Back To Top
Buhran değil de nedir?

Buhran değil de nedir?

 - Son Güncelleme: 12.02.2020 Çarşamba 09:54
- A +

Yaklaşık bir yıldır ara ara yazıyorum. Yaşadığımız ekonomik durum iki aşamadır:

1-Kriz aşaması: Bu aşamada ekonomimiz küçülme yaşar. Nitekim temel olarak 2018 ortasından 2019 ortasına kadar küçülme diyebileceğimiz bir süreç yaşadık.

2- Bunalım aşaması: Bu aşama kriz sonrası sert çıkış yerine, daha durağan-yatay geçen dönemi işaret ediyor. Bir başka ifade ile küçük büyümeler dönemini.

Ve her iki dönemin bileşenine de BUHRAN diyoruz.

İktisat literatürüne göre bu süreci değerlendirmek ülkemiz açısından yanlış sonuçlar verebilir. Burada kilit nokta nüfus artışı büyümesi kavramıdır. Kısaca ‘nüfus büyümesi’ diyelim.

Bildiğiniz gibi ülkemizde her yıl 800 bin ila 1 milyon arasında nüfus 15+ üstüne geçerek çalışma çağına gelmektedir. Nitekim Kasım 2018-Kasım 2019 arasında 15+ yaş üstü nüfus 944 bin kişi artmıştır.

Bu nüfusun ise yaklaşık yüzde 53 civarı işgücüne katılmaktadır. Bu ise yaklaşık 500-600 bin kişiye iş yaratmak demektir.

Böyle bir istihdamın ve kişi başına reel gelirin aynı düzeylerde kalabilmesi için ise yaklaşık yüzde 4,0-4,5 oranında bir büyüme oranı gerekiyor.

Ya da şöyle izah edelim: Nüfusu artmayan Avrupa için sıfır büyüme, nüfusu artan bizim için en az yüzde 4,0 büyümeye eşittir. Burada oranlara fazla takılmayın, çünkü kabaca veriyorum.

Şimdi ülkemize bakalım: 2018 yılında sadece yüzde 2,83 büyüme sağlanmış. 2019 yılında ise nerede ise sıfır noktasında kalacağız. Veya en fazla yüzde 1 seviyesinde bir büyüme olabilir.

Ama bir başka nokta daha var tabii. Bizler yabancı sermayeye dayalı tüketim modeliyle geçmiş dahil büyüdüğümüz için, büyüme oranları beklenen istihdamı zaten sağlamıyor.

Bu durumu da şöyle izah edelim:

2015 yılı: Yüzde 6,09 büyüme karşısında işsizlik oranı bir önceki yıla göre 9,9’dan 10,3’e yükseliyor.

2016 yılı: Büyüme 3,18 oluyor ama işsizlik 10,3’den 10,9’a çıkıyor. Hadi bu yılı anlarız; çünkü büyüme oranı da düşük kalmıştır.

2017 yılı: İşte bu yıl çok bariz bir örnek kabul edilebilir. Çünkü şu anda da benzer bir ekonomik politika uygulanıyor. 2017 yılında Kredi Garanti Fonu (KGF) üzerinden dağıtılan krediler ile tam yüzde 7,47 büyüme yakalamışız. Ama bu büyüme oranı bile işsizlik oranını düşürememiş, yüzde 10,9’da sabit bırakabilmiştir.

Dikkat ederseniz 2014 sonrası 3 yılda toplam yüzde 17,64 büyüme sağlanıyor ama işsizlik oranı aynı dönemde yüzde 9,9’dan yüzde 10,9’a yükseliyor.

Son iki yılda yaşanan durağanlık ve özellikle bu yıl işgücünün eve kapanıp iş aramaktan vazgeçmesine rağmen, işsizlik oranımız yüzde 14,0’lere dayanmıştır. Eğer 800 binin üzerinde bir işgücü bunalıma girip piyasadan umudunu kesmeseydi şu anda işsizlik oranımız zaten yüzde 15,0’lerin üzerinde olacaktı. İşsiz sayımız ise 5 milyonun üzerine çıkacaktı.

***

Şimdi bütün bunlar neyi gösteriyor?

1- Hızlı büyüme zaten sağlayamıyoruz. 2020 hedef büyüme bile sadece nüfus artışına dayalı bölümü ifade ediyor, tabii tutar ise.

2- Krediye dayalı tüketim büyümesi istihdam artışına yeterli katkıyı veremiyor. Üretim ve istihdam aynı hıza ayak uydurmayınca, artan büyüme işsizliği istenen seviyelere düşüremiyor.

Bütün bunların sonucunda yaşadığımız süreci nasıl izah edeceğiz?

Büyüme var ama istihdam yetersiz (2014-2017)

Düşük büyüme yıllarında hızla artan ve 80 sonrasının en yüksek oranlarına çıkan işsizlik.

Ve de en önemlisi şu olsa gerekir; yüksek ve uzun süren bir işsizlik...

Tekrar soralım: Böyle bir tabloyu nasıl izah edeceğiz?

Kitaplara bakıp sadece bir kriz mi var diyeceğiz? Yoksa meydanlarda açlıktan kendini yakanları da dikkate alıp tanımlamayı daha geniş çerçevede mi ele alacağız?

Yoksulluğa dayalı bunalım yansımalarını sadece kitaplardaki rakamlara bakıp görmezden mi geleceğiz?

AK Parti dönemini 6,5 yıl işsiz ve 3 yıl hapis cezası yiyerek geçirmiş biri olarak söylüyorum: Bildiğiniz gibi değil...

Ama son 100 güne bakınca her şey ne güzel olmuş da diyebilirim.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 14 Şubat 2020 12:12
Burayı Aktroller işgal etmiş. Hiç bir doğruya, doğru demiyorlar. Yarın hiç birimiz ekmek bulamayacağız. O zaman çok geç olacak. Yazıklar olsun size.
KARAR OKURU 13 Şubat 2020 22:02
Hazine, Kütahya'daki havalimanı için 205 milyon euro garanti ödeyecek
zzzz 12 Şubat 2020 20:24
Şimdi daha anlaşılır oldu yazılarınızdaki öfke haliniz..sebeplerini ifade etmediğiniz işsizlik ve de hapis süreciniz belli ki yazılarınızın kaynağını oluşturmaktadır.Yazınızın sondan bir önceki cümlesi bilinçaltının anlık dışa vurumu galiba..AK Parti fobisi pek de düzelecek gibi durmuyor..Allah yardımcın olsun...zor bir süreç galiba..
KARAR OKURU 13 Şubat 2020 11:33
2
Bu söylediklerin geçen hafta işsizim diye valilik önünde kendini yakarak ölen vatandaş içinde geçerlimi, yada girdikleri ekonomik çöküntü sonrası canlarına kıyan diğer vatandaşlar için, belkide onlar senin için dışardan emir alıp hayatlarına son veren komploculardır
miralay 12 Şubat 2020 17:53
Ne yapmamız lazım? Çare nedir? Vücudda büyük cerahat var ki her daim ıstırap vermekte. O cerahati kangren olmadan alıp atmalıyız fakat nasıl olacak o iş ? Mühim olan onu bulup tatbik etmek. Gerisi laf-ı güzaf..
musto 12 Şubat 2020 13:55
Sn Erdoğanın önemli açıklamalarını,uykusuz bir gceden sonra bekliyoruz,konuklar aynı alkışlar aynı,sadece koro değişmiş, genç kızlara verilmiş, tezahuratı beceremeyen genç erkek korosu alkış görevi verilmiş.Amerikadan tam destek alınmış yine vurur kırarız faslı.Hedef kılıçdaroğlu slaytlar eşliğinde,fetöyl işbirliği yaptın Baykal komplosuyla göreve geldin.Anladık,komplocuları yakalayacağın yerde adamın özelini bunlr genel,genel diye meydan, meydan dolaştırdın.Araba satışımız yüzde,yüz artmış yav adamlar batsınmı kredi faizlerini düşürdün gücü olanlar aldı.6 ay önce 24 tl aldığım ilaç 38 tl oldu
molla 12 Şubat 2020 11:36
Ahhhhh sayın Kahveci, sanki 2013 yılındanberi yaşananları bilmez gibi yazıyorsun. ...Yıllardır yapılanlar başka bir ülkede olsaydı, yerlerde sürünürdü. Evet rakamları inkar edecek halimiz yok ama yıkım ekibinin Allah belasını versin deyin bari.
Karar okuru 12 Şubat 2020 14:27
3
Yillardir yapilanlar ne demek, birakin aglamayi, isi beceremiyoruz deyin, halk size herseyi verdi, hala netice yok...
leon 12 Şubat 2020 10:58
turkiyede ne kadar fakir varsa o kadarda durumu iyi olan insan var. bu yuzden bu dengeyle iktidar ayakta kalabiliyor. boylede gider. kimse yakın zamanda bir sosyal patlama beklemesin. devran ve çark dönuyor. sıkıntı halkın eğitimsiz kesiminde......
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 10:55
Mülakat kaldırılsın.
karar 12 Şubat 2020 13:07
6
mülakatın fetönün soru çalmasından farkı nedir.
Takipci 12 Şubat 2020 10:42
Aciklanan rakamlari dogru olarak kabul etsek bile, 5-7 milyon gocmen ve yurt disina akip giden milyon dolarlar bu rakamlara dahil degil. Bunlari da hesaba kattigimizda tam bir Ekonomik Facia yasadigimiz gercegi ile karsi karsiyayiz.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 08:40
İktidarın gelecek öngörüsü sıfır. Köprü yapıyor buradan 3 yıl içinde yılda 40 milyon araç geçmeye başlar diyor 20 milyonu zor buluyor. Ankapark yapıyor yılda 10 milyon turist çeker diyor 6 ayda batıyor. Esad en fazla 6 ay dayanır diyor ama ordusu 6 yıl sonra sınırımıza dayanıyor. Kanal İstanbul yaparım yılda 5 milyar dolar geçiş parası alırım zannediyor. FETÖ'ye bu kadar alan açma deniyor bir şey olmaz alnı secdeli insanlar diyor. Hayal dünyasında yaşıyor.
karar 12 Şubat 2020 11:58
22
ve bu iktidar bunlar gözüne sokulduğu halde gel bu hesabı nasıl yaptın diye sormuyor bile.neden sormuyor acaba.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 08:17
TUİK’in yanlış rakamlarını ne yapacağız?
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 15:11
1
Ve hala yüzde 40 lara yakın oy alıyor .Asıl mesele bu yanlış nerede?
evin 12 Şubat 2020 06:00
mühendisler 2500 lira maaş alıyor ama bekçiler 4500 lira maaş alıyor. akp zihniyetinin türk halkına vaat ettiği şeyi buradan çok net anlayabilirsiniz...yazık bu millete...
miralay 12 Şubat 2020 21:57
2
iyi işte : vatandaş para kazanmak için onca sene ter döküp, imtihanlar, masraflar, uykusuzluklar, gurbetler, külfetler çektikten sonra DEĞİL, orta mektebi temam ettikden itibaren meslek sahibi olabiliyor.. Neticede bekçilik de meslekten sayılmakda değil mi?
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 02:36
Ben size söyle izah edeyim İbrahim bey. Batırdılar. Batırdık diyemedikleri icin de kamu malını somurup isleri yolunda gösterdikleri bir modele gectiler. Yandaslara telofon talimatıyla saga sola para yatırtma marifetiyle al gülüm ver gülüm ekonomisi ceviriyorlar. milletin kazancını somurup saray da yasıyorlar. Arada ezilen milleti de rakamlarla kandırmaya calısıyorlar.
Yahu anlamıyor musunuz? Memleket darül harp halindedir.Suriye'de büyük bir çatışmanın içine girdik ve bölge müslümanlarının hamisi olarak Esed, Rusya ve İran ile büyük bir harbe girmenin arefesindeyiz. Savaşmadan Osmanlı olunmuyor. Bazı manzumeleri buna göre değerlendirmek icap ediyor. Harp halindeki bir ülkeye göre ekonomimiz gayet iyidir. Düşman ile savaşırken bile her yıl %4 büyüyoruz minimum. Ki bu büyüme oranlarını hiçbir Avrupa ülkesi rüyasında bile göremiyor. Aç ve açıkta da yok çok şükür. İşsizliğin yüzde 10 olması da normaldir zira bu ülke kurulduğundan beri nüfusu artmaktadır.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 09:48
26
Osmanlı olmadan önce Allah'ın size akıl sağlığı ve basiret vermesini diliyorum. Bu yazdıklarınız ciddi ise gerçekten büyük algı problemleri ve yaşanan gerçekliği yorumlama sorununuz var demektir kardeşim
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 11:51
20
yav birde bahçeli hesabı yapsan tam olacak.
Turgay 12 Şubat 2020 13:49
18
Senin dediğin Darül harbi bu memleketi soyan dinciler söylüyor. Dinen kendilerini rahatlatıp bu ülkeyi daha da rahat soyabilmek için.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 01:39
İşsizler AKP nin umurunda değil. Çoğu kalifiye olmayan işsiz. Bu işsizleri nasıl olsa biraz yiyecek, yakacak yardımı, biraz dini soslu milliyetçilik politikası ile yine AKP ye oy verdiririz diye düşünüyorlar. Ancak yeni nesli bu kadar kolay kandıramıyorlar.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 01:19
Adaletsizliğe göz yuman, susan her millet bir şekilde sınanır. Açlık, doğal felaket, savaş, yoksulluk, zalim yönetici. Adalet bir şekilde tecelli eder. Ama toplumu da iki büklüm yapar. Biz milletçe hakkettik. Adalet yoksa meydan zulmeden zalimlere kalmıştır. Aynı yaşadığımız zaman diliminde olduğu gibi.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 09:20
16
Kaybedecek bir şeyim kalmamışsa kendi milletine zulmedenlere baskaldirabilirim. Ahirette hesap veremem yoksa.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 01:13
T24 haber: son 3 yilda 8 milyon kisi psikiyatri kliniklerine basvurdu, 10 milyon kutu sinir sistemi ilaci satildi. kalifiye insanlar yurtdisina gocuyor, kalanlar sinir krizinde, ulke eriyor...
musto 12 Şubat 2020 00:54
Tarım ve hayvancılık,İnşaat sektörüne istihdam sağlamak,yabancı menşeli şirketlerin şeker,tütün,yağ,ham maddelerinin ithalat yoluyla sağlanması için özellikle bitirildi.İnşaat sektörünün belirli bir süre lokomotif öncülüğünde idare ettik.Asya ve Amerikada yaşanan şişirilmiş inşaat sektörü,balonunun,patlamasından ders almadık kriz bizi teğet geçti diyerek,kendimizden gurur duyduk,uyarıları dikkate almadık.İktidar bakanları bizzat biz ancak ara malı üretiriz,elimizden başka bir iş gelmez,dediler,önlem almakta aciz kaldılar,halen çıkış yolunu bulamıyorlar,Çare olarak yine inşaat kanal ve beton.
KARAR OKURU 12 Şubat 2020 00:42
bir buçuk yıldır işsizim. akp olmasaydı birgün bile işsiz kalmazdım. mesleki durumum oldukça iyi aslında.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN