Back To Top
Yargıda yeni dönem

Yargıda yeni dönem

 - Son Güncelleme: 21.02.2020 Cuma 08:16
- A +

Kasım 2014 tarihinde Abdülhamit Gül AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı olarak Bursa’da bir toplantıya katıldı. Sayın Gül yargıda yaşanan sorunlara değinerek şunları söyledi:

“Türkiye’de maalesef yargıya olan güven önceleri yüzde 60-70’lerdeyken şimdilerde yüzde 70’lerin altına düşmüştür. Yargının sorunlarını çözecek bir yasa çalışması içindeyiz. Bu tür yasal çalışmalarla hakim ve savcılarımızın da uygulamalarıyla yargı Türkiye’de hak ettiği yeri bulur.” (6 Kasım 2014)

Yok, hayır, Sayın Gül bu sözleri söylediğinde Adalet Bakanı değildi. Bu konuşmadan yaklaşık üç yıl sonra Adalet Bakanlığı görevine geldi.

Adalet Bakanlığı görevine geldikten kısa bir süre sonra şu açıklamayı yaptı:
“İnşallah çok yakın zamanda vatandaşlarımız mahkeme kapılarında ‘Ne zaman adalet yerine gelir, karar verir’ gibi adalete güvensizliklerden kurutulacak.” (19 Ağustos 2017)

* * *

Sayın Gül ‘adalet’, ‘hukuk’, ‘hukukun üstünlüğü’, ‘yargı sorunları’, ‘yargıya güven’ gibi konularda iddialı, köşeli konuşan bir adalet bakanı olarak tarihe geçecek dersem abartmış olmam.

Hem fikir vermesi hem de hafıza tazelemek için Sayın Gül’ün konuşmalarından seçtiğim şu örneklere bakalım:

Sayın Gül, 10 Mayıs 2018 tarihinde şöyle dedi:

“Bugün yargı normalleşiyor. Adalet kendi içerisindeki bütün vatandaşlarımıza hak ettiğini güçlü bir şekilde verme mecrasına giriyor.”

Gül’ün bu konuşmasını iktidara yakın medya okurlarına ‘Yargı normalleşiyor’, ‘Yargıda normalleşme süreci’ başlıklarıyla müjdelemişti.

Gül, 12 Nisan 2018 tarihinde Kopenhag’da katıldığı toplantıda adalet ve ekonomik yatırımların iç içe giren konular olduğunu ifade etti. Ancak şu sözleri daha da önemliydi:

“AİHM demokratik güvenlik kavramının hayat bulması için kurulmuş olan Avrupa Konseyi sisteminin en önemli güvencelerinden biridir.”

Hafıza tazelemeye devam edelim:

2018 seçimlerinden sonra yeniden Adalet Bakanlığı görevine geldiğinde şöyle söyledi:

“Biz Adalet Bakanlığı olarak bu dönemde güven veren bir adalet tesis edeceğiz.” (10.07.2018)

* * *

Yargı Reformu Stratejisi Toplantısı’nda hakimlere ve savcılara yaptığı konuşmada ‘uzun tutukluluk’ sorununa değindi. Bütün kamuoyunun karşısında hakim ve savcıların yüzlerine karşı “Geciken adalet vicdanları yakan bir ateşe dönüşür” diyen Gül şunları söyledi:

“Temel hak ve özgürlüklere orantısız müdahaleler, uzun süren soruşturmalar, açılmayan  davalar, yine bu tür müdahaleler, yargısal tasarrufların meşruiyetine ve yargıya olan toplumsal desteğe de zarar verebilmektedir.”

Ve şu müjdeyi verdi:
Yargının lügatinden ‘pardon’ sözünü sileceğiz.” (30 Kasım 2018)

Hatırlamakta fayda var. Sayın Gül, eski adalet bakanlarıyla yargının sorunları üzerine bir toplantı yaptı. Geçmiş dönemin adalet bakanları o toplantıda “Son dönemde adalet sorunlarının iyice arttığını, çok kolay tutuklamalar yapıldığını, uzun süren tutuklulukların olduğunu, yargıda kalite sorununun olduğunu, cumhurbaşkanlığı sisteminde problemler olduğunu bütün bunların ülkenin hukuk devleti ilkesine zarar verdiğini” dile getirdiler. (5 Aralık 2018)

28 Şubat 2019 tarihinde şu müjdeyi verdi:

“Yargının sorunlarını çözme konusunda önemli mesafeler aldık. 2019 yargıya güven yılı olacak.”

6 Mart 2019’da yaptığı açıklama ile bir adım daha attı:

“Türk yargı sisteminde bir ilk olarak tüm hakim ve savcılarımızın bağlayıcı şekilde uyacakları etik ilkeleri belirledik. Bu ilkeler ile yargı mensuplarına ve Türk yargısına güven artacak.”

* * *

Adalet Bakanı Gül, 24 Mayıs 2019 yılında güven veren adaletin nasıl olacağını açıkladı:

“Adliyenin önünden geçen, içine giren, yolu düşen bir insanda ‘Orada gerçekten hakim ve savcılar var, adalet, yargı sistemine güvenirim’ inancının oluşması lazım.”

Sayın Gül temennisini açıklamış demek daha mı doğru olurdu?

Yüksek yargı mensuplarının yüzlerine karşı “Adalet bir sayı ve skor işi değildir” diyen Sayın Gül mahkemelerdeki sorunu şöyle anlattı:

“Savcı ‘Ben dava açayım, mahkeme karar versin’, mahkeme ‘Ben karar vereyim, yanlışsa İstinaf bozsun’, İstinaf ‘Ben karar vereyim, yanlışsa Yargıtay bozsun’ diyerek vatandaşın ceza adalet duygusunu incitmek kimsenin hakkı değildir.” (14 Şubat 2020)

Elbette ki birbirinden iddialı yüzlerce açıklaması var. Ben aklıma gelenlerden bir örneklendirme yaptım.

* * *

Sayın Gül’ün açıklamaları böyle… Peki ya uygulamalar?

Sayın Gül’ün Adalet Bakanlığı döneminde yerel mahkemeler AYM ve AİHM kararlarına direndiler. AİHM’in HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş hakkında verdiği karar mahkeme tarafından uygulanmadı.

Yerel mahkemelerdeki hakimler AYM’nin Mehmet Altan kararını uygulamadı. Hukuk tarihimizde ilk kez yerel mahkemelerdeki hakimler AYM’ye “görev gaspı yapıyor” diyebildi!

Nazlı Ilıcak, Şahin Alpay hakkındaki yargı kararları ortada.

Uzun tutukluluklar ile ilgili durum ortada. Yaygın tutuklamalar hala devam ediyor.

Deniz Yücel davası, Büyükada davası, Rahip Brunson davası, Enis Berberoğlu davasında siyasi etkiler açıkça görüldü.

AİHM’in Osman Kavala hakkındaki ‘derhal tahliye’ kararı uygulanmadı.

Bir savcı, Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ı kız çocukları kıyafeti giydirdiği görseli sosyal medya hesabından yine bu dönemde paylaşabildi.

Kritik davalara istenilen kararları verebilecek hakimlerin atanması, hoşa gitmeyen kararlar veren hakimlerin anında dosyadan alınması ve başka illere atanması yine bu dönemde yaşanıyor.

* * *

Bütün bu davalar Sayın Gül’ün “yargısal tasarrufların meşruiyetine ve yargıya olan toplumsal desteğe zarar veriyor” diyerek eleştirdiği kararlar değil mi?

Gezi Davasında beraat kararı veren hakimlere HSK tarafından açılan soruşturma nereye konulacak? Beraat eden Osman Kavala’nın tahliye edilmesi gerekirken, cepten çıkartılan başka bir soruşturma gerekçesiyle ve yeniden gözaltı kararı çıkartılması!

Bunlar Osman Kavala’ya ‘sana gün yüzü göstermeyeceğiz’ demek değil midir?

Sayın Gül adalet bakanlığı görevine geldiğinde ‘yargıda yeni dönem’ olacak demişti.

Bu mu yeni dönem?!

Bakan Gül 10 Ocak 2020 tarihinde Ankara Hakimevi’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi ve 2019 yılını değerlendirdi. 2019 neden yargıya güven yılı değil de yargıya güvende ağır tahribatların yaşandığı, ağır adalet sorunlarının baş gösterdiği, yargı sorunlarına yeni vahim hukuk sorunlarının eklendiği bir yıl olduğuna dair bir şey söylemedi.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 21:55
Bilim ve sanat bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur. Tavuk toplum, önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz....
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 21:30
İyi polis kötü polis rolunu oynuyorlar mademki sayın gülün söylediklerinin tersi yapılıyorsa istifa etsin bu ülke yiğit evlatlar görsün yeneroğlu gibi makam tatlıdır
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 21:22
“Adliyenin önünden geçen, içine giren, yolu düşen bir insanda ‘Orada gerçekten hakim ve savcılar var, adalet, yargı sistemine güvenirim’ inancının oluşması lazım.'' Adalet sarayı değiş ''cinli saray''olmaya devam ediyor.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 20:58
Sorun belli. Bakan falan değil. Yönetimin başı demokrasiye hukuka inanmıyorsa; adaletsizse bakan tek başına ne yapacak. Ortada zavallı olarak kalır böyle.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 19:40
Medyanın demir leydisi korkmadan yazıyor helal olsun hiç olmazsa yalaka değil
karar okuru 21 Şubat 2020 19:02
15-20 yıldır hep iyi olacak diye bir ümitle yaşıyorduk ama Türkiye değişmedi değişmez ve değişmeyecek. sadece inisiyatif sahibi figürler değişiyor onlar her zaman yargının dokunamayacağı ama yargıyı ayar veren bir kesim oluyor. al dedikleri alınıyor çıkart dedikleri çıkartılıyor. artık baba laflara karnımız tok. yeni sistemle dahada berbat bir ülke olduk
Mustafa ALSANCAK 21 Şubat 2020 16:44
Çok muhterem Elif ÇAKIR HANIMEFENDİ! Yani şu makalenizde yapmış olduğunuz saptamalarınız ve yapılan yorumları Adalet bakanı sn GÜL okursa eğer, normal şartlarda utancından ve bu koltuğu dolduramamış olmanın ezikliği ile Saray’a koşup Reise istifasını basması beklenir. Şurası da bir gerçek ki bu bakanların içinde cesaretini toplayıp Reisin verdiği korkudan sıyrılıp topluma yararlı işler yapacağım diyecek birisi çıkar mı dersiniz?Alın size Türk Usulü Başkanlık sisteminin çok tehlikeli hale geldiğini görme fırsatıdır bu. Nerde var adamı tahliye edip ardından Reis korkusu ile tekrar içeri attırma
Karar Okumazi 21 Şubat 2020 16:24
Adliyelere girerken artik pantolon kemerlerini cikarmasak diyorum zira ekonomi pantolonlarimizi bollastirdi kotu goruntuler ortaya cikabilir.Her bakan gibi bu bakanda konusuyor.Amma nece konusuyor.Neyse icraatleri goruyoruzda yargiya olan yargimiz dahada artiyor.Begendinimi karari hadi bakalim baska yerden dolas dolas dur.Hadi Seni Yakalayacagim Kurulu adamin ensesine yapisiyor.İste bakan iste yargi diye buna derlerde nece derler bir anlasak diyorum.Bravo elif guzel bir yazi.İnssllah sn bakan yazini okurda nece yazdigini anlar.
SAS 21 Şubat 2020 14:16
ya mazlumlara verilen uyduruk cezalar 6 yıl 7 yıl hepsi istinaf mahkemelerin kapısında bekliyorlar adaletsizlerden adalet bekliyorlar çok yazık.adalet insan hak ve hürriyetleri bunların ağzına hiç yakışmıyor yalancıların
Erzincanli 21 Şubat 2020 13:31
Olmayan adaletin bakan’a ne ihtiyaci olabilirki. Oda sadece « bakan « lik yapiyor.
zehra gelin 21 Şubat 2020 13:31
kamuda adalet duygusu olmayinca n'apsin devlet n'apsin siyaset?
musto 21 Şubat 2020 12:49
Boşa koyuyorum dolmuyor,söylemesem dilim durmuyor.Kavala nasıl vatan haini olabilir?Babası,70,yıllarda,Ülkemiz enerji krizinde kıvranırken,doğu bloku ülkesi olan Polonya ile narenciye karşılığı Tunç bilek,Yatağan,Yeniköy,Kemerköy,santrallarını yapmaya razı eden bir babanın, oğlu. düzgün bir eğitim almış ticareti bilmeyen bir entellektüel.Kendi görüşü doğrultusunda ülkenin geleceği için uğraşan bir zat.Adamcağız yıllardır,fetö kumpası ile içeri atılan askerlerin masumiyeti için uğraşmış sahte delilleri çürütmüş.Geziden aradığımızı bulamadık fetöden yargılayalım.El insaf.
İș yapmak yerine laf etmeyi seviyor bakan hazretleri. Hoș İș yapmak istese de izin vermezler. Zira böylesi daha ișlerine geliyor.
Adnan 21 Şubat 2020 11:43
Adaleti ara ki bulasın.Adalet yoksa zülüm vardır.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 10:59
Sayin bakani Avukatlik yaptigi donemden biliriz.Suslu laflara karnimiz tok.Gevmiateki is gorme bicimleri bu gunde devam ediyor.Sadece suslu sozlerle halk avutulmaya calisiliyor.ama cok zor. artik bunlarin alicisi yok. 20 yil oldu neredyse. icaraate donusturselerde kar etmez artik. kaldiki oyle bir niyetleri de yok.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 10:23
adalet bakanı konuşsun dursun hiç bir etkisi olmaz söylediği bütün sözler boşa çıkar her halde anlayana veya anlamış gibi yapıp sadece bu filimde güzel bir figüranlık yapar anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az bence rolü çok seviyor
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 10:05
Adınıza layık olduğunuz için tesekur ederim yılmadan yazmaya devam edin elbet birgün adalet yerini bulacak hergun Allah'a yalvarıyorum evladımin suçsuz yere yattığı hergun için buna sebep olanlarada gün yüzü gösterme diye cuma hurmetine
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 10:02
Ne yargısı? Yargı yok. Devlet yok. Gücü gücü yetene.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 11:06
8
Siyasetçiler kendisi için 17 25 aralık diyor garibana 2005 ten ceza geriyor
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 10:02
"Aynası iş'tir kişinin, lafa bakılmaz" demiş atalarımız. Öyle demiş, böyle demiş. Bence de tarihe geçecek. Bu ülkede tüm bunlar olurken, insanlar yasal bir bankada hesabı var diye aylarca hapislerde çürütülürken, adalet bakanı kimdi? Sorusunun cevabı olarak.
Adalet 21 Şubat 2020 09:41
Değişen bişey var mı...hani bir reklam vardı "biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu" diye..işte öyle birşey
Malik 21 Şubat 2020 09:18
Yeni dönem ! sadece laf'ta ... Biz gerçekten balık hafızalıyız. Bunları kronolojik şekilde açıklamanız yerinde... Keşke bir çok yazar , gazetede yer alsa / alabilse...
Karar Okuru 21 Şubat 2020 09:06
Bende bu eski destekçilerin evlatlarının geleceğini de kararttığını düşğnüyorum.
kararlı insan 21 Şubat 2020 08:46
kavalayı tanımam ama solcu olduğunu anlıyorum muhalif olduğundan süründürüldüğünü düşünüyorum,
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 08:30
Nasıl olsa sandık birgün önümüze gelecek
Şahin 21 Şubat 2020 14:39
5
Sandık birdaha geleceğine emin misiniz?
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 16:16
3
Kırmızı giyen arkadaşlar sandıktan niye korkuyorsunuz?
Özkan 21 Şubat 2020 07:50
Herşey koltuk İçin senin onun onların koltukları İçin Sayın yazar insanlara Ümit vermeyin ....pasaportlarını verin yeter....bu ülkede bir şeyin değişme ihtimali yok ...
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 04:43
Kaleminize saglik. Gercekleri yazmak zor olmasa gerek...
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 04:21
SAYIN BAKAN SİZ BAKAN GİBİ GÖRÜNÜN AMA BAKANLIK YAPMAYIN.. Bu lafzı yırtmak için DAVUDİ BİR YÜREK GEREK. DAVUTOĞLU OLMAK GEREK...
karar 21 Şubat 2020 04:03
sözlerinin bu kadar tersinin olması sebebiyle adalet bakanının namına biz üzülüyoruz artık.
EK 21 Şubat 2020 02:45
)))) Sizler nasil uyursunuz? Yazik sizin eger varsa evladlariniza....
Karar Okuru 21 Şubat 2020 09:13
5
Dün yaptıklarımız ile bugün olanlar arasında bağ kurmayı becerebilecek kapasitede olsak zaten geçmişte bu bağnaz anlayışa destek vermezdik. Yazıkki arkasındaki gerçek zihniyeti göremeden ergen heyecanı ile arkası boş sözde bir demokrasicilik oyununa kapılıp, bu kapıları açtık. Artık çok geç en iyi ihtimalle büyük kayıplar vererek çıkarız buradan. Kötü ihtimali konuşmayalım şimdi.
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 00:19
söyleyemez... istifa edemez... ikinci bir emre kadar böyle gider...
KARAR OKURU 21 Şubat 2020 15:16
1
Çünkü o bir memur. Bakanlığı yetkisizlikle maluldur. O nedenle sözlerine bakılmaz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN