Back To Top
İlk düğmeyi yanlış iliklemek

İlk düğmeyi yanlış iliklemek

 - Son Güncelleme: 12.02.2020 Çarşamba 07:40
- A +

Suriye iç savaşı geldi, geldi geldi, İdlib’de düğümlendi.

Söylemesi ne kadar kolay değil mi? Geldi, geldi düğümlendi!

Varil bombaları, kimyasal silahlar, yakılan, yıkılan evler, harabeye dönen şehirler, canına kıyılan yüzbinlerce insan.

Oraya, zaman şeridinin üzerine vahşetten, cinayetten her türlü cürümden müteşekkil pis bir leke olarak sinen kan ve ceset kokulu bir on yıl.

Böyle oldu işte, insanlık olarak ne kadar utansak azdır.

Şam, Lazkiye, Hama, Humus, Halep derken Beşar Esed, İran ve Rusya’nın himayesinde İdlib’e kadar geldi.

Kuzeyde ABD’nin müttefiki payesini elde etmiş bir YPG var.

Rusya da lüzumu halinde YPG’yle alış veriş imkanını diri tutuyor.

İran’ın varmak istediği netice belli.

İran, Suriye’de müttefikini koruyor.

Hem kendisi ayakta kalsın hem de İran’ın Lübnan’a erişimini de daima garanti etsin.

Rusya ise Ortadoğu’da sürekli kendisine medyun-i şükran olacak bir rejimi var etmeye çalışıyor.

Rusya ile İran’ın maksatları birbiriyle en azından şimdilik bir tenakuz oluşturmuyor.

Ama Türkiye’nin Suriye tasavvuru farklı.

Türkiye ne istiyor?

Başlangıçta, Arap Baharı rüzgarlarıyla mütenasip bir şekilde, Esed’in devrilmesini, rejimin ortadan kalkmasını, yerine ılımlı ve Türkiye’yle arası daima iyi olacak bir Suriye’nin hayat bulmasını istiyordu.

Bunu hala biraz istiyor.

‘Rüzgara uymak,’ bugünün verileriyle bakınca yanlış.

Astana inisiyatifinde Rusya, İran ve Türkiye’nin Suriye vizyonlarındaki çelişkiyi geri planda tutan bir dil kullanıldı.

‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’nde herkes mutabıktı ama Türkiye’nin hayalindeki toprak bütünlüğüyle Rusya’nın planladığı toprak bütünlüğü farklıydı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan zaman zaman bazen açık, bazen ima yoluyla söylüyor.

Suriye anayasa komisyonu çalışacak. Komisyonda ılımlı muhalifler ve rejim taraftarları eşit oranlarda temsil ediliyor.

İyi bir anayasa yapılacak. Suriye özgür ve adil bir seçime gidecek. Seçimi kazanan Suriye’yi yönetecek.

Herhalde Suriye halkı Beşar Esed’i seçmez.

Böylece biz de 10 senedir dolaylı olarak kavga ettiğimiz Esed’le konuşmak zorunda kalmayız.

Keşke işler bu minval üzere ilerlese.

Fakat bunun en azından bugünkü şartlarda mümkün olmadığı çıplak gözle görülebilecek bir şey.

Şimdi rejim, Suriye’nin kuzeyi hariç geri kalanında kontrolü sağladı.

Geriye bir YPG kontrolündeki bölge bir de İdlib kaldı.

İdlib’de geçen sene Eylül ayında Rusya’nın da desteğiyle son darbeyi indirmeye hazırlanıyordu.

Dünya kamuoyunda bir katliam endişesi vardı. Ne kadar endişeyse!

Cumhurbaşkanı Erdoğan devreye girdi, bir çatışmasızlık anlaşmasına Putin’i ikna etti ve rejimin nihai operasyonu durdu.

Operasyon durdu ama Rusya’nın ve rejimin hedeflerinde bir değişiklik olmadı.

Son darbeyi vurup İdlib’de kontrolü sağlamayı kafalarına koymuşlar.

Bir taraftan da rejimin şerrinden İdlib’e sığınan yüzbinlerce Suriyeli Türkiye sınırına doğru yaklaşıyor.

Böyle bir aşamada rejim kuvvetleri TSK gözlem noktalarını vurdu.

Hedef gözeterek ve ısrarla.

Bir hafta arayla yapılan iki saldırıda 13 askerimiz şehit oldu.

Rejim kuvvetlerinin bu cüretlerini nasıl yorumlamamamız gerekiyor?

Rusya, Suriye rejimi üzerinden Türkiye’ye ‘mutabakatın üzerinde fazla durma, İdlib faslını kapatıyoruz artık’ mesajı mı veriyor?

Kötü, hiç de dostane olmayan bir mesaj verme şekli!

Türkiye buna misliyle mukabele etti.

İdlib ve civarı çatışmasızlık bölgesi olmaktan çıktı, yoğun çatışma bölgesi oldu.

Ne olacak şimdi?

Belli ki Türkiye, krizin derinleşmesini istemiyor. Tepkilerini rejimle sınırlı tutmaya çalışıyor.  Sorunu Rusya üzerinden çözmenin yollarını arıyor.

Putin, Türkiye’nin taleplerine Astana süreci boyunca gösterdiği duyarlılığı bu aşamada da gösterir mi?

Dün yapılacağı söylenen ancak bu yazının yazıldığı saate kadar gerçekleşmeyen Erdoğan-Putin görüşmesinden olumlu sonuç çıkar mı?

Görüşme verimli olsa bile, bu verim sahaya yansır mı?

Henüz belirsiz.

Türkiye’nin Suriyeli muhaliflerden oluşan ‘Suriye Milli Ordusu’nu devreye sokması elbette anlamlı.

Ama tek başına İdlib’de bir hareket alanı sağlamak için yeterli mi?

Bu da belirsiz.

Uçak krizini yatıştırıp arayı düzelttiğimiz 2016 yılından bu yana Rusya’yla en kritik aşamadayız.

Kritik ve tehlikeli.

Ve nedense, bizim Suriye politikamız bana hep ‘ilk düğmeyi yanlış iliklemek’ deyimini hatırlatıyor.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
vvvvvvv 12 Şubat 2020 20:44
'' ilk düğmenin yanlış iliklenmesi'' kolaycı yaklaşım..ne sorumluluğunuz var ne de hesap verebilirliğiniz..ne yazarsanız yazılarınıza hak verecek ''kuyruk acılılar'' bulabilirsiniz.Davanın çilesini çekenler sayesinde rahat ortamlarınızda nefis yapın..
Takipçi 12 Şubat 2020 19:20
Esad'ın devrilmesine Allah izin vermedi. Müslümanız değil mi? Herşeyin Allah'ın izniyle olduğuna inanıyoruz değil mi? Demek ki baştan bu olayı bir daha düşünmek gerekiyor. Biz nerede yanlış yaptık. Esad Suriye yönetimine kendi isteğiyle gelmedi. Abisi trafik kazasında ölünce Suriye meclisi tarafından seçildi. Göz doktoru. Üniversite mezunu.Şam üniversitesi tıp fakültesi mezunu. Demek ki bu yıkılıp yakılan ülkede üniversiteler vardı. Hastaneler vardı. Çocukların aşıları yapılıyordu. 'Allah yapanla bozanı ayırd eder.' Bakara 220. ayet.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 15:47
İlik çok da düğme kalmadı... Döküle bitti ...
Abdullah Gül Dışişlerinden çekildi Durum ortada
Rusya, Suriye'de bildiğini okuyor. Erdoğan dostu Putin'e "ama, ama olmaz ki!" diye feryat figan koşturuyor. Putin, bıyık altından gülüp "alışırsın alışırsın" diyor. Bu arada Devlet'imiz Şam'a girecekmiş kafası bozulursa. Eli değmişken Volgograd'a da girsin. Aynı şey. Tosuncuklarını da toplayıp gidip alsın gelsin oraları. Hulusi Akar'ı da unutmasın. Suriye'de Kürt oluşumu olacağına ölürüm daha iyi mealinde bir şeyler demiş.
Muhtefi. 12 Şubat 2020 13:01
**Ilk dugmeyi yanlış iliklemek** Kesinlikle cok dogru..Karismayacaktik bastan Yonetimdeki ve Muhalif Gerici kafa Çöl Bedevilerinin kavgasina .Simdi isler sarpa,sardı Durusumuzu bozmadan Stratejik Diplomasi uygulamaliyiz..fakat Ihvanci,Gerici,Mezhepci vb Mantikla degil..Akıl, Ilim,Hikmetle ve tabi ki Allah Muhafaza gerekirse Baris icin Gücümüzle ..Güçsüz Barış..teslimiyettir..bu da yarinlarin.felaketidir..!..
karar 12 Şubat 2020 11:28
tesadüf diye bir şey yoktur ve bütün bu olup bitenler planlı işlerdir.kimlerin planları varsa ve doğruysa o başarılı olacak.acı olan bizim bir planımızın olmamasının yanında plan taslağınında yanlış verilere dayandırılmasıdır.
Behiç Ergüler 12 Şubat 2020 11:17
Ak Parti'nin tek istediği iktidarı kaybetmemek. Adalet, eğitim, ekonomi, toplumsal barış gibi konularda çok başarısızlar. Zaten uluslararası ilişkilerde bir kaç küçük ülke hariç doğudan-batıya, güneyden-kuzeye güven kredimiz kalmadı. Geriye bir tek şey kalıyor; Hamaset. MHP bunu için biçilmiş kaftan. Nihat Doğan vari "özlü sözlerle" nutuk atmaktan başka bir politikası olmayan bir parti. Ak Parti ve MHP Suriye'de geri adım atarlarsa o zaman iktidarın kaybedilmesi ihtimali iyice belirginleşir. Kendilerine yönelen en naif eleştiriye dahi "hainlik" damgası vurmaları da bundan dolayı zaten.
Efedamat 12 Şubat 2020 11:15
Ne düğme kaldı ne de İlik Bu gidişle üstümüzde hırka da kalmayacak. İdlip kabus oldu birileri hala şam Rüyası görüyor.
Takipci 12 Şubat 2020 11:05
Yanlis olan dugme degil, bizzat giyilen gomlegin kendisi, Ihvan Gomlegi...
Dostum Putin 12 Şubat 2020 10:26
Putinle,Tramp la görüşmeler hiçbir sorunu çözmüyor.Bunlar iç kamuoyuna dönük algı operasyonları.Vay be ;Putin le,Trampla her istediğimiz zaman görüşüyoruz falan.Demek ki büyük devletiz.Ve buna inanan milyonlarca insan var...
Karar Okuru 12 Şubat 2020 10:07
Biraz mahçup eleştiriler bunlar, çevir kazı yanmasın hesabı. Misli ile karşılık vermişiz gibi gözükmüyor. Şubat sonuna kadar çekil dediğimizin ertesi günü bir karşı harekata girişilecekken verdik şehitleri. Açık mesajdı. Buyur gel! Suriye sınırına uçak uçuramadığımız gibi yaralıları almaya helikopter bile gitmesi bile mesele olmuş. Bu arada milisler bir rejim helikopteri düşürmüşler Karşılık olarak. Rusya pisleştiğinde gerçekten pisleşir. Politika yanlışlığı ile artık ne ABD ne de Rusya nezdinde güvenilirliğimiz kalmadı aksine arada kalıp rencide ediliyoruz.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 08:30
İlk düğmeyi, süper profesör, dahi mucit ve dahi pek çok şey olan sayın Davutoğlu iliklemişti. Hiç adı geçmiyor nedense. Utanmak erdemdir
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 13:40
12
Siz erdoğan ve davutoglunun beraber olduğu bir hükümette, davutoglunun erdoğanın arzusu hilafına politika üretip uygulayabilecegine inanıyor musunuz. Erdoğan davutoğlunu önce danışman sonra dış işleri bakanı yaptı çünkü davutoğlu erdoğan gibi düşünüyordu.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 01:26
Erdoğan İdlibde sözünü tutmadığı için 13 şehit verdik. Nokta. Gerçek katil Esed ama dolaylı katilleri ne yapalım. Sarayda mi otursunlar. Onlar kadar koltuk degnekcilerinin de payı var.
KARAR OKURUYUM 12 Şubat 2020 00:58
Moskofdan dost olur mu? Hiç mi tarih okumadınız?
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 00:45
Davutoğlu Filistin konusunda kimseye söz bırakmıyor da konu idlib olunca pek ortalıkta gözükmüyor.
karar okuru 12 Şubat 2020 09:29
5
Lider değil asker olunca bu kadar oluyor. Yetinmesini bilelim.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 00:36
Reisin “dostum Putin”le buluşmasından bir sonuç çıkar mi diye soruyor yazar. Ben şahsen onların buluşmasının sayısını unuttum. Şimdiye kadar ne çıkmışsa herhalde şimdi de çakacak olan geçmiştekilerin bir benzeri olur; yani bir hiç.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN