Back To Top
“Derdini Marko Paşa’ya anlat!”

“Derdini Marko Paşa’ya anlat!”

 - Son Güncelleme: 04.02.2020 Salı 07:38
- A +

Rivayet edilir ki Marko Paşa, herkesin derdini büyük bir sabırla dinlermiş, ancak hiçbir şey anlamazmış.

Rum asıllı bir Osmanlı hekimi olan Marko (Apostolidis) Paşa, oldukça zarif, nazik birisidir. Yaşadığı döneme göre çok kuvvetli cerrahi bilgileri olan, tıbbi bitkiler konusunda da eğitimli ve deneyimli bir hekimdir. İkinci Mahmut tarafından açılan Mekteb-i  Tıbbiye-i Şahaneyi Tabib Miralay rütbesiyle bitiren Marko Paşa, iyi bir hekim olmasından dolayı Mirlivalığa (Tuğgeneral) yükseltilen ilk hekim olarak tarihe geçer.

Hekim olması hasebiyle dışarıda da karşılaştığı çoğu kişinin derdini dinlemek zorunda kalan Marko Paşa çoğu zaman ne söylendiğini anlamazmış, çünkü Osmanlıcayı çok iyi bilmezmiş. 

Büyük bir dikkatle dinler, dertli kişi konuşmasını bitirince kendine has Rum şivesiyle hemen sorarmış:
“Anladık, ama ne?”

Şikayetçi bir kez daha meseleyi uzun uzun anlattıktan sonra Marko Paşa yine sorarmış:
“Anladık, ama ne?”

Marko Paşaya dert anlatmanın imkan ve ihtimalinin zorluğu, güçlüğü halk arasında yayılmaya başlayınca işte bu meşhur tabir ortaya çıkmış.

“Derdini Marko Paşaya anlat…”

***R

Marko Paşa tarihe elbette ki ismiyle özdeşleşen, bir derdi anlatmanın imkansızlığını ete kemiğe büründüren bu sözü nedeniyle geçmedi.

Marko Paşa Hilal-i Ahmer’in yani bugünkü adıyla Kızılay Vakfı’nın kurucularındandır. Ve ilk başkanıdır.

Marko Paşa, doktor Abdullah Bey, Kırımlı Aziz Bey ve Ömer Paşa gibi çalışma arkadaşlarıyla 1865 yılında Osmanlı Devleti’nin Cenevre Sözleşmesi’ne imza atmasını ve Kızılhaç’a benzeyen bir kurumun Osmanlı toplumunda da oluşmasına yardımcı oldu.

Vakıf  ilk olarak 11 Haziran 1868 yılında “Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti” olarak kuruldu. Osmanlı Rus savaşının ağır koşulları ve ihtiyaçları altında, 1877 yılında “Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti” adını aldı.

Balkan Harbinde, Kurtuluş Savaşı’nda, Birinci Dünya Savaşı’nın bütün cephelerinde şehitler verdi. Askeri ve sivil sağlık hizmetlerini üstlenerek devletin ciddi bir yükümlülüğünü ve yükünü paylaştı. İlaç, tıbbi malzeme, sargı bezleri, çamaşır, yardım ve yatak malzemeleri gibi zorunlu malzemeleri sağladı. Bunları yaparken bir yandan da kısa sürede hastabakıcılar, hemşireler yetişmesini sağladı. Savaşların getirdiği yoksullukla boğuşan halka imdat heyetleri, menzil istasyonları, aşevleriyle, gezici sabit sağlık merkezleri ve hastanelerle her türlü yardımı yapmak için bütün olanaklarını, zorlu koşullara rağmen kullandı.

***

Hilal-i Ahmer halktan duygusal desteklerle birlikte yaşanan pek çok dramatik hadiseyi de tarihine geçirdi. En meşhuru şu olmalıdır: Kurtuluş Savaşı sırasında eşkıyaların kol gezdiği Toros dağlarında bir çete Hilal-i Ahmer’in malzemelerini taşıyan dört deveyi soymak için durdurur, develerin sahiplerini esir alır. Deveciden yükün hepsinin Cemiyet’in dağ köylerine iletilen yardım malzemesi olduğunu öğrenince tutsaklar derhal serbest bırakılır. Ve daha da önemlisi yardım taşıyan kervan başka eşkıyaların saldırısına uğramasın diye yardımların gideceği yere kadar eşlik ederler.

Yine idam cezasına çarptırılan bir katilin hükmün  infazından önce evini ve bütün mal varlığını Hilali-i Ahmer’e bağışlaması da başka bir örnek olarak tarihe geçmiştir.

Hilal-i Ahmer, Kurtuluş Savaşı zaferle noktalandıktan sonra Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte geride bırakılmayan, Osmanlı’dan miras aldığı bir kurum oldu. 1923 yılında adı önce “Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti” olarak değişen kurum 1935 yılında Türkiye Kızılay Cemiyeti adını aldı.

***

Ülkemizde pek çok kurum itibar kaybına uğradı, saygınlığı halel gördü, yozlaştı ancak Hilal-i Ahmer’den günümüze kadar saygın, güvenilir kurum olma vasfını korudu.

Tek Parti döneminden günümüze kadar iktidara gelen siyasi partiler, devlet kurumlarını, bürokrasinin bütün katmanlarını kendi çıkarları için kullansalar da, parti tabanları için kullanışlı hale getirseler de  Kızılay’a dokunmak, Kızılay’ı kendi çıkarları için aparat haline getirmek hiçbirinin aklına gelmedi.

Uluslararası saygınlığa sahip olan bu kuruma dokunulmadı…

150 yıllık geçmişe sahip olan Kızılay ilk kez utanç verici bir tartışmanın odağında…

O kadar utanç verici bir durum ki kırk yıl düşünsen akla gelmez. İktidara yakın bir şirket, Kızılay üzerinden yine iktidara yakın bir vakfa yardım yapıyor. Kızılay vakfının kasasına giren yardım, iktidara yakın vakfa aktarılıyor.

Kızılay Başkanı çıkıp vakfın kasasını ‘vergiden kaçınmak’ için kullanan iş adamını “Vergi kaçırmak başka, vergiden kaçınmak başka” diyerek savunuyor.

Vakfın kasasının transfer olarak kullanılmasında bir mahsur görmüyor.

Ülkenin ciddi ekonomik krizden geçtiği bir dönemde bir iş adamı için vergiden kaçınmak kanunen suç olmayabilir. Ama ahlaki olmadığı da ortada.  Hem iktidara yakın bir vakfa yardım yaparak iktidara göz kırpılacak, ancak, yapılan bu yardımla iş adamı vergiden muaf olacak, bunun için de en kullanışlı yer için de Kızılay’ın kasası kullanılacak!

Akıl alır gibi değil…

Şimdi gel de “Derdini Marko Paşaya anlat”!

***

Kızılay üzerinden “vergiden kaçınmak için” yardım aktaran şirketin ya da yardımın aktarıldığı vakfın ismini bilinçli olarak yazmıyorum.

Neden? Çünkü mesele ne o yardımı yapan şirket ne de yardımın aktarıldığı vakıftır. Mesele yozlaşmanın, çürümenin geldiği noktadır. Her 24 saatte bir “tuz koktu” denilecek hadiselerin yaşanmasıdır.

Meselenin geldiği ürkütücü boyutu “Hayalkırıklığı vakfı” başlıklı yazısında dün Mustafa Karaalioğlu yazdı. Karaalioğlu’nun “Tuz da kokar evet ama oraların tuzu değil” dediği yazısını okumadıysanız mutlaka geriye dönün ve okuyun derim. Karaalioğlu’nun dediği gibi:
“Bazı değerler, kurumlar ve kavramlar vardır, yozlaşma ne kadar yayılsa da oralara kadar gitmez. İnsanların o kurumlara saygısından doğan ve gelenekle güçlenen bir korunma zırhı vardır. Bazı değerler zayıflar ama oralar değil, bazı kurallar esner, yok olur ama o kurumların kuralları her zaman ve her şartta korunur. Tuz da kokar evet ama oraların tuzu değil…”

Meseleye konu olanın hangi şirket hangi vakıf olduğunun hiçbir önemi yok. Vahim olan yozlaşmanın, çürümenin geldiği noktadır. Vahim olan gelinen bu ürkütücü tablo karşısında gözlerin âmâ, kulakların sağır, dillerin lal olmasıdır.

150 yıllık itibarlı bir geçmişe sahip Kızılay’ın bugün geldiği bu halden daha ötesi var mı?
Kokmaz denilen tuz daha kaç kez kokacak? 

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Nazım arat 06 Şubat 2020 00:19
Ya vergi kaçırmak kelimesini cahil olduğun için mi, hain olduğun için mi kullandın. Ensar Vakfı kamu yararı kontenjanına geçmil, yanlış yada doğru
Ali rıza 04 Şubat 2020 21:53
Günaydın , endişeye gerek yok ,önemli olan cennete gitmek , eğer yapılan iş cennete gidişi kolaylaştırıyorsa mesele yok , o şekilde değerlendirmek lazım , tabii ki bunada. nefesi kuvvetli bir hocanın fetva vermesi lazım , bu işi yapanlarda fervayı almışlardır zahir , yani ezbere olmaz ki , koca adamlar kılıf dediğin mızraba göre dikilir ,
İbrahim Erdoğan 04 Şubat 2020 21:46
Sayın Çakır!.. Zamanımızda kokmayan bir şey mi kaldı... Bu şirket sözkonusu yardımı durup dururken vecde gelip yapmıştır!.. Bu şirkete biyerlere "çıkma" yapması için muktedir birileri tavsiyede bulunmamıştır!.. Böyle bir şey yoktur değil mi?.. Asla ve kat'a, yoktur yoktur!..
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 20:14
Benim anlamadığım şu yorumu beğenmeyenler yazıyı veya yorumu okuyor mu? yoksa bunlar maaşlı toller mi? Bana sanki sırf algı yaratmak için buradalar. Ne yapacak garipler onlarda aç kalmamak için çabalıyor. Yoksa arpaları kesilir.
Karar Okuru 04 Şubat 2020 19:17
Hakikaten ibretlik bir ülkedeyiz! Şikayet ettikleri her şeyi bugüne gelirken hararet ile destekleyenlerin bu günlerdeki şikayeti utanç dolu bir durumdur; ancak sanki hiç sorumlulukları yokmuş gibi şikayet ediyorlar ya! Allah islah etsin! Yorumu yayınlamak istemiyebilirsiniz ama bu utanılası durumunuzu kurtarmaz. Allah sahtekar dincilerden korusun!
akrebin gözleri. 04 Şubat 2020 18:49
18.42 de ikinci defa troller geldi, fakat tamamen haberleşemediler. diğerlerinin işi çıkmış olabilir... tahminen 5 veya 6 kişiler, diğerleri yemek için acele ettiler, belki servisteler. akşam dizüstü kullanmadılar sadece akıllı telefondalar..
turgut ertav 04 Şubat 2020 18:14
3-Mesela,Filistin ile bir güvenlik ve yardımlaşma mutabakatı yapar,mutabakat gereği İsrail ile savaşa girer.Libya da Trbablus hüükmeti ile mutabakat oluyor da Filistin hükümeti ile niye olmuyor?Erdoğan İsrail den korkuyor mu?
turgut ertav 04 Şubat 2020 18:13
2-Erdoğan,Lozan ı tanımıyor ve anlaşmanın güncellemesini istiyor.İşine gelmiyor.Öyle ise İsrail ile yaptığı güvenlik anlaşmasını tanımaz ve güncelledim,şimdi İsrail e savaş açıyorum diyebilir.Nasıl olsa işine geleni yapıyor.Erdoğan yancıları bahane bulmasın,doğrudan doğruya itiraf etsin:Erdoğan Türkiyesi, İsrail den korkuyor. Erdoğan: "Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı 'Yüzyılın Anlaşması' ile işgal edilen Filistin topraklarının ilhakı amaçlanıyor. Bu planı asla tanımıyor ve kabul etmiyoruz. Kudüs kırmızı çizgimizdir."Demişti.Erdoğan destekçileri iyi biliyor.
turgut ertav 04 Şubat 2020 18:13
1-İsrail e karşı savaşın demştim.Erdoğan destekçileri,İsrail ile güvenlik anlaşması yaptık,savaşamayız dediler.Erdoğan anlaşmaya sadık biri değil.işine gelmeyen anlaşmayı çiğner.İşte bir örnek: Erdoğan 29 Eylül 2016'da Muhtarlar Toplantısında,yaptığı konuşmada, Lozan Antlaşması'nı çok sert eleştirmiş ve "Lozan'ı bize zafer diye yutturmaya kalkıştılar." demişti. 2017' Mayıs ayında Çarşamba günü Yunan televizyonu Skai'ye mülakat veren Erdoğan', Lozan'ın "güncellenmesi" çağrısı yaptı.
Muhterem Hanımefendi; şimdi beni yanlış anlamayın. Bu yazdıklarınıza tamamen katılmıyor değilim. Fakat bazen canım sıkıldığımda sizin eskiden çalıştığınız ve bugün iktidar yandaşı diye nitelendirdiğiniz bir gazetede yazdığınız yazılardan bazılarını açıp okuyorum. Sonra bugün yazdıklarınızı okuyorum ve inanın gülmekten katılasım geliyor. Herkese tavsiye ederim. Hatta arada siz de deneyin.
Karar Okuru 04 Şubat 2020 20:33
0
Utanç verici bu davranışları anlamak mümkün değil. Öyle hararet ile deste verdilerki o hararetin karşılığı ağır bir utanç olmalı. Tabi utanma da belirli bir birikim gerektiriyor. Bu gibiler yeni öğrendiği bir kelimeyi acemice kullanan çocuklar gibi “demokrasi, insan hakkı, özgürlük” gibi kelimeleri anlam ağırlığının farkında dahi olmadan bunlar ile fitratı hiç uymayan çağ dışı bir anlayışa sürüklendiler. Cahilin cürmü çok olur o hesap. Allah ıslah etsin!
Karar Okuru 04 Şubat 2020 20:49
0
Gülmek mi bu utanılası duruma düşenlere üzülmek mi gerek bilemiyorum.
karar 04 Şubat 2020 15:13
kızılay başkanı hala canhıraş feryatlarla sözde hayırseveri ve diğer vakıfları!!! kraldan fazla kralcılık yaparak savunuyor.bağışcı kızılayın şerefe sahibi olması veya şerflenmesi veya her neyse için bağışı kızılay üzerinden yapmış.sebebe bakın.kızılay şerfsizmiydiki sizin vereceğiniz şerefe,şerefenize muhtaç olsun.bağıçılar!!,dernekler!!,vakıflar!1 arasınada en şerfli kim.ensar veya ortakları bu şerefeye dahamı az mutaç,doğrudan bu şerefeyi onlara yapaydınız.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 15:10
Vay bee, bir zamanlar eşkiyanin bile namuslusu varmiş, ne günlere kaldık ya gazi hünkar!
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 14:53
Rüşvetin diyanet kılıflı haline "vergiden kaçınmak" diyoruz.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 13:51
Bunların yerlebir etmediği bir kurum var mi.yargi,milli piyango,kızılay...hepsini mahvettiler.
turgut ertav 04 Şubat 2020 13:47
Rum asıllı Marko paşa,iyilik timsali paşa.Türk kökenli Kuyucu Murat Paşa,katletmekle meşhur olmuş paşalardır.Kuyucu Paşa,1603-1607 yılları Celali isyanları sırasında bir rivayete göre 60 bir rivayete göre 100 bin kişiyi katledip cesetlerini kuyulara atmasıyla meşhur bir paşadır.Demek ki arada kalite farkı var.
Bu yapılanları hangi vakıf senedine uygun yaptıklarını anlatsınlar..çıksın diyanetin başkanı bu ise caiz desin diyebiliyorsa.. ülke kaynaklarının ne zamandan beri bir kesim için kullanılır olması islamcılık vatanseverlik oldu. . Bu zihni kutsallastırmak ne zamandir müslümanlık sayılıyor ...
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 12:51
Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır yazıyordu vergi dairesinde. Kaçınılmış vergi hangi ketegori ye dahil bu konuda bir sukut hali var duymamış görmemiş olunabilirmi ?
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 12:47
Bunların yozlastirmadigi herhangi bir değer ve kurum kaldı mı ki.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 12:42
Ne yapsalar yeridir ve kendilerini daha fazlasını yapmaları için destekliyor ve soygunlarının devamını canı gönülden diliyorum. Bu milletimin tercihi ve milli iradenin kararına saygı duyuyorum. Yetmez ama evet ve soyguna devam.
Karar Okuru 04 Şubat 2020 22:56
0
Ne yazıkki o eski Destekçi anlayış bu düzene gelişte vermiş olduğu desteğin yol açtığı felaketin farkında değil. Hitler Almanyası, İran gibi örneklerde ne yaptıklarının farkına vardıklarında iş işten çoktan geçmişti. Ağır ve ciddi veballeri var.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 12:32
Anlaşılan çocukların ırzına geçmek yetmemiş olmalı ki ..sar vakfına bu defa da gözünü milletin ırzına dikmiş. Hesap vermemenin ve denetimsizliğin sadece bir faturası bu. Daha nicesi var.
Ahmet Yeşildere 04 Şubat 2020 12:28
eski sıkı bir akp (o zamanlar ak parti idi) seçmeni olarak tuzun koktuğunu seneler önce anlamış ve bütün ilişkimi kesmiş biri olarak tuzun koktuğunu bu kadar geç fark etmiş olmanızı samimi bulmuyorum. Bu zamana kadar görmemek için bakmamak veya kör olmak lazım ancak. Yıllar sonra karşılaşacağınız pislikler için de şimdiden hazırlıklı olun. Benden söylemesi. Bunlar sadece buzdağının görünen kısmı. Yıllarca "davaya (!) zarar gelmesin" diye en temel islami prensipleri görmezden gelirseniz böyle duvara toslarsınız, derdinizi Marko Paşa'ya anlatırsınız.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 20:09
0
Yıllarca "davaya (!) zarar gelmesin" diye en temel islami prensipleri görmezden gelirseniz böyle duvara toslarsınız, derdinizi Marko Paşa'ya anlatırsınız. BU TESPİT İÇİN ELİNİZE DİLİNİZE SAĞLIK.
Karar Okuru 04 Şubat 2020 20:47
0
Çok doğru, insan yanlış yapabilir ama yanlış yaptığını fark ettiğinde ciddi bir öz eleştiri yapar. Karar yazarlarının çoğu bu durumda yine de bir mücadele yapmaları övgüye değer! Ciddi bir muhalefet mecrası ama iş işten geçti. Ne yazık bu kötülükteki payları unutulmayacak.
karar okuru 04 Şubat 2020 12:05
Mesele sadece vergiden kaçınma-kaçırma meselesi değildir. Yasal olarak (kızılay tüzüğü, yardım toplama mevzuatı, dernekler kanunu vb) kızılay sadece afetlere yardım ve kan temini hizmetleri için yardım toplayabilir, başka vakıflara yardım yapamaz, yurt dışında yurt yaptıramaz, gelirlerini 150 yıllık faaliyetleri dışında kullanamaz. Başkent bir vakfa yardım edecekse ki bu da şaibelidir. Vergi muafiyeti olan bir çok vakıf var onlar üzerinden yapabilirdi. Buradan bir yol açılmış, kızılayın doğrudan kendi kaynaklarını yandaş vakıflara aktarması sağlanmıştır. Kızılay için büyük itibar kaybı.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 11:53
Her şey FETÖ'nün suçu ak partiye ve özellikle Reise sakın imalarda bulunmayın Reis ne yapıyorsa bu ülke için yapıyor ak parti de Reisin partisi ak partiye çamur atmayın ne yapıyorsa yapsin Reisin ve ak partinin arkasındayız o bizim için ümmetin lideri
Halit Akarsu 04 Şubat 2020 11:49
Kızılay gibi bir kurumun itibarına zarar verenlerden hesap sorulmalı. Sadece belli vakıfların değil tüm vakıfların hataları, yolsuzlukları gündeme getirilmeli. Vakıflar siyasi çekişmelere ve operasyonlara malzeme yapılmamalı. Bugünkü süreç maalesef din düşmanlığı ve bir partiyi zayıflatma maksadına yönelik yürütülüyor. Sizi ve yazınızı bunun dışında görüyorum.
ulke tek bir adam için olunca kurumlarda o adamın emrine amade oluyor... yapılan herşey memleketten çok kendi tebaası için yapılıyor.. hiçbir kurumun tüzel kişiliği önemli değil.. şahıs önemli.. artık varlığımızı türk varlığına değil varlıkları armağan...
Ortada ne kurum,ne kuruluş ne de yardım kuruluşları bıraktılar.SİSTEM DİYE GETİRİLEN getirilen SİSTEMSİZLİK sayesinde.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 14:39
7
Bahçeli getirdi bu sistemi mimarı o
musto 04 Şubat 2020 11:08
Bunlar buzdağının görünen yüzü.Bir de görünmeyen yüzü var. 52 eyaletli Amerika da bula,bula Manhattana lüx yurt yapıyoruz manhattanda kaç üniversite var amerikanın tapusunu alacağız karşılığında bizim 250.000 $ verdiğimiz vatandaşlık hakkı anlaşılan Amerika da daha pahalı.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 10:42
Rezillik diz boyu...
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 10:10
Vergiden kaçınmak için yapılan eyleme vergi kaçırmak denir bu bir. 2. çirkinlik daha vahim. Deprem olmuş millet can derdinde ve bir vakıf bunu vergi kacırmanın paravanı olarak kullanabilecegini düşünüyor. aklına gelen şey bu. Biz şu paraları yardım gibi yollayalım ordan da kendimize aktaralım demiş bu hayırsever vakıfların yetkilileri, bunun içinde devleti kullanmış. Hukumette olayı ortbas etmeye calışıyor. Ne bu rezalet demiyor. Demekki talimatı veren hukumet. Yoksa niye ortbas etsin.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 09:57
Esas soru şu olmalı, Güzel ülkemizde bir firma neden iktidara yakın bir vakfa 8 000 0000 dolar bagış yapar.anlaşılan firma çok yardımsever,ankarada yalnız emekli maaşıyla geçinen ailelere kış aylarında indirimli tarife uygulasa daha hayırlı bir iş yapmış olmazmı.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 09:26
Tuzu kokutan bizdense (!) sorun yok diyen binlerce vicdansız ile aynı gezegende yaşamak ne acı.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 09:24
Tuzun kokmasından daha büyük sorun geçmişte insanların güvenini kazanmış bazı kimselerin tuzun kokmasini bile savunacak kadar vicdansizlasmalari.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 09:13
Yazının genel mantığını kabul etmekle birlikte..Bazı kavramların yanlış kullanıldığına şahit oldum; Osmanlıca bir dil değil alfabedir, orjinal adı Osmanlı Türkçesi dir.
okur 04 Şubat 2020 08:45
Miralay olmuş bir kişinin anlamaması diye bir şey olmaz. İşin aslı rütbesiz görevdir. Dinler ama çare yoktur. Sonuçsuz dert dinleyen adam (paşa) olarak ünlenmiştir. Bizde de öyle kurumlar var. Yazıyorsun sonuç yok. "Marko Paşa" hesabı
Fuzuli28 04 Şubat 2020 11:54
3
Olmaz olur mu. Londra büyükelçisi Müsürüs Paşa, sadrazam Tunuslu Hayrettin Paşa, Daha eskilerden Sadrazam Mere Mehmet Paşalar da Türkçeyi pek bilmeyen devlet adamlarına örnek gösterilebilir
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 08:41
Devleti devlet yapan geleneklerden uzaklaşıldı. Devlet uzun zamandır tüccar mantığı ile yönetiliyor. Çevremdeki tüccarlardan biliyorum. Karşılarına kanun, yönetmelik çıktığında personeline söyledikleri şudur. BUL BİR YOLUNU.
evin 04 Şubat 2020 08:00
sizin akpyi canhıraş savunduğunuz dönemde de akpnin icraatları bundan farklı değildi...o zaman neden savundunuz? şimdi neden savunmuyorsunuz? bir yazsanız da öğrensek...
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 11:31
13
Sizi ve diğer arkadaşlarınızı sürekli takip eden bir vatandaş olarak Evin'e aynen katılıyor ve aynı soruyu şahsınızda ben de soruyorum:O zaman canhıraş savunurken bu gün toptan neden karşısınız?Geçiniz efendim içinizden birisinin köşesini bir gün buna ayıracağı günü bekliyorum..
Hızırla 40 Saat 04 Şubat 2020 07:47
"Hülümdarın hükümdar olmak için halka yalvardığı, ama yine de eşsiz zulümler işlediği zamanlar" ... Din bile insanların kalbindeki yeri koruyamadı bu zamanlarda, Kızılay mı koruyacak? Kafdağının arkasındaki mutlu ülke masallarıyla insanları dolandırıyorlar.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 07:13
....'Kızılay üzerinden “vergiden kaçınmak için” yardım aktaran şirketin ya da yardımın aktarıldığı vakfın ismini bilinçli olarak yazmıyorum...' şair burada: 'mayamız bir, sahtekar da olsalar nihayetinde bizim ana-baba ocağımız, isimlerinin üzerine mim koymaya gönlüm el vermez' demiş bulunuyor...
mehmet rauf 04 Şubat 2020 03:18
eski dönem devlet adamları da,yöneticileri de,insanları da günümüzle kıyaslanmayacak kadar kaliteliymiş.kalite artmak yerine düşerek gelmiş.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 03:14
Okurken ağlayacağım geldi. Vakıf adını yazmamışsınız. Dediğiniz gibi farketmez ama vakfın daha önce çocukların ırzına geçilen yurtları idare eden vakıf olduğunu insan öğrenince kusacağı geliyor. Herkesin Kızılay’ı nasıl olurda böyle politik bir vakıfla, böyle bir ilişkiye, üç kuruşluk aracılık rüşveti için girer. Hiç mi Kızılayın ismini kirleteceklerini düşünmezler? Halkın en az yarısının sırf bu şirketle ilişkiden dolayı Kızılay’dan soğuyacağını düşünmezler. Başkan oğlunu şimdiden Kızılay gençlik kolları Başkan yardımcısı yapmış. Bunlardan kurtuluş çok zor.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 02:33
Cok komiksiniz. ilk kokan yerdir oralar. Çünkü oralar beleş paraları götürme yeridir. Camilerde cuma günleri toplanan paralar da ilk kokutulan yerdir. Müezzin imam ve birkaç cemaatten zevat. Bizzat gozumle gördüm. Çıkmış ahkam kesiyorsunuz. Sen git derdini o paşaya anlat.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 01:55
Kavramlar hatalı kullanılıyor; Vergi kaçırmak; Vergi tahakkukuna esas olan matrahı yasalara aykırı olarak düşük göstermektir. Vergi ödemekten kaçınmak ise tahakkuk eden verginin yasal süresinde ödenmemesidir. Kızılay üzerinden vergi kaçırıldığı belli.Son yıllarda anormal artan bağışlar dikkate alınırsa, Kızılay'ı köprü yapmışlar.Yeşilay'ı da incelemeye almaları gerekir.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 02:37
4
Yanlış biliyorsun. Vergiden kaçınma vergi tahakkuk etmeyecek bir hukuki yöntem kullanmadır.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 17:22
1
"Kaçınmak" kaç, kökünün Kaçmak fiilinden türemiştir...Saklanmak, Gizlenmek,Kaçmak anlamına gelir. Hatalı olarak,"Tercih-i Hak" anlamında kullanılıyor. Tek adam rejiminin , ileri demokrasi olarak pazarlandığı ortam da hangi,Kavram'ın içi boşaltılmadı ki?
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 01:46
Tuzu kokanlar hic orali degil. altlarindan hali cekilmedigi surecede orali olacaklarini sanmiyorum. Otoriter rejimler, korkutur, kokar, cuvallar ve coker. Bu ne kadar uzun surerse, tahribat o kadar buyuk olur...
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 03:16
19
Halıyı çeksen ne olacak, adam oğlunu, akrabalarını, parti yandaşlarını Kızılay’a çok iyi maaşlarla doldurmuş.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 01:43
Şirketlerin, ilgili hesap dönemi sonu itibari ile; Ticari Kar'ı ,Toplam bağış tutarı ,Vergi matrahı açıklanmadan vergi kaçağı net olarak hesaplanamaz. Kızılay ve Yeşilay üzerinden yapılan Kurumlar Vergisi mükellef bağışların da,son yıllar da görülen % 2000 üzeri tuhaf artışlar, çapraz kontrola alınarak ,vergi denetimi yapılmalı.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 01:33
ne güzel söylemiş şu Fenerbahçeli taraftarlar, sandıklarda görüşürüz.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 08:28
10
Erdoğan da FB'li.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 20:08
0
FB’li ama en büyük zararı FB’ye verdi. Not: Çakma FB’li ama gerçek Başakşehir’li, Rizeli, Kasımpaşalı olabilir. Hatta kızından dolayı Trabzonsporlu’dur belki. Hem bir Cumhuriyet’i niçin sevsin ki? Şu da ülkenin durumunu gösteriyor: Abdullah Gül’ün gücü bitti Kayseri düşüyor, Davutoğlu gitti Konya bitti, Gökçek kovuldu, Osmanlı battı vs. Ne acı bir durum. Kasımpaşa, Karagümrük ve Tayfunspor’la oynaması gerekirken 1. ligde. Ne acı, kendi gücü ile gelebiliyorsa tamam ama durum öyle değil.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 01:18
KHK ile öğretmenlik mesleğime son verilmeden önce tüm ailem, kardeşlerim, herkes Ak Parti tabanıydık. Malum yapı irtibatım nedeniyle ağır bedeller ödeyip, sevdiğim her şeyimi kaybettim, ama memleket sevdamı gönlümden hiç bir güç koparamaz, ne olursa olsun devletime olan bağlılığım, sadakatim bakidir. Görevime döndürülmüyor, mesleğimi özel sektörde icra etmeme izin verilmiyor. Allah aşkına sesimi kim duyacak, lütfen çok sevdiğim mesleğimi yapmam hususunda bir adım atılmaz mı, önce Allaha, sonra devletime güveniyorum
Orhun 04 Şubat 2020 02:11
9
Kardeş senin dediğinin olabilmesi için önce bunların ülke yonetiminden gitmesi lazım,çok fazla kalmadı sabret,ancak bu hırsızlar koalisyonunuda destekleme sakin,senin durumunda olup,hatta çocuğu hapiste olupda bunlara oy veren sığırlar var,böyle olanlarda hakediyor zaten,daha beterinide hakediyorlar ama kurunun yaninda yaşda yaniyor mualesef,hatadan dönmek erdemdir,hemde sizler herşeyi yaşiyanlarsıniz.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 03:46
11
Zaten ne olduysa bu kadar devleti sevmenizden (kutsamanizdan) oldu. Öyleki paylaşmaktan kiskandiginiz devlet üzerinden RTE ile bilek güreşine girdiniz. sen yinded Allaha guven ama digerine o kadarda güvenme. Sonuc allah akıl fikir versin!
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 12:31
10
Kendi düşen ağlamaz.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 20:16
0
Memleket sevdası AK PARTİ sevdası değildir, daha doğrusu hiç bir PARTİ memleketin önüne geçemez. Dava hiç değildir. Laik ve demokratik bir toplumda soruları çalmadan hakettiği yere gelmektir. Torpil olmadan mevki sahibi olabilmektir. Mülakat’ın olmamasıdır. Seçilene saygı göstermektir. Durumunuza üzülmekle beraber, Ali Tatar öldüğünde, Van Üniversitesi sekreteri kendini astığında ya da Türkan Saylan’ın evi basıldığında aynı duyarlılığı göstermediğinize eminim. Yine de şimdinin haksızlık yapanları cezasını çekecektir, çünkü gücü olmayanı cezalandırıyor gücü olanlara dokunmuyorlar. İlahi Adalet
.....bakış..... 04 Şubat 2020 01:02
yer tophane, hilali ahmer merkezi yıl 1878 ve 93 harbi.. yaralı onlarca askerini ziyaret eder serasker Rıza Paşa. manzara fenadır, ağladığı görülmesin diye başını saklamaya çalışır ve marko paşaya şöyle der, paşa beni tek ağlatan bu cemiyeti müstakilin yüceliğidir, varol paşa... helallik alıp cepheye koşan ordunun, kurucu kahramanlarını ve komutanlarını zaferle ağlatan hilali ahmer, bugün koca bir ulusun gönlünde kanayan yara olmaya hakkı yoktur...önünden saygıyla geçtiğimiz gazi ve şehitleri kimse utandıramaz, ama hiç kimse...
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 01:01
150 yıldır itibarlı geçmiş mi? 1999 depreminde ki Kızılay'ı ,ne çabuk unuttunuz?
Orhun 04 Şubat 2020 02:01
30
Vergi kaçırmaya aletmi olmustu 1999 da kızilay,mal o zamanki elinde olanlarla kostu yardima,şimdiki gibi hirsizlik,yolsuzluklara aletmi etmislerdi,yazıyida iyi oku,anlamamişin,enaz 5 kez okuman lazım anlaman için
mustafa 04 Şubat 2020 11:39
9
yahu hala bunlara hırsızlıgın, dolandırıcılığın falan suç oldugunu anlatmaya calısıyorsunuz. Bunlar zaten olanların farkında ve bunu istiyorlar zaten ne zaman anlayacaksınız acaba.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 00:29
Tuzu kokanlar bugun malesef kendilerini vatansever, milliyetçi, dindar olarak görüyorlar..
kara okur 04 Şubat 2020 00:26
Bas bas bağrılarak LİYAKATİ ESAS ALIN! denildi ama kimse iplemedi. Ben yaparım olur ve su akarken testimizi dolduralım mantığı ile kurumların içi boşaltılmakla birlikte kendileri de herc-ü merç oldu. Devlet Bankaları, Türktelekom, TSK, TÜİK, Kızılay, Afad, Merkez Bankası, Yeşilay, TMSF ve daha bir sürü kurum bugün liyakatlilerin yerine biatçıların elinde sömürülüyor. Ayrıca sadece işin medyaya yansıyan tarafını biliyoruz. Perde arkasında Allah bilir neler dönüyor da haberimiz olmuyor. Memleket, züccaciye dükkanına girmiş fil sürüsü ile talan ediliyor ve buna dur diyecek bir tane karınca yok!
Orhun 04 Şubat 2020 02:14
10
Güzel ozetlemişiniz durumu,allah hepsinin belasinı versin insallah,herseyin hesabi sorulmali bunlardan.
KARAR OKURU 04 Şubat 2020 07:08
8
Diyenler Silivri'ye...
Karar Okuru 04 Şubat 2020 10:29
10
Yazarın’da çok katkısı olmuştu. Sorumluluğunu hatırlatılmalı
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN