Back To Top
Meğer Vefa bir semt adı bile değilmiş...

Meğer Vefa bir semt adı bile değilmiş...

 - Son Güncelleme: 22.01.2020 Çarşamba 08:13
- A +

Eski Başbakan ve yeni Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Ahmet Taşgetiren ve Elif Çakır’la birlikte Levent’teki ofisinde yaptığımız röportajın ilk bölümü dün yayınlandı.

Bugün de dış politika ile ilgili sorularımıza verdiği cevapların olduğu ikinci bölüm yayınlanıyor.

Bir kısmı off the record olmak üzere beş saatlik çok uzun bir röportajdı.

Bir süredir yaptığımız bu derin mülakat tarzı konuşmalarda konuştuğumuz isimleri süreyle kısıtlamak istemiyoruz, röportajların tam metinlerini de internet sitesine koyuyoruz.

Ama bu kez internet için bile fazlasıyla uzun bir metin ortaya çıkmıştı. Kısaltmak zorunda kaldık.

Halbuki kısalttığımız kısımlarında da önemli, ilginç ayrıntılar vardı.

Fakat dün yaşanan bir gelişme, keşke şu kısmını da yayınlasaydık dedirtti;

“Ufuk Uras bey bir sohbetimiz olmuştu. Ufuk Beyle 70'li yıllarda biz karşı kamplardaydık. 40-50 sene geçmiş oturup konuşuyoruz. Ufuk bey dedim siz ve ben 70'li yıllarda karşı kamplardaydık. Ve Türkiye'nin en iyi beyinleri bu kamplardaydı. Aynı hatayı yaptık, farklı ideolojilerde. Biz insanlara iyi bir İslami yada dini eğitim verirsek onları melekleştirebileceğimizi düşündük. Ve bu melekler ordusunun ülkeyi kurtaracağını, dünyaya düzen getireceğini. Siz de iyi bir Marksist eğitim verirsek sınıfsız bir topluma ülkeyi götürecek bir melekler ordusu çıkar diye düşündünüz. İkimizin de unuttuğu şey şuydu. İnsan doğasının mutlak melek ya da mutlak şeytan olamayacağı gerçeği. En melek gibi görünen insanın içinde bir şeytan gizlidir. En şeytan gibi görünen insanın içinde bir melek yaşamaya devam eder. Zamanla sizinkiler reklamcılığı bizimkiler de müteahhitliği öğrenince içlerindeki o kapitalist şeytan yüzü ortaya çıktı. Demek ki sadece kişilerin tek tek ahlaklı olmasına dayalı bir sistem kuramayız. Kişileri tek tek ahlaklı yapalım şu ve ya bu ahlaki zeminde. Ama esas olan iklimi korumak. O ahlakın yeşereceği iklimi korumak. Çölde gül ağacı yetiştiremezsiniz. O iklim bozuksa bir kişinin ahlaklı olması o iklimi kurtarmıyor. Ama o da yetmiyor. Üçüncüsü öyle kurallar öyle kurumlar oluşturalım ki bütün bu iklimi de aşıp yanlışa kalkanı hesaba çeksin, sorgulasın veya doğru işleri kurala koysun. Dolayısıyla üç aşamalı bir şey. Bireysel aşama, iklim yani sosyal aşama ve siyasal hukuki aşama.”

“Biz insanlara iyi bir İslami yada dini eğitim verirsek onları melekleştirebileceğimizi düşündük” özeleştirisini Davutoğlu’nun yapması önemliydi.

Çünkü Davutoğlu’nun, siyasete başdanışman olarak girmeden önce 1980’lerin ortasında hem bir akademisyen olarak Boğaziçi Üniversitesi’nde hem de Boğaziçi’den birlikte mezun olduğu arkadaşları Mustafa Özel, Murat Ülker ile birlikte kurdukları Bilim ve Sanat Vakfı’nda uzun yıllar genç kuşakları yetiştiren bir entelektüel ve eğitimci kimliği vardı.

40 yıl önce bu genç entelektüellerin İstanbul Yusufpaşa’da mütevazi imkanlarla başlattıkları vakıf, kısa zamanda klasik bir muhafazakar vakıf olmanın sınırlarını aştı, Türkiye’de seküler kesimde de benzeri olmayan bir entelektüel merkeze dönüştü, vakıf kısa sürede “Vakıf” olarak anılmaya başlandı.

Hiç bilmeyenler ya da adını sadece Davutoğlu merkezli siyasi tartışmalarla içinde duyanlar için Bilim ve Sanat Vakfı derken; içinde her biri birer enstitü gibi çalışan dört araştırma merkezi bulunan, ikisi akademik dört derginin çıktığı (biri sinema dergisi), sürekli yenilenen, sağdan sola farklı isimlerin kitap koleksiyonlarının eklendiği çok iyi bir kütüphanesi olan, her kesimden iyi akademisyenlerin gelip tezlerini, kitaplarını anlattığı, öğrenciler ve katılmak isteyen herkes için düzenli seminer programlarının, okuma programlarının, film izleme programlarının her dönem devam ettiği ve bütün bunlar için kimsenin ne ücret aldığı ne de ücret ödediği gerçek bir vakıftan, bir entelektüel merkezden bahsediyoruz.

Sadece bir kaç haftalık vakıftaki araştırma merkezlerinin seminer başlıkları bile nasıl bir yer olduğunu anlatıyor:

“Gelibolu Mustafa Ali’nin Kayıp Farsça Divanı”

“Hafıza ve Mekan: Semiha Ayverdi’nin İbrahim Paşa Konağı”

“Yitik Zamanın bekçileri: 1980 Sonrası Toplumsal Değişim Bağlamında Yavuz Turgul Sineması”

“Fransız Banliyöleri ve Radikalleşme Üzerine Söylemler”

Benim gibi üniversiteyi Ankara’da okuyanlar için kıskançlıkla izlenen bir entelektüel havzaydı Bilim ve Sanat Vakfı.

Ama daha şanslı olanlar vardı.

Bu fikri ve kültürel ortam içinde 40 yıl boyunca insanlar yetişti, aralarından saygın akademisyenler, uzmanlar, son dönemde de siyasetçiler ve bürokratlar çıktı...

Ama maalesef anlaşılıyor ki, ahlak, akıl, erdem üzerine büyük sözler söyleyen, “Bizim medeniyetimiz”de adaleti görüp, Batı medeniyetinde barbarlıktan başka bir şey görmeyen, “Endülüs medeniyeti neden yıkıldı”, “İslam dünyası nasıl geri kaldı”, “bizde neden eleştirel düşünce gelişmedi”, otoriter rejimler Ortadoğu’nun kaderi mi” gibi büyük sorular üzerine yıllarca kafa yormuş, o vakıfta seminerler vermiş veya gelip seminerleri dinlemiş insanların bir kısmı için bütün bunlar entelektüel lakırdıdan başka bir şey değilmiş.

Öyle olmasaydı, bütün kariyerlerini o vakfa borçlu olanların, o vakıfta “Osmanlı’da adalet dairesi”, “vakıf kültürü” diye seminerlerde caka satmışların ve bila ücret yıllarca o vakıftan istifade etmişlerin de içinde olduğu bir iktidar, ülkenin 40 yıllık birikimi olan Bilim ve Sanat Vakfı’na dün kayyım atayamazdı.

Artık Bilim ve Sanat Vakfı’nda seminerlere kimlerin çağrılacağına, hangi konu başlıklarda eğitimler verileceğine, hangi kitapların basılacağına Vakıflar Müdürlüğü’nün üç memuru karar verecek.

Gerekçe Şehir Üniversitesi’nin kurucu vakfı olması. Karar, 2016’da darbeden sonra YÖK mevzuata sokulan, bütün vakıfların başında demoklesin kılıcı gibi sallanabilecek bir maddeye dayanıyor.

Yine çok sevdikleri o yazarın sözünü hatırlatmakta fayda var; kanuna uygun olabilir ama helal mi?

Hanefi Avcı, 2010’da hapse girmesine neden olan kitabına sorguladığı Simon kod adlı bir PKK’lının adını vermişti.

Çünkü Simon, kendi öz kızkardeşi hakkında bile “erkeklere baygın baygın bakmak” gibi bir suçtan idam cezası kararı vermiş, ideolojisi ve örgütü için gözünü karartabilecek, gerçekle ve vicdanla ilişkisini koparmış biriydi.

Gençlikleri Bilim ve Sanat Vakfı’nın Vefa’daki merkezinde geçmiş bazıları da bugün aynı derecede gözlerini karartmış, içinden yetiştikleri ve hiçbir siyasi amacı olmadığını bildikleri 40 yıllık bir hazinenin kayyım ellerinde harcanmasını uzaktan, soğukkanlılıkla izleyen Simonlara dönmüş durumdalar.

Türkiye’nin siyasi, hukuki pek çok derin sorunu olabilir ama insanın canını en çok sıkan çareleri olan o siyasi, hukuki meseleler değil. İnsanın ümidini esas kıran, gözünü korkutan her gün karşımıza yeni bir örneği çıkan şahsiyet ve ahlak sorunları.

Bu şahsiyet ve ahlak krizinin son kurbanı 40 yıldır bu akıntıya karşı kürek çeken, kapısından girenlere ahlak ve erdem tavsiye eden Vefa’daki Bilim ve Sanat Vakfı oldu.

Meğerse ahlak ve erdem kitabi bir bilgiden ibaret değilmiş. “Bizim medeniyetimizi” bilmek otomatikman ahlaka, tarih, din, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler literatürüne hakim olmak da şahsiyete dönüşmüyormuş.

Meğerse Vefa bir semt adı bile değilmiş...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
İhsan canpolat 24 Ocak 2020 02:43
Profesyonel yorumcu trol arkadaşlarin (kimler oldukları o kadar belliki ) yorumlarıni okuyunca ve yazı yazmak gibi insan meziyetleri gosterebildiklerini görünce çok kötü hissediyorum gerçekten. Aklıma insanın neden eşrefi mahlukat olduğu sorusu geliyor çünkü tüm canlılar ağızlarını yiyeceğe götürür insan ise yiyeceğini ağzına götürür trol arkadaş yorum başına mı yoksa yevmiye ile mi çalışıyorsunuz acaba
KARAR OKURU 23 Ocak 2020 13:52
Kabile devletinde aileden değilsen, bir şey de değilsin. Türkiye'de demokrasinin yıkıldığını henüz kavrayamayınca olanlara şaşırmak normal.
KARAR OKURU 23 Ocak 2020 09:26
En sert yazılarından birisi.
İbrahim kahraman 22 Ocak 2020 23:25
Ak Parti erdemliler hareketi olarak kurulmaya başlamış ve 3Y yi düzeltmek amacı ile başlangıçta çok güzel işlere ve daha sonra iddialı imar faaliyetlerine imza attı.Ama sonrası malum...fabrika ayarlarını kaybetti...keşke o imar faaliyetleri yerine vatandaşlarımızın, yöneticilerimizin gönül terbiyesini yapıp geleceğimize daha umutlu bakabilmemişti sağlasaydı diyor, insan...
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 22:04
Gercekten bu yazilariniz, olaylari isleyis biciminiz Cok süper. Türkiyedeki her fert ister AKP ister CHP lisi sizin gibi Professional yapsa isini , suanda bambaska yerde olunabilirdi.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 20:14
Dün Çağdaş Yaşamda Türkan Saylan a yapılanlara nasıl seyirci kalındıysa bugün de Bilim Vakfına seyirci kalınıyor. Demek ki kime yapılırsa yapılsın haksızlıkmış önemli olan.
turgut ertav 22 Ocak 2020 19:58
Güçlü isen haklısın siyaseti güdenelrin vefadan bahsetme hakkı olmaz.İnsanlıktan çıkanların vefa istekleri yerini bulmaz.
okur 22 Ocak 2020 19:28
Maalesef bu yapılanlarla, muhafazakâr camianın Türkiye siyasetinde hiçbir geleceği kalmamıştır. İşler bu noktaya gelene kadar susan, uyarmayan, eleştirmeyen, korkan ve sadece menfaatini düşünen herkes tek tek SUÇLUDUR. Muhafazakâr camianın Türkiye siyasetinden düşürülmesi gibi ağır bir suça ortaklık etmekten dolayı evlatlarına karşı mesuldürler. Allah er geç müstehaklarını da verecektir.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 16:57
Muhafazakarların ne muhafaza etme amacında olduklarını yazsanız da anlaşılsa. Şimdiye kadar görülebileni, sadece nerden gelip gittiği müphem PARA oldu. Muhafazakar kültürden de anlaşılan parayı bulanların yaldızlı eşyalara düşkünlüğü, yaz kış giydikleri pardesüler ve başlarındaki örtü, takke ve tüm bunları yaparken de dillerinden düşürmedikleri din. Diğer bilinen de parayı bulamayıp da bulabildikleri kömür, makarna ve binlerce yıldır var olduğu halde şimdi bulunmuş gibi ellerine tutuşturulan Kuran’la o yiyici ve yaldızcıları alkışlayan ‘aç ve alkışçı’ muhafazakar güruhu.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 16:27
ne güzel bir kafa hatalar bana, başarı başkasına. evet şam da namaz aklıyla karar versin Davudoglu suriye ye demokrasi getirecek diye, bu lafla temize çıksın. idlib te çocuklar ölürken. ne stratejik kafa ama.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 22:19
1
Şam'da namaz kılacağız, diyen Erdoğan'dı.
KARAR OKURU 23 Ocak 2020 13:47
0
Sen kuklaya değil oynatıcısına bak...
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 15:52
zor olan;güç elindeyken hak noktasında durabilmektir..bugün yanlış dediklerine-geçmişte sesin çıkmamışsa bunu açıklama zorunluluğun vardır..hatta aynı yanlışları yapmayacağına dair güven vermesi gerekir..kusur döngü tamda budur işte..toplumlar kendisinin içinde-taraf olmadığı haksızlıklara verdiği tepkilerle kalitesini belli ederler..aksi durumda güçsüz-sahipsiz-mazlum insanlar mahsun yaşamaya devam eder..toplumda çözülme-dejenerasyon-ilkesizlik ivme kazanır...
Siradan vatandas 22 Ocak 2020 14:21
Benim anlamadigim konusursak yer yerinden oynar tarih yeniden yazilir kimse koltugunda oturamaz vs denmisti. 5 saatlik roportajda bilmedigimiz hicbirsey yok. Yazik etti kendine sayin davutoglu.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 13:21
Kamuda işler vefaya göre değil hukuka göre yürür. Bu ‘vefa meselesi’ yüzünden vefalı ve kârlı ‘yürütülüyor’ işler. Siz hukuka uygun mu değil mi ona bakın. Değilse neden değil onu yazın.
KARAR OKU 22 Ocak 2020 13:13
Demekki iktiarin gözunde pkk ile bilim sanat vakfinin farkı yokmuş, yazik coookkk yazik
Rıza 22 Ocak 2020 12:31
Hukuk başka kanun başka; kayyum meselesi kanuni olabilir de hukuki mi? Tüm kanunlarınız hukuka uygun mu? Genel Müdürlük kanunun gereğini yapmış. Hukuk terazisi daha çok vicdan da tecelli eder.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 12:07
Sayın oğur ahlâk, hâk, hukuk, adalet, hakkaniyet, vefa ve navefa dan söz edebilecek en son kişiler sizlersiniz.Neden olduğunu anlamışsınızdır herhalde.
Karar Okuru 22 Ocak 2020 14:14
1
Çok doğru kendisi de takipçileri de hala durumlarını kavramış değiller! Aradaki bağlantıyı bir türlü kuramadılar.
Vefanın semt adı olmadığının en güzel örneği Davutoğlu olsa gerek. Hayal dahi edemeyeceği makamları kazandıran Recep Tayyip Erdoğan'a karşı başlattığı parti içi mücadele ne kadar vefasız bir insan olduğunun en büyük örneği.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 13:16
3
kasabanın Şerifi sizin kasabada milletin HAYAL DAHİ EDEMİYECEGİ ekmeklerini siz mi dagıtıyorsunuz?
karar 22 Ocak 2020 13:31
6
tayyip ne yaptıysa geçmişinde o oluyor.niye feryat ediyorsunuz.
Türk oğlu ! 22 Ocak 2020 13:42
3
Yahu tükenin artık be.Erdoğan gökten zembille mi indi.Yok Erdoğan ona,buna makam bahşetmişte bilmemne. Peki Erdoğan sahip olduğu makamlara kimlerin sayesinde geldi.Geçmişte yanında duranlar olmasaydı bugün Erdoğan olur muydu. Bi bitin de ülke rahat etsin artık.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 17:58
0
Türkoğlu, sırayla tatmadan bitmezler. Bilirsiniz bizde tarih herkes için ayrı tekerrür eder!
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 11:43
eksikliği yeni keşfettik ama geç kaldık maalesef ya benimsin ya toprağın
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 11:34
Meğer “Fransız Banliyöleri ve Radikalleşme Üzerine Söylemler” gibi konuların yayında hak, hukuk, adalet gibi kavramların herkese lazım olduğu, demokrasi ve özgür basının vazgeçilmezliği konusunda da seminerler verilmeliymiş.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 11:19
Hukukun da hukukunu muhafaza etmek zarurettir. Zira hukukun da hukuku ihlal ediliyor.
Denizci Alperen 22 Ocak 2020 11:11
İnsanlık yaşadıkça ne simonlar biter nede mankurtlar üstadım.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 11:10
evet, AKP ye oy veren her fani bunun bedelini ödeyecektir. İyide kardeşim oy vermeyenlerin ne suçu var dı?????
Türk oğlu ! 22 Ocak 2020 19:31
0
Kendi dar kalıplarını kıramayıp, bütün topluma dokunamayıp,tepeden bakarak, İnsanları Erdoğana mahkum etme suçu.
mutlu yücel 22 Ocak 2020 11:06
2) ve hem soldan hem sağdan elbirliğiyle demokrasi tarlası taşlardan temizlenir.bu tarla düşündüğünü söylemekten korkmayan toplumun yetişeceği topraktır.toprak tohumla burada buluşur.ekonomiyi de geliştiren,eğitime de hamle yaptıran,vatanını, milletini, dinini, tüm insanlığı içten seven toplumlar bu topraklarda var olur…herhalde yanılmamışım.davutoğlu ve de kılıçtaroğlu başta üzere tüm muhalefet önderlerinin gönül birliğiyle, allahın izniyle varılacaktır hedefe.
mutlu yücel 22 Ocak 2020 11:04
(akp nin ilk yıllarında radikal gazetesine şu içerikte bir yorum yazmıştım.) ancak temiz havada çocuklar parkta,ceylanlar ormanda koşar,kuşlar cıvıldaşır,serpilir büyür.bu hava demokrasidir.demokrasiye varmak zordur,birikim ister, sebat ister,direnç ister,toplum sevdalısı gönüller ister.önce dışlanan mutaassıp kesimi kucaklayan akp gibi bir parti ister, onunla yola çıkılır.o gün gelir yalpalar,kifayetsiz kalaır,bölünür içinden daha ilericiler ve önderler çıkar,onlarla mesele daha da ileri taşınır. bu süreçte chp de,gövdesine yapışmış urlarından temizlenir.
Demirhan ASİL 22 Ocak 2020 10:46
Sayın Yazar kardeşim; Baştan söyleyeyim, iktidarın yazınızda geçen kararını kesinlikle savunmuyorum bu bir, ikincisi adı geçen Vakfın kurucusu olduğu Üniversiteye İstanbul Maltepe'deki arazinin verilmiş olması maşeri vicdana uygun mu? bir yorumumda yazdığım cümleyi tekrarlıyorum, "o arazi aynı şartlarda Alevi kardeşlerimizin kuracağı her hangi bir vakfa verilir miydi?", vesselam.
karar 22 Ocak 2020 13:27
0
devlet imkanları şayet kullandırılacaksa bazı vakıflara değil fakat mutlaka ihtiyacı olan bütün vakıflara adil olarak kullandırılmalıdır.idarenin hakka hukuka saygısı yoksa sonuç böyle olur.ayrıca hakka hukuka saygısı olmayan yönetimlere arkasını dayayan vakıflarında akibetide böyle olur.tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.
Türk oğlu ! 22 Ocak 2020 13:49
1
Ne sorup durun, verilmezdi.Aynı şekilde sen de sünnilere vermezdin.Kılavuz Kur'an olmaz da dedeler-şeyhler olursa herkes kendi çıkarına bakar.
Thales 22 Ocak 2020 10:27
YÖK kaldırılmalı. 7'si hariç bütün devlet üniversiteleri özelleşmeli. Türkiye'de üniversite yok. En azından 10 tane üniversitemiz olmalı.
"Meğerse Vefa bir semt adı bile değilmiş..." Adalet de kadın yazar adı bile değil.....
karar okuru 22 Ocak 2020 10:20
Sayın Davutoğlu mesajlarını oy alacağı kitlenin (Entellektüel çevrenin oyları ile iktidara alternatif olamaz) anlayacağı ve kabulleneceği dil de vermesi gerekiyor.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 09:58
Uçuyorum kanatsız uçuyorum müritlerim söylerdide inanmazdım uçuyorum oda ne paraşüt açılmıyor imdaaaaaat
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 09:47
Akılsız başın cezasını ayaklar ceker, denilirdi. Şimdi akılsız başlar, başkalarına ceza çektirir, oldu. Akılsız başlar kendi kazdığı kuyuya düşer. Akılsız başlar aç, başları paraya yeni isim arar oldu...
Sarı öküz... 22 Ocak 2020 09:46
28 şubatın ruhuna Fatiha okunuyor ve maalesef birileri içim hayaller gerçek oluyor. Ve sanıyorum siyasal islam son demlerini yaşıyor ve galiba birileri geri dönüyor
Fazıl 22 Ocak 2020 09:26
Ne irfandır veren ahlâka yükseklik, ne vicdandır; Fazîlet hissi insanlarda Allah korkusundandır. Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havfı Yezdân’ın... Ne irfânın kalır te’sîri kat’iyyen, ne vicdânın. Mehmet Akif
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 09:11
Durun, bu daha ne ki!? Yakında "Meğerse Karar da bir gazete adı bile değilmiş" diyeceğiniz günleri de görebilirsiniz. Hala anlamadınız mı!?
HACI MURAT 22 Ocak 2020 08:47
Ahmet Davutoğlu'nun,kendisini danışman,bakan ve başbakan yapan iktidardaki partisinin karşısına bir rakip olarak çıkması, insana "demek ki vefa sadece bir semt adıymış" dedirtmeye çok daha uygun bir davranış biçimi.Yani bu sözü,kamil manada, Davutoğlu'na yapılan değil,Davutoğlu'nun yaptığı çağrıştırıyor bence.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 11:50
5
Madem reise karşı çıktı ona karşı herşey mübah diyebilir miyiz? Daha büyük günah olamayacağına göre!
N. Güzel Eyler 22 Ocak 2020 13:15
3
Erdoğan da Erbakan'a rakip olarak çıkmadı mı? İğrençsiniz şu çifte standartlarınızla. Biraz vicdanımızı dinleyin de insan olun insan!
karar 22 Ocak 2020 13:20
1
biz de men dakka dukka diyoruz.ne ektiyseniz onu biçersiniz.
HACI MURAT 22 Ocak 2020 14:03
9
Sadece Reis'e karşı değil,Ak Parti'ye ve Ak Parti seçmenine karşı da bir vefasızlık söz konusu.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 14:17
2
Akpnin kurulusu da epey vefaliydi hakikaten. Siyasetten Allaha siginmak lazim heralde.
HACI MURAT 22 Ocak 2020 18:05
4
Erdoğan da Erbakan'ın partisinden ayrılmıştı deniyor sık sık.Ak Parti kurulduğunda Erbakan siyasi yasaklıydı.Yasaklı olmasaydı bile barajı aşma mücadelesi veren küçük bir partiydi.Ak Parti şimdi iktidar. Davutoğlu iktidarda olan eski partisini iktidardan düşürmeye çalışıyor.Ak Parti barajı aşma mücadelesi veren bir parti durumuna düşse yeni bir parti kurmak şart olur. Ne yapayım ben yüzde onluk,onbeşlik bir partiyi? Partiler ülkeyi yönetmek için kurulurlar,particilik oynamak için değil.
Cidden mühim şahsiyet 22 Ocak 2020 18:52
1
Kendisini İstanbul büyükşehir belediye başkanı yapan Erbakana ihanet edenleri de hatırla
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 22:19
1
İyi de kardeşim eğer Erdoğan lideri siyasi yasaklıyken onun yasağından istifade ederek parti kurmuşsa ki öyle yaptı, o zaman Davutoğlu bu şartlarda adamın dibi demektir. Erdoğan gücünün zirvesindeyken buna cesaret ediyorsa yolu açık olsun.
karar 23 Ocak 2020 01:18
1
18.05.erbakan yasaklı olsa ne olur olmasa ne olur.küçük parti olsa ne olur olmasa ne olur.siz iktidar olma hırsıyla taviz verelim iktidar olalım dediniz karşınızdekiler kabul etmedi ve partinizi kurdunuz.mücadeleye devam etmeyi gözünüz yemedi.bbugün geldiğimiz nokta ortada.sadece suç oranlarının durumuna bakın da ibret alın.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 08:10
kim insana, insanımıza, geleceğimize olumlu katkıda bulunmuşsa minnettarım. Ancak VAKIF nedir? TDK "bir hizmetin gelecekte de yapılması, sürüp gitmesi için, belirli koşullarla ve resmi bir işlemle bırakılan gelir, para ya da mülk.bu nitelikte olan (para, gelir ya da mülk)." bu hayra önayak olan insanların hayatı boyunca hiç mi geliri olmadı vakfedebilecek, sadece devletten mi beklendi? Bu vakıf mantığıyla uyumlu mu?
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 06:07
Susma, sustukça ...
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 06:06
Arkadaşlar sırayla. Fazla ötmeyin, size de sıra gelecek merak etmeyin. Hala anlamadınız, ya bizdensiniz, ya onlardan. Tarafınızı iyi seçin. Davutoğlu istifa ettirildiğinde kuzu kuzu kabul etti, sonradan arıza çıkarmaya kalktı, herkesin başını yaktı. Olmuyor ama...
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 09:26
0
Vay be! Cesuru oynayan korkak.. Kullandığın üslup insanlıktan uzaklığını gösteriyor.
Karar Okuru 22 Ocak 2020 06:03
Tarih içinde her zaman, ortaçağda Avrupa’da, son yıllarda İran ve Ortadoğuda açıkça ne olduğu nereye varacağı belli, bilim, sanat ve akıl düşmanı bir bağnaz zihniyeti tüm uyarılara rağmen desteklemiş olanların bugünki hali çok düşündürücü. Hele destek bir yana içinde olup, yön verenlerin bugünki durumu daha da beter. Ufuk Uras ve Davutoğlu sohbet ülkeyi bugüne getiren soldan gelme liberal, eski solcu, bağnaz muhafazakar kitlenin vesayeti kaldırıyorum diye ortaya koyduğu ortak yanılgıya güzel bir örnek. Hayatları tespit ve öngörü hataları ile dolu cehaleti kim niye dikkate alsın Şimdi.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 05:32
Vefayı kimden beklediğinize bağlı, rant, çıkar ve güvenin suistimali denilen üç kelime var. Üstelik yeni benimsenmedi... Şimdi şikayet etmek faydasız.
Yıldıray bey, geçmiş olsun!Belki bilirsiniz Sovyetler Birliği zamanından şöyle bir anekdot anlatılır...Düşünmeyeceksin; düşünüyorsan konuşmayacaksın; konuşuyorsan yazmayacaksin;yaziyorsan altına imza atmayacaksın;imza atıyorsan hapse girmekten şikayet etmeyeceksin.Simdi durum bu.Peyderpey...Guzel ülkemin aydın bozuntularina geçmiş olsun...
Karar Okuru 22 Ocak 2020 16:43
0
Aydın bozuntuları tamam da ülkenin bir güzelliğide kalmadı. Ne hukuk, ne liyakat, ne akıl ne de bilim. Varsa yoksa tarikat, şeyh. Dipteki cehalet ve bağnazlık çamuru bir kalktımı durulması nesiller alır geçmiş olsun. Yazar ve benzerleri de eserleriyle ister övünsün ister yerinsin.
Herhalde bu olaydan sonra hemen tum liselerin nicin imam hatip lisesine donusturuldukleri (ihtiyacin otesinde), nicin isleyen hava alanlarinin kapatilip nasil sorunlu havaalanlari yapildigi vb. ve bunlarin nasil ilkel bir zihniyete dayandigi daha iyi anlasiliyor. Ilkelligin altinda bir zihniyet ve cap boyle calisiyor!
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 01:46
Dalkavukluk, boyun eğme, riyakarlık yapmayan, memlekete çok faydalı olsada; bu tip ilmi hizmet kurumlarının varlığınada dokunuldu ya. Ses çakarsan olmuyor, tepkini izhar edecek meşru ve yasal bir eyleme girsen olmuyor. Sessiz kalsan hiç olmuyor. Allah, kalem ehli olup hakkı dillendirenlerin kalemine, fikir ehli olup haktan yana fikrini beyan edenlerin dimağına, içten içe hakkın ve adaletin galip gelmesine yürekten dua edenlerin duasına kuvvet versin. Ya Rab! zulmedenlere müsaade etme. Hakikat ile aramızdaki tek perde zamandır La galibe illAllah..
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 05:11
0
Oyle guzel bir dua ki.. biz de boyle dua ediyoruz, Allah kurtarsin :(
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 16:09
0
Allah’ın tepkisi, yapacağı Allah’a kalmış. Kulları, doğru dürüst bir demokratik hukuk devleti kuramayıp kerameti kendinden menkul tarikat liderlerinin peşinden koşar ve eli politikacının eteğinden düşmezse olacağı budur. Sabah akşam ya beddua eder ya da dua eder onlara. Böyle ömür geçirir. Müstahak!
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 01:40
"İvedilikle teslim alınarak vakfın hukuku korunmuş ve yönetimi bir hukukçu, bir gayrimenkul uzmanı ve bir de finans uzmanı olan üç (3) kişilik komisyon tarafından ifa edilecektir."denmis aciklamada. Vala ben olsan bu üc kisiyi teshir eder dünya aleme rezil kepaze ederdim.
MD 22 Ocak 2020 01:23
Anladığım kadarıyla Yıldıray Bey İ.K ve Ö.Ç'yi kast ediyor yazısında.Yanılıyor muyum?
Ferdi 22 Ocak 2020 01:08
O seminerlerden istifade etmiş bir eğitimci olarak yapılanları kınıyorum. İnsanların 40 yıllık samimi emekleri, bu güzide kurumlar, haktan nasibi olmayan bir siyasete kurban edilmiştir. Dindarlar yarattıkları bu canavarla korkusuzca yüzleşmelidir.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 01:08
Vefasızların vefasızlıkları zirve yarışında.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 01:06
Şehir Üniversitesi sonra Bilim ve Sanat Vakfı. Korkarım gazeteye de yakında el koyar bu sırtlan sürüsü. Yetmez kayyum atadığı mahalleye vatan haini de der. Biraz da Silivri'nin soğuğuna alalım sizi derler. Bu filmi biryerlerden hatırlıyor musunuz? Onbinlercesi hergün her saniye ızdırpa içinde hatırlıyor da....
Karar Okuru 22 Ocak 2020 06:04
5
O yolların açılmasında yazar ve benzerlerinin de hayli katkısı var.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 00:50
ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ. Bir hukukçu olarak söyleyecek söz bulamıyorum.yaptıkları her şeyin GAYRETULLAHA dokunduğunu ne zaman farkedecekler. Talimat verenlerde alanlarda sorumluluktan nasıl kurtulacaklar.
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 00:49
Vefa ve Siyasal islam....... Bu topraklarda artik yan yana gelemeyecek kavramlar
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 00:42
devrim önce evlatlarını yermiş
KARAR OKURU 22 Ocak 2020 00:41
ARTIK BU EYLEMLER TİKSİNTİ VERMEYE BAŞLADI..
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN