Back To Top
Genelkurmay’ın ışıklarını kim yaktı?

Genelkurmay’ın ışıklarını kim yaktı?

 - Son Güncelleme: 18.02.2020 Salı 08:12
- A +

Eskiden darbe şayiası, "Genelkurmay'ın ışıkları yanıyor" parolasıyla çıkarılırdı.

Karargahta fazla mesaiye kalınması, darbe hazırlığı yapıldığına, tehlikenin hızla yaklaştığına, üç vakte kapıya dayanacağına alamet sayılırdı.

Hatta ne zaman darbe beklentisi yükselse, Ankara gazetecileri, Genelkurmay'ın önünde turlayarak ışıkları yoklardı: Yanıyor mu, yanmıyor mu?

Bunu bilen 12 Eylülcüler, darbenin gelişini çaktırmamak için ön cephe ışıklarını açık tutmamışlardı. Onun yerine, Genelkurmay'ın arka odalarında gece mesaisine kalmışlardı.

28 Şubat askeriyesi ise tam tersi bir taktik izlemişti. Kışladan çıkıp yönetime fiilen el koymadan, sadece korkutarak siyasete müdahale etmek istiyorlardı. Onun için de yapmayacakları darbeyi yapmaya hazırlanıyorlarmış gibi gösterdiler, bazı geceler ışıkları kasten açık bıraktılar. Tamamen psikolojik harp yöntemiyle sonuç almaya odaklanmışlardı. Lafı bile yetecek şekilde...

20-02/17/ekran-resmi-2020-02-17-225452.png

15 Temmuz darbe girişimine giden süreçte ise ışıkların kapalı mı, açık mı olduğu mevzubahis bile değil. Çünkü Genelkurmay'da planlanmadı.

Dolayısıyla...

"Genelkurmay'ın ışıkları yanıyor" korkutmacası, toplumu ve siyaseti şekillendirmek amacıyla askeri vesayetin kullandığı bir psikolojik harekat silahıydı. Toplum ve siyaset mühendisliği operasyonlarında, bu yolla korkuya dağları bekletmekten az yararlanmadılar.

Birkaç gündür yine bir darbe spekülasyonudur tutturulmuş gidiyor. Kaynak, iktidar medyası ve taraftarları.

FETÖ darbe girişimine katılmayan, direnişe içeriden destek vererek başarısızlığa uğratılıp bastırılmasında rol oynayan 'ululsalcı'lar, bu kez darbeye hazırlanıyormuş. Eli kulağındaymış, durum ciddiymiş...

'Hoppala, nereden çıktı şu şimdi bu evham' derseniz...

'Laikçi ve Kemalist subaylar'ın rahatsız olduğu bilgisi, iki dengesiz abuzambakın içine doğmuş. Elde başka ne bir dayanak, ne belirti var.

Ama kendi sezgisel gelgitlerine o kadar güveniyorlar ki böyle hassas bir konuda toplumu ve siyaseti, asılsız korku ve paniğe sevk etmekten çekinmiyor, desteksiz sallıyorlar.

Genelkurmay'ın sönük ışıklarını yanıyor göstermeye dönük bir gayretten ne umuyor olabilirler, ne geçecek ki ellerine?

Niyeti gerçekten darbe yapmak olanlar değil, yapacakmış gibi korku salıp psikolojik savaş taktiğiyle netice almak isteyenler darbe dedikodusu çıkarırdı eskiden.

Darbe sanrısını tetiklemeye, 'zinde kuvvetler geliyor' fantasmasını ateşlemeye ise bir "Genelkurmay'ın ışıkları bütün gece yandı" palavrası bile kafi gelirdi. Telaşı hemen alırdı kamuoyunu...

Peki Genelkurmay'ın ışıklarını hayalen yakan gizli el, bu sefer kimin?

Onu bulun, psikolojik harbi kimin başlatıp yürüttüğünü de bulursunuz.

Ya da belki darbe haberciliğine soyunan iki telaşe müdürü abuzambakın vesvese yayma işgüzarlığından ibarettir.

‘İdeal devlet’ Çin’in koronavirüsle imtihanı

Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, bilinenden iki hafta önce Koronavirüsün kontrol altına alınması için talimat vermiş. Kamuoyundan iki hafta saklanmış yani.

Çin Komünist Partisi'nin yayın organı Qiushi'nin hafta sonu sayısında yayınlandı haber.

Vatan Partisi Çin Temsilcisi Adnan Akfırat, Çin'in salgına müdahale başarısını şeffaf yönetime bağlayan bir analiz yazmıştı. Başarısının ikinci sırrı da toplumu disiplin içinde tutma becerisiydi ki Akfırat, Çin rejimini bu yönüyle dünyanın geri kalan başıbozuk ülkelerine örnek gösteriyordu. Hatta gururla idealize ediyordu.

20-02/17/ekran-resmi-2020-02-17-225413.png

Gelin, Aydınlık'ta çıkan o 'ideal devlet koronavirüse böyle müdahale eder' temalı pasajları, son bilgiler ışığında tekrar okuyalım:

"Virüs salgınına karşı en güvenli ülke Çin. Alınan önlemler göz kamaştırıcı. Çinlilerin sorunlarla başa çıkma beceri ve kapasiteleri hayranlık uyandırıyor...

Her şeyden önemlisi yönetim halka doğru bilgi veriyor.

Çin Komünist Partisi ve Çin devlet yönetimi, krizle baş etme konusunda dünyaya örnek olacak uygulamalar ortaya koyuyor.

Çin Hükümeti, Koronavirüs salgını karşısında son derece örgütlü, ne yaptığını bilerek ve özgüvenli hareket ediyor...

Kriz yönetiminde belirleyici olan, en yetkili kişinin halka gerçeği anlatmasıdır. Çin Devlet Başkanı ve Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri Xi Jinping, en başından tam bir halk önderi gibi tutum aldı. Çıkıp gerçek durumu bütün çıplaklığıyla halka anlattı.

Çin yönetimi, dünya ile bilgi paylaşmada da cesur davranıyor. Hiçbir bilgiyi saklamıyor...

Çin'in bilgi paylaşma atılımına, CIA dünya ölçeğinde Çin düşmanlığı yaratmak için kapsamlı psikolojik savaş başlatarak yanıt verdi. Sahte olaylar, sahte fotoğraflarla yürütülen kampanyanın Türkiye'deki aktörleri ise FETÖ."

Böyle işte. Kimine göre de ideal devlet, halkı bir düdük sesiyle kaldırıp oturtma disiplininden belli olur.

İspatı da ortada...

Bu kudrete, milyar insanı bir işaretle zapturapt altına alma gücüne sahip olmasa şehirlerin kapasını üstüne kapatıp koronavirüsü karantinaya alabilir miydi Çin?

Bırakın evden çıkmayı, nefes almayı bile yasaklasa itaat ettirebilen otoritesiyle, halkı mum gibi el pençe divan karşısında hazır ola geçiremese salgını kontrol altına alıp durdurabilir miydi?

Var mı hayat kurtaran daha ideal devlet, Akfırat haksız mı söyleyin (!)

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mehmet 18 Şubat 2020 20:41
Gundem değiştirerek kötü gidişatı unutturmak,tabanı canlı tutmak, askerin içindeki elleriyle yerleştirdikleri avtasyacilar,perinçekçiler temizlemek ki iktidar yönünü rusyadan çevirirse çok tehlikeli bunlar.En önemlisi başkanlık sistemiyle birlikte askerlik sistemi ve kadroları değişmesi lazım cunki bütün kurumlar değişti. Demekki askeriye yi dönüştürmek için bazı engeller var.En önemlisi cemaatler ve ihl için yobaz diyen,eskiden her kötülüğü yapan kişilerin askeriyede olması ki kesinlikle izin verilmemeli. Çinde camiye giden türklere yobaz diyen perinçek be çevresi hiv hayta alamet değil
Süheyl CALISKANOGLU 18 Şubat 2020 16:24
Diyanet Her Derde Deva Bakanligi,prof. Ali Erbas,her gecen gün ilginc olmaya basladi(!).Gecen hafta Kuran kurslarina para yardimi kelimesi yerine (tugla koymak) denildi ve karsiliginda Cennete ev vaad edildi. Giderken tabuta evin tapusunu koyacaklarini söylemeyi unuttu.Zat-i muhterem simdi de carsi pazar alis verislerine de,fikir yürütmeye basladi.Aksam gidin,cürük carik alirsiniz "ucuza gelir'vs..vs.. Diyanet Her Sey Isleri Bakanligi..Her derde deva olmaya basladi.Ne mutlu bizi böylesine düsünen kayiran Din adamlarimiz var (!)..Kendisin altin sirmali kaftani ve zirhli arabasi oldugunu,Diyan
Vatandaslarimizin karni ac ama,darbe masallarina karni tok,yemezler.. AKP'nin bir baska yaniltma taktigi,bu senaryo yandaslarina "gaz vermek amacli..
Ekonomik darlik,enflasyon bitmez tükenmez zamlar (fiat güncellemesi diyorlar zat-i muhteremler,pahalilik,issizlik,Suriye belasi,FETÖ'nün siyasi ayagi derken,La Fontain'den "darbe "masalini servise koydular,vatandasin (yandaslarinin)bir kac günlügüne günlük dertlerden uzaklastirma gayreti,bütün bu yalanlar..
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 13:25
Akif erdoğan bir çok yönden sıkıntıya düştü bunlar son çırpınışları önemli olan artık rte nin oyunları na gelmemek. rte nin verdiği açıklarını feto siyasi ayağı yolsuzluklar suriye savaşı ve kötüye giden ekonomi baskılarından kurtulmak için gene bu günlerde bir kaç düğmeye bastı halktan bazılarını feto dan işitten kuzey iraka harekatlar ve yalan bir darbe daha yaygarası ile kendisini ak temize çıkarmaya çıkarıyor. Tamamen bataklığa batmış.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 13:24
Sn yazar zaten darbe haberleri kötü olmak bir yana bazı TV ler vatandaşa mikrofon uzatıyor darbe söylentileri için vatandaş ta gaza gelip söylüyor herşey bir gün önce şanlı ordumuz dediği kuruma devletin çıkıp bizim mit denen kurumumuz var biz gerekeni yaparız demesi gerek halk karistirilmadan çünkü asker dediğimiz dayimizin amcamizin oğlu zaten emir komuta da yapılan darbeyi halk bastiriyorsa yarın birgün 5 yada 10 şehirde ayaklanma olsa ordu ya nasıl güvenecek devlet
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 13:12
Şimdi benim anlamadığım bir haber olsa PKK ülkeye saldıracak denilse halkımız kapı gibi askerimiz var diyor şanlı ordumuz deniliyor 3 gun sonra darbe olacakmış denilince o zamanda tankla topla gelsinler de görsünler gününü deniyor asker zihniyeti işte deniliyor .terör ile çatışma haberi olunca anlı şanlı ordumuz nazende asker zihniyeti işte bosvere dönüşüyor
E.K 18 Şubat 2020 13:10
Insan haklarinin asamesinin okunmadigi, Kominist Parti nin diktatorlugu altindan yasayan, cevre duyarliligi olmayan, fikir ozgurlugu bulunmayan, fare kopek kedi yilan vs yiyebilen bir ulkeye ozenen varsa gitsin orada yasasin..Bu Aydinlikcilarda bir alem...Eskiden Amerika, Rusya ve Iran a ozenenler vardi. Simdi birde Cinciler cikti karsimiza...Yok kalsin..Isteyen Cin orda gitsin...
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 11:38
"FETÖ darbe girişimine katılmayan, direnişe içeriden destek vererek başarısızlığa uğratılıp bastırılmasında rol oynayan 'ululsalcı'lar"... Dedikleriniz doğru. İşte onların tasfiye sırası ve zamanı gelmiş demek ki.
KARAR OKURUYUM 18 Şubat 2020 11:27
Sonunda yerli ve milli, % 100 yerli sermaye "AEDÖ Ak Erken Darbe Ölçer" cihazını hayata geçirmenin haklı mutluluk ve gururunu yaşıyoruz. Bu milletin sırtı yere gelmez.
kanmaz şaşmaz 18 Şubat 2020 11:17
perinçek darbe yapacak dedikodusunu yalanlattılar; böylece kimin iktidara hangi çeşit düğümle bağlı olduğunu otaya çıkarttılar. ist-mist pist izm, cizm diye de birşey yok zaten bizzat kendileri. öteki ortak zaten malum. iki güne kalmaz kapanır dedikodu. yani ipin inceliğini kalınlığını ölçtüler. duvar yıkılırsa arkasında göbeklitepe sütunu gibi bir dayanak varmı arkasını gördüler.
Najaz 18 Şubat 2020 11:09
Ellerine ne mi geçecek? İşsizlik rakamları rekor kırıyor. Fabrikalar, işletmeler birbiri ardına kapanıyor. Üretim, yatırım durmuş. Çarşıdaki, faturadaki enflasyon %50'yi aşmış. İnsanlar geçinemedikleri, borçlarını ödeyemedikleri için intihar ediyorlar. Eğitimli nüfus ilk fırsatta ülkeyi terk etmenin yolunu arıyor. Mülteci sorunu katlanarak büyüyor. Ülke Suriye bataklığına saplanmış, her hafta şehit haberleri geliyor. İktidar bu sorunların hiçbirine çözüm üretemiyor; zira sorunların kaynağı bizzat kendisi. Böyle olunca da suni gündem yaratmak şart oluyor...
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 10:52
Tebrikler Akif bey. Okuduğum en güzel gündem yazısı.
Karar Okuru 18 Şubat 2020 01:43
Türkiye’de askeri ve sivil darbe riski oldum olası vardır. Ancak ülke açısından değişmeyecek tek şey hiç bir zaman gelişmeyi beceremeyeceğimizdir. Bu sosyal doku kumaşından elbise çıkmıyor. Fakirlik ve yokluktan daha vahim bir bağnaz cehalet esas sorun.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 01:02
Hadi canım Perinçek darbe mi yapacakmış. Aaaa. İnanmam şimdi. 15 Temmuzu beraber yaptınız ya kendinize. Aranız ne ara bozuldu. Bahçeli nerdesin, manevra yapman lazım.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN