Back To Top
Yüreksizlik

Yüreksizlik

 - Son Güncelleme: 11.01.2020 Cumartesi 10:38
- A +

At izinin it izine karıştığı demlerde kahramanlarla korkaklar ayırt edilemez. Güzide ile pespaye birbirine karışır. Bu demlerde gazeteciler de sorması gereken soruları muhataplarına bir türlü soramazlar, köşe yazarları da genellikle suya sabuna dokunan ama hep kirli kalan yazılar yazarlar. Yok efendim; “Kabuklu yemiş yemenin zararları, Kalecinin penaltı anındaki endişesi, Genel başkanların koltuklarındaki yay problemi, İşçinin alın terindeki buharlaşmayı gören gözlerdeki melâl ufkundaki renkler, Cumanın gelişi cemaatin geçen haftadaki performansına bağlıdır, Çarşambayı sel alırken yâr sevmenin faziletleri, Gazete kâğıtlarının temizlik bezi olarak kullanılmasındaki bazı teknikler…” vesaire…

Bir korku ve vehim imparatorluğu kurulmuş ki sormayın. En çok korkanlar, en çok vehim ve desise içindekiler de başkalarını daha çok korkuttuklarını sananlardır aslında.

Korku imparatorluğunun mimarları da korkak yani!

Oysa, korkunun ecele faydası yok ki.

Türk siyasetinde, medyasında, kültür dünyasında mesela türkülerinde, şiirlerinde eskisi kadar cesaretle söylenmiş, lafı eğip bükmeden haykıran kaç yürek var?

“Bu ayaklar senin mi Süleyman

Bu ayaklar nasıl ayak

Hadi yorgana sığdı diyelim

Mezara nasıl sığacak”

Ali Akbaş, Süleyman Demirel için yazmıştı bu satırları… Demirel de o zamanın en üst seviyedeki siyasetçisi…

Abdurrahim Karakoç’un da pek çok hiciv şiirleri var.

Nef’i ise yazdıklarıyla, üstelik dostu olan padişah tarafından katledilmeyi göze almış bir divan şairi.

Atsız’ın Hasan Ali Yücel’e yazdığı şiir ise baştanbaşa küfür. Hiciv sanatının içine bile dahil edilemeyecek galiz hakaretler ve sinkaflı küfürname…

Belli ki Atsız, Milli Eğitim Bakanına çok kızmış. Yakında sanal âleme düşerse hemen herkes mal bulmuş mağribi gibi sarılacaktır bu küfürnameye…

“Bu dünya bir garip olmuş” diye başlayan şiirinde saydırıyor da saydırıyor Atsız.

Şüphesiz o kadarını beklemiyoruz köşe yazarlarından, üniversite hocalarından, televizyon yorumcularından; ama bu kadar da yutkunup durmak, korku ve vehim tarlasında sürülmek de sürülmek pek acınası hâl…

GENÇ İMAMHATİPLİLER

Muhammet Samet Akkaya…

Bizim fakirhaneye sıklıkla gelir, kitaplardan, siyasilerden, Türkiye’nin hal ve gidişinden konuşuruz.

Kılıçdaroğlu’na menfur saldırı yapıldığında susmadı, haykırdı. Bu edepsizliği ve ardındaki korkak ve pusu kuran yüzü kınadı.

Yetinmedi, ziyaretine gitti.

Yetinmedi TV programlarına konuk oldu, tavrını ortaya koydu. Yeni nesil genç imam-hatiplilerin tavrıydı bu.

Oysa bazıları için imam-hatipliler belli siyasi merkezlerin arka bahçeleri olarak görülmüştür hep.

Genç İmam-hatipliler Derneği Genel Başkanı Akkaya, geçenlerde de Tuzluçayır Cemevi’ni ziyaret etti. “Yönetimi toplayıp gidelim, bir çaylarını içelim dedik” diye anlattı bana en son geldiğinde.

“Tebrik ederim, bu çok güzel bir faaliyet olmuş; nasıl oldu bu iş?”

“Kapılarını çaldık girdik hocam” dedi. Evet, aynen öyle yapmak lâzım bazen.. Şunun şurasında hepimiz konu komşu değil miyiz?

“Buyur ettiler. Yemek yedirdiler, çay içirdiler. Tuzluçayır Cemevi Başkanı: “Ne güzel tesadüf, bugün bizim de Ozan Günü’müz” deyip buyur etti bizi, bir güzel ağırladı.”

Birbirimize karşı önyargıların olmasının sebebi karşılıklı temasların olmamasından kaynaklanıyor aslında. Bu da kişide tanımadığı çevre hakkında korku ve vehim yaratıyor.

Bunu ortadan kaldırmak için hepimizin taşın altına elini koyması gerekmez mi?. Bin yıldır kardeşçe yaşadığımız topraklarda bizi birbirimize düşüren fitneye geçit vermemeliyiz.

“Cemevinde ne yaptınız?”

“O gün onların ozan günleri imiş. Salı günleri ozan günü imiş kardeşlik türküleri söylediler, dinledik. Aynı aşa kaşık salladık.”

Kardeşlik türküleri ve aynı aşa kaşık sallamak bizi yani konu komşuyu birbirimize yaklaştırır. Birbirimize selam verebilmeliyiz, aramalıyız, varmalıyız…

Varınca anlarız vuslatın ne olduğunu, birbirimizden kaçarsak da uzlete düşeriz biteviye…

Sonra inşa pek güç olur seviyi, ayrılık kavileştikçe…

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Yaşar Akbaş 11 Ocak 2020 23:43
Kapıları çalmaz isek,açılıp açılıp açılmayacağını bilemeyiz...Kapıları çalmada yarar var....Benim de pek çok alevi dostum var....Çok da muhabbetimiz var....İlgili başkanın gözlerinden öpüyorum....Rabbim onu iki çihanda aziz etsin...Yolu açık olsun...Doğru yapmış.Tebrik ediyorum....
Denizci Alperen 11 Ocak 2020 14:30
Helal olsun değerli kardeşimize ezberler bozuldukça Türkiye çok daha güzel olacak inşallah
karar okuru 11 Ocak 2020 12:35
Yüreksizler ve yürek, böbrek, ciğer yiyip yatanlar. Sayın yazar haftada bir doldurduğunuz bu köşe de merak ettim az pilav üstü fasulye ,ortaya karışık salata ,yanında kornişon turşu birazda bol naneli cacık varmıymış aşın yanında.
Fevkalade güzel...çok teşekkürler
KARAR OKURU 11 Ocak 2020 11:07
Kaleminize, yüreğinize sağlık Lütfü Hocam. Güncel sorunları ne güzel dile getirmişsiniz.
HACI MURAT 11 Ocak 2020 10:18
Her hak sahibine hakkını vermek de bir meziyettir sanırım. Birileri kaşını çatınca şapkasını alıp gidenlerle,Tanklara ve uçaklara göğsünü siper edenler arasındaki farkı görmek lazım. Kahramana kahraman diyebilmek lazım.Pespayelerin üste çıkmaya çalışmasına kapılmamak lazım.Yan gelip yatanlarla,ayağını uzatmaya vakit bulamayanları ayırt etmek lazım.
HACI MURAT 11 Ocak 2020 10:41
0
Tankın t'sini sehven büyük yazmışım. Bu tür hataları başladığım cümleyi sonradan değiştirince yapıyorum. Sanırım cümleye önce o kelime ile başlamıştım.
karar 11 Ocak 2020 12:53
3
güzel olmuşta biraz eksik gibi değilmi.o tanklara uçaklara göğsünü siper edenleri ayırt etmek konusunu mesela abd nin mektubuna gıkını çıkaramayanların haline de uygulayabilsek daha güzel olacak.
karar okuru 11 Ocak 2020 18:12
0
Mektuba gık çıkarılmasını çok beklediniz tabi , Türkiye sevginizden! Ama ne hikmetse bu gıkçıları Barış Pınarı'nda gıksız gördük. Herhalde gıkları düşmüştü!
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN