Back To Top
Hukukla iltisak ve irtibatı koparınca...

Hukukla iltisak ve irtibatı koparınca...

 - Son Güncelleme: 15.02.2020 Cumartesi 09:56
- A +

İki gündür Cumhuriyet gazetesinin manşetinden Seyhan Avşar imzasıyla çok önemli bir haber yayınlanıyor.

Ama bu kritik haber, 1969’lardan kahve lekeli bağış makbuzlarının havalarda uçuştuğu FETÖ’nün siyasi ayağı kim adlı yakan top oyunu kadar heyecan uyandırmadı.

Muhtemelen muhafazakar çevreler haber Cumhuriyet’te çıktığı  için iddialara şüpheyle yaklaşmıştır.

Halbuki haberdeki vahim iddiaların kaynağı İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişinin raporu.

Bugüne kadar çok dillendirilen ama daha çok küçük balıkların yakalanabildiği FETÖ Borsası hakkında yakalanmış en büyük balık bu.

Hala iddia aşamasında olduğu için isimler inisiyal olarak kullanılacak.

Aslında isimler önemli ama bu yazının esas konusu isimlerden çok kötü hukukun nasıl bir çürüme yarattığı...

İddiaların başrolünde İstanbul Emniyeti’nin eski İstihbarat Şube Müdürü Ö.T. var. 2016’da darbe girişiminin hemen ardından getirildiği İstihbarat Şube Müdürlüğü’nden 2017’in Eylül ayının ortalarında alınmıştı.

Uzun yıllar İstanbul Emniyeti’nde Terörle Mücadele Şubesi’nde çalışmış, daha sonra İstanbul Emniyet Müdürü’nün Özel Kalem Müdürü olarak görev yapmış Ö.T.’nin darbeden hemen sonra çok kritik bir görev olan İstihbarat Şube’nin başına getirilmesinin bir sebebi var.

Yine ismini Google’ladığınızda karşınıza çıkan gazete haberlerine göre 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstanbul Emniyet Müdürü ile birlikte köprüye gitmiş, orada darbecilerle çatışma sırasında yaralanmış. Darbe öncesinde de paralel yapıyla mücadele operasyonlarında görev yapmış.

İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürlüğü’nün ne kadar kritik bir pozisyon olduğunu Türkiye’de haberleri biraz okuyan herkes bilecektir. Ülkeyi sarsan en büyük soruşturmalar bu dairenin topladığı istihbaratlarla yapılıyor. Ülkenin kalbinin attığı İstanbul’da alınan yasal dinleme kararları da yine bu dairenin işi.

Son dönemde Türkiye’nin konuştuğu Büyükada, Cumhuriyet gazetesi, Sözcü gazetesi, Osman Kavala, Ahmet Altan gibi soruşturmalar sırasında görev başında olan bir isimden bahsediyoruz.

Peki 15 Temmuz gecesi köprüde darbecilere direnen bu emniyet müdürü, Cumhuriyet gazetesinin haberine göre İçişleri Bakanlığı müfettişinin raporunda ne ile suçlanıyor?

Haberden okuyalım:

Çalık Holding’e bağlı Çalık Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı A. T. ‘nin kendisi ve ailesi hakkındaki FETÖ evrakı, eski İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ö. T. tarafından boğaz manzaralı köşk karşılığında temizlendi.”

Haberde temizlenen evrakın ne olduğundan bahsedilmiyor. Haberde alıntılanan Mülkiye müfettişinin raporundaki tanık polislerin ifadelerinde şöyle bilgiler var:

“Çalık Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı A. T., 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ soruşturmaları tamamlanana kadar yurtdışına çıktı. T’nin yurtdışında bulunduğu 3 Eylül 2017 tarihinde pasaport tahdidinin bulunup bulunmadığı İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü personeli tarafından İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ö. T talimatıyla sorgulandı.”

A.T., Çalık Holding’in sadece profesyonel bir çalışanı değil, aynı zamanda iktidara da çok yakın olan holdingin patronunun yeğeni. Bu bilgi ve güçlü ilişkiler ağı yine Google kadar yakın.

Yani büyük ve dokunulmaz isimlerden bahsediyoruz.

Herhalde bundan dolayı da bu hizmetin karşılığı, Emirgan’da ederi 4 milyon olan boğaz manzaralı bir köşk olmuş.

İkinci gün devam eden haberde, mülkiye müfettişinin, köşkün nasıl çaktırmadan el değiştirildiğiyle ilgili saptamaları yer alıyor. Müfettiş bu dolambaçlı satış için raporunda “Söz konusu taşınmazın satışı başarısız bir kurgudur” demiş.

Haberde, yine mülkiye müfettişinin raporuna dayandırılarak İstanbul Emniyeti eski İstihbarat Müdürü’nün mal varlığının dökümü de verilmiş:

“Arnavutköy’de bir taşınmaz, Bahçeşehir Koleji’nde eşi ve kendi adına yüzde 7.5’şer hisse, muhtelif tarihlerde 3 adet Mercedes marka otomobil ve Land Rover marka arazi aracı, 2017-2018 yılları arasında hesabında 3 milyon 287 bin 770 TL, eşinin hesabında ise 259 bin 339 TL’lik bir artış, yurtdışı hesapları ve bunlara yapılan iki para transferi, 2018’de Belçika’dan hesabına gönderilen 130 bin Avro, kendisi ve eşine ait 2 ayrı banka kasası.”

Heyecan olsun diye polislik yapan çok zengin bir ailenin mensubu değilse bir emniyet müdürünün bu kadar mal varlığı olmaz.

Bu mal dökümü listesi bile meselenin tek bir FETÖ dosyası silme işleminden ibaret olmadığını söylüyor.

Fakat emniyet müdürü 2017 yılının eylül ayında görevden alınmasına ve iddialar bu kadar ciddi olmasına rağmen haberde yazdığına göre açılan soruşturmadan üç yıldır bir sonuç çıkmamış.

Attığı tweet için yaşlı amcaları evinden gözaltına alan İstanbul emniyeti ve başsavcılığını bu iddialar henüz harekete geçirememiş.

Halbuki bir polis müdürünün bir koleje nasıl ortak olabildiği bile soruşturulmayı hak ediyor.

Ama yine de bu haberi okuyunca sadece görevini kötüye kullanan bir devlet memuru hikayesi görmek büyük eksiklik olur ve hiçbir işe yaramaz.

Sadece bir kişiden ve bir olaydan bahsetmiyoruz. Mesele bir şahsın ne yaptığı değil. Esas mesele bu suiistimallere imkan veren toksik ortamın nasıl oluştuğu.

Onu anlamadan Cumhurbaşkanlığı Hukuk Kurulu’nda olup, bir uyuşturucu kaçakçısının salınması için savcıları sıkıştıran anayasa profesörünü nasıl açıklayabiliriz.

Emniyet müdürlüklerinde, savcılıklarda FETÖ borsaları, FETÖ soruşturmalarını içinden çıkılamayacak bir cadı avına çeviren iki kelime sayesinde kuruldu; iltisak ve irtibat.

Hukuki olmayan, devletin güvenlik birimlerinin kullandığı bu iki kelime en baştan FETÖ soruşturmalarının merkezine oturtuldu ve soruşturmalarda somut suç değil, mensubiyet avcılığı yapıldı, yapılıyor. Böylece herkesin eline başkasına karşı rahatlıkla kullanabileceği bir silah verilmiş oldu.

Son 40 yılda Cumhurbaşkanlarının, Başbakanların hürmet ettiği, toplantılarına katıldığı, 28 Şubat günlerinde Genelkurmay Başkanı’nın bile makamında temsilcilerini kabul ettiği henüz ‘muteber’ bir dini cemaatken bu örgütle tanışmış, farklı derecelerde irtibat kurmuş milyonlarca insan, bu ‘cemaat’ bir terör örgütüne dönüşünce potansiyel terörist haline geldi.

Bu ‘cemaate’ para veren bir baklavacı, okullarından çalışan bir ana okul öğretmeninin statüsü, köprüde tanktan halkın üzerine ateş açan bir yarbayla eşitlendi.

Bir memurun çocuğunu bunların okullarına göndermesi bile amirinin onu KHK listesine ekleyip, ihracına delil olabildi. Ama o memurun çocuğu ile aynı sınıfta okuyan başka bir çocuğun babası iktidar partisinden milletvekiliyse bu irtibat aleyhte bir delile dönüşmedi.

17/25 Aralık’tan sonra bile cemaat sözcülüğüne devam eden biri sonra yazılar yazıp sicilini affettirebildi ama küçük adliye bir memuru 10 yıl önce cemaat yurdunda kalmadığını ispat için meslek yüksek okulu okuduğu şehre gidip kapanmış MGV yurdundan kağıt almaya çalışmak zorunda kaldı.

Soruşturmaların merkezinde somut suçlar değil, mensubiyet, olunca hukuki soruşturmalardaki keyfilikler arttı. İrtibat ve iltisak gibi kavramlarla bir anda bir terör örgütüne girmek kolaylaşınca, haliyle çıkmak da kolaylaştı.

Bir şekilde bu örgütle irtibatı olmuş olanlar, sonuçları ağır olan bu soruşturmalardan kurtulmak için de yollar aradılar.

İnsanların kaderi bu kadar kolay kolluk güçlerinin eline bırakılınca bu arz ve talep FETÖ Borsası’nı yarattı.

Hakkında pasaport tahdidi var mı diye sormak, ihalelere girmek için savcılıklardan temiz kağıdı almanın bile bir piyasası oluştu. FETÖ’den tutuklanıp malına kayyım atanmasının maliyeti, bunu engellemek için ödenecek maliyetleri önemsiz hale getirdi. 

Partilerin, liderlerin ortak bir muhasebe yapmak yerine, birbirini FETÖ’nün siyasi ayağı olmakla suçlamayı tercih ettiği bu enfekte ortamın kendi karaborsasını yaratmayacağını düşünmek zaten safdillik olurdu.

O yüzden “parası, tanıdığı olan FETÖ’cüler yırtıyor” eleştirisi de doğru olsa da bu sorunun çaresi değil. Çare tavizsiz herkesi tutuklamak, herkese cezaları basmak, asla kimseyi tahliye etmemek de değil.

Çare, bu soruşturmalardaki irtibat-iltisak kriterini, mensubiyet avcılığını bırakıp, somut suçlamalara bakmak ve evrensel hukuki standartlara dönmek.

Herkesin tepesinde bir FETÖ kılıcının sallandığı, kolluk güçlerinin yozlaştığı böyle bir güvensiz ortamda, iktidarlara da boyunu posunu beğenmediği için sivil toplumcuları, siyasetçileri, gazetecileri ağırlaştırılmış müebbetle yargılama fırsatı doğar.

Parasını sivil toplum işlerine harcayan işadamının hayatı, zengin bir işadamını kurtarmak için köşk pazarlığı yapan istihbarat müdürünün insafına terk edilmiş olur.

Neyse ki bu hikayede hala iki iyi haber var: Dokunulmaz isimlerin adının geçtiği bu kritik soruşturmayı İçişleri Bakanlığı’nın müfettişleri yürütüyor ve hala bu soruşturmaları haber yapabilen gazeteciler ve gazeteler var...

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Zafer KIRAN 15 Şubat 2020 22:12
Alkışlar yazara
Şakire bir çay 15 Şubat 2020 21:43
Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş, olması gereken ile olan arasındaki fark açıldıkça insanların güveni sarsılıyor. Hâlbuki güven duygusu en büyük zenginlik tir. Güven azaldıkça maalesef vicdanen, moralmen ve madden ekonomik olarak fakirleşiyoruz...
VATANDAŞ MEHMET. 15 Şubat 2020 21:08
Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’i hatırlayan var mıdır veya ‘’NEREDEN BULDUN YASASI’’nı belki hatırlarsınız.1998 de çıkarılan ve servetin kaynağının sorgulanmasını esas alan,gelirin meşruiyetini sorgulayan bu düzenleme uygulanma imkanı bulamamıştı.Günümüzde ABD,Almanya,Fransa gibi ülkelerde uygulanan ve mesela politikacıların,bürokratların,işadamlarının ve bütün vatandaşlarında meşru olmayan servet artışını sorgulayan,el koyan ve hapisle cezalandıran bir yasal düzenlemeden bahsediyorum. Peki,Türkiye’de buna en çok kimler karşı çıkar;iktidar mı,muhalefet mi,yoksa hepsi mi?FETÖ’NÜN AYAKLARI MI?
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 13:22
0
Bravo hocam! Bu bağlamda aklımda kalan meşhur bir cümle " bunu yaparsaniz partiye ilçe başkanı bile bulamazsınız!)
Gelinime söyleyemiyorum, kızım da zaten anlamaz, terazi lastik cimlastik.
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 13:24
0
Yazara sorsam mi acaba! Kötü hukuk neyin üzerine oturuyor?? (Cevap: sihirli kelime;"FETÖ") Bu kelimeyi hayatımızdan çıkartalım hukuk bir anda güzelleşir.
HACI MURAT 15 Şubat 2020 20:14
Fetö ve iltisaklılarının dünya ve ahirette altından kalkamayacakları şöyle bir vebal var omuzlarında:Dindar insanlara,hayır kuruluşlarına olan itimat ve hüsnü zannı yerle bir ettiler. Dindarlara olan güveni sarstılar.Dindar insanların tamamını mağdur ettiler.Yıldıray Oğur'un hiç görmediği, göremediği asıl mağduriyet noktası burası bence.Bunun hesabını dünyada da ahirette de veremezler.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 22:41
1
Şimdi fetö metö kalmadı, dinin, dindarın itibarı daha mı çok?
Ehl-i İrfan 15 Şubat 2020 19:26
Ehl-i İrfan'ın, yorumları editöre mi,yoksa köşenin yazarına mı ağır ve sarsıcı geliyor ki yayınlanmıyor? Hayret, hakaret yok,saptırma yok...yazarın geçmişteki yazılarından bir küçük alıntı... hepsi bu kadar....bununda yayınlanmayacağını biliyorum... çünkü mesai kapandı....sonra ki yazı için sıra almış olalım....!!!!!
Kafkameli 15 Şubat 2020 19:21
''Çare, bu soruşturmalardaki irtibat-iltisak kriterini, mensubiyet avcılığını bırakıp, somut suçlamalara bakmak ve evrensel hukuki standartlara dönmek." En yakın zamanda bu standartlara dönülmesi dileğimle... Tespitiniz çok yerinde.
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 02:13
0
İrtibat vr iltisak hukuki değil zaten...
Kendi döneminde ki hesabı ibra edilmeden şaibeli yönetimi bırakmak zorunda kalan mahallemiz "saat kulesi yaptırma ve yaşatma derneği" eski başkanı hacıemmimiz, suriyeli bir hatun ile izdivac bahanesi ile fena dolandırıldı. Geçmiş olsun bile diyemeden adamcağız ortadan kayboldu. Mahalleli oralı bile olmadı yahu.
Abdullah GARİB 15 Şubat 2020 18:37
Sn.Yıldıray OĞUR Beyefendiye;İnsanlık,iman,dürüstlük,doğruluk kalptedir.Kalp siyahlaştı mı?Artık çaresi yoktur.Münafıklık ve iki yüzlülük başlar.Bundan sonra şekilcilik yerini alır.Sözde Müslümanlardan olurlar.El altından her rezilliği yaparlar.Bu kişiler genelde pozitif akıl ve pozitif bilim ve evrensel hukuk normlarını inkar eden ve eleştiriye kapalı,sorgulamayan gruplara girerek bulundukları camiayı da kirletirler ki bunun örneğini Ensar vakfındaki çocuk tacizcisinde gördük.Bu gibilerin Allah katında dünyadaki bir akrep kadar değeri olmadığı için Allah'a karşı en sevimsiz varlıktır.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 16:18
..haber olması gereken bir görevlinin yaptığı yolsuzluk-suistimal durumumu..yoksa idarenin-yönetimin hatta sistemin-düzenin insanları ne hale getirdiğimi..ibni Haldun şöyle demiş;devletler adil olursa devam eder,hatta kafir bile olsa..zulmün var olduğu bir devletin devam etme şansı yoktur..gerisi fasa fiso...
karar okuru 15 Şubat 2020 16:07
sayın yazar bu tespitleriniz için teşekkür ederim. darbeciler kimse en ağır cezalar verilsin. ama mahkemeler herkese adil yaklaşsın. masum insanlara darbeci diyenler daha en az mazlumlar kadar çeksin. bu yazıya yorum yazanların bir kısmı çok yakın bir zamanda yazdıklarından utanacaklar, algılara aldandıklarını anlayacaklar. fakat en güzel yer mahşerde herkesin yazdıklarınızın ve konuştuklarının en adil mahkemede verecekleri yerdir. son pişmanlıkları fayda vermeyecektir. bunu da belki düşünüp yanlışlarından vazgeçerler niyetiyle yazdım.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 16:03
İyiki ahiret var, hesap günü gelecek ve orada adam kayırma, rüşvet, makam, mevki olmayacak. Herkes doğru hesap vermek zorunda.Mazlum hakkını alacak, zalim pişman olacak. Yaşasın Mahkeme-i Kübra.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 16:19
1
Onemli olan onlemek. Bunun icin yoneticilerin hesap vermek zorunda oldugu bir duzen kurmak gerek: buna demokrasi ve hukuk devleti diyoruz.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 16:30
0
Elbette yaşasın mahkeme-i Kübra. Ama bu bakış açısi, rusvetciligi engelleyemiyor. Yasal adımlar atılmadan ülkede hiç birşey değişmez. Yolsuzluk, dolayli olarak issizlik, egitimsizlik ve yoksulluğun artmasına sebebi.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 15:52
FETÖ’nün 5 tepe yöneticisiyle 766 kez telefon irtibatının bulunmus oldugu bildigimiz, 2015 ten sonra dahi FETÖ iltisaklı dernekte yöneticilik yapan Bulent Arincin damati serbest. Kızını dershaneye gönderen amca, bankaya para yatıran teyze, ise feto üyeliğinden ceza aliyor. Fetoyle mücadele etmesi gereken tepe adamlar, mücadeleyi bırakmış, parayı verenin düdüğü çaldığı bir rüşvet duzeni kurmus. Ulkenin Reisi de kendine muhalefet edene, fetonun siyasi ayağı diyor. Fetoyle mücadele boyle yürüyor.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 14:16
çok dogru tesbitler
ADIN ÖNEMİ YOK 15 Şubat 2020 13:02
Mahkemeler, somut suç bulamayınca baştan suçlu ilan ettikleri kişileri cezalandırabilmek için irtibatlı / iltisaklı terimleri türedi. Suç olmayan fiillere ne ceza verileceği de belli olmayınca birisi müebbet dedi, diğeri beraat... Böyle Hukuk devleti olunur mu?
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 12:59
Bence en iyi çözüm hukuku askıya almak
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 19:55
0
Hukukaskıda zaten acaba kim canını çıkaracak ve hukukun katline sebep olacak onu beklreyip göreceğiz
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 12:42
Önce iyi insan lara ihtiyaç var. İnsanlar menfaat odaklı olduğu sürece böyle devam eder.En basiti İnsanlar cennete gitmeyı talep ediyor.Allahin rızası isteyen varmı? Bir ambalaj içindeki hediyeden değerli olabilirmi? Kur an diyoruz içine bakıp ona gore yasayan varmı ? Hukuk diyoruz kafamıza göre gidiyoruz.kimsenin hakkı hukuku onuru korunuyormu? Televizyon oturumlari mahkeme gibi kim neye hizmet ediyor belli değil.Bir an önce bu algı olayı sonlandırilarak Evrensel Akılcı Hukuka dönülmelidir.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 12:38
12 yaşındaki miniklerin oyun oynarken arttıkları kartopların biri Kemal'in büstüne denk geldiği için okuldan ayrılmak zorunda kaldıkları bir ülkede hangi hukuk'tan hangi iltisak'tan hangi irtibattan bahsedebiliriz? Bu ülke Kemalizm denen hastalıktan kurtulmadığı müddetçe ne demokrasi olabilir, ne hukuk devleti olabilir ne de medeni bir ülke olabilir.
Karar Okuru 15 Şubat 2020 15:14
2
Pek inandırıcı değil bu,
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 21:32
0
Birileri “işgüzarlık” yaptı diye ülkenin kurucularından birini sakil bir hitap tarzıyla anma cüretini gösterenler, kendi seviyelerini de belli etmiş olurlar. Böyleleri, başkalarını küçük düşürmek için sıra ve fırsat gözeten ve ilk fırsatta en yakınındakini dahi işine geldiğinde gözden çıkaracak nitelikteki “kişiler”dir. Saygı ve adaptan uzak olanları, ilgilileri bilir ve sıranın kendisine geleceğini tahmin ederler ve hep temkinlidirler...
musto 15 Şubat 2020 12:23
90yıllar hafta sonu yorgunluğunu atmak için dernekte hoş gün oyunu oynarız,oyunculardan birisi zamanın büyük finans kurumunun sahibi. Yanında,özel korumaları sabaha karşı,parası bitti araçtan para getirmesi için korumasını gönderdi.15 dakika sonra Beşiktaş çarşıda kıyamet koptu.Aşağı indik kırmızılı sarılı onlarca genç motorlu polisler korumalar ile tartışıyorlar.Finans kurumu sahibi birini kenara çekti bir şeyler söyledi sen bana rüşvetmi teklif ediyorsun devletim bana maaşımı fazlasıyla veriyor.derdest edilip götürüldüler.Benim memurum işini bilirden başka bir yönetim tarzına geçtik.
musto 15 Şubat 2020 12:02
80,yılların sonu Kütahya yolunda ekip tarafından durdurulduk hız limiti aşılmış ekip şefi hoş geldin hemşerim İstanbuldan tayin edilmiş takıldığım dernekten tanıyormuş ceza kesilmedi akşam otele uğrarım dedi gittik.Trafik cezaları elden tahsil edilmeyecekmiş makbuz kesilecek rüşvetin önü alınacak.Komiser yardımcısı ağlamaklı 5 kooparatif dairesi almış borçlarını ödemiş 2 kooparatif.dairesine borçlanmış nasıl ödeyeceğini düşünüyor.Daha önce nasıl ödedin 100 tl cezayı 50 tl indirip elden alıp cebimize atıyorduk.İçi acıyarak dairelerden birisini satıp diğerlerinin borçlarını ödemeye razı oldu.
HACI MURAT 15 Şubat 2020 11:51
Bank Asya'nın sokağından geçmiştim de,30 yıl önce dersanelerine uğramıştım da...bu sepepten atıldım.Bunlar sulandırma taktiklerinden başka bir şey değil.Özellikle dersaneleri başarılı göründüğü için dersanelerine öğrenci vermeyen aile çıkmaz Türkiye'de.Bu hesaptan gittiğimiz takdirde kamuda memur kalmaması gerekirdi.Bir arkadaşımın çocuğu atıldı.Niçin?Milat konulduktan sonra inadına,destek amacıyla fetönün sendikasına üye olduğu için.Açıktır ki bu eylem fetönün safında yer alma eylemidir.Bundan dolayı içeri almak gerekmez ama, dışarıya atmak pekala gerekebilir.Zira ortada bir savaş vardı
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 16:35
3
Allah seni ıslah eylesin vicdani körelmiş insan. Don kişot gibi herşeye SAVAŞ ilan etmişsin
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 21:39
0
Hacı Murat, geçtiğimiz haftalardaki bir yorumunuz şaşırtsa da oldukça ümit vericiydi. Biraz hukuk çalışın, ders kitabı da olur. Bir gün sizi kapısının önünden geçtiniz diye “içeri atarlarsa” haber verin de o zaman “miladı kişiler koymaz, hukuk koyar” diyebilelim. Yoksa bu mantıkla başkası gelir, diğerlerini “içeri atar”. Sonu gelmez...
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 12:40
0
Askeriye veya ÖSYM gibi bir kurumda kaldı mı dershanesine giden? Belirli bir cemaatten olduğunu ispatlayamazsan vs kritik kurumlarda dershanesine gideni dahi attılar. Araştırıp sonra konuşun.
KARAR OKURU 16 Şubat 2020 13:44
0
Kamuda milletin personeli kaldı mı vijdansız sabuha. Daha doğrusu Millet kaldı mı? Yilların milli davası Kudüs mitingi bile Milleti bir araya getiremedi. Miting te reis nerede?
HACI MURAT 15 Şubat 2020 11:08
Fetö konusunda suçlanan kişileri içeri alma konusunda son derece titiz olmak, bir suça karıştıkları somut olarak ispatlanmayan kişileri asla tutuklamamak gerekekir.Fakat kamudan fetöcü ayıklama işi öğle değil. Adam aile hekimi,16 Temmuz sabahı "Senaryo bu yaw!"diyor.Adam öğretmen fetöyü arslanlar gibi savunuyor ve bir yandan da kaçak yaşamaya başlıyor.KHK'lilerin kahir ekseriyeti fetönün yanlış bir iş yapmadığı kanaatinde.Devlet bu adamları niçin çalıştırsın,bunlara niçin maaş versin?Yıllar önce yolları kesiştiği için atıldılar söylemi efsaneden ibaret. 1.derece 3 yakınım dersanelerine git
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 14:13
2
Başina gelmeyen böyle der.En dogrusunu Allah biliyor ve görüyor.Bunca iniltiyi duymayan herkesi rahmana şikayet ediyorum.
HACI MURAT 15 Şubat 2020 15:28
11
Rahman'ın kulları hem fetöyü,hem destekçilerini Rahman'a şikayet ediyorlar.Yıllarca bu milletin çocuklarının hakkını yediler,milletin enerjisini zayi ettiler,4.5 milyon doları asrın yolsuzluğu ilan ettiler velakin millete 100 milyar dolar kaybettirdiler.Her fetöcü alacaklı olmak şöyle dursun, bu millete maddi manevi borçludur.Borçlarını acilen ödemeleri gerekiyor.Aksi takdirde öbür tarafta işleri daha da zor olacaktır.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 16:32
2
Haci siz fetoyla sarmas dolas is yaparken biz fetoyla mucadele ediyorduk. Feto size vurana kadar fetoyu korudunuz, devlete doldurdunuz. Kimin suclu olduguna sadece bagimsiz yargi karar verir, varsa tabii. Yoneticilerin insanlari cezalandirdigi rejime diktatorluk denir. Keyfiyetin balyozunu birgun sizde yiyebilirsiniz, zirvalamayi birakin...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 18:41
3
Aynı sizin gibi düşünen bir bayan vardı. Hep suçlu olmasalar ne diye cezaevine girsinler diyordu. Demek ki bir suçları var diye de eklerdi. Yoksa boşu boşuna devlet içeriye niye atsın? diyordu. Bunu cumartesi günü söylüyordu bayan. Çarşamba günü bir baktık bayan cezaevinin önünde ziyaretçi kuyruğunda. Cezaevinin bir çalışanı yavaşça "abla hayırdır" dedi. Eşimi tutukladılar hiç bir suçu olmadığı halde... Dilerim siz böyle bir süreç yaşamazsınız. Ancak yaşamayan bilmez.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:43
Fetö soruşturmalarında yüzbinlerce kişilik bir havuzdan bahsediyoruz, elbette bu havuz ahlaken düşük insanların iştahını kabartacaktır. Ancak haberi cumhuriyet gibi, 1930'larda kalmış gerici, bağnaz, köhnemiş bir zihniyetin temsilcisi olmaktan başka hiç bir şey olmayan bir gazeteden okumak elbette rasyonel, medeni insanda kuşkuyu tetikler. Dikkatli olmakta fayda var, şüphecilik her zaman iyidir, Cumhuriyet'teki gerici, yalancı zihniyet araya başka şeyler de katmış olabilir.
Karar Okuru 15 Şubat 2020 15:17
2
Din dolandırıcılığı da ayrı bir dert. Bırak 30 ları bin yıldan fazla geriyi yaşayan var!
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 16:16
3
@15:17, 1000 yıl önceki sevgi, hoşgörü ortamını yaşayan insanlar, 1930'ların faşist baskıcı dikta rejimini benimsemiş olanlardan her açıdan daha iyidir.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:39
Bu ülkede en kutsal değer para olunca parası olan her suçtan yırtar.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:10
Hiçbir irtibat ve iltisak olmadığı halde işten atılanlar var. Yani evlerinde bir gün dahi kalmamış olanlar, fetönün bin km yanından geçmemiş kişiler de fetöcü yapılıp atılıyor veya zorla istifa ettiriliyor. Neden? Çünkü bu kişiler onlara göre muhalif ve hukuksuzluklarına göz yumacak kişilikte insanlar değil. Ben de zorla istifa ettirilen kişilerdenim. Şunu açıkça söylebilirim ki irtibat ve iltisak uygulamalarında ne hukuk ne ahlak ne de mantık barınmaz.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 09:25
Artik kepazeligin olcusu, derecesi, siniri kalmadi bu ulkede.
"Çare, bu soruşturmalardaki irtibat-iltisak kriterini, mensubiyet avcılığını bırakıp, somut suçlamalara bakmak ve evrensel hukuki standartlara dönmek". Gerçekten meraktan soruyorum. Bu dönülmesi gereken hukuki standartlar, sözgelimi ankesör yöntemiyle tespit edilebilen, dolayısıyla irtibat-iltisak, mensubiyet gerekçesiyle ordudan uzaklaştırılan ve sayıları binleri bulan fetöcü subayların orduya geri dönüşünü beraberinde getirmeyecek mi? hırsıza anahtar teslim ederek, o evde huzur içinde uyumayı nasıl becereceğiz? buna tatmin edici bir çözümünüz var mı yoksa boş konuşmaya devam mı?
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 09:51
28
O öyle bir irtibat ve iltisak ki bir gün seni de fetöcü yapar. Azıcık hukuk deyin azıcık.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:32
8
Sen şu soruya bir cevağ ver bakalım: madem o adam öyle teröristdi niye darbeye katılmamış...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:37
4
Ordudan atılmak sorun değil. Devletten atılmak da sorun değil. Bir insana güvenememek terörist ilan etmek arasında dağlar kadar fark var. Bugün onun bunun lafıyla insanlar terörist ilan ediliyor, çoluk çocuk aç bırakılıyor. Eğer somut delilin varsa işten atmak yetmez, terörist olarak, darbeci olarak yargılaman gerekir. Kimden alıyor darbeciyi sadece işten atarak affetme yetkisini devlet? Ama somut delilin yoksa da en fazla terörist misin bilmiyorum ama sana güvenemiyorum git rızkını özel sektörde kazan dersin. Bugün yapılan bu değildir. İşten atılanın sgk kaydına 36 kodu konuyor.
Karar okuru 15 Şubat 2020 10:38
5
Beyefendi hirsiz Evin icinde ve evi bosaltmakla mesgul an itibari ile. Evin icinde de herkes horul horul uyuyor. Hukuki standartlarin ne halde oldugunu gormek istiyorsaniz. Bkz. Gezi Davasi. Siz bu yukaridaki yaziyi bos konusmak olarak algiladiysaniz tabii olarak diyecek laf kalmiyor. Bana sorarsaniz yazi birhayli dolu ve detayli …
Karar Okuru 15 Şubat 2020 12:33
6
Bu gün bunları yapanlara da aynısı olabilir. Nasıl fetö’nün dün yaptıkları misli ile bugün onlara yapılıyorsa. Adalet bir gün herkese lazım olur!
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 07:51
Kahraman milletimiz eskiden önüne ciddi bir rakip çıktığında ben dururken o yobazı mı göreve getireceksiniz veya ihaleyi vereceksiniz derdi. Şimdi ben dururken O solcuyu mı veya FETÖcüyü mü tercih ediyorsunuz diyor. Normal zamanda herkes iyi, felaket zamanlarında kenetleniyor ama işin içine menfaat girince herkesin içinden bir sırtlan çıkıyor.
Özkan 15 Şubat 2020 07:41
Burada öyle bir hata yapıldı ki bunun vehametini anlamaya başlamınız 4/5 yıl sürdü bakalım bu hatadan dönmeniz kaç yıl sürecek .Yazık ettiniz bunca masum insana .Şair bir Hilal uğruna ne güneşler batıyor yarab demiş soruyorum size milyonlarca insan hangi kazanç İçin yok edildi /ediliyor ...Kazananı olmayan kaybedeni milyonlar olan bir hukuk skandalı ...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 07:00
Felaket bir haldeyiz
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 06:10
Anlattıklarınız; hikayenin sadece kadrajdan görünen kısmı. Daha neler var neler...
dalalet 15 Şubat 2020 04:51
"1969’lardan kahve lekeli bağış makbuzlarının havalarda uçuştuğu FETÖ’nün siyasi ayağı kim adlı yakan top oyunu kadar heyecan uyandırmadı." Feto'nun bagis makbuzuna "oyun" diyen insaliktan cikmis birine gazetede yazi yazdirmalari ayri bir dalalet
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:21
13
Okuduğunu anlamayan insan. Yada anlamak istemeyen... Daleletinden haberin yok, başkasına laf edersin.... Allah kimseye ideolojik körlük vermesin...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:23
3
O kadar bi habersin ki, bilgisizsin ki, o belgenin sahte olduğu ortaya çıktı ondan bile haberin yok... Yada kötü niyetlisin... Artık bilemem..
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 03:35
Erdogan nin butun kararlari adim adim curuttu ulkeyi.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:09
28
Erdoğan olmasaydı çürümeyi görürdün sen.Dua et ki darbe olduğunda başta o vardı.yoksa kimse dayanamazdi.rizeli hepsinin hakkından geldi .fetoculeri ve darbe gerçekleşsin diye düşünenleri önce Allah'ın sonra milletin yardımıyla perişan etti.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 21:47
0
Erdoğan, uzaydan ışınlanmadı. Bu yazar arkadaşların da çok emeği var. (Hep aynı terane demeyin, burada tam yeri!) “Onlardan, bizden bir vatandaş” o da. Bu beyefendi geçtiğimiz aylarda kendisine güvenemedi herhalde ki “Netflix’e devlet kontrolü” istedi, sanki ümüğüne bastılar illa seyretsin dizileri, filmleri diye. Bu arkadaşlar ne kadar özgürlük ve demokrasi isterlerse o kadarına razı olacağız! Vatandaş olarak esamemiz okunmuyor...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 21:50
0
Özür, Akif Beki’nin yazısı niyetineydi, Yıldıray Oğur’a düştü.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 03:17
"...iyi bir haber var: Sorusturmayi icisleri bakanliginin mufettisleri yurutuyor" demissiniz. Yani bunlar rusvet almaz, yolsuzluk yapmaz demek istiyorsunuz. Bu mufettisleri yakindan taniyor musunuz ki rusvet almayacaklarina bu kadar eminsiniz? Sayin yazar, bu ulkede yolsuzluk yapmayan yonetici, mufettis, emniyet muduru, belediye baskani, kayyum var mi? Yolsuzluk yapilmayan bakanlik mi var? Musa Caglayan, Egemen Baris bu isimler ne cabuk unutuldu? Egemen Baris Prag Buyukelciligine atandi birkac ay once. Reza Sarraf'a madalya verdileri gunu hatirliyor musunuz?
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 03:05
İrtibat-iltisak deyip insanların anasını ağlattılar. Bir taraftan kurum kanaati dahi irtibat-iltisak için yeterli görülürken diğer taraftan parayı veren için somut deliller dahi yok sayıldı. Bu katmerli adaletsizlik AKP nin sonunu getirecek. Hiç şüphem yok.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 03:00
Helal olsun Sayın Oğur. Sizde bu soruşturmaları haber yapabilen gazetecilerden birisiniz. Her ne kadar bu soruşturmalardan bir sonuç çıkmayacaksa da (soruşturulanlar soruşturanları, soruşturmaları he zamanki gibi bir şekilde halleder), bir gün bu kişilerin adil yargılanması umuduyla tarihe not düşüyorsunuz.
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 02:30
Daha anlamlısını söyleyeyim; hesabında para artışı yoktur raporuna rağmen suçu para yatırmak diye üye olmamakla beraber safsatasıyla yardımdan ceza veren T.C. Mahkemeleri var! Mahkemelerdeki insanlar gelir geçer ama Türkiye Cumhuriyeti ismine Türk Mahkemelerine Türkiye Cumhuriyeti Adaletine sürülen bu leke temizlenir mi? Bu vatan hainliği değilse nedir? Devlet adına terör estiren bu uygulamaların sahipleri yargılanmayacak mı? Bunun fetö nün yaptıklarından farkı ne? Şimdi göremiyorlar ama gelecekte bunun acısını çok hissedecekler! Adalet devletin direğidir, direk yıkılırsa çatı çöker!...
mutlu yücel 15 Şubat 2020 01:57
ört ki ölem.
KAR 15 Şubat 2020 09:55
7
bu kadar rezilliğe dayanamaz insan,anlamında söylenmiş bir söz
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 01:38
DEVLET ADALET, KANUNLAR karsisinda her esittir. bazilari daha esittir. Dun boyleydi... bugun de boyleymis.... ama yine de umut varmis.... konuyu devlet-hukumet arastirmis, yazabilen vicdanli gazeteciler varmis.... kripto var kriptodan iceri, devlet memurlugi bazilari icin hala zengin olabilme yolu ve firsati, bazilari icin de temizlik malzemesi imis...
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 01:10
Bu işleri suistimal edip çıkar sağlayanların, sağladıkları çıkarlar, boğazlarında kalsın, maddi manevi ateş olup akıllarını, kalplerini ve bedenlerini yaksın. Bunlara bu zeminleri hazırlayanlarında Allah belasını versin. Nereden nerelere geldik Allahım.
Bizde her dönem hukuk güçlüden yana olmuştur.2013 dahil afedersiniz sümüklüyü peygamber gibi bu millete pazarlayanlar palazlanmasına vesile olanlar şimdi o sümüklüye küfür etme yarışına girerek ,başkalarını hedef gõstererek kendilerini bu işten sıyırmaya çalışıyorlar.Merak etmesinler zamanı gelince kullanılmak üzere onlarla ilgilide tutulan kayıtlar da önlerine konacak.Ayettir yaptığınızın bedelini vermeden bu dünyadan ayrılamayacaksınız.Mahmeme-i kübra da ise onları daha büyük bir azap bekliyordur inşallah
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 11:39
12
Hangi âyet acaba öğrenebilirmiyim?
Karar Okuru 15 Şubat 2020 15:08
1
Sümüklü yazınca epey kırmızı gelmiş bir fetö trol gurubuda buralarda
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 17:28
0
11.39 Bu hadis tatmin eder mi seni (Kötülük etmeyin, ayıp araştırmayın! Kim bir müslümanın aybını araştırırsa, Allahü teâlâ da onun aybını ortaya çıkarır ve böyle bir kimse, en gizli bir yerde sığınsa bile, onu rezil eder.) [Tirmizi] (Müslümanların aybını araştıran, onlara kötülük etmiş ve onları kötülüğe itmiş olur.) [Ebu Davud] (Kim arkadaşını, tevbe ettiği bir günahtan dolayı ayıplarsa, o kimse, aynı günaha müptela olmadan ölmez.) [Tirmizi]
Karar Okuru 15 Şubat 2020 00:59
Epey katkınız oldu bu çürümeye desek haksızlık mı ederiz?
KARAR OKURU 15 Şubat 2020 10:25
5
Bilmediğim içi soruyorum. Yazarın katkısı nedir? Link paylaşabilir misiniz?
Karar Okuru 15 Şubat 2020 12:22
13
Çok daha önceki yazılarına bakın anlarsınız
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN