunundan bağlanılan gsm şebekesinin yayın yaptığı baz istasyonundan bir ABD’li de bağlanıp telefon konuşması yapmış.... Ajanlarla 94 saat neden konuşsun kendi telefonundan, hadi Kavala konuştu diyelim, o kadar “salak” mı bu ajanlar, kaçın kurası o CIA... Yapar mı böyle bir hata... Bırakır mı bir delil...
KARAR OKURU Mürsel 21 Şubat 2020 16:43
Bu vakalar tüm Türkiye için tam bir toplumsal laboratuvar oldu.•Bu laboratuvarda büyük devletlerin elemanları başta; herkes yeterince belge bulgu gerçek yağmaladı ve arşivledi.
Hüseyin Kaya 21 Şubat 2020 15:38
Hocam yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum.Bence ülkemizde siyaset sorunu yok yargı mensuplarının siyasi güçten çekince sorunu var
Pesimist 21 Şubat 2020 18:58
1
Güzel tespit Hüseyin bey
cumhur 21 Şubat 2020 15:00
Akıl Allah'ın insanlara verdiği en büyük nimettir.Aklı olmayanın hiç bir şeyi yoktur! Aklımızı kullanmak ve eğri doğrudan,iyiyi kötüden,haklıyı haksızdan,yalanı gerçekten ayırmak ta bize düşüyor.Hak hukuk ve adalet insanın ve insanca yaşamanın olmazsa olmazıdır.Her zaman ve her yerde aynı konuların bıkmadan usanmadan tekrarı gerekir.saygılarımla...
Herkes Zarların Hilleli Olduğunu Biliyor.Burasi Afrika veya latin amerika 3.dünya ülkesi.
karar 21 Şubat 2020 14:28
kızılayın sarozu kim
AKP Genel Baskani,grup toplantisinda Osman Kavala davasi icin bu kelimeleri özenle kullandi"manevra ile onu beraat ettirmeye kalktilar" Bu ülkede "manevra AKP döneminde tavan yapti"Bir kac örnek,manevra ile mahkum olanlar,manevra ile secim kazananlar, manevra ile Cumhurbaskani olan,Üniversite mezunu olmadigi halde manevra..manevra AKP'nin eline kimse su dökemez..Kimse AKP ile boy ölcüsemez,konu "manevra'olursa !..
Bu aksam haberlerin deAKP'nin,bütün yandas kanallarinda,Putin ve RTE ekranlarda,cok eski tarihler de Bestepe Sarayi'nda ki karsilama,dakikalarca ekrana geliyor,sanki hersey "süt liman havasinda"sadece telefon görüsmesi olmus,"Dostum Wladimir Putin'le"manevra,katakulli,seyirciyi yaniltmak,AKP'de "her numara var"
E.K 21 Şubat 2020 13:32
Ihtimalen masumane bir gosteri ile baslayan Gezi olaylari, otoritenin hoyrat tutumuyla cigirdan cikti bazi beklenmedik ve istenmedik olaylar oldu..Bu ne hukumeti yikma projesiydi nede ust akil vardi isin icinde..Ancak, akp nin jakoben tutumu, sert ve ayristirici yaklasimi olayi tarihi bir vakia haline donusturdu gibi gorunuyor. Akp lilere gore onlar ne yapiyorsa iyi, guzel, hos ve buna karsi cikanlar hain..Bu yaklasim son derece sakat. Ulkeyede hayri yok...Turkiye ile ilgili butun uluslararasi gostergelerin yonu asagiya bakiyor..Bol keseden hamasetin getirisi yok.
ADIN ÖNEMİ YOK 21 Şubat 2020 12:27
“Askeri öğrencilerin müebbet hapse çarptırılmasını, KHK mağduriyetlerini hangi vicdan kabul edebilir?” Bunu hiçbir vicdan kabul etmez, etmiyor da… Vicdanların kabul etmemesi ayrı, suskun kalması ayrı. Vicdanı olan insanlar benim de başıma bir şey gelmesin diye susuyor. Vicdanlı insanlardan İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu vicdanının sesini dinleyerek konuşmuştu. Bir anda kendini kapının önünde buldu. Gerçi mağdurlar ve mazlumlar da susuyor. Unutulmamalı ki “dünyadaki en sağır edici ses acı çeken bir mazlumun suskunluğudur.”
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 18:18
7
Bazı isim ve vicdanlarla vicdanımın uyuştuğunu görmek bile mutlu ediyor... Adın ne önemi var ki... Haksızlığa uğramış olmak gerekmiyor, hakkın peşinde olmak için... Vicdanlı bir birey olmak, hakkaniyeti unutmamak, adalet duygusuna sahip olmak...
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 12:27
İlgililerine: Kötü söz sahibinindir... Saygısız şekilde yorum yapan gücün verdiği şımarıklıkla hakaretten beslenenlere, yorum cevabı yazılmasa daha iyi olur... Başka yorum kutuları var bomboş, yorumlarınızı bekliyor...
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 12:18
“Ey sözlerin aslın bilen gel de bu söz nerden gelir/Söz aslını anlamayan sanır bu söz benden gelir... Söz kılar kayguyu şâd söz kılar bilişi yad/ Eğer horluk eğer izzet her kişiye sözden gelir” Yunus Emre
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 12:10
“Girdim ilim meclisine eyledim kıldım talep/Dediler ilim geride, illa edep illa edep...” Yunus Emre (İlgililerine hatırlatma.)
KARAR OKnURU 21 Şubat 2020 11:47
Çok güzel bir yazı, teşekkürler
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 11:27
Sayın akyol ,ufuk açıcı yazılarınızı takip ediyorum.Çok da müstenit oluyorum.Khk mağdurlarını daha fazla gündeme getirmelisiniz. Bu büyük sessiz yığınların sesi olmalısınız.Hain beyinsiz ve alçak Fetö yüzünden yüzbinlerce insan işinden ,aşından,eşinden çocuğundan oldu.Bu sessiz yığınlar,irtibat ve iltisaklı denilerek tutuklandı yargılandı,cezalandırıldı.Hayatında eline silah değmemiş,insanlar terörist ilan edildi.Terör suçuyla yargılandı.Asıl suçlar,kaçak ya da keyif çatıyorlar.Bu mu adalet. Amaç suçluyu suçsuzdan ayırmak mı, yoksa toplu imha mı.Selamlar,saygılar.Allah yar ve yardımcınız olsun
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 11:14
Siz sürekli Adalet bakanının konuşmalarından bahsediyorsunuz. Olay şu: Araba tamam; ancak çalışmıyor; ya motor yok; ya da şoför yok!
Ahmet 21 Şubat 2020 10:58
Her sey tamamda, o kadar arabayi kim yakti? Kim ambulanslari, belediye otobuslerini, polis araclarini, sivil otomobileri, dukkanlari yakti, yikti? Bir suru video, resim var ortada. Hic mi bir fail yakalanamadi? Bunlarida yazin.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 12:03
35
O kadar can gitmiş, sen arabada dükkandasın, senin kafaya biz ne anlatalım. Ne kadar dükkan yanmış söyle bakalım. Milyonlarca "fanatik" insanın katıldığı 1 ay süren eylemlerde binlerce araç dükkan vs tahrip edilmiş, taksim meydanında taş üstünde taş kalmamış olmalı. Öyle değil mi.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 14:26
19
AKP'nin desteklediği FETÖ tankları arabaları insanları ezdi. Bunları da yazın. Ama sekiz yanlış bir doğru etmiyor.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 21:45
23
Hepsini CHP yaktı. İktidarda da CHP vardı. O günkü iktidar tam muktedir olamamıştı. O günlerde bürokrasi CHP nin elindeydi. Faillerin yakalanmasına da saadet partisi engel oldu.
Okur 22 Şubat 2020 05:50
7
O dönem bizzat Emniyet´in verdiği bilgiler de hareketin çok geniş ölçüde barışçıl olduğunu gösteriyordu. Unutmayın, nice şehirde yüzbinler sokaktaydı; buna mukabil öyle yaygın bir yakıp yıkma olmadı çok şükür. Hatta Taksim´de göstericiler kendilerini gaza boğan polislere karanfiller uzatıyorlardı; hiç mi resmini görmediniz? Her halükarda, suç kişiseldir. Bir grupta bir azınlık suç işlerse, bunu tüm gruba maletmemek gerekir. Taha Akyol´un bahsettiği gibi, suç tespiti için hukuk devletinde “somut maddi delil” gerekir; yargılama yalnızca kanaat , dünya görüşü, hislerle temellendirilme
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 10:05
Anayasa Mahkemesinin kararları çok uzun oluyor. Karar özeti bile uzun gelebilir. Bazıları okumuyor. Beş on etkili cümleyle “özet”in özetini yazsalar belki okunur...
arif onur 21 Şubat 2020 09:33
94 saat cia ajaniyla telefonde niye/ne konusur bi adam ? melemen tarifini mi ? hmm? hadi cevap ver ..ulan
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 11:42
11
Kim o CIA ajanı? Nerede konuşmuş? Nereden anlamışız konuştuğunu?
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 12:27
15
Konusularken yanindamiydin?Ne konustuklarini ne biliyorsun?Hadi cevap ver. Ulan demiyecegim.
Bir hayranınız 21 Şubat 2020 12:34
6
Bir yerde çıkıyor musunuz ? gelip izlesek.
"One minute' dedi!.. 21 Şubat 2020 14:19
19
arif onur;senin AKP yandasi oldugunu anladik,egitim seviyeni merak etmedim,tahmin ediyorum,AKP sen ve senin gibiler yüzen den Türkiye'nin basina bela oldu,senelerdir...AKP "sizinle"gurur duyar (!)..
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 14:29
16
Bir de konuştuğuna dair delil olsa. Ah bir olsa. Neler yapmazlardı adama.
karar okuru 21 Şubat 2020 21:41
2
neden bahsettiğini bilmiyorum, ama en fazla ekleme çıkarma yapılabilen bu tür dijital delil diye sunulan verilerdir. Eğer ciddi bir şey olduğunu düşünüyor ve sizde yalnız ve yalnız doğrudan yana iseniz doğruluğunu sorgulamak gerekir, selamlar.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 21:52
3
Elinde delilin var mı da, bu kadar iddialısın.
Asıl sorun şu: İktidar, yıllardır fetöcülerle mücadele edenleri fetöcülükle suçlayıp, haksız hapis cezaları verdiriyor. Neden acaba? Necip milletimiz, Balyoz vd kumpas davalarında ordusuna sahip çıkmadığı gibi, fetöyle yıllardır mücadele edenlere iftira atılması zulmüne de karşı tepki göstermeyecek mi? Örn Emin Çölaşan, Sözcü, Cumhuriyet, pek çok gazeteci tutuklu, hükümlü. O halde haksızlığa ses çıkarmayana her şey müstehak.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 11:59
8
Evet seni biri temiz kandırıyor ama o kandıran Erdoğan değil.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 21:40
1
Sana göre haksızlık sadece senin fikrinde olanlara yapılınca haksızlık oluyor galiba.....
Merak etme efendi, biz kananlardan olmadık, kananları uyandırmaya çalışıyoruz. Fetö ile mücadele ediyoruz deyip, fetöcülerle yıllarca müacedele edenleri süründüren kim ise sizi kandıran da o..açık değilmi? Üç kuruşluk dünya malı için bu kadar vicdansızlık çok değilmi?
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 09:25
Bir kez daha açık ve net olarak görüldü ki Türkiye’de yargı iktidarın beğenmediği hoşuna gitmediği kararları veren hakim ve savcının başına her şey gelebilir...sonra da efendim Türkiye’de yargı bağımsız ve tarafsız aklımızla dalga geçmeyin lütfen.. Bü ülkeye kıymayın bu ülke hepimizin gidecek başka yerimiz yok
İktidar kendinden olanların en sessiz uyarılarını bile ihanetle suçluyor. Muhalefete neler yapmaz.Görüyorsunuz, en basit görüş farkı erdoğan düşmanlığı, fetöcülük, beka, vatan hainliği gibi galiz hakaretlerle karşılanıyor. Bu yöntem Van savcısı Ferhat Sarıkaya ile başladı (ki kendisi 3 kumpas iddianamesi nedeniyle meslekten atıldı, sonra geri alındı, şimdi fetö itirafçısı) aynı yöntemler sürüdürülüyor. Siyasetin yargıya müdahalesini ancak millet önler. Manüplasyonla kanıt arasındaki farkı anlamak için Aristonun ''Retorik'', anlayamazlarsa Tübitak yayını ''Eleştirel Düşünme Klavuzunu OKUSUNLAR
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 11:19
1
09.01 Kardesim Iki aylik bebege konya tandir yedrmege kalkiyorsun. Lutfen gercekci ol elimizdeki malzeme maalesef budur. Yogur yogur ekmek yap ye El alem bu isi cok iyi beceriyor.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 08:58
II. ... yirmibeş kuruş hem de şöför mahalli olmazmış. Her şeyin bir bedeli var. Minimum maliyetle maksimum fayda sağlamayı herkes ister ama zor ve istisnaidir. Özellikle icraat makamı olan iktidar ve muhalefet bu siyaset tarzının optimum yolunu bulmalılar... Millet zaten sefalet içinde yaşıyor, böyle siyasi ve hukuki çıkmazların sonu felakete gidiyor. Bizde gittiğini gösterecek örnek çok. Kabile devleti geçmişte, çok uzakta kaldı, kalmaya devam etsin. Anayasal demokratik hukuk devletini uygulamada da görmek, göstermek ve hukuk düzenini sağlamak şarttır.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 08:58
I. Bu siyasi yargılamalarla içerde tutulanların çoğunun yaşadığı hukuksuzluklar, “kamu yararı”ndan çok kamunun aleyhine sonuç doğuruyor. Yakında, bırakın yardıma ihtiyacı olana yardım etmeyi ve sosyal sorumluluk projesi yapmayı, sokak ortasında önünde öleni bırakıp gidecek insanlar. Toplumdaki dayanışma ve yardımlaşma anlayışı kayboluyor. Toplumsal düzen gittikçe ve hızla bozuluyor... Düzen, “şiddet kullanarak” sağlanamaz. Yapılan ancak “korkutma” olur. Yargılamalar, suçu cezalandırmadan çok, “gözdağı” izlenimi veriyor. Hem +++
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 08:08
Kavalanın arkasında bulunan yedi düvele karşı savaşıyoruz ya arkasında Yaratanından başka kimsesi olmayan bütün toplumun dışladığı akraba eş dostların selamı kestiği garibin yerli kavalalar ne yapsın yüz binlerce KHK lı nın öğrencinin ne Aym si nede Ahimi var galiba seslerini duyan dualarına cevap veren bir sahipleri varki her şeyi yaratan duyan gören ve bilen bir RAB tir
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 08:00
Hukuk devleti değil ki zaten itibarı sarsılsın. O sadece anayasada yazan bir ibare... Sorulunca bizde var diyoruz. Olsa bakan hatırlatır mı “efsane ve anlatılanların değil maddi gerçekliğin ve hakikatin peşinde koşmak” gerekir diye. Kanun devleti denilir buna. Ama kanunda yazan bile uygulanmıyor, o da kağıt üzerinde kalıyor. Politikacının ağzına bakan yargı sistemi mi olur? Öyle olacaksa hukuk, mevzuat neden var; herkes başının çaresine kendisi bakar...
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 07:26
Memleket, mal ve hizmet üretiminden çok sadece hukukta değil, her alanda efsane ve hurafe üretme ve bunlarla bir kısım insanın krallar gibi yaşaması için kurulmuş bir üretim bandı gibi olmuş. Bandın enerjisi, ziyan perişan edilen beyinlerden geliyor. Ne kadar çok ve uzun süre ziyan edilirse band o kadar uzun süre dönüyor. Hep dönüyor...
Ahı alan üsküdarı geçti. Ne hukuk kaldı ne devlet. Kabile hukuku var artık. İstediğini yücelt, istediğini mahvet. Bunun adı hukuk değil, müslümanlık değil.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 06:28
Muhafazakar bir partinin esitlik ve adalette sinifta kalmasi ne acidir. Mevlana’dan, Yunus’dan, Hz. Omer’den ornek vermek kolay, alismisiz “vur mehteri” galayana gelelim. Ya o mubarek insanlarin adini alip muhafazakar itibari zedelemesinler, yada hakkiyla yasayip, yasatsinlar. Hafizim, muhafazakar bir kutlurde buyudum, ama malesef artik din hakkinda konusma yapanlardan igreniyor ve uzaklasiyorum. Sagcinin “davasi”, solcunun “devrimidir”. Ikiside esitlik, ve adalet icin mucadele verir. Lakin Turkiye de al birini, vur otekine. Dine inanan insan adaletli olur, farkliligi zenginlik sayar.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 05:16
"Orta Demokrasi, orta gelir tuzağı" buna bile razı olduk o bile gerçekte yok maalesef...
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 04:20
Hukugun "sarsilma" asamasini geceli epey olmadi mi?
Tayfun 21 Şubat 2020 02:54
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.
Hakan 21 Şubat 2020 02:52
Idlib de sehit olan askerihimize Allah ragmet eglesin, ve mekanlari cennet olsun. Ailelerini ise cok buyuk sabir versin Ates dustugu yeri yakar. Eger bu is buyur ise. Sayin Devley buyuklerim biz ulkemizi korumaya ve disaridan gelecek tehtidler icin savasmaya haziriz,
HAMASATİNİ YESİNLER 21 Şubat 2020 10:37
20
Sen savaş devlet büyüklerinin çocukları okusun, ticaret yapsın.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 11:09
10
Onden yuru arkadasim idlipden sonra sira viyanda .
Gulelim 21 Şubat 2020 02:05
Hoca ile Bektaşi birlikte yola çıkmışlar, hoca: -Namaz saati! demiş, başlamış kılmaya. Rekat üstüne rekat, selam üstüne selam. Bektasi sormuş: -Yahu bu ne uzun namaz böyle? Hoca,Kazaya kalmış namazlarım vardı, onlarıda kıldım! Yola koyulmuşlar, bir müddet sonra mola verdiklerinde bu kez namaz kılmak için Bektaşi müsaade istemiş ve başlamış namaza. Ama ne namaz, bitmiyor! Sonunda hoca dayanamamış : Erenler, senin namaz da uzun sürdü! Bektasi, Önümüzdeki haftanın namazını kıldım Hoca. yok daha neler, Bektaşi, Allah senin veresiyeni kabul ediyorda, neden benim pesin
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 01:20
Kavala beraat edince muhalif kriptolar "acaba"diye Kavaladan şüphelenmeye başlamıştı. Tekrar tutuklanınca Kavala’ya güvenleri tazalendi.
kararlı 21 Şubat 2020 10:18
17
ne kadar boş laf, böyle adamların oyuyla iktidar oluyorlar
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 01:17
Yargı kararını onaylıyorsak, "kazan doğurabilir", onaylamıyorsak "kazan ölür mü?".
BİR TEKLİFİM VAR 21 Şubat 2020 00:44
Arı cinsi harltası deşifre oldu ise, Türkiye madenleri haritası, deprem haritası veya termal suları kaplıcalar haritası kullanılabilir.
KARAR OKURUYUM 21 Şubat 2020 00:35
Hatta AYM kararlarında “tutukladığınız yazarın alıntı yaptığınız o yazısında darbe değil, demokrasi savunuluyor!” diye uyarılar var! Şimdi bu ne oluyor? Okuduğunu anlamamak mı? Yoksa anlamak istememek mi?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN