Back To Top
Bir “kelime”den ne çıkar?

Bir “kelime”den ne çıkar?

 - Son Güncelleme: 18.02.2020 Salı 08:25
- A +

Dilde tasfiyecilik, sonraki adlandırma ile özleştirmecilik, zihin dünyamızın en büyük belâsıdır. Bugün doğru dürüst türkçe düşünemiyorsak, konuşamıyorsak, yazamıyorsak, en başta gelen sebebidir. Bunun milliyetçilik olarak yutturulması da meseleyi katmerleştiriyor. Gerçi bu hususta Ziya Gökalp’ın sözünü esas alırsak, mesele halledilir: Türkçeleşmiş türkçedir!

Dilimizin tabiî değişimini sağlayamadık; daha açığı, buna izin verilmedi!

Birileri zihin dünyamızı allak bullak etmek ve dimağımızın olağan işleyişini dumura uğratmak maksadıyla habire kelimelerimizle oynuyor. Kaç neslimizin asırlardır dilinden düşürmediği, kaç kalemimizin yazmaktan vazgeçmediği kelimeler, görünmez bir elin tasarrufu ile yok hükmünde sayılıyor.

Bir de bakıyorsunuz “kelime” yok!

“Kelimeler kifayetsiz” de ondan mı?

Ne var? “sözcük” var.

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu

Bu derde düşmeden önce. (Orhan Veli)

Haydi bakalım Orhan Velinin şiirini “sözcük”le okuyalım!

Dilimize mal olmuş, bizim olmuş ve başka dillere bizden geçmiş yerleşik bir kelimenin yerine konulmak istenene şüphe ile bakarım. Neden? Dilin malı olan, konuşurken yazarken kullandığımız, anlaşılmasında sıkıntı olmayan bir kelime neden değiştirilir ki? Daha doğrusu böyle bir kelime neden cinayete kurban edilir ki?

Dil Kurumu bir zamanlar zihnimizi kelime mezbahasına çevirdi. Nelere kıyılmadı ki?

Şu sıralar bu kötü son “kelime” için de sözkonusu. Kelime yerine “söz-cük” demekten ne çıkar? Bazı aklı başında kişilerle konuştuğumuzda bu cevabı alıyorum. “Hem kurallara uygun!”

Kurallara uygun mu o tartışılır, (Agop Dilaçar bile itiraz ediyor) fakat türkçenin ruhuna aykırı!

Bu türkçenin bedeni var, ruhu yok.

1930’lardan beri kendi dilimizden tercümelerle meşgulüz. Halit Ziya Uşaklıgil’in romanları 6 defa “özleştirilmiş”. Unutturulan kelimeleri tercüme etmekten başka bir şey yaptığımız yok. Başka bir şey daha yapıyoruz aslında: Büyük yazarların temel eserlerini okumaktan vazgeçiyoruz. Çocuklarımızın vazgeçmesi için ne gerekirse onu yapıyoruz. Çocuklar bir sayfada beş altı tane bilmedikleri kelimeye rastlayınca, bunalıyorlar. Sanmayın ki bunlar bize uzak kelimeler. İşte İstiklâl Marşı’nın kelimeleri: İstiklâl, hür, millet, vatan, medeniyet.

Bağımsızlığa, özgüre, ulusa, yurda, uygarlığa küçük yaşlarda şartlanmış zihinler İstiklâl Marşı’nın başka bir dilden konuştuğu zehabına kapılıyorlar. 

Tanpınar, değil kelimeyi, onun telaffuzunun, söylenişinin ne demeye geldiğini açıklıyor:

“Nuran’ın bazen çok eski kelimeler kullanmasının, hatta bundan hoşlanmasının, bazı heceleri medle uzatmasının sebebini anladı. Mesela Nuran, -o anda- kelimesini o -ande- diye söyler, böylece türkçe için çok uzun, bir çekişten sonra en hafif üstünü getirebilirdi. Bu İstanbul şivesi dediğimiz, Nedim’in ve Nâbî’nin hayran oldukları terbiye ve zevkin içinde yetişme idi.”

Dünyanın en akıllı milleti biziz! Habire kelimeleri değiştiriyor ve böylece dili özleştirdiğimizi sanıyoruz. Avrupa’nın köklü dillerinde neden böyle şeyler görülmüyor? Almanlar neden wort yerine başka bir kelime aramıyorlar? İngilizler neden “word”a bu Germen’in kelimesi demiyor? Fransızlar neden “mot”la yetiniyorlar. (Mot’u “mota mot”dan hatırlayın).

Mot gerçekten fransızın kelimesi mi? İtalyanlar motto diyor, latincesi muttum. İngilizcede motto şiar, düstur anlamı kazanmış, bize de böyle geçmiş. Avrupa dillerinde latince kökenli kelime oranı hiçbir zaman yüzde otuzlardan aşağı düşmez. İngilizcede, fransızca kelimeler yüzde yirmi beşe varır.

Bu “aptal” kavimler neden dillerini bizim gibi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmıyorlar? Salaklıklarına doymasınlar!

“Kelime” değişince ne değişir? Türk dünyasıyla dil birliği iddiasında olanlara sözümüz: Azerbaycan’dan itibaren kullanılan ortak bir kelimeden vaz geçmiş olursunuz! Dil diye meselesi olmayan, sığlıkta boğulan “islâmcılık” müddeilerine sözümüz şu: “Kelime”den vazgeçtiğinizde kelime-i şehadeti, kelime-i tevhid’i, “kelimetullah”ı ne yapacaksınız? Kolayı var: “tanıklık sözcüğü”, “birlik sözcüğü”, “Tanrı sözcüğü” der geçeriz!

İşte “kelime”yi unutturarak çöpe atacağımız bazı yazarlar ve onlardan seçilmiş cümleler:

“Sesi kalın ve dikti, kelimeleri eliyle bir kabartmayı yokluyormuş gibi harflerin ve seslerin bütün kudretini âşikar ederek söylüyordu.” (Ahmet Hamdi Tanpınar)

“Her dilde bir şiir kelimesi vardır”. (Yahya Kemâl)

“Kelime üstü bir âhenkle konuşuyorum”. (Necip Fâzıl)

“Kelime, kendimi seyrettiğim dere. Kelime sonsuz, kelime adem”. (Cemil Meriç)

“İyice düşün ilk kez kim duyuyordu âyetleri/Hatta o ısılı ve tamam edilmiş kelimeler yardımıyla”. (Cahit Zarifoğlu)

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mustafa ALSANCAK 19 Şubat 2020 22:12
2)babasına anlattı. Babası Muhammed’i daha kötü dövdü. Ertesi günMuhammed okula gittiğinde öğretmen Muhammed’in yüzündeki çürükleri gördü ve sordu: Benim küçük Jean Francois’ime ne oldu? Hiç sormayın efendim Fransız olduktan2 saat sonra iki tane Arap’ın saldırısına uğradım.
Mustafa ALSANCAK 19 Şubat 2020 22:04
1)Muhammed adlı öğrenci sınıfa girdiğinde öğretmen sordu: “Adın ne” “Muhammed” diye cevapladı çocuk. “Hassas bir dönemden geçiyoruz, bu isim buradaki İslam düşmanlarına antipatik gelebilir o nedenle sana yeni bir isim bulalım , bundan sonra senin adın Jean Francois dedi öğretmen. Tamam dedi çocuk. Akşam eve geldiğinde annesi Muhammed’e sordu:’Günün nasıl geçti Muhammed? Benim adım Muhammed değil, artik Fransa’da yaşıyorum ve artık adım Jean Francois dedi. Sen isminden ,ailenden,kültüründen ve dininden utanıyor ve yadsıyorsun öyle mi? diyen annesi Muhammed’i dövdü. Sonra olanları Muhamm
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 14:32
“Rahmân, Rahîm Allahın ismiyle/ Hamd, o rabbiâlemîn,/ o rahman, rahîm,/ o din gününün maliki Allâhın.“ Fatiha’ya ilişkin bu Elmalı mealinin birde Kuran harfleriyle yazıldığını düşünün. İşte size Türkçe. Bir Gürcü olarak Gürcücede böyle bir mahiyet göremiyorum. Kendi etnik dillerinde gören varsa bilmem. Bu Türkçe Orhun Kitabelerinden gelen Türkçe değil Kur’an’dan doğan Türkçe. İslam lisanı olan bu Türkçeyi lisanı bilen Türk olur, bilmeyen kendi etnik adıyla anılır. İsteyen isteğini tercih eder.
Muhtefi. 19 Şubat 2020 16:54
0
Cok guzel.tespitler Balkan kokenli olarak bizde de yok bu derinlik.!..Turkcemiz güzeldir. Derindir Sahip çıkalım..Bizi biz yapan Lisanımızdır. Bozarsak mahalleden oteye gecmez olur lisanimiz.!.
Halil 18 Şubat 2020 23:11
Yazarın dilimiz hakkındaki kanaatleri doğrudur.Türkçülük düşüncesiyle yapılan itirazlar ilmi gerçeklere uymuyor.Siyasetteki fanatik fikirler dil meselesinde de dile getiriliyor.Şunu bilelim:Dilde ırkçılık olmaz.
Sayın Doğan netameli ve tahrike açık yakın tarih konuları yerine edebi bir hususu iyi yazmışsınız.Teşekkürler. "-Kamusa uzanan el namusa uzanır." diyen C.Meriç'e rahmet olsun.Medeniyet ideollogya örgüsünden ibaret değil. Mimari musiki lisan ilim irfan ve g.sanatlar ile milli kültürün tamamıdır belki. CHP'nin kullanamadığı banka hisseleri kadar T.Dil Kurumu'nun şenaetleri niye tartışılmaz. Devrim namına anadolu irfanına saldıran öztürkçeci (!) Sosyalistlerimiz kadar ; 70'li yıllarda uydurukça bir jargonu, kavmiyet reddiyesi sanan islamcılarımız da hatalıydı. Z.V.Togan Hatıralarını okuyorum.
Karar okuru 18 Şubat 2020 18:55
Bir Milletin dili ancak o milletin aklı kadardır. Akla bakınca dildeki kıtlığın sebebi anlaşılmıyor mu?
KARAR OKURUMürsel 18 Şubat 2020 18:37
islâmcılık” müddeilerine sözümüz şu: “Kelime”den vazgeçtiğinizde kelime-i şehadeti, kelime-i tevhid’i, “kelimetullah”ı ne yapacaksınız? Türkçe 1001 dereden gelen bir ırmaktır. Akan sular durur kirlenir, kaynak suları o nehri besler.Biz Türkçeyi düzgün konuşup yazalım, yazıp okuyanları teşvik edelim.
Muhtefi.. 18 Şubat 2020 18:13
Dil tartisilmaz ONEMLIDIR..Kişinn kullandığı Dil,,Derinligini,Aklini ortaya.koyar..Bazi zevat var Modern olacağım diye :))..bize uzak kelimeler kullanır..Tarihine,Milletine sirt çevirerek Bati kelimeleri ile Modern olunmaz..**Bu her ulkede var.**.Milletlerin Fikir yapısını olusturan Düşünür Bilgelerdir...Bilgeler lazim ic siyaset,politika üstü.!..Cağların ötesinden konuşan. Hz Mevlana,Haci Bektaşlar,Yunus Emreler,Ahi Evranlar vd...prof olup (istisna kaideyi bozmaz ) ertesi gunu unutulanlar degil..acizane..
Karar Okuru 18 Şubat 2020 18:53
0
Boş işler ile uğraşmamak lazım. Hangi bilimin, kültürün medeniyetin var da dünya seni dikkate alsın!! Adını andığın bilgeler 1000 yıl geride yaşamış!! Takılmışız maziye. Mevlana dizeleri ile değerlendirelim “dün dün ile geçti cancağızım şimdi yeni birşeyler söylemek lazım”. Bilgeler bin yıl geriden uyarıyor ilerle diye. Ama nerdeee!
Muhtefi.. 18 Şubat 2020 20:49
0
18:53.:)))...Dogru demişsin. Hz.Piri iyi anlamissiniz..aynen.oyledir..:))..Hala,Yine Günümüzde Konuşuyor Bilgemiz...:)..Yok daha mukemmeli ne.yazik ki..!.Ayrica Hazret der ki.nerde ilim,Hikmet varsa biz ordayiz...bizi Konyada aramayın..!..Kiyamete kadar gecerli.saygilar..
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 17:42
yunus emre'nin yazdığı dil bizim dilimizdir, nef'i nin değil. siz isterseniz nef'i diliyle konuşun, ben yunus emre diliyle konuşmayı tercih ediyorum.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 21:12
0
Ama, Yunus' un kelimeleri de tercüme cancağızım! Öyle ya, ister yaşayan, ister öz Türkçe: hepsi terkiptir. En kalın sözlüğe nasıl ya! diye bak derim.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 17:34
sait faik,orhan kemal sabahattin ali...hadi okuyunca anlayın bakalım.sözlüksüz okuyamayız..bunlar da arap fars hayranı mı..türkçeyi mi bilmiyorlar..dil fakirleşmesi.bugünkü türkçe ile ne bilim ne felsefe yapılır.yapılamıyor zaten.kelimelerle düşünürsünüz.kelimeniz azsa düşünce olmaz.bir belgeselde 2000 yıl önceki yunan mezarındaki yazıları ortaokul öğrencilerinin yüzde 95 oranında anlayarak okuyabildiğini söylemişti yunanlı arkeolog.İLKOKUL BİLGİLERİ İLE KONUŞUYOR HERKES.bir mimar doktor v.s asla okuyup anlayamaz sabahattin aliyi sözlüksüz.MESELE BUDUR.ezbere konuşuyor bazıları.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 21:56
0
Şimdi fes mi giyiyorsunuz, köstekli saat mi takıyorsunuz? O zaman o dil varmış. Eskiyi hatırlayıp hayıflanma ile ne eldilecek ki? Arzu eden o kelimeleri kullanır, konuşur, yasaklayan mı var?
Hakkı 18 Şubat 2020 17:23
Kelime ile sözcük farklı anlamlar içeriyor... Kelime sanki yazılı bir metin gibi kitabî bir ifade. Sözcük'ün kökü; söz. Ağızdan çıkan söz, lâf, lakırdı... Birbirinin yerini asla tutamazlar...
nb. 18 Şubat 2020 16:27
Sayın Doğan yine bir yaraya el vurmuşsunuz. Sağolun varolun. "Nadanlar eder nadanla telezzüz, Divaneler hemdemi divane gerektir".
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 00:30
0
Yaraya el vurulmaz. Yaraya parmak basilir.
HACI MURAT 18 Şubat 2020 15:27
Hayatımda yanıt kelimesini hiç kullanmadım.Kullananlara da dilini eşek arısı soksun demek geliyor içimden. Kelime yerine de sözcüğü kullanmıyorum.Kelimenin nesi eksik? Nihad Sami Banarlı'nın Türkçe'nin Sırları isimli eserini lise yıllarımda okumuştum.Yanlış aklımda kalmadıysa düşmek kelimesinin 150 kadar anlamı olduğunu söylüyordu:Yola düşmek,dile düşmek,ele düşmek,gözden düşmek, damdan düşmek gibi.Köşe kelimesini attığınızda,köşe taşı,köşe başı,baş köşe,ciğerimin köşesi...gibi bir çok deyimi de atmış olursunuz diyordu orada.Hülasa bazı kelimeleri ısrarla kullanmaya devam etmek lazım.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 21:15
0
Hacı ile hace arasında ki fark gibi mi? mesela!
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 15:25
YIKILMA SAKIN/ “Sana durlanmış kelimeler getireceğim/ pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler/ kelimeler, bazısı tüyden bazısı demir/ seni çünkü dik tutacak bilirim/ kabzenin, çekicin ve divitin/ tutulduğu yerden parlayan şiir.” İsmet Özel
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 21:28
2
Özel, ecnebi şiirlerini (sol-sağ) iktibas edendir. Yani şairliğinin heyecanı, kibrit alevi kadar olup çeviri cambazlığı ve konjüktüreldir. Sana seslenmesi "sabrı!)dır. Öyle olduğunu sandığın içindir. Umumiyetle aksonları işlevsiz beyinsizlerde çok görülür. Üzerine alınma, uyar diye herşeyi kendine yakıştırma!
KARAR OKURU 19 Şubat 2020 14:10
0
21,28; “Açıktan İslam düşmanlığına gözü kesmeyen işini İsmet Özel’e açıktan düşmanlıkla yürütür. Bu zevat kendini İsmet Özel’e karşı gösterdiği açıktan düşmanlıkla teskin etmekle kalmaz, kendinin de bu sebeple adamdan sayılabileceği hususunda küfrün ağababalarını ikna eder.”
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 15:22
Elmalılı Meali: “derken Adem rabbından bir takım KELİMELER telâkkı etti yalvardı, o da tevbesini kabul buyurup ona yine baktı, Filhakika odur ancak öyle tevvab öyle rahîm” Bakara Suresi 37. Ayet.
Cemal Aldırmaz 18 Şubat 2020 13:45
Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Elitleri Karamanlı Mehmet Bey,Şah İsmail gibi Türkçeyi savunsalar geliştirseler daha iyi olmaz mı idi. Dilde o kadar Farsca Arapça kelime ve tamlamalar var ki ; Bir Osmanlı Katibi Farsca ,Arapça dil bilgisine sahip olmazsa , Türkçenin kurallarına uyarak bir metin yazabilirmiydi..Dil Millet olmanın şartıdır. Bu katibin yazdığı metine Türkçe yazıyor denilebilir mi.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 21:30
0
O söylediklerinde türkçede be haberdiler, çÜnkü yoktu? Kaşgarlı dahil.
E.K 18 Şubat 2020 13:29
Sn yazar siz Kelime yi kullanin. Isteyende Sozcugu kullansin..Niye bu hiddet bu celal...Ama suda bir vakia: Bir cogumuz Osmanli doneminde basilmis gazeteleri anlayamayiz...Hayir Osmanlica oldugu icin degil. Latin harflerinede cevrilse yine anlayamayiz..Cunki Arapca ve Farsca deyim ve terkiplerle dolu...Dilde bir kelimeyi/sozcugu alip oradan elestirmek, biraz korun fili tarif etmesi gibi olmuyor mu?
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 13:22
II. ... kavgası sürüp gidiyor. Millette bir nesep kavgasıdır gidiyor... Tarihle zaten yıldızımız hiç barışmadı. Siz bari lütfen dostça ve insani duygular uyandıracak, okurların vicdanına seslenen yazılar yazın da insanlıktan iyice çıkmayalım...
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 13:21
I. ... Bir kelime yazıyorsunuz ya da üstü kapalı atıf yapıyorsunuz bazen hatta çoğunlukla sonra birbiriyle biraz hukuku kalanlar bile fena halde hasım oluyor. İnsanlar zamanla öğrenir. Bir anda hepsini nasıl öğrensin idrak etsin ve anlayışla karşılasınlar? Şimdi haberleşme ve bilgi çağındayız. Yeri gelince, iyiyi de kötüyü de ışık hızında öğrenme imkanı var. Siyasetçilerin birbiriyle ara sıra asker ve bürokrasiyle +++
Türk oğlu ! 18 Şubat 2020 13:08
Bu millet tarihte hep Türkçe konuşmuştur.Sadece senin gibi müstemlekeler başka dillere hayran olmuştur.Yabancı kelime zenginlik palavrası sadece Türk dilini bozmanın perdesidir.Zaten konuştuğumuzun ÖzTürkçe olduğunu iddia edende yok.Öyle yapalım diyende yok.Yeteri kadar yabancı kelime girmiş.Daha ne istiyon doğrudan Farsça veya Arapça konuşmamızı mı.Fransızlar dillerin de ne kadar tutucular bilmeyen yok.
Mustafa ALSANCAK 18 Şubat 2020 18:03
3
Muhterem Türkoğlu yorumcu kardeşim! Türkoğlu başlığınızı koymanız bile İnsanın içinde coşku yaratıyor. Söyledikleriniz çok doğru şeyler. Esasında hassas olmayan bir bizim insanlarımız olmuştur dile yabancı kelimelerin yerleşmesinde. Sn bazı politikacılar mezar taşlarında yazılanları gençliğin okuyup anlalayamamış olmasından şikayetçiler. Yani gaye Arap alfabesine dönme propagandası yapmak mıdır diye sormamız gerekir. Fransızlar dillerine yabancı kelimelerin sızmamasında çok dikkatlidirler. Mesela: Alman sinemalarında genel olarak yabancı yapım film gösterileri İngilizce veya başka çekim dili i
Türk oğlu ! 18 Şubat 2020 12:57
Sen kötü niyetlisin.Kin'in aklını perdeliyor ve intikam alma hissi içindesin belliki.Geçmişte çok kısa bir dönem denenmiş ve başarılı olamamış, uygulayıcıları tarafından da vazgeçilmiş bir konuyu ısıp sunmaktaki amacın ne.Şu an yetkili kimsenin oturmuş kelimeleri atmak gibi özel bir çabası yok.Zaman içinde halk bunları konuşmayı bırakırsa da yapacak bir şey yok.İstediğin ne, arapça,farsça mı konuşalım.Arkadaş çık şu geçmişte takılıp kalmaktan.Günümüze gel ve güncel, insanlara dokunan sorunlara değin.Hezeyanlarınla meşgul etme zihinleri.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 19:49
0
sabahattin aliyi sait faiki de tercüme ettirelim türkoğlu
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 11:54
II. ...Türkçe diye verdiğiniz örneklerin çoğu Arapça ve Farsça. Dilin tabiî değişiminden kastettiğiniz daha çok Arapça ve Farça kelimelerin kullanılması ve yaygınlaşması mı? Bunların Türkçeye üstünlüğü mü var? Siz belki Türk olmayabilirsiniz ama Türk vatandaşısınız. İnsan kendi dilini bir taraftan önemsermiş gibi yapıp diğer taraftan bu kadar ikinci plana atar mı? Neden atsın? (Bu arada bir kelimeyi yanlış yazmışsınız, Türkçe; dil adları büyük harfle yazılmaz mı?)
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 11:53
I. ... Bilen bildiği gibi içinden geldiği gibi hangisini tercih ediyorsa o kelimeyi kullansa ne olur? Dilin zenginliği değil mi bu? İlla eski olanları kullanmak şart mı? “Dilimizin tabiî değişimini sağlayamadık; daha açığı, buna izin verilmedi!” diyorsunuz. Gittiniz, yaşadınız mı hiç Orta Asya ülkelerinde? Mesela Türkmenistan’da başlangıçta kimseyle düzgün iletişim kuramıyorsunuz. Onlar eski gerçek Türkçeyi kullanıyorlar. O dili zamanla öğreniyorsunuz. Benzerlikler çok azalmış. Sizin +++
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 11:33
Sosyologlar, sosyoloji litaratüründen sosyolojinin kavramlarını çıkardılar ve bir Sosyaloji Lisanı doğdu. Ulama, Kur’an ve Hadisten kavramları ve bakış açılarını aldı ve Türkçe denilen lisan doğdu. Bu Türkçenin, bir orta Asya veya Orta doğu kavminin diliyle bazı irtibatları kurulabilse de artık o Sosyoloji Lisanı gibi bambaşka bir lisandır. Bu yönüyle bir ilim lisanıdır. Etnik unsurların gündelik diliyle karıştırılmamalı. Benzerlikler üzerinden kurulan aynileştirmeler yanıltır. İsim benzerliğinde her iki Hasan’ı aynileştirmeyiz.
Türk oğlu ! 18 Şubat 2020 10:45
Geçmişte çok kısa bir dönem denenmiş ve başarılı olamamış, uygulayıcıları tarafından da vazgeçilmiş bir konuyu ısıp sunmaktaki amacın ne.Şu an yetkili kimsenin oturmuş kelimeleri atmak gibi özel bir çabası yok.Zaman içinde halk bunları konuşmayı bırakırsa da yapacak bir şey yok.İstediğin ne, arapça,farsça mı konuşalım.Arkadaş çık şu geçmişte takılıp kalmaktan.Günümüze gel ve güncel, insanlara dokunan sorunlara değin.
Mustafa ALSANCAK 18 Şubat 2020 10:03
2) Dilimizin açıklığına önem vererek kullanma olmalıdır. TDTC kurumunun kuruluş amacı Türkçemizi Arapça ve Farsça kelimelerden mümkün olduğu kadar ayıklama direktifleri ile kurulmuştur sanırım. Alman dilinin neden değişikliğe uğramadığı sorgulanıyor. Şurası da bir gerçektir ki Almancanın gramer kuralları öylesine katıdır ki cümledeki kelimeler başa geleceği yerde cümlenin ortasında kullanılmış olursa Alman sanki bir şey anlamamış gibi bazen yüzünüze bakakalır. Hele isimlerin önüne yerleştirilen Artikelsiz Almanca yazmak veya konuşmak kolay bir şey olmayabilir.Dil Kültürü yeni kelimeler bekler
Mustafa ALSANCAK 18 Şubat 2020 09:42
1)Dil Bilimcileri bir milletin kelime hazinesinin yeni bulunan kelimelerle zenginleştirilmesi İçin büyük emek verdikleri bir gerçektir. Öyle düşünülmüş kelimeler vardır ki konuşma dizisi İçinde kulağa çok hoş gelenleri olduğu gibi bazılarının da kuşağı tırmalayıcı olduğunu anlarız. Mesela: Seneler önce MEKTUP İçin bulunan ve kullanılması düşünülmüş olan BETİK teklif edilmişti ki rağbet görmedi. Ama gerçek, örnek, sözcük ,amaç ve buna benzer pek çok yeni kelime günlük hayatımızda şikayetsizce kullanılmaktadır. Esas olan yazılarımızda lüzumsuz ayrıntılara yer vermeden ve dilimizin açıklığına öne
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 09:12
sayın Yazar:Sayın yazar:Ben köyde doğup büyüyen yüksel tahslli bir kişiyim. Türküm ,Sünni inanca sahibim Dil konusunda Yaşayan Türkçe taraftarıyım,Yunusu,Aşık Paşayı,Süleyman Çelebiyi,Pir Sultan Abdalı, Karacaoğlanı okuyor ve rahatlıkla anlıyorum.Ama Mevlana’yı,Bakiyi,Nedimi kolaylıkla anlayamıyorum.Etrak denilen bu halk kesiminin dili Türkçe değil mi ? Yazı dilinde terk edilmiş eski Anadolu Türkçesindeki kelimeler halkın dilinde mevcut.Tenkid edeceğimize bunlara katkı verebilsek daha iyi olmaz mı:Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Elitleri Karamanlı Mehmet Bey,Şah İsmail gibi Türkçeyi savunsala
Türk oğlu ! 18 Şubat 2020 12:55
4
Mevlana'yı anlamaman normal.Çünkü Türk değildi.Mevlana dediğin kişi Fars ve konuştuğu ve yazdığı dil Farsça.Hatta Türkler'e düşmalığı vardı.Selçuklu elitleri ya Türk değil yada farslaşmış.Selçuklu hanedanının Türk olduğu bile şüpheli bence, heriflerin isimleri (İslamla da alakası yok) Pers imparatorların adı.Osmanlı ise Fatih'ten sonra Türklükten uzaklaşmıştır.Devlet dilini Türkçe kabul etmelerine rağman özellikle Farsçayı boca etmişlerdir.Ne bu Farsça aşkı.M.Kemal'in inancı beni ilgilendirmez.Türkler'e ve Türkçe'ye tarihteki hak ettiği değerini veren lider olarak M.Kemal'i minnetle anacağım.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 15:34
2
Evet İranlılar “Mevlana bizim” diyor. Batı’da da genellikle öyle biliniyor ...
RAMAZAN YURTSEV 18 Şubat 2020 06:49
'ÖKÜK TÜRÜK'ten haberi olmayan! 'DEVLETÜL TÜRKİYYE'yi Memlük diyen! Türk dili sözlüğü diyemeyip, yarı farsça yarı arapça 'Dîvânü Lugâti't-Türk' diyen! Türk usulü yerine, fransızca 'a la turca' demek aklında kalan! Arap alfabesini Osmanlıca, Latin alfabeyi de türkçe diyen ve kendi Orhun (yüce insan) yazısından haberi olmayan! Kendini 'Etrak-i bî-idrak' dedirten! Kendinden bilgisi olmayıp, ecnebiler Türk dedikleri için kendini Türk bilen bir toplum olmuşuz!
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 06:34
Yazının ilk paragrafını okudum .yetmez mi.yeter.yazarin ne diyeceğini çok iyi biliyorum.daha önce de yazmıştı zaten.Ataturk dilde sadeleşme ve anadolu türkçesi için çok çaba harcadı.bu zihniyet ise dilimizi araplaştırmaya uğraştı.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 04:10
şu sayfadaki hamasetten bıktım.bilgi yok,bilimsellik yok,araştırma yok,farklı fikirleri öğrenme yok..haklı bir akp bıkkınlığı ile hamaset yapmaktan başka bişey yok.seçlama bilimsellik mi.haklıysan bilgi ile cevap ver.aynı şey diğer kesimler için geçerli.evrensel bilim kriterleri yok.alaturkanın sefaleti...KÖR İNANÇLILARDAN MEDENİYET DE ÇIKMIYOR.sayfa yine hamasetle dolacak..
okur 18 Şubat 2020 09:39
6
beğenmiyorsan okumaya bilirsin kardeşim. neden rahatsız oluyorsun? bu neyin hazımsızlığı?
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 12:27
0
ya sev ya terket kafası...nereye gideyim onu da söyle bari.o eksik kalmış..unutmuşsun.moskova,iran.abd...düşünce safaleti olan ya hamaset yapar,ya sloganla konuşur,suçlar..neyse..
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 03:18
Sen kelime dersin ben sozcuk derim. Sen hakikat dersin ben gercek derim, muhim dersin ben onemli, sen misal dersin ben ornek,vs...Hepsi Turkce'dir. DiLLER ZAMANA VE ORTAMA GORE SUREKLi DEGiSiRLER. BAZI SOZCUKLER KULLANIMDAN DUSER, YENiLERI GELiR. TARiH BOYUNCA NASIL Ki MiLLETLER, IRKLAR, SOYLAR, KAVIMLER BiRBiRLERiNE KARISMISSA, DiLLER, KULTURLER DE BiRBiRLERiNE KARISMISTIR. KARISMAYA, DEGiSMEYE DE DEVAM EDECEKLERDiR, DEGiSMEYEN TEK SEY DEGiSiMDiR BU DUNYADA. ZAMANI DURDURMAYA KiMSENiN GUCU YETMEZ.
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 01:47
Elinizi kolunuzu tutan yok o çok zengin,ruhu olan osmanlıca dergi,gazete çıkarın dil kurumu unutturuyorsa siz hatırlatın,müzik,sanat yapın,kitap çıkarın.Tabi derdiniz Türkçeyse
KARAR OKURU 18 Şubat 2020 01:02
Yazarın bahsettiği bazı milletlerin dillerinden ve dilleri hususundaki tutumlarından bîhaber olduğunu düşünüyorum.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN