Back To Top
Bugünkü yazımızın konusu ‘sevgili dostlar’!

Bugünkü yazımızın konusu ‘sevgili dostlar’!

 - Son Güncelleme: 19.02.2020 Çarşamba 14:08
- A +

Genelkurmay’ın 27 Nisan gecesi sitesine AK Parti’nin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ü  Cumhurbaşkanı adayı olarak göstermesine karşı yayınladığı e-muhtıranın üç gün sonrası.

27 nisan gecesi Abdullah Gül, Ali Babacan, Cemil Çiçek, Ömer Çelik gibi bakanlar bir araya gelerek e-muhtıraya karşı sert bir karşı bildiri kaleme almış, aynı günlerde bu muhtıraya karşı aralarında dün önce beraat ettirilip, sonra absürt bir suçlamayla yeniden gözaltına alınan Osman Kavala’nın, bugün haklarında mahkemenin karar vereceği fantastik Büyükada davası sanıklarının da olduğu sivil toplum aktivistleri açıklamalar yapmış, hala hapiste olan Ahmet Altan gibi yazarlar muhtırayı eleştiren yazılar yazmışlardı.

30 Nisan 2007 günü ise Radikal gazetesinde ekonomi yazan ulusalcı bir yazar “Yaşadıklarımızın Ciddiyetini Fark Etmeyenlere” başlıklı bir yazı kaleme aldı. O yazıdan biraz uzunca bir alıntı okuyalım:

Genelkurmay açıkça şunu söylüyor: Türkiye istediği yere gidebilecek bir gemi veya uçak değildir. Türkiye Cumhuriyeti ileri gidecektir ama bu gidiş sırasında takip edeceği bir ray vardır. Daha açıkçası Türkiye rayı belli olan bir trendir, bu ray dışına taşırılmaya çalışılırsa ana lokomotif üzerindeki haklarımızı kullanır ve treni yeniden raya döndürürüz, biz sistemin sigortasıyız.

Bu noktada soralım, bu mesaj piyasaları rahatsız etmeli mi? Kesinlikle etmemeli. Hükümet daha doğrusu “5 yıl önce aldığı yüzde 34 oy ile hala hükümet olmakta ısrar edenler ve cumhurbaşkanı da bizden olacak diyenler” mesajı alırlarsa sistem “yeniden başlatılmadan” normal sınırlar içinde dönecek ve tren rayına oturacak.

Değerli dostlar, bu noktada “olanları” tarif etmek istiyorum.

Geçtiğimiz hafta başına kadar AKP’nin “herkesin varolanlar içinde en iyisidir” diyerek uzlaşacağı” bir aday çıkaracağı beklentisi vardı. Erdoğan da yakın çevresine böyle olacağına dair net mesajlar verdi ve “öyle bir aday çıkaracağız ki; bunlar gerçekten iş yapmaya gelmiş” diyeceksiniz açıklamasını yaptı.

Daha sonra işin rengi değişti ve Erdoğan, Arınç’ın “ipoteğini” aşamayarak Arınç’a teslim oldu. Aralarında yapılan görüşmede Arınç’ın mutlaka “milli görüşten biri cumhurbaşkanı olacak” dayatması sonucu, “kendi aday olmak istemeyen” Erdoğan ile Arınç “ne sen, ne ben öyleyse Gül” formülü üzerinde anlaştılar. 

Gül aday oldu ve seçim süreci başladı

O gün TBMM’de yaşananlar Türk halkı gibi Silahlı Kuvvetleri de rahatsız etti ve yaşananları Anayasal düzene karşı bir girişim gibi algılayan TSK, Genelkurmay Başkanlığı vasıtasıyla “kendi görev ve sorumluluklarını” Türk kamuoyuna hatırlattı.

Edindiğim bilgilerden de yola çıkarak net olarak söylüyorum; internet sitesine konan o paragraflar aslında rejimi koruma adına atılan bir adımdı, zaman kazandırmaydı. “Makinistlere treni kendiliğinden raya döndürme yolunda” zaman tanındı, rejime “kendini koru” mesajı verildi.

Geldiğimiz noktada durum çok açık, meydanlara toplanan kalabalıklar, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, Türk Silahlı Kuvvetleri kısacası “Türkiye Cumhuriyeti” bir bütün olarak mesajını veriyor ama hükümet direnmekte ısrar ediyor. Bu noktada kendine gelince “demokrasi” diyen hükümete bir çağrım var; bu ülkeyi seviyorsanız “yıpranmış bu yapının seçimsiz cumhurbaşkanı seçmesi için” direnmeyin. Son söz: Türk Silahlı Kuvvetleri “milli görüşten gelen birinin” Atatürk’ün koltuğuna oturmasını, “iç hizmet kanununda kendi verilen koruma ve kollama görevi gereği” engellenmesi gereken bir girişim olarak “algılıyor”. Lütfen bunu algılayın ve Türkiye’yi koruma adına, rejimi koruma adına gereğini yapın.”

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/yasadiklarimizin-ciddiyetini-fark-etmeyenlere-6431825

Berbat bir Türkçe’yle yazılmış, tahammül fersa bu uzun alıntıyı okumak zorunda bıraktığım için kusura bakmayın.

Yazar yazıda apaçık bir muhtırayı savunmakta ve hükümeti eğer Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’nda ısrar ederseniz, darbe olur diyerek de tehdit etmekteydi.

Normal bir hukuk devletinde bir muhtırayı ve darbeyi savunmak suçtur.

Ama burası ne hukuken ne de siyaseten hiçbir zaman normal bir ülke olamadı.

Bu anormallikte Türkiye’yi her zaman herhangi bir ilkesi olmayan fırsatçılar için bir fırsatlar ülkesi yaptı.

Nitekim aynı yazar bir yıl sonra 2008’de bu kez bir yargı darbesi olan AK Parti kapatma davası için yine içinde darbe tehditleri olan  şöyle bir yazı yazabildi:

“Son dönemde hükümet eden siyasi partinin 'artan kendine güveni' ve 'biz her şeyi yaparız, nasıl olsa ses çıkaran yok' tavrı, dün akşam itibariyle devletin çarklarından sadece birinin attığı bir adımla son bulmuş oldu. Devlet, hükümete, 'yeter, yol bitti' dedi... Eğer biraz uğraşıp bizler gibi gidişatı ''sorgulamayı'' deneseydiniz, açılan bu davanın Meclis’in açık kalmasının sigortası olduğunu anlardınız! Anlayana bu cümle de çok şey var!

https://forum.memurlar.net/konu/447720/ (Yazılarını her yerden sildirdiği için linkler yazıları alıntılamış sitelerden)

Ama işte dediğimiz gibi Türkiye fırsatlar ülkesi ve bir türlü o fırsat kapıları kapanmıyor.

İşte o fırsat anı Gezi olaylarında geldi. Bu ekonomi yazan ulusalcı yazar Gezi olaylarının arkasında “dış güçler ve faiz lobisi var” gibi analizlerle, “telekineziyle suikast girişimi” gibi fantastik açıklamalarla bir anda kendisini iktidar cephesine attı.

Atmakla kalmadı.  Başbakan’ın başdanışmanı bile oldu. Hala da ‘Atatürk’ün koltuğunda oturan Milli Görüş’ten bir Cumhurbaşkanı’nın başdanışmanı.

Hadi insanların fikirleri değişebilir diyelim. Fikirlerinin değiştiğine dair bir beyanı olmasa da...

Ama insan 2007’deki bu muhtıracı sicilini düşünüp, o gün hedef aldığı Cumhurbaşkanı adayına en azından darbeci demez, değil mi?

Ama işte bu fırsatçıların böyle bir lüksü var. Onları bağlayan hiçbir ahlaki, fikri standart yok.

O yüzden Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’na karşı 2007’de muhtırayı böyle hararetle savunmuş bu başdanışman, dün Karar’da çıkan Abdullah Gül röportajını ‘darbe’ye bağlayıverdi.

Yine kötü Türkçe ve düşük mantık seviyesi için okurlardan özürle tam olarak şöyle yazdı:

“Durum ciddi sevgili dostlar. Çok açık ve net lafı dolandırmadan yazıyorum; Amaç çok açık ve RAND CORP raporunda açıkça yazıyor. Politik sistemin gerekirse askeri bir dokunuş ile düzeltilmesi, Erdoğan'ın sistem dışına itilmesi ve Türkiye'nin emperyalizme güller içinde eskisi gibi teslim edilmesi! Bu sabah aniden bahçemizde açan kraliçenin Gül'ü, bahçede emperyalist planını tamamladığını ve harekete geçeceklerini gösteriyor... kraliçenin Gül’ünün (Gezi kararı açıklanacağı gün yargıya baskı var diyerek ama altından sopa göstererek) katılması kervanın yola çıktığını gösteriyor!” 

Eşinin başörtüsü yüzünden Gül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığına karşı yayınlanmış bir e-muhtırayı, darbeyi hararetle savunmaktan, Gül’ü parlamenter demokrasiye dönülmeli sözleri yüzünden darbecilikle suçlamaya kadar varmak...

Bunu yaparken de bir sürü yalanı, komplo teorisini peş peşe ekleyip, insanları korkutacak bir darbe fasaryasına bağlamak...

Normal bir akla ve ahlaka sahip insanları bıktıracak bir fikri ve ahlaki düzeyle karşı karşıyayız. Bu kadar iyi yetişmiş insanları, imkanları olan bir ülkenin birikimi, kendisinden başka derdi olmayan böyle insanlara emanet.

Yazmaya değmez diyorsunuz ama maalesef bu akıl, başdanışman olarak yıllardır Türkiye’nin ekonomi yönetiminde etkin konumlarda oturuyor. Sonuç malum...

İktidarın bu karakter tercihlerindeki ısrarı, neden Gül, Davutoğlu, Babacan gibi isimlerin yeni siyasi arayışlara girdiği sorusunun da aslında net bir cevabı...

Türkiye bu kadar medeniyet, karakter, mantık, ahlak erozyonunu gerçekten de hak etmiyor.

Siz ne dersiniz ‘sevgili dostlar’!

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 06:28
Öğretmen sınıfta yaramaz olan öprenciyi sınıf başkanı seçer ki sınıf sessiz olsun kargaşa çıkmasın heralde şimdiki mantıkta bu
KARAR OKURU 20 Şubat 2020 00:33
Bu yazıyı okuyup bahsi geçen adamı tanımayan arkadaşlar.Lütfen yakın siyasi dönemimizle ilgili yorum yapmayın...kendisi Namık Kemal zeybeğin eski damadı olur.namık Kemal zeybekte aydın doğanın bacanağıdır.bu yüzdende CNN Türk ekranları kendisine tahsis edilmiş ahlak yoksunluğunuda sabah programlarında kanıtlamıştır...gerçi balık hafızalı ülkemde Cumhurbaşkanı kendisine söylediklerini unutup başdanışman yaptı.sizinde tanımadan yada hatırlamadan ahkam kesmeniz normal...yazı çok güzel olmuş emeğine sağlık
SKAYA 19 Şubat 2020 23:32
İyi ki varsınız Sn. Oğur. Sizi yürekten kutluyoruz.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 19:34
Aktroller jöleye sahip çıkmadı. Nerde kırmızılar?
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 23:13
0
Jöleliyi yedirmezler. Dik dur jöleli, troller arkanda. sen ve reis birbirinize ne kadar da yakışıyorsunuz. senin gibisi zor bulunur diyeceğim ama numan kurtulmuş, süleyman soylu vb. alınır.
Karar Okuru 19 Şubat 2020 19:21
Muhafazakarlar, sol eskileri, liberaller kritik dönemeçlerde bu iktidara destek vererek ülkeye çok büyük bir kötülük yaptılar.
Tarihçi 19 Şubat 2020 18:26
Kesinlikle paylaşılması gereken, 83 milyon vatandaşa okutulması gereken bir yazı.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 16:30
bence hakediyor, biz tam olarak "bu"yuz, icimizde "bu" olmayanlarda ya hapiste ya da yurt disinda olmayi hakediyor..
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 14:23
Yıldıray Oğur Türkiye halkı yani biz gelişmeye elverişli değiliz bilime sanata düşman yalana talana çalmaya varız adalet hak hukuk insan hakları doğa hakları tanımayız
OKUR 19 Şubat 2020 13:37
Nasılsanız öyle yönetilirsiniz maalesef
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 13:36
İnsanlar fikirlerini ve duruşlarını değiştirdiklerinde çogu zaman iki sonuç bekler onları. Birinde gazetelerinden atılır makamını kaybeder köylerinden kovulurlar.. İkinci gurup da genel yayın yönetmeni bakan ya da köyüne muhtar olur.. Ne kazanıp kaybettigine bakılmalıdır..Bu sonuçlardan birinciyi tercih edebilcek insan çok az çıkar. Dolayısıyla bazen fikrini degiştirmek insanı saygınlaştırır bazen de alçaltır.. Her fikir degiştireni aynı terazide tartanlara söylüyorum..
musto 19 Şubat 2020 12:49
Bahsettiğiniz jöleli zat ı muhterem 90 ve 2000 yıllarda borsaya kayıtlı şirketler ile ilgili proğramlar,yapar verdiği analizlerin hiç birisi tutmazdı.Ertesi gün başlardı ah bu yabancılar diyerek kıyamet koparır bağırır çağırır yine yanlış analizler,yine bağırıp çağırmalar ile geçinip giderdi.Borsamız sayesinde okadar yükseldiki çareyi 2 sıfır atmakta buldular,yakında 2 sıfır atılacak sil baştan tekrar rekordan rekora koşacak sakın aldanmayın bireysel yatırım yapacak kimse kalmadı.Tencere yuvarlanıp kapağını buldu.Neymiş çok bağırıp çağırıp kabahatini dış güçlere yükleyeceksin.
YENİ ATASÖZÜ 19 Şubat 2020 12:37
Bana danışmanını söyle, sana kim olduğunu söyliyeyim.
KARAR OKURUYUM 19 Şubat 2020 12:31
İnsanları çeşitli sınıflara ayırmak mümkün. Omurgalı-Omurgasız gibi de. Sadece bu danışman değil, Süleyman Soylunun, Numan Kurtulmuş'un, Devlet Bahçeli'nin eski konuşmaları ve yeni durdukları yere bakıyorum inanın yüzüm kızarıyor. Bunların ülkemin ve milletimin kaderini belirleyen konumda olmalarına üzülüyorum. RTE'nin İBBB'na seçildiğinde TV'de Mehmet Barlas öyle kızıyordu ki, deliniyordu. Bugğün masşaallah ailecek RTE hayranı.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 12:11
Diyecek pek birşey bırakmamış ki " sevgili dostlar" . Mal ortada, fakat asıl bu malın alıcısına şaşırmalı degil mi?
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 11:41
Bu adamın başdanışman yapılması herşeyden önce Erdoğan hakkında birşey söylüyor. Ülkenin cumhurbaşkanı bu ahlaksızı kendine başdanışman yapıyorsa kendisinin de ondan bir farkı yok demek bu. Bu kadar basit.
Men dakka dukka 19 Şubat 2020 11:36
"Türkiye bu kadar medeniyet, karakter, mantık, ahlak erozyonunu gerçekten de hak etmiyor." Hak eder mi etmez mi bilmem. Ama ortalama seviye bu. Sadece devletin değil, dindarı ile laiki ile sivil toplumun da seviyesi bu. Olmasa bu çapsızlıktaki devlet memurlarının kanını emmesine izin vermez, kendisine hizmet edecek doğru dürüst bir sistem kurulmasını talep ederdi. Ama sivil toplum sistem talep etmiyor, yağmadan pay ve 'öteki'leri ezme gücü talep ediyor. Bence beter olacaksınız.
Elvan dalton 19 Şubat 2020 11:20
döktürmüşsünüz.
reşat 19 Şubat 2020 11:15
yıldıray abi yine araştırmacı yazılarından birini yazmış;zevkle okuyoruz yüreğine sağlık bizi diri tutuyorsun
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 11:10
Sn oğur sizde dün öyle bugün böyle diyenler kervanına katıldığınız in farkındamısınız.. .
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 16:49
5
Nerede farkında olacak! Ortadoğu’nun aynı yetersizlik sorunu.
Medeni 19 Şubat 2020 11:01
Emeğinize sağlık Allah razı olsun
Karar Okuru 19 Şubat 2020 10:53
Bir o yöne bir bi yöne savruluşun arkasındaki psikolojiye ilişkin bir alıntı: ” çok özel şartlar altında, içlerinden bazıları -kısmi bir içgörü kazandığından belki de-, bir sayfayı kapatır gibi yapıp, aslında ama yeniden başlamak üzere "itiraf"larda bulunurlar. hiçbir kaideye ve kerterize sahip olmadıklarından her seferinde yeni başlangıçlar yapmakta ustalaşmışlardır çünkü.bu sefer "meğer ne kullanışlı aptallarmışız" demek için sıraya geçilir.ama daha o anda bütün ifadeyi deşifre eden şeyin çiğ bir gayri sahici ton oluşu apaçık sırıtmaya başlar”.
Karar Okuru 19 Şubat 2020 10:16
“Türkiye bu kadar medeniyet, karakter, mantık, ahlak erozyonunu gerçekten de hak etmiyor“ denilmiş yazı sonunda. Acaba!! Düne kadar demokrasi adına hevesle arkalarından koşulmuyor muydu! Güzel laftır “iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır” deyişi. Tüm uyarılara rağmen yalan yanlış heveslerle topal demokrasi çabasından, seçim iptaline geldik. Bir süre sonra o da kalkar bu anlayışla. “Yetmez ama evet” demiştik, şimdi soralım yetti mi? Daha da istermisiniz? diye. Cehaletin bilgelik tasladığı yerde olunca her kes yazar-çizer, anlatır böyle.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 09:57
Sorun bunlarda değil, bunları buralara getirip tutanda olabilir mi?
karar okuru 19 Şubat 2020 09:54
Yıldıray Bey, takip ettiğim ve bütün yazılarınızı okuduğum tek yazarsınız. bir kez daha çok doğru bir karar verdiğimi görüyorum. Allah razı olsun iyi ki sizler varsınız. Yazınızı okurken "bu kadar olabilir mi ya" dedim.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 16:51
6
Yazarın eski yazılarına da bak belki fikrini değiştirirsin
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 09:29
Akp'nin ilk dönemini sahiplenenler zamanında risk alarak tepkilerini ortaya koymadıkları kötüye gidişe engel olmadıkları için son döneminin müsebbidirler de... Taşralı
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 09:01
TARAF tan beri takop ederim sizi. ilginc bir yazi olmus insanlara nereden nereye dedirten:))
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 09:00
Kaleminize sağlık! Çok Yiğit'çe yazmış ve Bulut'ları dağıtmışsınız :) Lütfen bu şekilde devam. Kolay gelsin.
KARAR OKURU1 19 Şubat 2020 09:00
Dostumuz briyantinli miydi.Ulusalcı mı siyasal İslamcı mı maocu mu herşeyi miydi
bir okur 19 Şubat 2020 08:58
Güzel bir yazı. Para ve çıkar insanı ne hale sokuyor. İnsanda haysiyet, ahlak bırakmıyor. Sadece bahsedilen bu yazar değil, onun gibi omurgasız bir çok kişi hala iktidar partisinde siyaset yapıyor.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 08:55
Olaya bir tarafından bakmışsınız Yıldıray bey. Ya kendisine galiz hakaretler eden birini başdanışman yapanın pragmatizmine ne demeli?
ekrem 19 Şubat 2020 08:51
çok haklısınız sevgili dostum
Tuncay Yaşasın 19 Şubat 2020 08:38
hiç değişme aynı kal sevgili kardeşim. Sizi şahsen tanımam , ama vicdanlı , namuslu , dürüst olmanız bizleri kardeş yapar.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 07:37
2 ay boyunca istanbul meydanlarinda teror estirip etrafi yakip yikanlar icin istenilen ''bana gore cok daha agir cezalar olmaliydi''cezalara demokrasi ayibi insan haklari ihlali gibi bos libos soylemlerle karsi cikanlarin yani geni bizuktur ya da parali askerlerdir.ayip ayip bu kadar milletine devletine dusman insan baska ulkede bulunmaz.mesele agaz degil arkadas anlamadin mi diyen vandal aslinda size soyluyor daha anlamadiniz mi istedigimiz gibi davranmayan hukumeti boyle alasagi ederiz biz diyorlar yildiray bey sen de alkis tut..
KARAR 19 Şubat 2020 07:22
Sayın Oğur, yazılarınızı zevkle okuyorum ve tespitlerinizden dolayı sizi tebrik ederim. Sayın Cumhurbaşkanına ve AKP ye söylenmedik söz ve hakaret bırakmayan yazar ve akademisyenler ödüllendirilerek yüksek makamlara getirildiler. Demek ki iyi makamlara gelmek için çok ağır yazmak ve konuşmak gerekiyormuş. Birileri bir zamanlar demediğini bırakmazken bugün uçaklarda Cumhurbaşkanının sağ koltuğunda oturuyor. Ne günlere kaldık bu yağcı ve menfaatcıların yüzünden.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 07:06
Bu füzenin yanında s400 ne ki. Sayın yazar tam 12 den vurmuşsunuz. Kaleminize sağlık.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 08:45
2
Bu danışmanın ismi ne, kimmiş bu
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 06:53
Ne yazık ki zorlukla kazandığımız paramızın bir kısmıyla böyle akılları yüklüce besliyor olmamız büyük haksızlık ve çok acı.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 06:40
Utanmazlar! Ne yapsalar yeridir artık.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 06:40
Yani söyleyecek söz kalmadı artık. Sadece bu başdanışmanın değil sözcüsünden parti yöneticisine yancısına kadar hepsinin dün söyledikleri küfürler YouTube’da duruyor. Bunlara prim verenler baştacı edenler utanmalı bence. Oy verenler de iki kere utanmalı. Ama nerede öyle yüz.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 09:23
9
Oy verenlerin bu adamlardan haberi var mı sanıyorsun.Nerde o kapasite.
Karar Okuru 19 Şubat 2020 10:03
6
Yazar ve benzerleri de bir zamanlar hevesli destekçi idiler. Hatırlamakta fayda var. Ancak buradaki kalşte bu!
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 13:43
7
Yazar ve benzerleri hala hevesli destekçi. Hukuka ve demokrasiye destekte milim oynama yok, hevesle devam ediyorlar. İktidarın gücüne kapılmadılar. Tebrik etmek lazım. Ama genel olarak laik-devletçi-milliyetçi muhalefetin kalitesi çok düşük. Orası doğru. Olmasa buralara kadar gelinmezdi zaten. Öğrenme kapasiteleri de yok. Aynı duvara kafayı çarpıp duruyorlar. Akıllarına daha farklı bir şey yapmak gelmiyor.
mutlu yücel 19 Şubat 2020 14:11
8
yine perincekci kırk haramiler iş başı yapmış
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 17:02
1
Yazar ve benzerleri gerçek demokrasi ve sahte demokrasiyi ayıramıyorlar. Tilkinin aptal kargayı kandırdığı gibi aldanıp peyniri kaptırdılar. Dün destekleyip bugün şikayet ettiklerine göre ya dün yanıldılar ya da bugün ama yanıldılar. Ergen demokrat hevesi ile demokrat kültür zeka ile ilgili işlerdir.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 18:21
0
Dün hukuku ve demokrasiyi destekliyordu, demokrasidışı baskılardan ve hukuksuzluktan şikayet ediyordu . Bugün de hukuku ve demokrasiyi destekliyor, demokrasidışı baskılardan ve hukuksuzluktan şikayet ediyor. Değişen tek şey eskiden demokrasidışı baskıları ve hukuksuzluğu siz yapıyordunuz; şimdi İslamcılar sizi geçmeye çalışıyor, zor olsa da. Yani yağmadan payınızı kaptırmanız dışında değişen bir şey yok. Bunu anlamak için zekaya da gerek yok, ilkokul Türkçesi kafi. Ama olmuyor bir şekilde...
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 06:37
Artık mide bulantısı veriyor bu iki yüzlü iğrençlikler. Bu kadar seviyesizlik gerçekten başka bir ülkede var mı bilmiyorum. Lütfen bunları daha fazla yazın sayın yazar. Bu bir kişiden ibaret değil. Sayısız önde görünen siyasetçi aynı şeyleri yapıyorlar yıllardır. Siyaset değil bu, bu kadar samimiyetsiz, sahtekar siyaset olmaz olsun. Bu ikiyüzlülüklere prim verenlere oy vermesin kimse. Artık yeter.
Karar Okuru 19 Şubat 2020 09:59
10
Yazarın eski yazılarına bakarsanız onun da jöleli gibi bir o yana bir bu yana savrulduğunu görürsünüz
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 13:39
9
Ben yazarı Taraf döneminden beri okuyorum. Aynı ilkeler doğrultusunda dümdüz gidiyor. Savrulma görmedim hiç. Örnek var mı?
mutlu yücel 19 Şubat 2020 14:09
0
jölenin özelliğini de bilmeyen biri için yazarın eski ile yeni yazısının iktidarın hangi dönemlrinde ve hangi uygulalarına binaen yazıldığını bilmemesi doğaldır.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 17:19
2
Bunlar zeka konuları! aynı zihniyetin kandırmacalarına kapılıp, gerçek yüzü ile karşılaşınca şaşırmak Ortadoğu düzeyi bir aklı gösterir. Kullanışlı aptal deyimi bu gibiler için gene kendilerince söylenmiş güzel bir benzetmedir.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 18:27
1
Bence de zeka konusu. Zihniyete değil ilkeye destek vermenin farkını anlatamıyoruz sore loserlara. Kabileci beyin bir kişiye ya da gruba değil, sisteme destek vermenin ne olduğunu kavrayamıyor. Bir sistemin birileri tarafından verilmediğini bir etkileşim sonucu ortaya çıktığını da bilmiyor, beyni bu tür kavramları öğrenmeye müsait değil. Olsa şimdiye çoktan kavrardı. Kendi haline bırakacağız mecburen.
Karar okuru 20 Şubat 2020 02:52
1
Ni gelişmeJöle ve yazar arasında hiç fark yok aynı torna dan gelme bir anlayış. İçini içeriğini, içinde bulunulan koşulları anlamadan, ortaya bir şeyleri düzeltebilecekmiş havası verenleri tartmayı beceremeyenler olarak sahteliklere kapılanlar sonunda kullanışlı aptal olurlar. İnsani gelişme, toplumsal gelişme, tarih, sosyal gelişmişlik kavramlarından habersiz çocukların yeni öğrendiği kelimeyi yerli yersiz kullanmaları gibi demokrasicilik oynanırsa sonuç böyle olur. Nreyse coğrafyanın kalitesi bu yaşanılacak. Soru basit bugün dünden kötü ise yapılan yanlışmış denir. İlkeymiş hadi canım oradan
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 05:40
Öyle değil Sayın Oğur, aslında tam da bunu hakediyoruz. İçinde bulunduğumuz durum, genel karakterimizi ve tercihlerimizi bir güzel anlatıyor. Bu, biziz işte. Daha iyisini beklemek, safdillik olur.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 05:31
Bu kim sn yazar ,çok ilginç böyle birisi nasıl başdanışmanı olur. Keşke ismini açıkça yazsaydın .
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 08:20
3
İsmi linkteki yazıyı tıklayınca çıkıyor... Yiğit Bulut...
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 08:48
3
Jöleli biri...
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 09:12
4
Kısaca Jöle diyoruz.
Gazete okuru 19 Şubat 2020 09:31
1
İsmini verilen linkten görebilirsiniz
Kararsız 19 Şubat 2020 09:49
4
Yiğit Bulut
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 10:03
4
Yazı içindeki linklere girerseniz kim olduğunu görürsünüz
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 10:22
4
Yiğit Bulut
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 11:04
3
Pes artık. Yazıdaki linklere tıklayın görürsünüz.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 11:09
5
Verilen linklere tıklarsanız kim olduğunu görürsünüz
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 05:30
Bravo....
Ramazan Görgülü 19 Şubat 2020 05:21
Mesaj net bir şekilde alındı, güzel yazı okuyun, okutun arşivlik
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 05:09
İhyalı saadeti fark edememeniz sizin sorununuz.Nazar etme çalış :)
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 04:56
Tebrikler YILDIRAY OĞUR. Bu ülkede utanmanın olmadığını bir daha gösterdiniz. Ne acı değil mi?
Has Parti 19 Şubat 2020 03:40
Hepimizin adını bildiği ama sizin yazmadığınız 'biryantinli' nin tarzıyla Kabataşlı Feriştah'ın tarzları ne kadar birbirine benziyor. Aynen Tuğçe Kazas ile Mevlüt Çavuşoğlu'nun aynı tarzda konuşması gibi. Akparti'nin en büyük başarısı muhtemelen siyaseti tabana yayamasa da, en tabanın siyaset etme dilini ve yöntemini tavana çıkarmayı başarması, bunu sadece Kamboçya'da Pol Pot başarmıştı şimdi Akparti bu başarıya ortak oluyor..
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 03:31
İnşallah Türkiye ilk seçimde bağırsaklarını virüsler ne kadar dayanıklı, güçlü ve yiğit olsada tamamen temizleyecek.
mutlu yücel 19 Şubat 2020 09:12
7
bağırsaklardaki vürüsler in yanında,bir de çok ve kalitesiz jölelerin sıkıp mankurt yaptığı beyinlerden kurtaracağı günleri bekliyoruz.
Has Parti 19 Şubat 2020 03:29
Ben her zaman olduğu gibi Numan Kurtulmuş'un ne söylediğini kendisin bile anlamadığı saçma sapan bir cümle kurup, sonra söylediğinden pişman olup bir ay kadar ortadan yok olmasını bekliyorum önümüzdeki kırk sekiz saat içinde.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 03:26
Bu yazıyı okurken aklıma Murathan Mungan'ın meşhur ve çok veciz bir sözü geldi. "Türkiye'de her şey olursunuz ama rezil olamazsınız." Bence durum maalesef budur. Ama bu tıynetteki kişilerin tercih edilmesi de maalesef vakıadır. Çünkü "özgül ağırlığı" olmayan kişiler elde ettikleri pozisyonlara hak ederek gelmediğini de bilir ne yapması gerektiğini de. Yoksa böyle saçma komplo teorilerine kendilerinin bile inandığını sanmıyorum. Allah milletimize feraset versin.
mutlu yücel 19 Şubat 2020 08:53
2
güzel bir anlatım. murathan"rezillik bizim öz yapımız haline gelip kanıksandığı ve bu yüzden gerçek anlamını yitirdiği için olunamaz"tespitine de katılmamak ne mümkün.
Bir Adam 19 Şubat 2020 02:44
Bahsi geçen yazar o yıllarda hergün sabah CNN de ekonomi yorumları yapar böyle giderse şöyle batacağız böyle batacağız diye üfürürdü. Sonra birden ne oldu bilmiyorum AKP ve RTE yi öven yazılar yazmaya başladı. Zaten o yıllarda AKP ve RTE ye olmadık hakaretleri edenler baştacı... O zor yıllarda destek olanlar ise tu kaka... Demek RTE kim kendisine en çok hakaret eder eleştirirse onu seviyor anlaşılan.
mutlu yücel 19 Şubat 2020 02:42
Kavala ve Altan ların salınıp tekrar tutuklanması olaylarına ilaveten biryantinli bey gibi elli koyunu güdemeyen satıp karını hesap edemeyecek kadar beceriksiz başdanışmanın, Gezi yi ,Büyükada Davasını ve de yeni parti girişimlerini emperyalist devletlerin müdahalesine bağlaması işi için bu kullanışlı şeytan şaplağının bu derece sinir uçlarıyla oynamasına neden,halkı kargaşaya teşvik edip,15 Temmuz girişimine benzer bir müdahaleyle ikinci bir baskı ortamı yaratıp düzeni iyice faşizme kaydırarak varlıklarının devamını mı sağlamaktır” diye düşünürüm.
Jöle diyorum jöle. Diken diken olan saçlarımı düzeltmek için jöle.
mutlu yücel 19 Şubat 2020 08:28
4
bayıldım bu özlü anlatıma.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 02:20
Cennet te cehennem de ne kadar derinmis onu anliyorsunuz.. bu sahis sadece bir ornek, daha neler var..
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 01:48
Zaten ne geldiyse başımıza en başta; bu kendini ülkenin sahibi sanan,kendini halktan soyutlayıp üstün gören, başörtülü kızları okul kapılarında ağlatan,her seçilmişi darbeyle göndereceğini zannedenlerden geldi.Bunlar yüzünden halkın çoğu Atatürk'ü de yanlış tanıdı.Atatürk'ün adını kullanarak dindarlara baskı uyguladılar çünkü...Hala insanlar acaba chp gelirse başörtüsü için aynı şeyler olur mu diye düşünüyor.İşte bundan dolayı akp 17 senedir iktidarda.Bunu göremeyen chpliler var hala.
Karar Okuru 19 Şubat 2020 01:47
Sizler bir ara hevesle bu anlayışı destekliyordunuz! Bu anlayışın içinde yer almış, ülkeyi buraya getiren süreçlerde en önemli görevlerde bulunmuş kişilerle birlikte şimdi şikayet kervanındasınız! O zaman mı yanılıyordunuz yok sa şimdi mi!? Bu jöleli danışmanlar sizler ve trenden atılanların yerine geldi. İşin özü şu ki tek adam rejimlerinde sadece bir adam vardır. Etrafında sadece boş elbiseler dolanır. Dün de bugün de durum budur. Ortadoğu verimsiz insan malzemesi nedeni ile yıkıntı coğrafyasıdır. Her kes yetersiz birikim ve donanımı ile akıl ürettiğini sanır, dün yaptığına bu gün şaşırır.
mutlu yücel 19 Şubat 2020 08:37
3
sizi mankurt yapan perincekler bu memleketin en zavallılarıdır ki biryantinliler bile sizin yanınızda sütten çıkmış ak kaşıktır.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 09:31
3
Anlamak yerine hala laf sokmayı marifet zannediyorsun bu nasıl bir nefret.tamam sen neymişsin be abi aaaaa
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 01:24
Firildaklarin baş danışman olduğu ülkemde ne düzgün olabilirki. Onu yanına alıp biryere getirenler utansın. Sonra bu ülkede niye dürüst insan kalmadi diyorlar. Nasıl kalsın! Kalanlar ya dislanmis, yalakalar ise Sarayda.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 01:21
"Bulut" larda yasayan, her darkafali gibi koseli dusunen, bu kadar capsiz birisinin CB danismani olmasi yonetimin capi konusunda da net bir fikir veriyor...
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 01:16
Israrla hırsıza yalancıya oy veren, hukuk katliamlarına sessiz kalan bir halk her türlü belayı hakediyordur. HER TERCİH BİR KAYBEDİSTİR. Ne hali varsa görsün artık. Başka türlü akillanmayacagiz.
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 08:52
1
Bir musibet bin nasihatten evlaymış...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN